YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İbrahim Kalın: İİT Kararının Devamı Gelecek
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Kudüs kararının devamı gelecek. Filistin'i tanıyan ülke sayısı artacak" dedi.
İbrahim Kalın: İİT Kararının Devamı Gelecek
14 Aralık 2017 / 17:37 Güncelleme: 14 Aralık 2017 / 20:21

Cumhurbaşkanılığı Sözcüsü İbrahim Kalın, TRT Haber ve Spor Yayınları Dairesi Başkanı Yaşar Taşkın Koç'un sorularını yanıtladı. 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Kalın'ın konuşmasının satırbaşları şöyle;

ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul etmesi zaten uluslararası hukuka aykırı olmasından dolayı kınandı.

Avrupa ülkeleri, Latin Amerika, Asya ülkeleri bu kararı reddetti. Şu an ABD'nin bu kararına destek veren bir ülke yok.

Burada ABD'nin bir yanlızlaşma süreci var. Bunu küresel ölçekte tahlil etmeleri gerekiyor.

Bize bununla ilgili haberler gelir gelmez görüşmelere başladık. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız telefon görüşmeleri yaptı ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nın toplanması çağrısını yaptı.

FİLİSTİN'İN HAK ETTİĞİ BİR ZİRVE GERÇEKLEŞTİRDİK

İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı çok başarılı bir organizasyon. Katılım içerik ve sonuçlar anlamında bize yakışır bir zirve oldu. Filistin'in hakkettiği bir zirve oldu. Cumhurbaşkanımız olmasaydı böyle bir zirve toplanmaz dünyaya böyle bir mesaj verilmezdi.

Burada aslında 5 tane önemli netice var. Birincisi Kudüs'ün Filistin Devleti'nin başkenti olarak tanınması, bu sadece ABD'nin kararına misilleme olarak görülmemeli birçok ülke biz de dahil zaten Doğu Kudüs'ü zaten Filistin'in başkenti olarak tanır gibi muamele ettik şu ana kadar. Bizim oradaki Başkonsolosluğumuz Ramallah'ta değil Kudüs'te. Bunun resmiyet kazanması önemli gelecekte kurulacak Filistin devletinin hem sınırlarını belirlemek açısında Kudüs bağlamında hemde ona güçlü destek olmak anlamında önem taşıyor.

GÜVENLİK KONSEYİ'NDE VETO EDİLEN KARAR GENEL KURUL'DAN GEÇEBİLİYOR

İkinci önemli konu şimdi dün diğer başlıklar öne çıktı ama başlatılan başka bir süreç var Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nezdinde bir toplantı yapılacak ve ABD'nin bu kararının uluslararası hukuka aykırı olduğuna dair bir karar getirilecek Güvenlik Konseyi'ne. Şimdi tabi daimi ve daimi olmayan üyelerle birlikte 15 üye var herkesin tahmini beklentisi 14'e 1 bu reddedilecek. Yani ABD'nin vetosundan dolayı Güvenlik Konseyi'nden bu reddedilecek. Ama iş burada kalmayacak bir alternatif var Güvenlik Konseyi'nde bir üyenin dahi daimi üyelerden birinin veto etmesi halinde o konu genel kurula götürülebiliyor. Şimdi ikinici aşamada hemen hızlıca konu Genel Kurula götürülecek ve orada 3'te 2 çoğunluk gerekiyor. 192 ülkenin 3'te 2 çoğunluğu sağlanırsa o zaman Güvenlik Konseyi'nde veto edilen karar Genel Kurul'dan geçebiliyor.

FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINMASI SÜRECİ HIZLANACAK

Üçüncü önemli neticesi, Filistin Devleti'nin tanınması sürecinin hızlanması olacak. Şu ana kadar yaklaşık 130 ülke tanıdı Filistin'i Devlet olarak, işgal altındaki bir Filistin Devleti'nden bahsediyoruz. Henüz sınırları çizilmemiş henüz işgal altındaki toprakları özgürleşmemiş bir Filistin Devleti var. Herhalde modern siyasi tarihte de bunun karşılığı bir örneği yok. Şimdi o sayı arttıkça 3'te 2 çoğunluğa ulaştıkça 140 küsüre geldiği zaman bu Filistin halkına hem de devlet mekanizmalarına çok ciddi bir destek sağlayacak. 

Şimdi bu sabah Slovenya'nın bir açıklaması vardı evet artık bizde tanımalıyız diye. Bu ivmeyi hızlandırması açısından da bu zirve çok iyi oldu.

Dördüncü önemli netice, bu yine bildirgenin maddelerinde var, Kudüs'ün İslami, dini, tarihi kimliğini korumak ve Kudüslülerin ekonomik durumunu güçlendirmek için çeşitli fonlar var İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Kalkınma Bankası ve diğer iltisatlı kurumların çatısı altında şimdi bunlar birleştirilecek bu fonlar ve özellikle Kudüs merkezli ama bütün Filistinlilere yönelik olarak bir ekonomik destek yardım ve güçlendirme projeleri başlatılacak. 

FİLİSTİN MESELESİ ÇÖZÜLMEDEN ORTADOĞU'YA BARIŞ VE İSTİKRAR GELMEZ

Beşinci önemli neticede, bu bütün Amerika'nın kararıyla ilgili sürecin hayırlı neticesi 2010-2011'den beri yani Arap Baharı başladığından beri Filistin meselesi adeta sistematik bir şekilde unutturuldu. Suriye, Irak, DEAŞ vesaire terör mevzuları devam ederken bakın 5-6 yıldır Filistin meselesi doğru dürüst konuşulmuyordu bile. Mesele orada duruyor dünyanın dikkati başka yerde. Belki buradan böyle bir hayır çıkacak. Bir hafta on gün içerisinde Filistin meselesi tekrar küresel siyasetin merkezine oturdu. Bu niye önemli, Ortadoğu'da bütün meseleleri çözün Filistin meselesini çözmeyin Ortadoğu'ya barış ve istikrarın gelmesi mümkün değildir. Dolayısıyla Filistin meselesiyle ilgili iki devletli çözüm, işgalin sona erdirilmesi Kudüs'ün müstakbel Filistin Devleti'nin başkenti olarak tanınması ve statü kazandırılması Filistinli mültecilerin topraklarına geri dönmesi bu başlıklar altında devam etmesi gereken Ortadoğu barış süreci belki bu vesileyle tekrar yeni bir zemine kavuşacak yeni bir ivme kazanacak.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler