YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
HSYK'dan Gül'e tarafsızlık çağrısı
Ankara'da işler karışıyor. Dün Köşk'ten yapılan açıklamanın ardından HSYK, Gül'e tarafsızlık çağrısı yaptı...
HSYK'dan Gül'e tarafsızlık çağrısı
19 Şubat 2010 / 07:38 Güncelleme: 19 Şubat 2010 / 07:41

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, Erzurum'da 4 savcının yetkilerinin alınmasının ardından başlayan tartışmalarla ilgili olarak olayın siyasileştirilmesine karşı olduklarını söyledi. Yaptıkları işlemin altının dolu olduğunu ve siyasetle uzaktan yakından ilişkisi bulunmadığını savunan Özbek, son olayın HSYK'nın yapısının yeniden şekillendirilmesi için bir başlangıç olarak düşünüldüğünü gördüklerini ifade etti.

HSYK'dan ayrılırken gazetecilerin sorularını cevaplayan Özbek, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, konuların kameralar karşısında uzun uzadıya konuşulmasına ve bu şekilde sürdürülmesine karşı olduğunu belirtti.

Hiçbir şekilde yapılan uygulamadan, alınan karardan, kararın hukukiliğinden endişe ve yanlışlığıyla ilgili söylenenlere peki demelerinin söz konusu olamayacağını vurgulayan Özbek, "Bugün biraz daha netleşti. Sanki bu olayın, 'yargı reformu' adı altında HSYK'nın yapısının acele olarak bir an evvel değiştirilmesine, bu kuruldan kurtulunmasına ve yargının yeniden şekillendirilmesine bir başlangıç olarak yürütülmeye başlandığını, işletildiğini görüyoruz." dedi.

Uygulamada hiçbir siyasi boyutu olmadığını, o zeminlere çekilmemesi gerektiğini kaydeden Özbek, "Şunu da söylemekten kendimi alamıyorum; yürütmenin bugüne kadar göstermediği yargı bağımsızlığı karşısındaki duyarlılığı, burada, neden bu şekilde öne çıkardığını ve bu işin arkasında neden bu kadar ağırlıklı olarak durduğunu da anlamış değiliz. Sabah da belirttim, yaptığımız işlem tamamen yetki uygulamasında bir yanlışlığın düzeltilmesine ve mağduriyetin önlenmesine, mağduriyet derken bundan sonraki mağdur olacak kişilerin mağduriyetlerinin önlenmesine yönelik bir işlemdi.

Siyasi düşünceyle hiçbir şekilde uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bunun da herkes tarafından böyle anlaşılması gerekiyor. Olay öyle ki, artık 'Suyumu bulandırdın' meselesine doğru gitmektedir. Herkesin sağduyuyla olaya yaklaşacağını umuyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızdan da bu konuda tarafsız ve objektif değerlendirmeler yapıp, buna bu şekilde yaklaşmasını da bekliyorum." diye konuştu.

"DOSYA İÇERİĞİNDEN BAHSETMEM MÜMKÜN DEĞİL"

Başbakan Yardımcısı Arınç'ın açıklamalarını Yargıtay ve Danıştay üyelerinin yaptığı ziyaret sebebiyle tam izleyemediklerini dile getiren Özbek, yaptıkları işlemin altının dolu olduğunu belirterek, "Biz daha önce yazışma yaptık. Bize daha önce intikal eden dosyalar vardı. Aylardır Adalet Bakanlığı'ndan beklediğimiz yanıtlarımız vardı. Onların hiçbirine cevap verilmedi. Ancak çok acil ve toplumu da ajite eden bir uygulamayla karşılaşınca, kurulun başka yapacağı bir işlem olmadığını ve hareketsiz de kalamayacağını düşünerek, bu yetki düzenlemesini yaptık." ifadelerini kullandı.

"Mahkemeden soruşturma belgelerinin istenip istenmediği" yönündeki bir soruya ise Özbek, "Daha içeriğini ifade etmem mümkün değil." karşılığını verdi.

Yargıtay ve Danıştay üyelerinin HSYK'ya yönelik ziyaretleriyle ilgili olarak Özbek, "Bu şu anlama geliyor; yargı toplum önünde, normal görev sınırları içinde, normal yapması gereken bir işlemle ilgili mahkum edilmeye çalışılıyor. Onlar bu haksızlığa dayanmadıkları için, dayanamadıkları için yanımızda olduklarını ifade etmeye geldiler." şeklinde konuştu.

"Savcılara yönelik uygulamanın hakimlere neden yapılmadığına" ilişkin soruya Özbek, şöyle cevap verdi;

"Savcılar üzerinde yapılan uygulamanın niye hakimler üzerinde yapılmadığını söylemek, bir yerde bu işin boyutlarını biraz daha büyütmek anlamına gelir. O, belki bizim yargı bağımsızlığına karşı hassasiyetimizden."

"ADALET BAKANI'NIN AÇIKLAMALARI İNCİTTİ"

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in çok daha ağır şeyler söylediğini kaydeden Özbek, HSYK'nın bu işlem sebebiyle yetki gaspında bulunduğunu ifade ettiğini hatırlattı.

"Biz bu işlemi, yetki düzenlemesini tesis ederken, üzerinde durduğumuz bir kelime vardı, yetki gaspı mıdır, yoksa çok ağır olur, yetki aşımı mıdır?" diyen Özbek, bu iki kelimenin arasındaki farkı kendi değerlendirmelerine katarken Adalet Bakanı'nın 'kurul başkanı' olarak kendi kuruluna bu şekilde tacizde bulunmasından incindiklerini söyledi.
 Kararın 1 gün önce oy birliğiyle gündeme alındığını, değerlendirme ve inceleme yapılmasına karar verildiğini aktaran Özbek, şunları söyledi;

"Sayın Adalet Bakanı o gün gelip kurulun toplantısına katılabilirdi. Çünkü konuyu biliyordu. Kendisi gelmedi, yerine kurula katılan arkadaşımızın katılımıyla değerlendirmelerimizi yaptık. Oy çokluğuyla bu işlem tesis edildi. Kurulun aldığı karara, öncelikle kurul başkanının saygı göstermesi, uyması gerekirken, Sayın Bakanın bu şekilde bir ifadede bulunmasını doğru bulmuyorum."

Cihan

HSYK Cumhurbaşkan'ının tarafsız olması gerektiğini biliyor...
 // ibrahim çelikoğlu
Kendilerinin tarafsız olması gerektiğine dokundurmuyor bile.Sanki HSYK'na birileri zarar veriyormuş intibası oluşturarak iftira at pirensibini kullanmak istiyor.HSYK'na verilen mahkeme kararını hiçe say.Savcıları saf dışı bırak,zanlı konumuna koy diyen birileri varmış gibi..Allah'tan yok.Olmuş olsaydı yandıydı.Bunların ne kadar dengeli oldukları buradan belli.Kendileri yapıyor,kendileri buluyor,birde köpürüyorlar.Sizin gibiler bu kurumda dikin tutabiliyorsa,değiş...
19 Şubat 2010 16:31
YARGININ SİYASALLAŞMASINI MİLLETİMİZ BU DENLİ GÖREMEMİŞTİ !
 // HALİL TÜRK
Meğer perde arkasındaki güç gemi azıya almışta kimsenin haberi yokmuş kendilerini feda ettiler,deşifre oldular,tanıştığımıza çok memnun olduk.Şimdiye kadarda yargı bağımsızlığının edebiyatını yapıyorlardı biraz gizlenerek A.Y.Mahkemesine gelen kanunları iptal ediyorlardı nedeni ortaya çıkmış oldu.Biz hayatımızı çalışmadan yaşayalım halk siz çalışın biz yiyelim.Keser döndü sap döndü şimdide hesap döndü sıra Vatandaşta bunun hesabını sandı...
19 Şubat 2010 11:12
TBMM ve Hükümeti gayrimeşru gören bir yüksek yargı ile nereye kadar..
 // mehmet durukan
Üst düzeyde bulunan yargı mensupları kendini padişah gibi hissetmeye başladı ve demokrasiden de parlementer sistemden de angarye olarak bahsetmeye başladı. TBMM nin derhal tedbir alarak bu duruma bir son vermesi gerekir. Çünkü bir kısım bu örgütleşmiş yapı zaten artık hükümetinde meclisinde gayrimeşru olduğunu söylemeye başladı. Böyle örgütleşmiş bir yapının karşısında ona güvenerek safca beklemek, kendini ateşe atmak demektir....
19 Şubat 2010 09:05
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler