YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Hiçbiriniz gazetecilik yapmıyorsunuz"
"Hiçbiriniz gazetecilik yapmıyorsunuz"
21 Haziran 2013 13:44
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 66'sı tutuklu, 275 sanıklı "Ergenekon" davasının 320. duruşması başladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal, Tuncay Özkan, emekli orgeneraller Hurşit Tolon ve Hasan Iğsız'ın da aralarında bulunduğu 52 tutuklu sanık katıldı.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) tedavi gören Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün de aralarında yer aldığı 14 tutuklu sanık ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada başka suçtan tutuklu Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu tutuksuz yargılanan 9 sanık da hazır bulundu.

Esas hakkındaki savunmasını yapan tutuksuz sanık yayıncı Hayri Bildik, duruşmaya katılmak için otobüsle gelirken, savunmasının da içinde bulunduğu çantasının çalındığını belirterek, bu nedenle kısa bir özet yapacağını söyledi.

Toplumsal Dönüşüm Yayınları'nı kurduğunu, ancak 2005 yılında tüm ilişkisini keserek ayrıldığını belirten Bildik, üzerine olan şirket telefonunun ise kullanılmaya devam edildiğini kaydetti.

Bildik, telefonun "Ergenekon" soruşturması nedeniyle 2008'den itibaren dinlenilmeye başlandığını ifade ederek, "Ben 2005'te İstanbul'dan ayrılarak İzmir'e yerleştim. Eşimden de ayrıldığım için İstanbul'a gelmedim. Bu yayınevinin telefonları ben konuşmuşum düşüncesiyle bana yazılmış. Benim Hatice Bahtiyar ile 1940 kez görüştüğüm iddia ediliyor. Bu mümkün değil. Çünkü yayınevinden dargın ayrılmıştım" dedi.

"Yaşamım ve tarih bir daha bana böyle bir örgüte üye olma şansını verir mi bilemem. Böyle bir örgüt olsa ben üye olmazdım. Kimse beni üye yapamaz. Üyeliğe değil, örgüt yöneticiliğine talip olurdum" diye konuştan Bildik, aralarında Mehmet Haberal ve Doğu Perinçek'in de bulunduğu sanıkların bir çoğunu dava nedeniyle tanıdığını söyledi.

Bildik, "Bu dava beni zenginleştirdi ve çoğalttı" ifadelerini kullandı.

"Mütalaa-Pekala-Pekgüzel"

Mütalaaya isim verdiğini belirten Bildik, "Mesleğim icabı bunu da kitap olarak yayınlayacaktım. Ama para bulamadım. Mütalaanın adı, 'Mütalaa-Pekala-Pekgüzel.' Ömrüm olursa bunu da kitap olarak yayınlayacağım. Sayın Pekgüzel'i kitap fuarlarına davet edip eserini okurlarına imzalamalarını rica edeceğim" dedi.

Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetiyle ilişkilendirildiğini ifade eden Bildik, "Necip Hablemitoğlu'nu hiç tanımam. Öldürüldüğü gün amcamın oğlu 'kitabını yayınlayacak yayınevi bulunamıyor' dedi. 'Getirin dosyayı ben yayınlayalım' dedim. Avukat Hüseyin Buzoğlu'nu bu nedenle tanıyorum. Köstebek adlı kitabı basarken polis baskın yaptı. Bastırmadılar. Bana siz bile dosya getirseniz, kamu yararı, genel ahlakı koruyan bir eserse onu yayınlarım" şeklinde konuştu.

Duruşmaya, öğle arası verildi.

Gazetecilere sitem

Bu arada, CHP Milletvekilli Mustafa Balbay ile Tuncay Özkan'ın gazetecilerin duruşmayı izlemeye gelmesiyönünde yaptıkları çağrı üzerine, bugünkü oturuma, izleyiciler, milletvekilleri ve gazetecilerden katılım fazla oldu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'ın da aralarında bulunduğu 11 CHP milletvekili ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç ile Şükran Soner, Meriç Velidedeoğlu ve Yalçın Bayer'in de aralarında bulunduğu bazı gazeteciler duruşma salonunda basın mensupları için ayrılan bölüme oturdu.

Tutuklu sanıklar duruşma salonuna alındığı sırada izleyiciler tarafından alkışlanırken, Mustafa Balbay duruşmayı izlemeye gelenlere "Biz yıllardır hukuku halkla arayacağız, dedik. Yanılmadığımızı gördük. Bir kez daha anladık ki halktan büyük iktidar yok. Biz haklıyız ve hep haklı kalacağız. Bu davada hukuk olmadığını size bugün bir kaz daha anlatacağız" diye seslendi.

Balbay basın mensuplarının bulunduğu bölüme dönerek, "Lütfen bugün gerçek gazetecilik yapalım" dedi. Yalçın Küçük ise "Boşuna hukuk aramayın çünkü hukuk yok. Hukuku gerçekleştirin. Mustafa'nın sözü fazla kibar. Bence hiçbiriniz gazeteci değilsiniz. Hiçbiriniz gazetecilik yapmıyorsunuz…" diye sitemde bulundu.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler