YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İbrahim Uslu: Şovlarla yapılan operasyonlar...
ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu 24 TV'de Yaşar Taşkın Koç ve Melik Yiğitel'in sorularını yanıtladı.
İbrahim Uslu: Şovlarla yapılan operasyonlar...
02 Mayıs 2014 / 12:57 Güncelleme: 02 Mayıs 2014 / 12:59

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu gündeme ilişkin soruları cevaplandırdı. İbrahim Uslu, hiçbir demokrasi ülkesinde izinsiz gösteri yapılmadığını ve böyle eylemlerde polisin müdahalesinin olduğunu söyledi. Paralel yapıya ilişkin operasyonlara da değinen Uslu, vatandaşın bir anda büyük şovlarla tutuklamalar yapılmasını istediğini fakat devletin tarzının bunun olmadığını, bu tarzın paralelcilerin tarzı olduğunu belirtti.

İbrahim Uslu açıklamasında şunları söyledi:
 
Hiçbir demokraside izinsiz gösteri yapılamaz
 
“Bizde sanki öyle bir sendrom gelişti ki polis elini kimseye dokunmayacak, dokununca kıyamet kopuyor. Gönül ister ki böyle şeyler olmasın. Demokratik hak mıdır, değil midir o da tartışılır ama polisin izin vermediği, yasaları zorlayacak bir biçimde bazen gösteri yapabiliyorlar. Polis ona müdahale ediyor. Orada yaralanmalar oluyor falan filan belki ama bunlar demokrasinin içinde olan şeyler. Dünyada hiçbir demokrasi yok; göstericiler istediği gibi gösteri yapsınlar, izin almaksızın ya da yasaklı olduğu halde. “Ve polis de bu demokratik bir haktır, biz sesimizi çıkarmayalım.” O zaman toplumsal güvenlik sağlanmaz. Bu ikisi arasındaki dengeyi iyi kurmak lazım.”
 
Hele ki Ankara'yı hiç anlamadım

Ankara’da 1 Mayıs kutlamaları için Kızılay’a yürümek isteyen grup için Uslu, “buna hiç anlam veremedim” dedi.

“Bugün Ankara’yı hiç anlamadım. Bir taraftan davullu zurnalı 1 Mayıs kutlamaları var. Kızılay’da da çatışmalar yaşanıyor. Yani maksat eğer işçi bayramını kutlamaksa hakikaten çok yakın bir yerde Tandoğan’da kutlanıyor. Niye illa Kızılay’da bu kutlamayı yapmak isterler? Bunu açıklayabilecekleri tek bir gerekçeleri yok. O yüzden de bekledikleri etkiyi de, bekledikleri katılımı da yaratamadılar. Bunun hiçbir meşruiyeti yok. Kızılay böyle kutsal falan da değil. Marjinal gruplardı. Zaten İstanbul’da çatışan grupların fotoğraflarına baktığınızda birkaç tane örgütün üniformalarıyla katılmışlar. İçlerinde işçi olduğunu da zannetmiyorum. Gönül ister ki böyle şeyler olmasın.”
 
Almanlar'ın Erdoğan'a karşı özel bir reaksyonu var

“Almanya ile Türkiye arasındaki gerilim bugünden kaynaklı bir şey değil. AK Parti ile çıkmış bir gerilim değil. Bu dönemde biraz daha şiddetlendi benim gördüğüm. İçimizdeki İrlandalı sayılabilecek bazı medya kuruluşları ya da içimizdeki Almanlar sayılabilecek bazı medya kuruluşları bunun üzerine bile atladılar. Ama bu AK Parti ile başlayan bir mesele değil, bunu gözden kaçırıyorlar. Ve bu yapıp ettikleri kolay sineye çekilen işler de değil. Almanların Başbakan’a karşı özel reaksiyonları da var.”
 
Şovlarla yapılan operasyonlar paralellerin tarzı
 
Uslu, bazı vatandaşların paralel yapıya bir anda, büyük operasyonlarla tutuklamaların yapılması beklediğini fakat bu tarza devlet olarak hiç aşina olmadığımızı ifade etti. Bu tarz operasyonlara paralelcilerle aşina olduğumuzu aktardı.
 
“Biz halen Gülen’in Amerika’da sığınmacı mı konumunu bilmiyoruz. Gazeteciler de onu sordular ama açıklama yapılmadı. Henüz bir iade işleminin mesnedi de yok. Şimdi insanlarda hemen büyük operasyonlar düzenlenip, insanların gözaltına alınması, bunun büyük şovlarla tüm kamuoyuna ve dünya duyurulması beklenti var. Aslında bizim ülke olarak, emniyet olarak, yargı olarak aşina olduğumuz bir tarz değil. Biz bu tarza ne zaman aşina olduk? Paralellerin yürüttükleri operasyonlarla olduk.

Bu onların tarzıydı. O tutuklamalar vesaireler bir şova dönüştürme üslubu bu yapının üslubuydu. Şimdi aynı üslubun devlet tarafından kullanılması bekleniyor bazı vatandaşlarımız tarafından. Devlet böyle çalışmaz. Devletin bir ağırbaşlılığı vardır. Çok sayıda soruşturma, inceleme yürütülüyor. Bunların bir kısmı savcılıklara sevk edildi. Öbür türlü zaten devletin paralel yapıdan farkı kalmaz. Paralel örgüte benzeyecekse devlet o zaman niye bunları yapıyoruz ki. Zaten onlar yapıyorlardı bu işleri. Şimdi insanlar her şeyi film gibi izlemek istiyorlar ama devletin tarzı bu değil. Ama bu soruşturmaların neticeye doğru yol aldığını görüyoruz.”

Altaylı gibi acar olduğunu söyleyen bir gazeteci...
 
Melik Yiğitel, Fatih Altaylı’nın köşesinde kaleme aldığı ifadelere sert çıktı. Kendisinin acar olduğunu söyleyen bir gazetecinin Gülen’i ABD’den istemesiyle dalga geçerek ifade etmesine Yiğitel, Altaylı’nın  durumu anlayamadığını söyledi. Yiğitel’in ifadeleri şöyle oldu:
 
“Fatih Altaylı gibi acar olduğunu söyleyen bir gazeteci köşesinde şöyle bir şey yazmış; “duydum ki AK Parti hükümeti Fethullah Gülen’i Amerika’dan istemiş, çok güldüm, bu bir kız istemeye benzemiyor.” Bir kere istemedi. Yani “isteyeceğim” dedi. Senin suçluları iade anlaşması var mı, var. İsteyeceksin. Hani bu verir mi, vermez mi. Ya da sınır dışı eder mi, etmez mi onu da opsiyonluk olarak ortaya koyuyorsun. Diyorsun ki; “bu ülkemde böyle böyle suçlar işledi. Casusluk gibi, anayasal düzeni değiştirmek, darbe gibi ağır suçlar var. Dolayısıyla bana vermelisin. Vermiyorsan da seninle tarihi köklü ilişkilerim var. O ilişkilerin bozulmasını istemiyorsan o zaman sınır dışı etmelisin” diyor. Burada anormal olan ne var ve Fatih Altaylı’yı güldüren ne merak ettim.”

BU F.ALTAYLI
 // YOKKİ.....
DENEN ŞAHISA ŞUNU SORMAK LAZIM BEYLER,,,YILLARRR ÖNCE TEKE TEK PROĞRAMINDA - HER GAZETECİ PATRONUN KÖĞEĞİDİR - DEDİMİ DEMEDİMİ? SONRA KENDİSİNİ GAZTECİ OLARAKMI GÖRÜYOR ACABA HALEN YOKSA O SIFATIMI TAŞIYOR? BAKIN PATRONU F.GÜLENE BİAT EDİYOR VE BENİM GAZETELERİM TV.LERİMDE SİZİN ALEYHİNİZDE YAZILIP KONUŞULAMAZ DİYOR,,BU TAPELERE NE DİYOR BU GÖYA GAZETECİ SÖZDE ACAR F.ALTAYLI ACEEEBAAA?BUNLARI SORUN LÜTFEN ULUSAL ALANDA KENDİLERİNE....
02 Mayıs 2014 Cuma 17:58
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler