YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
HDP ile PKK arasında bir sınır kalmadı
AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, HDP ile PKK arasında hiçbir sınırın kalmadığını belirtti.
HDP ile PKK arasında bir sınır kalmadı
22 Aralık 2015 / 11:20 Güncelleme: 22 Aralık 2015 / 12:00

AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, Kanal A'da yayınlanan Fahrettin Damga'nın hazırlayıp sunduğu "Son Durum" programında HDP ve PKK ilişkilerini değerlendirdi.

Miroğlu, "HDP'den PKK'ya tam destek" başlıklı yazısını da değerlendirerek, HDP ile PKK arasında hiçbir sınırın kalmadığını belirtti.

Miroğlu Star Gazetesi'nde yazdığı köşe yazısı hakkında, "Ben tabi bunun PKK'nın Haziran seçimlerinden sonra ortaya koyduğu veya tercih ettiği stratejiye göre böyle bir şey söyledim. Siyasi bakımdan Kandil'de hendek politikası izliyor. Hendekler üzerinden bir öz yönetim modeli geliştirmeye çalışıyor. HDP de sürekli bu hendek siyasetini, hendek siyasetinin ortaya koyduğu düşünceleri ve öz yönetimin ortaya koyduğunun silahlı insanlar tarafından korunmasını tanımaya davet ediyor. Dolayısıyla Kandil'in ve HDP'nin daveti arasında siyasi olarak hiçbir fark kalmadı" yorumunu yaptı.

HALK ÖZ YÖNETİM AYAKLANMASININ İÇERİSİNDE YER ALMAK İSTEMİYOR

Halkın özyönetim ayaklanmasının içerisinde yer almak istemediğini de ifade eden Miroğlu, "Yani bir ülkenin belli bir bölgesinde çok tipik bir başkaldırı ayaklanma hazırlanıyor, ama halk bu ayaklanmanın içerisinde yok; bir örgüt ve bu örgütün mensupları var. HDP'ye oy vermiş insanlar bu fikirden çok uzaklar. Uzak olmalarından dolayı da bölgeyi terk ediyorlar.

Dolayısıyla burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni eğer ikna üzerinden bir talep söz konusuysa sadece devletin ikna olması yetmez. Hele siz bunu bir de terörle, şiddetle yapabileceğinize inanıyorsanız zaten o işin ayrı bir vahim kısmı olur yani. Hiçbir devlet, asker ve polis öldürerek yola çıkmış bir hareketin taleplerini dikkate almaz. Aldığı zaman zaten o devletin iflası yaşanır. Böyle bir şey mümkün değildir. O zaman siyasal zeminde bunu tartışacak parti PKK mıdır, yoksa HDP midir?

HDP neden bunu siyasi zeminde tartışma gündemine sokmuyor da, hendeklerin kazılması, bu hendeklere bombalar yerleştirmesini destekliyor? Bu fikre devleti zorladınız ve diyelim ki devlette evet dedi. Mesele bitiyor mu, bitmiyor.

Sizin bu öz yönetiminize bölge halkının en az yüzde 90'ı hayır diyor. Yani halkın istemediği şeyi siz asker, polis öldürerek geleceğiniz müzakere masasında çözebileceğinizi veya elde edebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu mümkün değil. PKK bunları mutlaka biliyordur. Kendi gücünün ve gücünün sınırının da farkındadır. O halde aklıma şu geliyor: Türkiye'yi taciz etmek, Türkiye'yi yönetilemeyen bir ülke olarak dünyaya ve Ortadoğu'ya sunmak bu işin amaçlarından birisidir.

Yoksa yüzde 95, 98 oy aldığınız bir yerde özyönetim diyorsunuz, hendek kazıyorsunuz. Askerler, polisler, siviller ölüyor, herkes zarar görüyor ama bir bakıyorsunuz ki sıfıra sıfır elde var sıfır. Amacınıza ulaşamıyorsunuz; çünkü öz yönetime layık bulduğunuz bir halk, kendini bu öz yönetime layık bulmuyor ve bölgeden ayrılıyor" diye konuştu.

TÜRKİYE DEMOKRASİSİ BİR ŞANS VERMİŞTİ

PKK'nın siyasi tarihinin belirsizliklerle dolu olduğunu da anlatan Miroğlu, HDP ve PKK'nın Abdullah Öcalan ile olan ilişkilerine de değindi.

Miroğlu, "PKK'nın siyasi tarihi belirsizliklerle dolu. 1984 yılından beri amacı bu değildi. Şimdi bir bakalım, içeride bir lider, ne zaman çıkacağı belli değil. Bir ayağı Kuzey Irak'ta bir ayağı Suriye'de, bir ayağı İran'da, her yerde dağınık bir halde fakat hiçbir yerden siyasi bir sonuç alabilmiş değil. Dolayısıyla Türkiye demokrasisinin bir sonucu olarak siyasi manada eğer çok itibar etseydi, Türkiye demokrasisinin ona sunduğu bir şans vardı aslında.

Normalleşme, yani 70'li yılların soğuk savaş anlayışından kurtulsaydı, kendi içindeki Berlin duvarını yıkmak gibi şartları kabul etseydi, bugün normal bir Türkiye partisi olarak yolunda devam edebilirdi. En azından Öcalan'ın Türkiye'ye getirildiği zamandan itibaren bu harekete bir şans verildi. Ama bu hareket her zaman tarihe ve tarihin getirdiği koşullara hep itirazlar yöneltti.

Geldikleri nokta bu yüzden de tramvatik bir nokta. Yani Suriye'de belirsizlik var, ne olacağı belli değil. Yarın Esad'ı dışlayan bir sistem olduğu halde Suriye toplumunda PYD dışında PKK ile dost olabilecek bir topluluk yok. Herkes şunu biliyor: 'Esed eninde sonunda gidecek.' Kuzey Irak'ta gidiyorsunuz Barzani'ye karşı savaşıyorsunuz. Türkiye merkezli bir hareketsiniz Türkiyelileşemiyorsunuz, Kürdistani bir hareket olduğunuzu söylüyorsunuz ama Kürdistanlı da değilsiniz. Siz şimdi Barzani ailesini de hain, işbirlikçi ilan ediyorsunuz. Türkiye'de bir siyasi parti var onu kendinize mecbur etmişsiniz. O parti de parlamentoda geziyor ve hendek siyasetini savunmak zorunda kalıyor. Bu da işin ironisini oluşturuyor" dedi.

ÖCALAN GİBİ BİR İNSAN SUSMAMALI

"Bu saatten sonra Öcalan'ın kapısı çalınacak ama örgüt için çalınacak demiyorum. Öcalan, son olarak bildiğimiz haliyle çözümü savunan bir insan. Yani 2013 yılındaki nevruz mesajı bugünün koşullarında da kıymetinden bir şey yitirmiş değil. Onu güncelleyebilir ve çağrısını bu defa PKK'nın ötesinde bunları siyasal olarak destekleyen insanlara,  kitlelere yönelik olarak söyleyebilir. Bu da bence çok etkili olur. Yani HDP'nin yüzü ne kadar KAndil'e dönük olsa da yüzünü İmralı'ya dönmesini sağlayabilir. Ben bu şekildeki bir ortamda onun gibi bir insanın susmaması gerektiğini düşünüyorum."

 

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

Vaktiyle böyle bir resim parti kapattır, dokunulmazlık kaldırtırdı.
 // Halil
Şimdiki yönetimler niye böyle rahat ve yumuşak anlamakta güçlük çekiyoruz....
22 Aralık 2015 Salı 19:58
aynen
 // kafkasyalı
zaten başından beri varmıydı ki.kurulduğu günden bu yana pkk=bdp,hep,hdp,dtk,pyd,ypg,plak,vs.,vs....
22 Aralık 2015 16:05
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler