YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
iddianame kabul edildi...
iddianame kabul edildi...
16 Şubat 2012 00:42
Başbuğ'la ilgili 'İnternet Andıcı' iddianamesi kabul edildi: "Psikolojik harekât, Başbuğ'un kontrolünde yürütülüyordu"
İnternet Andıcı davasının tutuklu sanığı, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında hazırlanan ek iddianame, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi...

39 sayfalık iddianamede Başbuğ'un 'cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması isteniyor. Başbuğ'un, orduya sızan Ergenekon yapılanmasının üst düzey yöneticisi olduğu ifade edilirken, Genelkurmay başkanı olduğu dönemde Ergenekon soruşturma ve davasını kara propaganda yöntemleriyle hedef aldığı anlatılıyor. 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' davası sanıklarının, Başbuğ'un kontrolünde psikolojik harekât faaliyeti yürüttüğü de suçlamalar arasında. Söz konusu harekâtın İşçi Partisi yayın kuruluşlarının propaganda yöntemleriyle örtüştüğü dile getiriliyor. En dikkat çekici bölümü, AK Parti'yle ilgili kapatma davasına delil yapılan haberler oluşturuyor. "irtica.org isimli sitenin 2 Ekim 2007 tarihli ana sayfasının kapatma davasına delil olarak dosyaya eklendiği, ana sayfada yer alan haberin ise 'Apronda namaz şovu' başlıklı olduğu tespit edilmiştir." deniliyor.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede, İlker Başbuğ hakkında 'hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet istenirken, 'silahlı terör örgütü kurmak ve yöneticiliğini yapmak'tan da 22,5 yıla kadar hapis cezaları talep ediliyor. İddianamede Başbuğ'un Ergenekon'la ilgili soruşturmaları ve kovuşturmaları kara propaganda yöntemleri ile hedef aldığı, millete ve anayasal organlara karşı yürütülen psikolojik harekât faaliyetlerinin de 2008-2010 döneminde Başbuğ'un kontrolünde yürüdüğü belirtildi.

İddianamede şu ifadelere yer verildi: "İrticayla Mücadele Eylem Planı ve PROJE isimli belgede yer alan hususlar birlikte incelendiğinde; şüphelinin Ergenekon silahlı terör örgütüne yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmaları etkisizleştirme yönünde çalışmaları olduğu, bu faaliyetlerin örgüt mensubu olup halen muvazzaf olarak görev yapan kişilerin görevlendirilmesiyle kararlaştırıldığı, Ufuk Akkaya'dan elde edilen belge ile de bu görevin şüpheli İlker Başbuğ'a verildiği anlaşılmıştır." Davanın, 'irtica ile mücadele eylem planı' davası ile birleştirilmesi konusundaki istemin ise daha sonra değerlendirileceği belirtildi. Başbuğ, 6 Ocak'ta tutuklanmıştı. Avukatı İlkay Sezer tarafından İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapılan görev ve tutukluluk yönünde itiraz, bu mahkeme heyetince reddedilmişti. Son olarak, Yargıtay Başsavcılığı da Başbuğ'a Yüce Divan yolunu kapatmıştı.

ASTLARI HEP ONU İŞARET ETTİ

Savcı, İnternet Andıcı davası kapsamında sanıkların çelişkili beyanlarda bulunduğunu ileri sürüyor. Taraf Gazetesi'nin, psikolojik harekâtı deşifre eden 'AKP ve Gülen'i Bitirme Planı' manşetinin ardından kara propaganda sitelerinin bir anda kapatıldığı anlatılarak, bu kapatma işlemi konusunda sanıkların farklı bilgiler aktardığı hatırlatılıyor. Teknik işlerden sorumlu sanıklar Mehmet Bülent Sarıkahya ve Meryem Kurşun'un, sitelerin kapatılma emrini emekli Albay Dursun Çiçek'in verdiğini beyan ettiği, buna karşın Çiçek'in ise 'Bu teknik bir konu olduğu için emri kimin verdiğini bilmiyorum.' savunmasını yaptığı örnek olarak gösteriliyor.

İnternet Andıcı'nın Başbuğ'a sunulup sunulmadığı konusunda da beyanların çeliştiği ifade ediliyor. Sanıklardan Hıfzı Çubuklu, Hasan Iğsız, Murat Uslukılıç, Hulusi Gülbahar, Cemal Gökçeoğlu, Alaettin Sevim, Ziya İlker Göktaş, Mehmet Eröz ve Mehmet Otuzbiroğlu, andıcın parafe edilmesi konusunda Başbuğ'u işaret ederken, Dursun Çiçek'in ise andıcın Başbuğ'a sunulduğunu yalanladığı anlatılıyor. Başbuğ'un da, savcılık ifadesinde andıcın kendisine arz edilmediği yönünde savunma yaptığı iddianamede yer alıyor. Aynı şekilde sanıkların, İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın kamuoyuna yansımasının ardından Genelkurmay bünyesindeki evrak kırpma ve belge silme işlemleri konusunda Başbuğ'un talimatı olup olmadığı sorusuna da çelişkili cevaplar verdiği görülüyor.

Andıç sitelerinin haberleri kapatma davasına delil oldu

İnternet Andıcı iddianamesinde soruşturma konusu sitelerden alınan haberlerin, AK Parti'nin kapatılma davasına delil olarak konulduğu belirtildi. İddianamede 'AK Parti'ye açılan kapatma davası ek delil klasörlerinin dosya muhteviyatı ile karşılaştırması' başlığı altında, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gönderdiği AK Parti hakkında 2007 yılında açılan kapatma davası iddianamesinin ek delil klasörlerinin incelendiği anlatıldı. İncelemede, "Soruşturma konusu internet sitelerinden olan irtica.org isimli sitenin 2 Ekim 2007 tarihli ana sayfasının, kapatma davası 14. ek klasör 94. dizisinde delil olarak dosyaya eklendiği, bu ana sayfada yer alan haberin ise 'Apronda Namaz Şovu' başlıklı olduğu tespit edilmiştir." denildi. Yine farklı tarihlerde farklı basın yayın kuruluşlarında yer alan, aynı zamanda irtica.org isimli sitede de yayınlanan, 'İşte AKP'nin meclisi, AKP'nin türban planı, AKP türbana dolandı, kız yurdunda zikir sesleri, Fatih Camii'nde laiklik karşıtı gösteri, cami önünde cihat çağrısı, lisede toplu namaz, yurtlarda mescit dönemi' gibi başlıklara sahip yazıların AK Parti hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan kapatma davasının ek delil klasörlerinde de yer aldığı tespit edilmiştir." denildi (Zaman)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler