25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya6 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hem BDP'ye hem CHP'ye eleştiri
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ''Hem BDP hem CHP'ye Uludere olayıyla ilgili verdi veriştirdi...
Hem BDP'ye hem CHP'ye eleştiri
06 Ocak 2012 / 14:22 Güncelleme: 06 Ocak 2012 / 14:22

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ''Hem BDP hem CHP ele ele orada maalesef tahrike yönelik adeta şova dönük açıklamalar yaptı. Hasip Kaplan 'gelmesinler' diye terbiyesizce tehdit ediyor. 'Bakanlar gelmesin buraya' diyor yani devlet gitmeyecekmiş oraya'' dedi...

Atalay, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında, yargının gecikmesiyle ilgili yüksek yargı organlarının içinde de bulunduğu geniş bir kesimden şikayet olduğunu belirterek, yargı mekanizmasının hızlandırılması için Yargıtay ve Danıştay'da dairelerin ve üyelerin sayısının artırıldığını söyledi.

Geciken yargının adaleti iyi tesis edemeyeceğini, yargıdaki gecikmeye ilişkin şikayetler olduğunu belirten Atalay, ''Yargıyla ilgili Adalet Bakanlığımızın uzun süredir yürüttüğü bir çalışma var. Son Bakanlar Kurulunda Adalet Bakanımız o çalışmaların sunumunu yaptı. Değerlendirmeler oldu. Çok farklı kanunlarda bazı değişiklikler, ama hepsinin ortak özelliği yargılama süreçlerini biraz daha hızlandırmak...'' diye konuştu.

Atalay, ''Amaç yargıyı hızlandırmak mı, tutukluluk sürelerinde yeni bir düzenleme yok mu '' sorusu üzerine, 2010 yılında Yargıtay'ın kararı üzerine 10 yılını doldurmuş bazı tutukluların hapishaneden çıkmasının toplum vicdanında rahatsızlık yarattığını söyledi. Atalay, ''Belki orada hakimlerin, savcıların tutuklamaya ilişkin kararlarıyla ilgili de bazı düzenlemeler getirilebilir. Özellikler olarak, nitelikler olarak, gerekçeler olarak... Bu konuda somut bir şey söylememiz mümkün değil'' dedi.

Irak sınırındaki olay

Atalay, Irak sınırında meydana gelen olayda 35 vatandaşın hayatının kaybetmesinin çok üzücü olduğunu belirterek, ''Çok iyi yürüyen bir süreç varken, sivil vatandaşları çok gözeten itinalı bir süreç yürürken terörle mücadelede, böyle bir olay meydana geldi. Terörle mücadelede en büyük hassasiyetimiz bütün güvenlik birimlerimizin teröristle mücadele, ama sivil vatandaşa zarar vermeme, vatandaşı ayrı tutma ve onu koruma'' diye konuştu.

Atalay, ''Bu olayda askerin ve hükümetin tuzağa düşürüldüğünü düşünüyor musunuz '' sorusunu yanıtlarken, konunun titizlikle araştırılıp soruşturulması gerektiğini, şu anda bu konuda akıl yürütmenin olayı aydınlatma yönünde fayda sağlamayacağını ifade etti.

BDP'nin  terörle arasına mesafe koyan siyasi temsili sağlamadığını kaydeden Atalay, hükümete yönelik ''Reformcu AK Parti'den baskıcı AK Partiye dönüştü'' yönündeki soru üzerine de şunları söyledi:

''Asla doğru değil. Bizim temel niteliğimiz Türkiye'yi normalleştirmek, reformcu değişimci bir AK Partiyiz biz. Burada hiç bir durağanlık yok. Şu sıralarda biraz durağanlık var gibi görünüyorsa bu anayasa çalışmasının öne alınmasıdır. Anayasa bunların hepsinin başında ve esas değişimi biz oradan bekliyoruz. AK Parti bu değişimci reformist özelliğini kaybederse kendi misyonundan çok şeyi terk etmiş olur. Asla bizde böyle bir şey yok. Biz bu yöndeki çalışmalarımıza devam ediyoruz. AK Parti reformist bir partidir, Türkiye'yi normalleştiriyor. Bizim Türkiye'de en önemli misyonumuz budur.''

Türkiye'de kurumlararası büyük bir koordinasyonun birlikte hareketin yürüdüğünü söyleyen Atalay, hiç kimsenin peşin hükümlü olmaması, herkesin adaletli davranması gerektiğini kaydetti.

Atalay, ''Deniliyor ki, Uludere olayında AK Parti ilk kez askere, Genelkurmay'a sahip çıktı, çünkü bugüne kadar AK Parti hem iktidar, hem muhalefetti, vesayet rejimi sona erdi. İktidar devlet oldu'' ifadesi üzerine de, gerektiği zaman kurumların hakkını, hukukunu korumanın hükümete düştüğünü söyledi. Atalay, ''Eski olayları düşünün, karanlıkta kalmış yılları. Şimdi Genelkurmay Başkanı var, yeni Türkiye'nin yüzüdür, imajıdır işte, 'Ben yanlış yaptım' diyor 'Burada bir hata var, biz terörist zannederek vurduk soruşturulacak' diyor'' dedi.

''Seviyesiz açıklama''

Uludere'de yaşananlarla ilgili gereken tüm adımların atılacağını bildiren Atalay, olay sonrasında anlamaya ve çözmeye yönelik politika geliştirdiklerini söyledi. Atalay, şöyle devam etti:

''Hem BDP hem CHP ele ele orada maalesef tahrike yönelik, adeta şova dönük açıklamalar yaptı. Hasip Kaplan 'gelmesinler' diye terbiyesizce tehdit ediyor. 'Bakanlar gelmesin buraya' diyor yani devlet gitmeyecekmiş oraya, böyle sorumsuzca... Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı, grup toplantısında  'onlar tiyatro çadırına gitti, biz taziye çadırına gittik' diyor. Bir ana muhalefet, iktidarın yüzde 50'si gibidir parlamenter sistemde, ana muhalefet liderinin hiçbir devlet sorumluluğu yok, hiçbir kaygısı yok, yalan. Biz çadıra falan gitmedik, tiyatro çadırına kendileri gitti. Şov çadırıydı orası, BDP bayraklarıyla donatılmış şov çadırıdır orası. Orada Hasip Kaplan ile el ele şov yaptılar.''

Uludere'ye tekrar gideceğini belirten Atalay, ''Böyle bir olayda seviyesiz açıklama, hiçbir normal insana yakışmayacak açıklamalar insanı üzüyor'' dedi.

Atalay, yaşanan olayın Türkiye'nin ortak acısı olduğunu, yapılabilecek her şeyin yapılacağını ifade ederek, hayatını kaybedenlerin ailelerine mevzuat çerçevesinde destek verileceğini söyledi.

Herkesin terörle, şiddetle arasına mesafe koyması gerektiğini vurgulayan Beşir Atalay, ''Düşünceyi açıklama ile şiddeti ayırmak düşünce özgürlüğünün uluslararası en önemli kriteridir. Düşünce sonuna kadar özgür olsun ama şiddet içermeyen düşünce... Düşünce şiddet içeriyorsa o düşünce özgür olamaz. BDP'ye biz çok güç vermeye çalıştık. Siyaset kurumu öne geçsin ve bu konuları onlar yürütsün diye. Ama BDP Diyarbakır'da kaldı, şiddetle siyaset çalışmasının arasına  mesafe koymadı. Onların savunmak istediği hakkın, hukukun çoğunu şu anda biz zaten gerçekleştirdik'' dedi.

Kılıçdaroğlu'na, bölgeyi ziyaretinde helikopter verilmediği yönündeki eleştirilere de değinen Atalay, ''Siyasi partilerin bütçeden aldıkları gelirleri vardır. Onlara zaten yardım yapılıyor, yani ideali siyasi çalışma ile resmi çalışmaları ayırmak. Dolayısıyla bu uygulamayı doğru buluyorum'' şeklinde konuştu.

Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklik olup olmayacağı şeklindeki soruya Atalay, sadece güvenlik tedbirleriyle yaşanan sorunların çözülemeyeceğini dile getiren Atalay, ''Başından beri biz böyle baktık ve terörle mücadelede çok yönlü bakışı, çoklu bakışı esas alan bir konsept geliştirdik ve devam ediyor, orada bir tereddüt olmasın'' dedi. Atalay, milli birlik ve kardeşlik hukukunun gereğini yapmaya devam edeceklerini belirtti.

''Çoklu konsept altında bir görüşme var mı  Dağ kadrosuyla...'' sorusu üzerine de Atalay, ''Şu anda bizim hiçbir görüşmemiz yok'' karşılığını verdi. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler