YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hükümet Danıştay’a itiraz etti
Tekel eyleminin ‘çadır’ bölümü bitti ama mücadele hukuk kulvarında devam ediyor. Hükümet, Tekel işçilerinin ‘çadır eylemini’ bitirmesini sağlayan Danıştay kararına itiraz etti.
Hükümet Danıştay’a itiraz etti
16 Mart 2010 / 14:33 Güncelleme: 16 Mart 2010 / 14:35

İtirazda düzenlemenin ‘iyi niyetle’ ‘bütçe imkanlar’ çerçevesinde yapıldığı belirtildi. Ardından 4-C’ye geçmek için tanınan 30 günlük düşünme süresinin yeterli olduğu vurgulandı.

Hürriyet gazetesinde yer alan Aysel Alp imzalı habere göre, Danıştay, 3 Mart’ta aldığı kararla, 4-C’ye başvurmak için tanınan 30 günlük sürenin yetersiz olduğunu düşünerek, yürütmesini durdurmuştu. İşte Başbakanlık, 10 Mart’ta, yani 7 günlük itiraz süresinin son gününde Danıştay’a itiraz etti.

İyileştirme yaptık!

Edinilen bilgiye göre hükümet itirazında, 4-C’nin özelleştirme sonrası işsiz kalacak işçiler için getirilmiş bir düzenleme olduğu belirtilerek, bunun ‘iyi niyetle’ ‘bütçe imkanları’ çerçevesinde yapıldığı vurgulandı. 5 Şubat’ta 4-C kapsamında çalışanlar için bir dizi iyileştirmenin de yapıldığı anımsatılarak, yine bütçe imkanları çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğinin altı çizildi.

4-C’ye geçmek için tanınan 30g ünlük sürenin de düşünmek için ‘makul’ olduğu vurgulandı.

Danıştay 12. Dairesi’nin aldığı yürütmeyi durdurma karına hükümetin itirazı Danıştay Genel Kurulu’nda görüşülerek netlik kazanacak.

Her şeye aykırı!

Tekel işçilerinin Avukatı Gökhan Candoğan, dava ile ilgili olarak çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Davayı boşuna açmadık. 4-C davasının ciddi bir hukuki temeli var” dedi.

Özelleştirme işsizleri için getirilen 4-C modelinin; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4-C maddesinin koşullarına kesinlikle uymadığını savunan Candoğan, “Ne usul, ne amaç ne de varılmak istenen sonuç anlamında hukuka uygunluk yok” diye konuştu.

Düzenlemenin Türkiye’nin imzaladığı uluslar arası sözleşmelere de aykırı olduğunu belirten Candoğan, bu hükümet döneminde uluslar arası sözleşmelerin yasalardan üstün olduğu hükmünün kabul edildiğini anımsattı. Dolayısıyla çıkarılan 4-C uygulamasının Avrupa Sosyal Şartı, ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslar arası pek çok sözleşmeye aykırı olduğuna dikkat çekti.

100 bin 4-c’liyi ilgilendiriyor!

Hukukçu olarak yaptıkları işin sonuna kadar doğru olduğuna inandığını ifade eden Candoğan, 4-C uygulamasının giderek yaygınlaştığını vurguladı. Özelleştirme sonrası işsiz kalanların yanı sıra TÜİK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın 4-C statüsünde çalıştırdıklarıyla birlikte bu statüde çalışan sayısının 100 bini aştığını anımsattı.

Avukat Gökhan Candoğan, bu uygulamanın daha da yaygınlaşmaması için sendikaların ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Candoğan, hükümetin 5 Şubat’taki iyileştirmeleri yargı kararları nedeniyle ‘yapmak zorunda’ kaldığını söyledi.

25 yıllık geçici personel olmaz!

İş ilişkisinin bakanlar kurulu kararıyla değil, yasayla düzenlenmesi gerektiğini belirten Candoğan, kamuda çalıştırılacak geçici personelle ilgili mutlaka yasal düzenleme yapılması gerektiğine dikkat çekti.

TÜİK’in 25 yıldır bir adamı ‘geçici personel’ statüsünde anketör olarak çalıştırdığını anlatan Candoğan, “Bu adam geçici olamaz. 6 ay süreyle işe alınmış ‘gerçek’ geçici personelle aynı haklara sahip olmaz” dedi. 

Bu konuyla ilgili açılmış çok sayıda dava olduğunu ve konunun uzun süredir yargı gündeminde bulunduğunu söyleyen Candoğan, “Dolayısıyla acilen bir düzenleme yapılmalı. Aksi takdirde bu konu Tekel davası ile bitmez. Medyanın gündeminde değilse de yargının gündeminden çok daha uzun süre inmez” diye konuştu.

Hürriyet

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler