YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hükümet süreç için taşın altına bedenini koydu
24 TV’de Elif Çakır’ın sunduğu ‘24 Özel’ programı Nevruz’un önemi üzerine Diyarbakır’da Ahmet Taşgetiren, Melih Altınok ve Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği başkanı Şahismail Bedirhanoğlu konuk oldu.
Hükümet süreç için taşın altına bedenini koydu
22 Mart 2014 / 08:44 Güncelleme: 22 Mart 2014 / 08:51

Barış sürecinin etkisi altında yapılan Nevruz kutlamaları, önceki yıllara göre olaysız bir şekilde ve festival havası ile yapıldı.

Öcalan’ın mektubunda, sürecin kararlı bir şekilde yürütüldüğünü ve anayasal çerçeveye oturtulmasına işaret etti. Çözüm süreci üzerine konuşulan programda Taşgetiren, bu sürecin ilerlemesinden iki tarafın da birbirinden şüphesi olmadığını ve kararlı olduklarını aktardı.

Taşgetiren, Demirtaş’ın Şırnak’taki konuşmasında bölgeye yatırım çağrısına değinerek, bu söylemlerin çok önemli olduğunu vurguladı.

Ahmet Taşgetiren şunları söyledi:
 
Hükümet süreç için taşın altına bedenini koydu
 

Öcalan, çözüm sürecinin arkasında. Bunu açıkça ifade ediyor ve şunu da söylüyor;  süreçteki taraflar birbirinin iradelerini biliyorlar. Yani şüpheleri yok. Demek ki çözüm süreci konusunda tarafların kararlılığı var. Sayın Başbakan’ın da bütün açıklamalarında da 1 yıldan beri devam eden ölümsüzlük hadisesinin altını çiziyor.

Nevruz’un bayram şenlik havasında kutlanması son derece önemli. Ama halen siyasal bir boyutu var. Daha çok BDP’nin bir şenliği gibi gözüküyor ama herhalde önümüzdeki yıllarda bu belki bütün Diyarbakırlıların katıldığı bir şenlik olarak da icra edilebilir.
 
Hükümet bu sorunu çözmek istiyor. Bu hükümet taşın altına bedenini koydu ve iyi de gidiyor. Normalleşmemiz lazım. Ölümlerin olmaması bir normalleşmenin göstergesidir. Türkiye’nin Doğusuna, Batısına bir cenaze gelmedi. Hükümet kolay bir işi yürütmüyor. Başbakan her yerde çözüm sürecinin arkasında olduğunu söylüyor.
 
Demirtaş'ın ifadelerini çok önemli buluyorum 
 
Dün Selahattin Demirtaş sanıyorum Şırnak’ta ilgimi çeken bir konuşma yaptı. “İş adamlarını bölgeye yatırım yapmaya çağırıyorum” dedi. Kitleye hitap ederken de dedi ki; “buralarda provokasyona imkan vermeyin. Buralara insanlarımızın yatırım yapması lazım” dedi. Şimdi bu ifadeyi biliyorsunuz çoğunlukla Başbakan kullanıyor. Buna BDP’nin bu söyleme sahip çıkmasını çok önemli buluyorum.

Halk psikolojik eşiği aştı

Melih Altınok, çözüm süreciyle birlikte halkın psikolojik eşiği aştığını söyledi.
 
Artık çözüm sürecinin iradesini üstlenen taraflar farklı bir şey söyleseler bile ahali, halk artık o yere gelmeyecek. Bu çok önemli bir psikolojik eşiktir. Artık insanların eline silah vermek, kardeşleri birbirleriyle kavga ettirmenin koşulu ortadan kalkmıştır.

İki dışlanmış kesim çözüm sürecinin mimarı oldu

Çözüm süreci Aralık 2012’de Başbakan Erdoğan’ın açıklamasıyla başladı. Öcalan da Nevruz’da güçlü bir siyasi ortaya koydu ve bunun ardından başladı. Bu ülkede bugüne kadar iki tane dışlanmış kesim vardı; dindarlar ve Kürtler. Sol da çok yoğun baskılar gördü ama devlet mekanizmasında yer almanın önünde çok ciddi bir engel yoktu. Bu çözüm sürecinin mimarları da bu iki kesim. AK Parti yüzde 50 ile risk alıyorsa BDP’de risk almak zorundadır.

BDP’nin de bu süreci anlatma ihtiyacı var

Şahismail Bedirhanoğlu, “bugün hükümetin ve AK Parti’nin çözüm sürecini Batı’da ne kadar anlatma ihtiyacı varsa BDP’nin de burada anlatma ihtiyacı var” dedi.

Şehir aileleri "keşke bu süreç yıllar önce başlasaydı" dedi 

Ahmet Taşgetiren, şehit ailelerinin kendisine “bu süreç yıllar önce başlasaydı çocuğum ölmeyecekti” dediğini söyledi. Taşgetiren’in ifadeleri şöyleydi:
 
Şehit aileleri, anneleri dediler ki; “ya bu iş 10 yıl önce olsaydı.” “10 yıl önce olsaydı benim çocuğum ölmezdi.” Keşke 30 yıl önce böyle bir şey olabilseydi. 30-40 bin insan hayatını kaybetmeyecekti.  

 

YİRMİDÖRTHABER

14:43
 // n.s
Batida dogmus biri olarak diyecegim su:geri kalmislikla kulturu ayirt etmemiz gerek anlatmak gerek herkesin yasayis bicimine saygi gostermeliyiz...
22 Mart 2014 14:43
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler