YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'HES'lerle ilgili açıklama
''HES'ler dereleri kurutmuyor. Derelerdeki can suyunun bırakılmasını şart koşuyoruz''
'HES'lerle ilgili açıklama
25 Şubat 2012 / 16:59 Güncelleme: 25 Şubat 2012 / 16:59

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, HES'lerin dereleri kurutmadığını, derelerdeki can suyunun bırakılması şartını getirdiklerini ifade ederek, ''Santrale giren sudan, çıkan su daha temiz. Santralde tribün, sadece suyun gücünden istifade ediyor, suyun kimyasal yapısına bir şey yaptığı yok. Sadece elektrik üretiyor, o elektrik de burada tüketiliyor'' dedi.

Eroğlu, DSİ 22. Bölge Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, HES inşaatlarıyla ilgili soruları yanıtladı. Bakan Eroğlu, ''bölgede HES inşaatlarına gösterilen tepkilere'' ilişkin soruya karşılık, ''Bazı gruplar var, bunlar burada yaşamıyor. Bunları tespit ettik. Tamamen İstanbul'dan gelen bazı gruplar dolaşıyor. Bunların Giresun, Artvin, Rize, Trabzon, Erzurum'a gittiklerini tespit ettik. Aynı gruplar, bunların burayla da ilgisi yok'' diye konuştu.

HES'lerin çevreyi tahrip etmediğini vurgulayan Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
 ''HES'ler dereleri kurutmuyor. Derelerdeki can suyunun bırakılmasını şart koşuyoruz. Bırakmaması halinde büyük ceza var. Bunlar fazla suyu alıyor. Biliyorsunuz buralarda taşkınlar var, esasen onlar yapmasa bir takım bentleri, su alma yapılarını, onları biz yapacağız. Hazır onlar yapıyor. Taşkını kontrol etmesi için faydası var. Ne mahsur var dersek, orada bir regülatör, tünel giriş ağzı, santral binası yapılıyor. Bunlar da zaten havzada nokta şeklinde. Onlar 5 tane ağaç kestiyse, 5 katı ağaç dikiyorlar. Fakat gelen kişiler öyle şeyler söylüyorlar ki, 'efendim santralden çıkan sular zehirlidir, içilmez, hatta çaylarınızın köklerini kurutur' gibi yalan yanlış şeyler. Halbuki santrale giren sudan, çıkan su daha temiz. Santralde tribün, sadece suyun gücünden istifade ediyor, suyun kimyasal yapısına bir şey yaptığı yok. Sadece elektrik üretiyor, o elektrik de burada tüketiliyor. Zehirlendiği filan yok. Ancak bunu vatandaşlara anlatmak zor oluyor. Çünkü onlar sürekli bunu takip ediyor, vatandaşa yalan yanlış şeyler söylüyor. Biz diyoruz ki vatandaş her zaman haklıdır.''

Bölgede en çok itirazın Solaklı Vadisi'ne yapıldığını belirten Veysel Eroğlu, şunları söyledi:

''Biz ne yaptık, Solaklı Vadisi'nin mevcut durumunu, HES'lerden önceki durumunu fotoğrafladık, elimizde kayıtlar. Şimdi muazzam bir vadi rehabilitasyonu, ıslahı yapıyoruz. Şimdi onu duyar duymaz, Giresun'dan Ordu'dan, Rize'den talepler gelmeye başladı. Az zaman kaldı. Vatandaş şimdi görecek, HES'den önce neydi, şimdi ne oldu. Anlatarak olmuyor, görerek olsun.

Çünkü onların işi gücü yok. Bir de enerji pastasından pay alan firmalar var, bunlar 5-10 kişiyi sürekli dolaştırıyor. Bizim böyle bir vaktimiz yok. İnşaatlarda tahribat varsa cezalandırılacak. Tünellerden çıkan malzemeleri, özellikle özel idarelerle anlaşarak Rize ve Trabzon idaresi ile anlaştık... Bu malzemeleri atamayacaklar, malzemeler tamamen köy yollarında veya bağlantı yollarından kullanılacak. Ayrıca bir ağacı kesmişse 5 fidan dikecek, etrafı yeşillendirecek, can suyunu bırakacak, balık geçişleri yapılacak. Bunları şart koyduk.''
 
Altın madenleri
 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ''Artvin Cerrattepe'deki altın madeni'' ilgili bir soru üzerine de şu bilgileri verdi:

''Maden işleri genel müdürlüğü ruhsat veriyor. ÇED olumlu çıkarsa bize gelir. Biz de hemen izin vermiyoruz. Maden ruhsatı vermeden rehabilitasyon projesi hazırlıyor. Madenciler artık çevreyi bırakıp gidemiyor, çevreyi düzenleyip öyle gidiyor. Türkiye'de altın çıkmasını bazı ülkeler istemiyor. Altın arttıkça o ülkedeki altının değeri azalacak. Bunun bir de bu bakımdan değerlendirilmesi lazım. Acaba buna tepki koyan derneklerin paraları nereden gidiyor  Onların avukatlarının ücretleri hangi yabancı vakıflardan geliyor 

Bu verdiğimiz alan, bir ormanlık alanda iğne ucu kadar bile değil. Binde bir bile değil. Biz madenciliğe 'evet', ama vahşi madenciliğe 'hayır' diyoruz. Taş ocağına niye karşı çıkmıyorlar  Altına karşı çıkıyorlar, şehrin içindeki taş ocağına karşı çıkmıyorlar. Kim niçin karşı çıkıyor  Ülkemizin kalkınmaya ihtiyacı var. Altın çıkarılmasına destek vereceğiz. Neye destek vermeyeceğiz, vahşi madenciliğe destek vermeyeceğiz. Doğayı tahrip eden, çevreyi kirletenlere izin vermeyeceğiz, cezasını veririz. Ama modern usullerle dünyada olduğu gibi Almanya'da, Kanada'da olduğu gibi maden çıkartıyorsa, o madenci benim başımın tacıdır. Ama tahrip ediyorsa benim ilk karşı koyacağım adamdır. Bir takım yabancı vakıfların, nasıl altın çıkarılmasını ve diğer madenlerin çıkarılmasını engellediğinin araştırılması da size düşer.''
 
Yatırımlar

Bakan Eroğlu, Trabzon, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane ve Rize'ye yapılan yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Eroğlu, Trabzon'da 9 yılda taşkın koruma, ağaçlandırma ve erozyon kontrolünden içme suyuna, tabiat parklarından mesire yerlerine kadar çeşitli alanlarda 493 milyon liralık yatırım yapıldığını bildirdi.

Veysel Eroğlu, ''Taşkın koruma çalışmalarına öncelik verdik. İklimi, topoğrafik ve jeolojik yapısı itibarı ile taşkın ve heyelana müsait bir bölge olan Doğu Karadeniz'de taşkınla mücadele için harekete geçildi. Trabzon'da 9 yılda 49 adet taşkın koruma tesisi ile 77 adet yerleşim yeri ile 4 bin 890 dekar arazinin taşkınlardan korundu. İnşaatı devam eden 25 adet tesisin 22 adedi de taşkın koruma ve dere ıslahı maksatlı. İnşaatı devam eden su depolama tesisleri de taşkın kontrolüne yardımcı olacak. İnşa edilen su depolama tesisleri, suyu kontrol edip düzenleyerek sel ve taşkınların önüne geçmekte, akarsularla oluşan erozyonu önlemektedir. Dolayısıyla inşa edilen hidroelektrik santraller tamamlandığı zaman Doğu Karadeniz'deki taşkınlar da önlenmiş olacaktır'' diye konuştu.

Bakan Eroğlu, Solaklı'da örnek bir proje yürüttüklerini de hatırlatarak, ''Solaklı Vadisi'nde gerek HES, gerekse de Karayollarının çalışmalarından dolayı ortaya çıkan olumsuzlukların giderilmesi maksadıyla örnek bir projeye başlandığını'' bildirdi.

Eroğlu, Trabzon'a meteoroloji radarı kurulacağını belirterek, ''Trabzon ilimizde 9 yılda 4 adet Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu (OMGİ) kuruldu. 2012 yılında ise 5 adet OMGİ daha kurulması planlanıyor. Taşkın ve heyelan riski açısından çok önemli olan erken uyarılar için ileri teknoloji Meteoroloji Radarı kurulacak'' dedi. (AA)

kurutuyor bakanım
 // mustafa kanbur
derlerın can suyu dedıgınız derlerden akmıyorkı çakıl taşlarının emdıgı su yer altından gıdıyor ve neslı tükenen ve rutubetı koruyan yapı yok oluyor buda yıllar sonra kuraklıgın bedellerını torunlarımıza mıras bırakmaktır tez elden bu işten vaz geçıp rüzgar enerjisine yönelmelıyız...
25 Şubat 2012 19:12
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler