18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Altın155,771
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1428
  • İstanbul8 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir13 °C
  • Konya7 °C
  • Adana11 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır5 °C
  • Bursa10 °C
  • Kayseri0 °C
  • Kocaeli9 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep6 °C
  • İçel14 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hiç kimsenin endişesi olmasın
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Kim ne derse desin bu milletin mazisi belli, geçmişi belli, bugünü belli, geleceği belli. Bu milletin geleceği konusunda hiç kimsenin endişesi olmasın'' dedi.
Hiç kimsenin endişesi olmasın
10 Haziran 2012 / 21:08 Güncelleme: 10 Haziran 2012 / 21:13

Ebu İshak Mahallesi'nde yeni yaptırılan Osmangazi İlçe Müftülüğü'nün yeni hizmet binasının açılışına katılan Bakan Çelik, dinin toplumsal hayatta vazgeçilmez bir unsur olduğunu söyledi.

Doğumdan ölüme kadar din ile iç içe olunduğunu ifade eden Çelik, ''Dinin dokunmadığı bir alan yok. Son günlerde tartışmalı konulara bakarsanız yine din konusu öne çıkıyor ve din adamlarımızın durumları, Diyanet İşleri Başkanlığımızın açıklamaları önemle dikkate alınıyor. Türkiye Cumhuriyeti kurulurken Diyanet İşleri Başkanlığı da doğru kaynaktan doğru bilginin aktarılması adına birçok ülkeye örnek olacak şekilde kuruldu'' diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bugünlere gelene kadar sıkıntılı süreçler yaşadığını ama bugün itibarıyla milletin din konusundaki taleplerine cevap verecek önemli bir kurum olarak hizmetlerine devam ettiğini belirten Çelik, ''Asya'dan Avrupa'ya, Balkanlar'dan Afrika'ya kadar bütün coğrafyada Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çok değerli temsilcileri, cefakar, vefakar temsilcilerinin hizmetlerini bizzat yerinde görmüş kardeşiniz olarak söylüyorum ki, büyük bir coğrafyada hizmet gören bir teşkilattır Diyanet İşleri Başkanlığı. Yalnız Türkiye sınırlarında hizmetleriyle kalmıyor'' ifadesini kullandı.


-''Din adamını katletmekten çekinmiyorlar''-


Din görevlilerinin sosyal hayata duyarsız kalmasının son derece yanlış olacağını vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

''Sosyal hayattaki değişime ve gelişime, din görevlilerinin kulaklarını da gözlerini de açmaları lazım. Aksi takdirde gençliğimizin bekleyen tehlikeleri fark edemeyen din görevlileri, diyanet camiası mensuplarımız, farkına varmadan ateşe itilmek istenen gençliğe sahip çıkmamanın vebali ile karşı karşıya kalırlar. Bundan dolayı sorumluluklarımızın büyük olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bakınız din ve diyanet o kadar önemli ki, terör örgütünün bile en önemli hedeflerinden biri din adamları. Neden sabah namazına giderken öldürüyor, katlediyor, sebebi gayet açık. Din, toplumu birbirine kaynaştıran ana unsurdur, kalpleri birbirine karşı yumuşatan sevgi ile insanların kucaklaşmasını sağlar. Bunu bildikleri için din adamını katletmekten çekinmiyorlar, çekinmediler. Bunları gördüğümüzde bizim mutlak suretle örnek kişiliğimizi ön plana çıkarmamız gerekiyor. En iyi örnek kimdir  En iyi örnek diyanet mensuplarıdır. Özel, sosyal ve aile yaşantısıyla herkese örnek olması gerekiyor, çünkü ağzından çıkan söylediği şeylerin tamamı Allah kelamıdır. Bunlar yok diye mi söylüyorum, hayır çok güzel örnekleri var, gerçekten teşkilatımızın tamamına yakın arkadaşlarımız bunları gerçekleştiriyorlar ama bundan en ufak bir sapmanın olmaması adına özellikle bunları da belirtmek istiyorum.''

Din görevlilerinin motivasyonunun da önemli olduğunu ifade eden Çelik, 30 yıldır bekleyen Diyanet Teşkilatı Tasarı Yasasını Meclis'ten geçirdiklerini, özlük hakların elde edilmesi konusunda çok ciddi adımlar atıldığını söyledi.

Çelik, dikkatini çeken bir konuyu paylaşarak, ''Bütün devlet memurları devlet memuru, dolayısıyla diyanet memurları da devlet memuru ama, işte bu ama geliyordu karşımıza. Eğer bir Ceza Muhakemesi Kanunu açısından konu ele alınacak olursa her devlet memuru izne tabidir fakat diyanet mensupları değildir, çünkü mihraptan alıp hesaba çekebilirsiniz, böyle bir ayırım vardı. Bunu kaldırdık, böyle bir şey olamaz dedik. Bunu yasaya koyduk ve uygulama geçtik'' diye konuştu.


-''Peygamberini öğrenecek''-


Bakan Çelik, ''Kim ne derse desin bu milletin mazisi belli, geçmişi belli, bugünü belli, geleceği belli'' ifadesini kullandığı konuşmasında, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu milletin geleceği konusunda hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu millet değer yargılarıyla birlikte yaşayacak, inancını doya doya yaşayacak, kimse kimsenin inancına müdahale etmeyecek ve bu anlayış içinde ben inanıyorum ki, millete dayalı rejimler sistemler çok daha hızlı bir şekilde kalkınır, çok daha hızlı gelişirler. Millete rağmen yapılacak olan çalışmalar ise milletin başına aslında külfeti de beraberinde getirir.''

Milli Eğitim'de gerçekleştirilen düzenlemelere değinen Çelik, şunları kaydetti:

''Milli eğitimde yapılan düzenlemeyle bizim neslimiz, bizim evlatlarımız, isterlerse, ebeveynin talebi olursa, Peygamberini öğrenecek, isterlerse kitabını Kur'an'ını öğrenebilecek, okuyabilecek. Bunun ne mahsuru var  Dünyanın neresinde böyle bir yasak var  Neresinde böyle bir kendi inancına, kendi dinine, yaklaşımında bir yabancılık hissi var  Dünyanın hiçbir yanında böyle bir şey yok. Onun için Türkiye demokratikleşme anlamında, her alanda değişiyor, gelişiyor, her şey millet esasına göre şekilleniyor. İyi ki, milletimiz var, güzel milletimiz var.''

Çelik, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, İl Müftüsü Mahmut Gündüz ve beraberindekiler, kurdele kesiminin ardından açılışı gerçekleştirilen yeni binayı gezdi. AA
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler