YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İddianame kabul edildi!
İddianame kabul edildi!..
İddianame kabul edildi!
18 Nisan 2012 / 16:13 Güncelleme: 18 Nisan 2012 / 23:20

PKK terör örgütünün şehir yapılanması KCK'ya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında çoğunluğu avukatlardan oluşan 50 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, PKK/KCK Terör Örgütü Önderlik Komitesi'nin yürütmesi olduğu belirtilen 7 sanığın 15 ile 22,5'ar yıl, Önderlik Komitesi üyesi olarak geçen 43 kişinin de 7,5 ile 15'er yıl arasında hapisle cezalandırılması istendi.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsmail Tandoğan tarafından çoğu avukat 50 sanık hakkında hazırlanan 892 sayfalık iddianame, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.

İddianamede, PKK/KCK Terör Örgütü Önderlik Komitesi yapılanmasına dahil olarak, yürütmesi, basın sözcüsü ve üyelerinin, üst düzey örgüt mensupları ile teröristbaşı Abdullah Öcalan arasında aktarım yaptıkları, böylelikle terör örgütünün varlığını devam ettirebilmesi için örgüt mensuplarının yönlendirilmesinde etkin olarak yönetici düzeyinde yer aldıkları belirtildi.

Öcalan ile görüşme öncesi ve sonrasında yürütme içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren şahıslar ile görüşmeyi gerçekleştirecek üyelerin Asrın Hukuk Bürosu'nda toplantı yaparak, örgütü yönetici düzeyde talimatlar oluşturdukları ifade edilen iddianamede, şehirlerde ve kırsal alanda terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren tüm örgüt mensuplarına eylem talimatı verdikleri, bu talimatlar ile eylemlerin yapıldığı kaydedildi.

İddianamede, Önderlik Komitesi'nin yürütmesi olarak belirtilen sanıklar Cengiz Çiçek, İbrahim Bilmez, Ömer Güneş, Faik Özgür Erol, Hatice Korkut, Emran Emekçi ve komitenin basın danışmanı Cengiz Kapmaz'ın, PKK/KCK Terör Örgütünün yöneticisi düzeyinde terör örgütü adına faaliyet gösterdikleri belirtilerek, bu sanıkların ''silahlı örgüt kurmak ve yönetmek'' suçundan 15 ile 22,5'ar yıl arasında hapisle cezalandırılması istendi.

İddianamede, Önderlik Komitesi üyesi olarak geçen, aralarında kapatılan DEP'in eski milletvekili Mahmut Alınak'ın da bulunduğu 43 kişinin ise ''silahlı örgüte üye olmak'' suçundan 7,5 ile 15'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
 

 PKK terör örgütünün şehir yapılanması KCK'ya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında çoğunluğu avukatlardan oluşan 50 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, soruşturma aşamasında dosyası ayrılan, ancak önemli olması nedeniyle ifadelerine iddianamede yer verilen İrfan Dündar'ın, Abdullah Öcalan ile görüşen avukatların, kendi içerisinde hiyerarşik bir yapıda PKK terör örgütü içerisindeki etkinliğine göre 1, 2 ve 3. halka olarak gruplandırıldıkları bilgisini verdiği kaydedildi.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsmail Tandoğan tarafından hazırlanan iddianamede, önemli olması nedeniyle soruşturma sırasında ifadesine başvurulan ve dosyası tefrik edilen şüpheli İrfan Dündar'ın beyanlarına yer verildiği kaydedildi.

Dündar'ın ifadesinde Abdullah Öcalan'ın yargılanması sürecinde avukatlığını yapan 15-20 kişilik grubun içinde bulunduğunu, daha sonra İmralı'daki avukat görüşmelerinde birçok kez yer aldığını kaydettiği anlatılan iddianamede, Dündar'ın şu ifadelerine yer verildi:

''Biz yaptığımız görüşmeleri not kağıdına yazıyor, daha sonra bu notlardan görüşmenin tam metni Asrın Hukuk Bürosu'nda yazılı hale dönüştürüldükten sonra e-mail yolu ile Avrupa'ya 'Şahin' kod adlı Abdil Rıza Altun ve Murat Karayılan'a değişik tarihlerde gönderiyorduk. Gönderme şeklimiz ise ortak kullandığımız bir e-mail adresinin taslaklar kısmına notu kaydetme şeklindeydi. Bizim kaydettiğimiz görüşme notu Avrupa'dan bahsettiğim şahıslar tarafından alınıyordu. Kullandığımız e-mail şifreleri rutin olarak yaklaşık 2 ayda bir değişiyordu. Bu değişen şifreler kuryeler aracılığıyla bize iletiliyordu. Bu şifreler Avrupa, Kandil ve Türkiye'deki üst düzey örgüt mensupları tarafından biliniyordu, başka kimse tarafından bilinmezdi.''

Dündar'ın, Abdullah Öcalan ile avukatları arasında yapılan görüşmelerin ne şekilde not alınıp, örgütün kadrolarına ulaştırıldığına ilişkin açıklamalarına yer verilen iddianamede, Dündar'ın Öcalan ile görüşen avukatların kendi içerisinde hiyerarşik bir yapıda PKK terör örgütü içerisindeki etkinliğine göre 1, 2 ve 3. halka olarak gruplandırıldıkları bilgisini verdiği kaydedildi.

İddianamede, Dündar'ın şu ifadelerine yer verildi:

''1. halka içerisinde yer alan avukatların, PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanında bulunan üst düzey kademesinde yer alan örgüt mensupları ile direkt irtibatları bulunmaktadır. Abdullah Öcalan ile yapılan görüşme notlarını Avrupa, Türkiye ve diğer ülkelerdeki bölgelere yukarıda anlatmış olduğum şekilde e-mail yolu ile ulaştırırlar. Abdullah Öcalan ile yapılacak olan görüşmeden çarşamba gününden bir gün önce yani salı günü Asrın Hukuk Bürosu'nda yapılan toplantılarda yine e-mail yolu ile Avrupa'dan ya da Kuzey Irak'tan gelen ve Abdullah Öcalan'a iletilmesi gereken örgütsel konular hakkında toplantılar yaparak, görüşme içeriklerini belirlemektedirler. Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeleri organize eder, kimlerin görüşmeye gideceğini belirler. Görüşme metinlerinin arşivini yapmaktadırlar. 1. halka içerisinde yer alan avukatlar, İbrahim Bilmez, Faik Özgür Erol, Cengiz Çiçek ve Ömer Güneş.

2. halka içerisinde yer alan avukatlar, Öcalan ile görüşmelere bire bir katılırlar. 1. halka ile birebir bağlantılı ve 1. halkanın zaman ayıramadığı örgütün önemli günlerinde düzenlediği örgütsel toplantı, konferans gibi etkinliklere katılırlar. Görüşmeden bir gün önce yapılan toplantılara katılarak kırsal alandan, Avrupa'dan verilen talimatları ve basından taranan konular ile ilgili 1. halkada yer alan avukatlar ile birlikte Abdullah Öcalan'a bilgi aktarmaktan sorumludurlar. 2. halka içerisinde yer alan avukatlar Hadice Korkut, Emran Emekçi, Asya Ülker, Doğan Erbaş, Muharrem Şahin ve Fuat Coşacak.

3. halka içerisinde yer alan avukatlar, Abdullah Öcalan ile görüşmelere bire bir katılarak hafıza tekniği ile yapılan görüşmelerin metin haline getirilmesinden sorumludurlar. Sergiledikleri örgütsel performansa göre 2. halkaya yükselmek amacıyla Öcalan ile yapılan görüşmelerde istekli davranırlar. 3. halka içerisinde Osman Çelik, Serkan Akbaş, Mehmet Nuri Deniz, Şaziye Önder, Mehmet Ayata, Mehmet Sani Kızılkaya, Baran Doğan, Mustafa Eraslan, Hüseyin Çalışçı, Fırat Aydınkaya, Mehmet Bayraktar, Mizgin Irgat, Nezahat Paşa Bayraktar, Servet Demir, Mahmut Alınak, Mensur Işık, Mehmet Sabır Taş, Şakir Demir, Hakan Sadak, Cemal Demir, Sabahattin Kaya, Yalçın Sarıtaş, Nevzat Anuk, Yaşar Kaya, Muhdi Öztüzün, Mehmet Deniz Büyük, Ayşe Batumlu, Aydın Oruç, Baran Pamuk, Meral Atasoy Atan, Bedri Kuran, Cemo Tüysüz isimli avukatlar ve ayrıca Cengiz Kapmaz isimli şahıs bulunmaktadır.''

İrfan Dündar'ın, Öcalan ile görüşmeden önce yapılan hazırlıklara ve görüşme sonrası hazırlanan metinlere ilişkin açıklamalarına da yer verilen iddianamede, Dündar'ın KCK'nın PKK'yı da içerisine alan illegal bir yapılanma olduğu, içerisindeki örgüt mensuplarının hiyerarşik bir yapı içerisinde gizlilik kurallarına riayet ederek faaliyetlerini sürdürdükleri, Türkiye'de KCK'lı olarak bilinen örgüt mensuplarının Türkiye Meclisi yapılanması içerisinde yer aldıkları, Türkiye Meclisi içerisinde faaliyet yürüten örgüt mensuplarının Kandil'deki 7 kişiden oluşan Türkiye Masası'na bağlı oldukları, Türkiye Masası'nın ise Sabri Ok ve Murat Karayılan'a bağlı olarak faaliyet sürdürdüğünü anlattığı kaydedildi.

İddianamede, İrfan Dündar'ın, Öcalan'ın yakalanmasından sonra yargılama süreci ve devamında ''soruşturma komisyonu'' adıyla Hüseyin Kıvrıkoğlu tarafından resmi bir komisyon kurulduğu, bu komisyonun 2001 Eylül ayına kadar Öcalan ile görüştüğü, bu komisyonun içerisinde asker kökenli görevlilerin bulunduğu yönünde beyanı olduğu anlatıldı.''


-MİT'le olan görüşmeler-


İrfan Dündar'ın, daha sonradan Öcalan ile görüşen kişinin dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı olduğunu öğrendiklerini, 2005 yılından sonra Ahmet Türk ve Sırrı Sakık aracılığıyla başka bir MİT görevlisiyle görüşmelerin sürdüğünü söylediği anlatılan iddianamede, ''Sabri Ok askerlik görevini tamamladıktan sonra Abdullah Öcalan'ın talimatı ile BDP'nin Türkiye temsilcisi olduktan sonra Sabri Ok üzerinden görüşmeler devam etti ve bu süreçte Abdullah Öcalan muhatap alınmadığı için belli zamanlarda ateşkes ilan edildi, ama net bir sonuç alınamadı. Bu görüşmelerin tamamını bahsettiğim şahıslar MİT görevlileri ile yaptı'' şeklindeki ifadeleri yer aldı.

Dündar'ın, 2008 yılında Abdullah Öcalan ile devlet görevlileri arasında başlayan görüşmelerin 2011 yılında Silvan saldırısına kadar devam ettiği iddiaları iddianamede yer aldı.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler