YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hükümet düğmeye bastı!
Hükümet düğmeye bastı!
06 Ocak 2011 12:33
İstinaf mahkemeleri hayata geçiriliyor. Bin hakim ve savcı alınacak.

İnfaz koruma memuru, zabıt kâtibi gibi 10 bin yeni personel de istihdam edilecek. Adalet Bakanlığı, yargıdaki iş yükü sorununa el attı. İlk etapta istinaf mahkemeleri hayata geçirilecek. Burada istihdam edilmek üzere bin hâkim ve savcı alınacak. Yerel mahkemelerin ve avukatların iş yükünü azaltacak Tebligat Kanunu'ndaki değişiklikler de uygulanacak. Ayrıca bu ay içinde aralarında ceza infaz koruma memuru, zabıt kâtibi, şoförlerin bulunduğu 10 bin personel alınacak.

Projenin önemli unsurlarından biri Yargıtay'daki dosya inceleme süresinin kısaltılması.  Bozulma oranının yüzde 50 azaltılması planlanıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyalarla ilgili görüş hazırlamak için istediği 1 yıl 4 aylık sürenin kısaltılması hedefleniyor.

ASLİ GÖREVİNİ YAPACAK

Yerel mahkemelerle Yargıtay arasında ikinci dereceli yargı mercii olarak görev yapacak olan istinaf mahkemelerinin  Yargıtay'ın iş yükünü önemli ölçüde hafifletmesi bekleniyor. Her dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gitmeyeceğinden Yüksek Mahkeme, hukuk birliğini sağlayacak nitelikte kararlar vererek asıl fonksiyonu olan içtihat oluşturma görevini yapacak.

YARGITAY'A GİDİLMEYECEK

Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre sulh ceza mahkemelerinin kararları ile Bölge Adliye Mahkemeleri'nin (BAM) 5 yıl ve daha az hapis cezasına ilişkin kararlarına karşı Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılamıyor. 10 yıla kadar olan hapis cezası talebi bulunan davalardaki beraat kararları ile davanın düşmesi ve güvenlik tedbiri gibi kararlar hakkında BAM'ın vereceği kararlar kesin olacak. BAM, cezası 5 yıldan düşük olan adam yaralama, organ ticareti, hafif hırsızlık ve dolandırıcılık, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal, çevreyi kirletme gibi suçlara ilişkin dosyalarda istinaf incelemesi yapacak. BAM, kesin kararı vereceği için bu tür davalarda Yargıtay'a gidilemeyecek.

ARADA UÇURUM VAR

Cezaevlerindeki 57 bin 171 tutuklu, yürürlüğe giren ve tutukluluk süresini sınırlayan CMK'NIN 102. maddesi kapsamında tahliye heyecanı yaşadı. Yargıtay'da  yargılanması 5 yılı aşanlar dışında dosyasına 4 aydır esas numarası alamayan yüzlerce tutuklunun olduğu belirtiliyor. Yerel mahkemelerde ortalama 7,5 ayda soruşturma yapılırken 9 ayda yargılama sonuçlandırılıyor. Ancak yerel mahkemenin kararına yapılacak itiraz halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'ndan geçmesi 5 yılı buluyor. İstatistiklere göre Yargıtay, yerel mahkemeden 3,5 kat daha yavaş çalışıyor.

Hukukçular Birliği Başkanı Kılıçkaya: Sorunun asıl kaynağı Yargıtay
   
Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya, yargıdaki iş yükünün asıl kaynağının Yargıtay'dan kaynaklandığını söyledi. Yargıtay'daki daire sayısı ile üye sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Kılıçkaya, üye bazı savcı ve hakimlerin ya hiç dosyaya bakmadığını veya çok az dosyaya baktığını belirtti.

Cihan Haber Ajansı(Cihan) muhabirine konuşan Kılıçkaya, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)'nun tutukluluk süresini 3 yıla indiren 102. maddesinin uygulamaya girmesiyle başlayan tartışmalar ile yargıdaki iş yükünü değerlendirdi. Yargıdaki gecikmeden dolayı hiçbir masum insanın fazla tutuklu kalmaması gerektiğinin altını çizen Kılıçkaya, kişilerin suçlu olup olmadığının hüküm giydikten sonra belli olduğunu ifade etti. Hüküm giyene kadar herkesin masum kabul edildiğine dikkat çeken Kılıçkaya, "Öyleyse kişi masumsa cezaevinde yatmaması gerekir. Yargılamanın makul bir süre içinde bitirilip, tutukluluğunda sona erip; eğer hükümlüyse hükümlü, beraat edecekse beraat etmiş olması gerekiyor. O anlamda bir sınırlama getirilmesi yerinde ve doğrudur. Mahkemelerdeki gecikmeden dolayı, bundan dolayı bir sorun çıkar mı; zaman zaman da sorun çıkabilir. Ama sorun çıkacak diye, insanları da tutuklu olarak bekletmek doğru değil. Onun için yapılan düzenleme doğru ve yerindedir." dedi.

Gecikmelerin sebebinin mahkemelerin yetersizliği, özellikle Yargıtay'ın yetersizliği olduğunu vurgulayan Kılıçkaya, taşrada makul, normal davalarda ortalama bir mahkeme süresinin 6 ay ile 1 yıl arasında değiştiğini söyledi. Ama aynı dosyanın Yargıtay'da iki yıl beklediğinin altını çizen Kılıçkaya, şöyle devam etti: "Yargıtay'ın bir kaç ay içinde sonuçlandırması gerekiyor. Çünkü yapılacak herhangi bir işlem yok. Dosyayı inceleyip karar verecek. Yargıtay'daki daire sayısı azdır. Çoğaltmak gerekiyor. Üye ve hakim sayısını çoğaltmak gerekiyor. Her dosya muhakkak Yargıtay'a gidiyor. Hakimlerin notlama sisteminden de kaynaklanan bir yanlışlık var. Hakimlere puan vermek, not vermek, Yargıtay'dan geçen dosya sayısı, dosyaların onanma oranları vs. esas olmaktadır. Böyle olunca da tüm dosyalar Yargıtay'a bir şekilde bir gidiş yolu bulup gitmektedir. Onun için Yargıtay'a her dosyanın gitmemesi gerektiğini, gidişe bir şekilde baraj konulmalı. Hakikaten haksızlığa uğradığını düşünen insanlar Yargıtay'a gitmeli."

Yargıtay üyelerinin işlerini iyi yapması gerektiğini belirten Kılıçkaya, savcı olup da şuana kadar hiç dosya incelememiş kişiler bulunduğunu ifade etti. Kılıçkaya, "Yargıtay'da tetkik hakim olup veya üye olup veya Yargıtay savcısı olup da işini yapmayan, hiç dosya incelemeyen veya çok az sayıda dosya inceleyen insanlar var. Dolayısıyla herkes işini iyi yapmalı. Üye ve daire sayısı çoğaltılırsa bu sorun çözülür." şeklinde konuştu. (CİHAN - Bugün)
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler