YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hızlı tren davası düştü!
Hızlandıırlmış hızlı tren davası zaman aşımından düştü...
Hızlı tren davası düştü!
07 Şubat 2012 / 12:05 Güncelleme: 07 Şubat 2012 / 14:56

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Temmuz 2004'te meydana gelen ve 41 kişinin ölümüyle sonuçlanan hızlandırılmış tren kazası davasının, zaman aşımından düşürülmesine karar verdi.

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan makinistler Fikret Karabulut ve Recep Sönmez katılmadı.

Duruşmada, kazada hayatını kaybeden İrem Candan'ın babası Mehmet Alaattin Candan ve taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanıklar hakkında 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 389. maddesi uyarınca kamu davası açıldığını belirterek, suç tarihinin 22 Temmuz 2004 olduğunu anımsattı.

Cumhuriyet savcısı, mütalaasında 765 Sayılı TCK'nın 102-4 ve 104-2 maddeleri uyarınca kamu davasının zaman aşımı süresi dolduğundan, 5271 Sayılı CMK'nın 223-8 maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesini talep etti.

Duruşmada söz alan Candan'ın avukatı Engin Baltacı ise savunmasında maddi hukuk kurallarının yarattığı bu durum karşısında söyleyecek başka bir sözleri kalmadığını ifade etti.

TCDD avukatı Tuncay Ercan ise tüm yargılama boyunca iddialarını gerek yazılı, gerekse sözlü olarak bildirdiklerini ve beyanlarını tekrar ettiklerini söyledi.

Kazada hayatını kaybeden Coşkun Ertürk'ün ailesinin avukatı Ender Dedeağaç da maddi ve usul hukuk hükümleri karşısında pek fazla söyleyecek sözleri kalmadığını belirterek, ''Sadece şunu belirtmek istiyoruz ki, bizce bu olayda ve dosyada yarım kusurlu kişiler yargılanmıştır. Diğer kusurlu kişiler ve kurumlar mahkeme önüne çıkarılamamıştır. Bu da hukuk açısından üzüntü yaratıcı bir durumdur. Takdir mahkemeye aittir'' dedi.

Sanık makinist Karabulut'un avukatı Salih Ekizler ise cumhuriyet savcısının mütalaasına katıldıklarını kaydederek, şöyle konuştu:

''Nitekim Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin bozma ilamında mahkemenizce hakkında beraat kararı verilen tren şefi Köksal Coşkun ile ilgili olarak zaman aşımı süresi ve suç niteliği yönünden gerekli belirlemeyi de yapmıştır. Bu itibarla müvekkilimizin üzerine atılı suçun niteliği ve suç tarihi itibariyle kamu dava zaman aşımının fazlasıyla dolduğu da anlaşılmakla mütalaa doğrultusunda karar verilmesini talep ediyoruz.''

Sanık makinist Sönmez'in avukatı İsmail Gürses de suç tarihi itibariyle 22 Ocak 2010'de zaman aşımı süresinin dolduğunu ve kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etti.

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki kamu davasında zaman aşımı süresinin fazlasıyla dolmuş olması nedeniyle davanın düşürülmesine ve müdahillerin özel hukuka ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verdi.

Davanın geçmişi

Davanın görüldüğü Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Şubat 2008'de sanık makinist Fikret Karabulut'a 2 yıl 6 ay hapis ile bin 100 lira para, Recep Sönmez'e ise 1 yıl 3 ay hapis ile bin 333 lira para cezası vermiş, tren şefi Köksal Coşkun da beraat etmişti.

Kararı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 23 Temmuz 2009'da mahkemenin kararını tebligat eksikleri nedeniyle bozmuş, daha sonra yerel mahkeme eksikleri gidererek sanıklar hakkında aynı kararı vermişti.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını, 2010 yılının Eylül ayında 12 farklı gerekçeyle ikinci kez bozmuştu.

Yargıtay'ın bozma ilamının ardından davayı üçüncü kez ele alan yerel mahkeme, eksiklerin giderilmesi için duruşmaları ertelemiş ve zaman aşımı süresi 22 Ocak 2012'de dolmuştu.

''Bu suçun sahibi yok''

Adliye çıkışında gazetecilere açıklama yapan söz konusu kazada hayatını kaybeden İrem Candan'ın babası Mehmet Alaattin Candan, vicdanında adaletin yerini bulmadığını belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidebileceğini söyledi.

Candan'ın avukatı Engin Baltacı ise sanıklara 8'de 4 oranında kusur atfedildiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Kusurun diğer kısmı kimde belli değil. Yeni deliller vardı ve yeniden başlanılabilirdi soruşturmaya ama bu yapılmadı. Biz 4/8 kusurun mukadderat olarak gerçekleştiğini söylemek zorundayız artık. Çünkü bu suçun sahibi yok. Bu davanın en can alıcı noktası budur. Beni ve müvekkilimi en çok yaralayan konu budur.''

Sanık Fikret Karabulut'un avukatı Salih Ekizler de, kazada hayatını kaybedenlerin olmasının üzdüğünü anlatarak, şunları kaydetti:

''Ben davanın başından sonuna kadar müvekkilimin kusursuz olduğuna inandım. Evet kusurları vardı. O da 'bu treni kullanmayacağım' diyerek, ısrarla trene binmemeleri gerekirdi. İşletmecilik hatalarıyla dolu bir karardı. O kazanın ardından hızlandırılmış tren taşımacılığına son verildi. Yani idare kendi kusurundan geri döndü.''

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler