30 Mart 2017 Perşembe
  • Altın146,343
  • BIST89.496
  • Dolar3,6390
  • Euro3,9087
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5288
  • İstanbul17 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir20 °C
  • Konya15 °C
  • Adana24 °C
  • Antalya22 °C
  • Diyarbakır18 °C
  • Bursa19 °C
  • Kayseri17 °C
  • Kocaeli20 °C
  • Şanlıurfa21 °C
  • Gaziantep19 °C
  • İçel20 °C
MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hizbullah'a eğitim veren o isim
Hizbullah'a eğitim veren o isim
20 Ocak 2011 07:39
Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Orakoğlu, terör örgütü Hizbullah ile ilgili çok tartışılacak açıklamalarda bulundu...

Hizbullah'ı eğiten Yeşil ve emrindeki ekiptir. 2000'de silahlarını askeri bölgelere gömen Hizbullah ile PKK ve Dev-Sol Ergenekon'un kurdurduğu naylon örgütler...

Son günlerde tartışmak tahliyelerle gündeme gelen Hizbullah terör örgütü ile ilgili çarpıcı bir iddia gündeme geldi. Emniyet istihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu, "Hizbullah, PKK ve Dev-Sol Ergene-kon'un kurdurduğu naylon terör örgütleridir" dedi. TRT Haberde yayımlanan Kozmik Oda programına katılan Orakoğlu, Hizbullah'ı Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve ekibinin eğittiği söyledi. Ergenekon sanığı emekli albay Arif Doğanın ifadesinde bahsettiği "Hizbul-Kontr" ifadesini hatırlatan Orakoğlu, Yeşil'in bugün Jitem'in çok önemli unsurlarından biri olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

Yıldırım'ı da onlar öldürdü


"Hizbullah'ın nerede eğitildiği burada ortaya çıkıyor. Bu kadar vahşi, islam diniyle bağdaşmayan işler yaptılar. Hizbullahçılar, 'Devlet yaptı üzerimize attı' gibi şeyler söylüyor. Bu Hizbullah'ı kimleri eğitti? Bunları Yeşil ve emrindeki bir ekibin eğittiğini düşünüyorum. Burada Hizbullah'ı eğiten bu gruptur. Zehra Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım da bir evde öldürülüyor. Bu mezar evler çıkıyor ya. Benim tahminim birkaç gün önce öldürüldü, hatta operasyondan sonra öldürülmüş olabilir. Bu işte de Yeşilin olduğunu tahmin ediyorum. Tutuklu Hizbullahçılar tarafından. Ordaki mezar evlerden birinde infaz edilerek kasete sorgusu alınıyor ya. O süreçte İzzettin Yıldırımı sorgulayan ve öldürenin o olduğunu düşünüyorum."

Ergenekon'un örgütleri


Ergenekon iddianamesine bakıldığında Ergenekon örgütünün kurduğu naylon terör örgütlerinden bahsedildiğini belirten Orakoğlu, Hizbullah, PKK ve Dev-Sol'un bu örgütlerden olduğunu söyledi. Orakoğlu, şartlar içerisinde dini motifler kullanan bazı örgütlerin de buna ilave edildiğini kaydetti. Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun ölü ele geçirilmesinin ardından örgütün silahlarını gömdüğünü anlatan Orakoğlu, "Hatta bu silahların askeri bir takım bölgelere gömüldüğü söyleniyor, askeri bölgelere girip ihbar filan olmadıkça arama filan yapamazsınız. Velioğlu öldürüldükten sonra yanlış bir imaj doğdu, iş bitti. Belli şartlar oluşmadan bitmez" dedi.

Orakoğlu, 2000'e kadar Hizbullah'a aktif bir müdahale olmamasını ise şöyle açıkladı:

Operasyonu Ağar engelledi

"Aslında PKK'yla mücadele edildiği için. Güvenlik güçlerimizin bu Hizbullah'ı koruduğu yıllar... Hatta Mehmet Ağar o zaman Emniyet Genel Müdürü. Ağar'a bir mektup geliyor. Hizbullah'ın üst düzey seviyesinden biri mektup yazıyor. Orada Ağar, örgütün, güvenlik güçlerine saldırmadığı yani PKK'ya saldırdığı gibi bir şeyi ortaya koyuyor. Böyle bir cevap veriyor. Ağar da bunu kendi kafasından yapmıyor muhakkak ki. Bir operasyon yapılmasına gerek yoktur gibi bir cevap veriyor. Çünkü mektubu yazan Hizbullah'ın o süreçteki faaliyetlerini çok açık bir biçimde anlatıyor."

Hâlâ aktif çalışıyor

Yeşil'in hâlâ yaşadığını savunan Orakoğlu şöyle konuştu: "Aktif yani, bu görev vermeyle ilgili. Çünkü dikkat ederseniz bugün dünyada bu tür terör örgütlerinde tetikçilik yapan insanlar bazen piyasadan çekilebilir, uykuya dalıyor denilebilir. Yeşil çok disiplinli bir kişi. Mesala kendisinin şöyle bir şeyi var; bir oda, bir su ve ekmek ver 5 yıl buradan çıkma de çıkmaz bizim tespitlerimize göre."

Tahliyelerin amacı kaos

Bülent Orakoğlu Yargıtay'ın yaptığı değişiklik neticesinde Hizbullah sanıklarının tahliye edilmesini,"Ergenekon operasyonları etki-sizleştirilmek istenecek bu bir. İkincisi, demokratik açılımla ilgili bu bırakılmalar ciddi anlamda Güneydoğu'yu karıştırmak, kaos yaratmak için yapıldı" şeklinde değerlendirdi.

Tahliyelerde ne AK Parti'nin ne de yargının suçu olduğunu, sistemin aksaklıklarını kullanan derin yapıların etkisi olduğunu vurgulayan Orakoğlu, "Hizbullah'ın içerisinde eski kuşakla yeni kuşak diye bir mücadele vardı. Velioğlu tek lider, mutlak liderdi. Tahliyelerin bununla ilgisi şu, liderler bırakılınca Hizbullah'ın içerisindeki liderlik çatışması bitiriliyor" dedi.

Mumcu hayati hata yaptı

Uğur Mumcu'nun PKK, Öcalan'ın ve Hizbullah'ın devletle olan ifekferini araştırdığını hatırlatan Orakoğlu şuntan söyledi: "Mumcu'ya gene böyle bir dosya geliyor. Araştırınca dehşete düşüyor. Ve hemen Sayın Cumhurbaşkanı'nı arıyor. Turgut Bey yok o anda kim çıktıysa onla görüşüyor. Cumhurbaşkanının Türki Cumhuriyetler'de olduğu söyleniyor. Sonra Eşref Bitlis Paşa'yı arıyor. Bence hayatına mal olacak bir hata yapıyor. Kendare gelen dosyayla ilgili Bitlis Paşa'ya bir şeyler anlatıyor. Mumcu izlenen bir kişi. Bu izlenmeler yanlış anlaşılmasın, devlet de kaI nuni olarak izleyebilir. Başka örgütler, gizli servisler de izleyebilir. Mumcu arabasına biniyor ve uçuyor. Aradan belli bir süre geçtikten sonra Eşref Bitlis'in uçağı kaza olarak düştü, ondan sonrada Turgut Özal'ın vefatı bu üç aylık bir sürede yani bu saydıklarımız. 90'lardaki siyasi cinayetlerin hepsi tek bir merkezden yönetildi." (Bugün)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler