YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Hiç bir zaman olmaz"
Başbakan Erdoğan İsrail'le ilgili sorulara cevap verdi. Türkiye'nin istediklerinin olmaması halinde İsrail'le ilişkilerin hiç bir zaman normalleşmeyeceğini söyledi...
"Hiç bir zaman olmaz"
26 Eylül 2011 / 08:15 Güncelleme: 26 Eylül 2011 / 08:15

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İsrail ilişkilerinin İsrail'in gerilim sebebi olduğu bir zeminde bozulduğunu belirterek ''Biz büyük bir devlet olmanın bağışlayıcılığı içerisinde bu işe sabırla tavır koyduk ve dedik ki özür dileyecek, tazminat ödeyecek, Gazze'ye olan ambargoyu kaldıracak. Bunların olmaması halinde Türkiye-İsrail ilişkileri hiçbir zaman normalleşemez'' dedi...

Başbakan Erdoğan 66. Dönem BM Genel Kurulu genel görüşmelerine katılmak üzere geldiği New York'ta ünlü gazeteci Ferid Zekeriya'nın sorularını yanıtlamıştı. Mülakat, bugün CNN televizyon kanalının ''GPS'' programında yayımlandı.

Gazeteci Ferid Zekeriya programının başında, Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Mustafa Kemal Atatürk döneminin ardından en güçlü lideri olduğunu, ABD Başkanı Barack Obama'nın, BM genel görüşmeleri sırasında Erdoğan'la hem ikili görüşme yaptığını, hem de kendisini en az 9 kez telefonda aradığını, diğer ülke liderlerinin Erdoğan kadar çok ilgi çekmediklerini belirtti.

Zekeriya, programın başında ''Başbakan Erdoğan'ın yeni Ortadoğu'nun sesi olabileceği'' yorumunu da yaparak ''ekonomik açıdan dinamik, siyasi açıdan kendine güvenli ve jeopolitik açıdan güçlü bir ülkenin lideri'' olduğunu kaydetti.

İSRAİL'LE İLİŞKİLER

Başbakan Erdoğan, Zekeriya'nın ''Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin bozuk olup olmadığının ve eski haline dönmesinin mümkün olup olmadığını'' sorması üzerine, şunları kaydetti:

''Şu anda çok açık, net yani ben sizin aracılığınızla buradan söyleyeyim. Türkiye-İsrail ilişkileri İsrail'in gerilim sebebi olduğu bir zeminde ne yazık ki bozulmuştur. Bu nerede başladı, bu biliyorsunuz Gazze'ye insani yardım götüren 33 ayrı ülkeden insanların olduğu, ağırlıklı Türk vatandaşların içinde bulunduğu gemiye denizden ve havadan yapılan saldırı neticesinde, 9 vatandaşımızın şehit edilmesiyle başladı ki bunlardan bir tanesi de Türk kökenli ABD vatandaşıdır.''

Erdoğan, ''Ama bu Amerikan vatandaşının haklarını Amerika ne yazık ki korumamıştır, hala da korumuyor, hala da bu konuyla ilgili olarak İsrail'e yönelik ciddi bir tavır takınmış değil. Suçu Türk olması mıydı? Bundan dolayı biz üzgünüz'' diye konuştu ve şöyle devam etti:

''Çünkü demokrasi, hak ve özgürlükler bu noktada kim olursa olsun korunmalıdır, kimin hukuku olursa olsun korunmalıdır ve biz İsrail'e uyarılarımızı yaptık. Aslında bu (Mavi Marmara saldırısı) bir savaş sebebi olabilirdi. Çünkü uluslararası sularda siz böyle bir şey yapamazsınız. Ama biz büyük bir devlet olmanın bağışlayıcılığı içerisinde bu işe sabırla tavır koyduk ve dedik ki özür dileyecek, tazminat ödeyecek, Gazze'ye olan ambargoyu kaldıracak. Bunların olmaması halinde Türkiye-İsrail ilişkileri hiçbir zaman normalleşemez. Yoksa bizim düşmanlığımız İsrail halkına değil, İsrail'in yönetiminin takındığı tavradır.''

Erdoğan, ''(İsrail) Tabii bu huzursuzluğun kaynağı olması suretiyle de kendini (bölgede zaten yalnızdı, bir Türkiye ile dostluğu söz konusuydu), iyice yalnızlaştırıyor ve bu yalnızlığa da İsrail mahkumdur'' diye konuştu.

Obama yönetiminin Türkiye ile İsrail hükümetleri arasında bir anlaşma sağlanılmasına çok yakınken son anda İsrail tarafının vazgeçtiğinin doğru olup olmadığının sorulması üzerine, Başbakan Erdoğan bu konudaki düşüncelerini hem Sayın Obama ile hem de bütün ilgili kurumlara yansıttıklarını anlatarak şöyle devam etti:

''Türkiye öyle bir devlettir ki Türkiye'nin bu noktalarda gizlisi olmaz. Biz her şeyi açık ve net ortaya koyarız, ondan sonra da arkasında o şekilde dururuz.

Şu söyleniyor buna da ben doğrusu çok üzüldüm, nedir, yani Filistin, İsrail halkını devamlı bombalarla rahatsız ediyor ve çok İsrailli öldürdü. Çok açık net söylüyorum, bize Filistinliler'in attıkları füzelerle, bombalarla bugüne kadar kaç İsrailli öldürülmüş, bunu belgelesinler, kaç tane? Bu ortaya konulsun bilelim, ama yüzlerce, binlerce on binlerce Filistinlinin öldürüldüğü çok açık net ortadadır. Sadece Gazze saldırısında binlerce insan öldürüldü.''

''(İsraillier) tarihteki bir soykırımın arkasına sığınıp bununla dünyada kendilerini mağdur, mazlum konumuna sokuyorlar. Onun hesabını gitsinler Almanlar'dan sorsunlar dedik, zaten sormuşlar Almanlardan ve Almanlar da bunun diyetini onlara ödediler, hala da Almanya İsrail'e diyet ödüyor. Ama ne Türkiye'nin böyle bir sorunu var, ne o bölgedeki Müslümanların böyle bir sorunu var, çünkü onlar böyle bir zulmü İsrail'e karşı yapmadılar. Fakat İsrail bu konuda çok acımasız, ben o plajda öldürülen çocukların, babasının kucağına sığınan ondan sonra arkasına gizlenerek öldürülen o yavrunun çığlıklarını ben unutamam. O görüntüleri unutamam, çünkü ben de babayım, evde eşim hep beraber bu tabloları seyrettik. Aynı anda 7 kişi orada öldürüldü. Bir anda olan şey bu, bunları İsrail izah edemez.''

''(SURİYE) ARTIK SABIR TAŞI ÇATLADI''

Zekeriya'nın ''Suriye hükümeti size şiddeti durduracaklarına yönelik bazı güvenceler vermişti, ama bu sözleri tutmadılar. Ayrıca bazıları Beşşar Esad'ın sert bir diktatör olduğunun açık olduğunu, ama buna rağmen sizin Esad'a güvenip beraber tatil yaptığınızı söylüyorlar, acaba kendisiyle ilgili yanlış mi hüküm verdiniz?'' sorusu üzerine, Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Birlikte tatilimiz filan olmadı, bunları nereden duyduysanız bunlar yanlış, benim davetlim oldu, kendileri ülkemde, bizim için tatil yeri olarak bilinen yerde, bizim misafirimiz oldu. Biz beraber orada tatil yapmadık, ama tabii geldiğinde beraber bizim görüşmelerimiz, ve bu görüşmelerimizde Suriye-Türkiye ilişkilerini değerlendirmelerimiz oldu. Aynı şekilde benim Suriye'ye sık sık gidiş ve gelişlerimiz oldu, Cumhurbaşkanımızın da aynı şekilde görüşmeleri oldu.

Ben burada açık net bir şey söyleyeyim, bakın biz ilkelerle hareket ederiz, belirleyici olan bu ilkelerdir. Yani sizinle biz dost, arkadaş, kardeş olabiliriz, ama eğer siz gerçekten demokrasiyle ilgili özgürlükleri, demokrasinin o belirleyici şartlarını çiğneyecek olursanız, hak ve özgürlüklere ters hareket edecek olursanız, o zaman benim o gönlümdeki yerinizi bir anda kaybedersiniz, buradaki gelişmeler de aynen böyle olmuştur. Bir yerde sabır sabır sabır sabır sabır sabır ama artık sabır taşı çatladı.''

''Esad rejiminin bir yıl sonra yine iktidarda olabileceğine inanıp inanmadığının'' sorulması üzerine ise Erdoğan, ''Benim her zaman söylediğim bir şey var, zulüm ile abad olunmaz, zulümle iktidarda kalmak mümkün değildir. Halkın iradesinin önünde durmak mümkün değildir. Sadece bu süre biraz daha uzayabilir ama er veya geç Suriye'de halk böyle bir kararı vermişse halkın dediği olacaktır. Mısır'da olduğu gibi, Tunus'ta, Libya'da olduğu gibi. Halklar özgürlüklerini istiyor ve bunun mücadelesini veriyorlar. Diktatöryel sistemler yavaş yavaş eksiliyor, otokratik sistemlerden demokratik sistemlere geçiliyor.''

''DÜNYA BARIŞA SUSAMIŞ VAZİYETTE, DÜNYA ARTIK SAVAŞLARDAN BIKMIŞ VAZİYETTE, YILDA TRİLYONLARCA DOLARIN SAVUNMA SANAYİNE HARCANDIĞI BİR DÜNYA İSTEMİYORUZ''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye kurulacak NATO erken uyarı radarına ilişkin İran'ın kaygısına yönelik bir soru üzerine ''Biz hiçbir zaman kendi topraklarımızdan İran'a yönelik herhangi bir saldırının olmasına da açık söyleyeyim, Türkiye herhangi bir saldırıya uğramadığı sürece müsaade etmez'' dedi.

Başbakan Erdoğan 66. Dönem BM Genel Kurulu genel görüşmelerine katılmak üzere geldiği New York'ta ünlü gazeteci Ferid Zekeriya'nın sorularını yanıtladı. Mülakat, CNN televizyon kanalının ''GPS'' programında yayımlandı.

NATO RADARI

Programda, Türkiye'ye kurulacak ''NATO erken uyarı radarının İran'ı rahatsız ettiği ifade edilerek, Türkiye'nin iyi ilişkileri kapsamında, nükleer programı devam eden İran'ın nasıl değerlendirilmesi gerektiğinin sorulması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

''Şimdi iki şeyi tabii birbirine karıştırmayalım. Birincisi Türkiye'de kurulması planlanan füze savunma radar üssü ile alakalı olarak; bu bir NATO konsepti uygulamadır. Burada bir kere herhangi bir ülkenin adı bu sözleşmede geçmiyor. İran'ın buradan kendisi için böyle bir durum çıkarmasını biz doğru bulmuyoruz. İsrail'in burada farklı yorumların içerisine girmesini biz doğru bulmuyoruz. Türkiye üzerinde de, Türkiye kendi toprakları üzerinde atılan herhangi bir adıma kendisi kararını verecektir ve burada kendisi kararını vermiştir. Ama biz hiçbir zaman kendi topraklarımızdan İran'a yönelik herhangi bir saldırının olmasına da açık söyleyeyim; Türkiye herhangi bir saldırıya uğramadığı sürece müsaade etmez.''

Başbakan Erdoğan İran'ın nükleer programına ilişkin olarak da, ''İran'a bu yasağı getiren ülkeler İsrail'e neden bu yasağı getirmiyor, İsrail'de atom var, nükleer silah var, niye ona getirmiyor? Neymiş İsrail kuşatma altındaymış. İsrail'den başka bölgede bir tane nükleer silahlı var mı? Kuzey'de Rusya var.İran da 'ben de nükleer silah yapma yok' diyor. 'Ben nükleer enerji, ucuz enerji üreteceğim' diyor. Tahminler üzerine ülkeler üzerine yaptırım uygulanmasını doğru bulmuyoruz''

TÜRK DIŞ POLİTİKASI

Başbakan Erdoğan, Zekeriya'nın ''Türk dış politikasının değiştiği ve dış politikaya İslami unsurlar eklendiği yönündeki iddiaları hatırlatmasına karşılık olarak ise, ''Biz ortak aklı çalıştıran bir ekibiz'' dedi.

İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez ile Medeniyetler İttifakı girişimini sürdürdüklerini, dünyada medeniyetler çatışmasının olmamasını, medeniyetler ittifakı olmasını istediklerini vurgulayan Erdoğan, ''Dünya barışa susamış vaziyette, dünya artık savaşlardan bıkmış vaziyette, yılda trilyonlarca doların savunma sanayine harcandığı bir dünya istemiyoruz'' ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, ''Kahire'de adeta bir rock starı olarak karşılandığını'', Filistin meselesine verdiği destekle birlikte, bunun yeni ve popülist bir dış politika olup olmadığının sorulması üzerine gülümseyerek, siyasetçi olduğunu rock starı olmadığını ifade etti.

Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ama şunu da çok açık, net söylemem lazım; bir defa batının her şeyi doğrudur diye bir şey yok. Biz batının ilmini alırız. Batının gelişmiş neleri varsa, güzellikleri varsa bunları alırız, ama unutmayalım ki Doğunun da güzellikleri var. Doğuyu niye bir tarafa atıyoruz. Biz ülkemizdeki siyasette nasıl siyasetin merkezine oturmuşsak dünyada ilim nerede olursa olsun bunu bir kaybımız eksiğimiz olarak bulur, çıkarırız.''

''(BU DÖNEMDE) TÜRKİYE İLE AMERİKA ARASINDA STRATEJİK ORTAKLIKTAN MODEL ORTAKLIĞA GEÇİŞ GİBİ BİR SÜRECİ YAŞADIK''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile ilgili ne düşündüğünün sorulması üzerine, ''Kişisel olarak Barack Hüseyin Obama, sevdiğim bir insan ve şu ana kadar uygulamalarıyla kendisinin çok daha başarılı olmasını diliyorum'' dedi.

Başbakan Erdoğan, New York'ta ünlü gazeteci Ferid Zekeriya'nın sorularını yanıtladı.

CNN televizyonunda yayımlanan programda, ABD Başkanı Barack Obama'yı dünya sahnesinde bir lider olarak nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, ''Kişisel olarak Barack Hüseyin Obama sevdiğim bir insan ve şu ana kadar uygulamalarıyla kendisinin çok daha başarılı olmasını diliyorum. Özellikle tabii göreve geldiği zaman önünde bulmuş olduğu ekonomik sıkıntıları aşabilmiş olsaydı, öyle zannediyorum ki bugün çok daha rahat bir konumda olacaktı'' yanıtını verdi.

''Sayın Obama'ya 400 gün sonra yapılacak seçimlerde ben tabii başarılar diliyorum'' diye konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

''Çünkü biz kendisini bu dönemde şöyle ya da böyle tanıdık, bildik. Gerçekten gerek ikili görüşmelerimiz, gerek telefon görüşmelerimiz bu dönemde önceki dönemlerle mukayese edilmeyecek kadar fazla oldu. Türkiye ile Amerika arasında stratejik ortaklıktan model ortaklığa geçiş gibi bir süreci yaşadık.

Temenni ederim ki -tabii Cumhuriyetçi adaylar kimler olacak bunları da bilemiyoruz- Amerikan halkının tercihleri, tabii bizim saygı duymamız gereken tercihlerdir. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler Cumhuriyetçilerin döneminde de Demokratların döneminde de bugüne kadar hep iyi olagelmiştir. Bundan sonraki süreçte de iyi olacağına inanıyorum ve bu seçimlerin Amerika, Amerikan halkı ve dünya barışı için hayırlara vesile olmasını özellikle temenni ediyorum.''

(AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler