YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Hastanede kapıyı pencereyi indirene de gözaltı'
'Hastanede kapıyı pencereyi indirene de gözaltı'
12 Mart 2015 17:50
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, sadece sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanlara değil, hastanede ortama zarar veren kişilerin de gözaltına alınmasına yönelik düzenleme yapılacağını bildirdi.

Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Şifa Veren Ele Vefa Projesi" kapsamında sağlık çalışanlarına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla program düzenlendi.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açılışını yaptığı programda, Bakan Müezzinoğlu ve Sağlık Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin yanı sıra TBMM Sağlık Komisyonu üyeleri, TBMM'nin hekim milletvekilleri, 64 ilden şiddet mağduru 81 sağlık çalışanı, sağlıkta şiddet çalışmasını yapan Şiddet Araştırma Kurulu ile Sağlık İletişimi Bilimsel Kurulundan üyelerle, tüm illerden sağlık çalışanları yer aldı.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, programda yaptığı konuşmaya, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu'na teşekkür ederek başladı.  

Çok zor ancak onurlu olan tıp mesleğinin, her zaman fedakarlık gerektirdiğini belirten Müezzinoğlu, insanlığın varolduğu günden bugüne hekimlerin bilimsel gelişmeleri izleyerek yarınların daha sıkıntısız ve sağlıklı olabilmesi adına araştırmalar yaptığını, gelişmeleri takip ettiğini söyledi. Hekimlik mesleğinin 24 saat esaslı olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, "Hekimler kendileriyle ne kadar onur duysa azdır" ifadesini kullandı. 

"İnsanlığın en onurlu mesleklerinden birini yapıyoruz" diyen Müezzinoğlu, mesleğin icrasında sıkıntı ve zorlukların yaşanabildiğini bildirdi. Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Kendi yaşamımızın yarınlarına ait planlarımızda ve güven duygumuzda sorunlarımız var. Hizmeti sunduğumuz insanlara daha güçlü, daha saygın, daha iletişimi güçlü hizmeti sunmakta sorunlarımız var. Ama 12 yıldır AK Parti iktidarı döneminde de önündeki sorunları hızla azaltan ve hızla yeni hedeflere ve vizyonlara yürüyebilen anlayışımız var.

12 yıl önce mesleğe saygı sunumunda ve vatandaşımızın bu meslek mensuplarına ulaşımındaki farklılığı bugün çok daha çarpıcı görebiliyoruz. Bu anlamda kamuoyu ve değişik alanlarda yapılan araştırmalarda şunu görüyoruz. Vatandaşımızın sağlık hizmeti alımındaki memnuniyet yüzde 39'lardan yüzde 74'lerin üzerine çıktıysa burada birinci hak sahibi hekimlerimiz ve diğer sağlık çalışanlarımızdır. Bunu planlamakta ve organize etmekte tabii ki yöneticilerin ve siyasi iradenin önemli bir rolü var."

“Şifa bulan eller, şifa veren elleri ziyaret edecek”

Müezzinoğlu, hekimlerin çalışmalarının maddi karşılığı olamayacak kadar büyük olduğunun altını çizerek, "Şubat ayı itibarıyla başladığımız ve bugün geldiğimiz noktada Türkiye genelinde 5 bin 400 yöneticimiz bin ayrı sağlık hizmeti almış 60 bini aşan eve ziyarete gitti" dedi.

Bu kişilerin arasında doğum yapanların, 112'den ve yoğun bakımdan hizmet alanların, ameliyat olanların, kronik vakaların bulunduğunu anlatan Müezzinoğlu, ziyaretlerin yaklaşık 45 gün içinde gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Müezzinoğlu, "Buralarda gördüğümüz en büyük zenginlik, önce büyük orandaki memnuniyet ve teşekkürdür. 'Allah, sizden razı olsun, bize şifa verdiniz' olmuştur. Dolayısıyla şifa veren ellere olan memnuniyet, teşekkür ve dua bizim en büyük zenginliğimiz, geleceğe bakarken en büyük güvencemizdir. Yöneticilerimizin yakaladığı en büyük başarı da hizmet alanın gözüyle aksaklıkları görebilmektir" diye konuştu.

Daha iyi ve kaliteli hizmet sunumunun da sağlık çalışanları ile birlikte başarılabileceğinin altını çizen Müezzinoğlu, sağlık çalışanlarının maddi ve manevi anlamda yanında olduklarını ve yanlarında da olmaya devam edeceklerini belirtti.

Hekime ve sağlık çalışanına güveni daha iyi noktalara taşımakla sorumlu olduklarını vurgulayan Müezzinoğlu, "Yarından itibaren 14 Mart Tıp Bayramı gününü Sağlık Haftası olarak değerlendiriyoruz ve bu haftada şifa bulan eller, şifa veren elleri ziyaret edecek. İnşallah, 10 bin şifa bulmuş hastamız ve yakınları, aileleriyle birlikte onlara şifa dağıtan hekimlerimizi ve sağlık çalışanlarımızın evlerine teşekkür ziyaretlerine gidecek" açıklamasında bulundu. 

Müezzinoğlu, "Önümüzdeki süreçlerde, hasta-hekim ve hasta-sağlık çalışanı ilişkilerini hem iletişim boyutuyla hem vefa boyutuyla dünyaya örnek olacak bir noktaya el birliğiyle taşıyacağız. Ben, bu anlamda Başbakanımıza ve saygıdeğer eşine, hekimlerin hem manen hem madden yanlarında güçlü durdukları için gönülden teşekkür ediyor, onları gönülden alkışlıyorum" dedi.

"Gönül ister ki toplumda şiddet sıfır olsun"

Sosyal ve ruhsal yönden sağlıklı olma halinde tüm dünyada sorunlar yaşandığını dile getiren Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Gönül ister ki toplumda şiddet sıfır olsun. Ailede şiddet sıfır noktasında olsun. Sokakta, sağlık hizmetinde sıfır noktasında olsun. Ama ne yazık ki gerek ruhsal sorunlar gerekse sosyal yönden toplumsal sorunlar nedeniyle ne yazık ki son dönemde bizim yüreğimizi kanatan, vicdanımızı sızlatan şiddet olayları ile karşılaşıyoruz. Tüm fedakarlıkların, özverinin karşısında üzülüyoruz, zaman korkuyoruz zaman zaman da farklı farklı çözümler üretmek için projeler geliştirmeye çalışıyoruz.

Yasal düzenlemeleri olabildiğince daha iyi ve daha caydırıcı noktaya taşımak için önemli adımlar attık, atmaya devam edeceğiz. Biz, özverimizden, fedakarlığımızdan, bu ülkeye ve bu millete olan sorumluluklarımızdan asla uzak durmadan ama bize yanlış yapanlara da sıfır toleransla yaklaşımımızda da asla bir esneklik göstermeden adım adım çok daha iyi noktaya taşıyacağız. Çünkü bir hekime uzatılan el, yalnız bir bireyi rahatsız etmiyor, o hekimden hizmet alacak onlarca yüzlerce hastanın da mağduriyetine sebep oluyor."

"Hükümet  olarak sağlıkta şiddet raporunu devamlı gündemde tutuyoruz"

Hükümet  olarak sağlıkta şiddet raporunu devamlı gündemde tuttuklarını ifade eden Müezzinoğlu, daha iyi ve dana güvenilir koşulların yaratılması için çalıştıklarını bildirdi.

Müezzinoğlu, "Mağdur olan ve şiddete uğrayan meslektaşlarımız da şunu çok iyi bilsinler ki, sadece Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı değil, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sağlıkta şiddete maruz kalanların manen ve madden yanındadır. Bu nedenle, yarınlara daha güçlü yürüyeceğimize inanıyorum. Bu ülkenin sağlık hizmeti sunumu, yalnız ülke insanına değil dünya insanlığına da örnek olacak dinamiklere sahiptir" dedi.  

Başbakan Davutoğlu'na destekleri için teşekkür eden Müezzinoğlu, “Hükümetimize ve TBMM’ye teşekkür ediyorum. Sağlıkla ilgili hangi konuyu gündeme getirsek, hep destek bulduk, daha iyisini yapma gayreti ve samimiyetini bulduk” diye konuştu.

"24 saatten 48 saate kadar gözaltı olabilecek"

Bakan Müezzinoğlu, programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, "Sayın Başbakan, sağlık çalışanlarına şiddete yönelik bir durum olduğunda 24 saatten 48 saate kadar gözaltı olabileceğini söyledi ancak İç Güvenlik Paketi'ndeki o maddeler geçmişti, nasıl eklenecek" sorusunu Müezzinoğlu, "Geçen maddelerin içinde zaten var, bu" diye yanıtladı. 

Söz konusu düzenlemenin, pakette doğrudan sağlık çalışanları cümlesiyle yer almadığını ifade eden Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Ama  şiddet uygulanan ortamlar ve çalışma ortamını bozan durumlarda, mesela acillerde çalışma ortamını bozuyor, kapıyı kırıyor, pencereyi indiriyor ama çalışana şiddet uygulamamış. Onlarda dahi polise 24 saat gözaltına alma, bu organize olursa, yani bir bölgeden 15-20 kişi geldi ve darmadağın ediyor, nereyi bizim acil servisi, ama herhangi bir sağlık çalışanına dokunmamış, bu da yine çalışma ortamını, hizmet verme ortamını bozanları, bir de çalışma ortamında sağlık çalışanınaşiddet uygulayanları 24 saat gözaltına alma maddesi geçti." 

Müezzinoğlu, "Sadece sağlık çalışanı olarak belirtilmediği için tüm kamudakileri mi kapsıyor" şeklindeki soru üzerine ise bunu, İçişleri Bakanlığının yönetmeliklerinin belirleyeceğini söyledi. 

Başka bir gazetecinin, "Keyfi uygulamalara yol açma gibi kaygınız yok mu, yani geniş tanım olduğu için soruyorum" ifadesi üzerine Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Maddeyi birlikte incelersek, orada düzeni bozan, bizim hizmet düzenimizi bozan, nedir, acilde şiddet uyguluyor veya yoğun bakımın çalışma ortamını bozuyor, burada biz sağlık hizmeti veriyoruz. Dolayısıyla bu kapsamın içinde bunlar değerlendirilip, yönetmelikler şekillendirilecek."

Sağlık çalışanlarına yönelik açıklanan müjdeler

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından sağlık çalışanlarına verilen bazı müjdelerin, seçim öncesi açıklandığının belirtilerek, bunun bir seçim yatırımı olarak algılanıp algılanmayacağının sorulması üzerine Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

 "Geçen sene bugünlerde yapsaydık seçim yatırımı demeyecek miydin? Geçen sene Haziran'da yapmış olsaydık seçim yatırımı denmeyecek miydi? Bu ülkede neticede ortama 1,5 yılda seçim yapılıyor. Bütçenin imkanları çerçevesinde 14 Mart Tıp Bayramı'nı da merkeze alarak bir çalışma yaptık. Dolayısıyla 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle derseniz kabul ederim ama seçim yatırımı derseniz kabul etmem. Çünkü 12 yıllık iktidar döneminde, 9 defa seçim yapmışız. O zaman hiçbir iyileşme yapmamamız gerekir ki seçim geliyor denmesin. Bu algı yönetimini doğru bulmuyoruz. Ülke imkanlarını, tüm insanımıza günü gelince en iyi şekilde yansıtma gibi derdimiz var."

Müezzinoğlu, nöbet ücretlerinin yüzde 50 iyileştirilmesi,hekimlerin memuriyette 70 yaşına kadar mesleklerini icra edebilmesi, yıpranma payıyla ilgili çalışmaların yapıldığını söyleyerek, "İnşallah imkanlar verdiğinde daha fazlasını veririz" dedi.

O çağrıların karşılığı yok

14 Mart Tıp Bayramı'nda sağlık çalışanlarının özlük haklarındaki sıkıntıları dolayısıyla boykot çağrıları yapıldığının anımsatılması, bununla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Müezzinoğlu, hükümet olarak bütün sağlık çalışanlarının yanında olduklarını söyledi. 

Müezzinoğlu, yapabileceklerinin en idealini, bu ülkenin tüm çalışanlarına olduğu gibi, sağlık hizmeti sunanlara da 12 yılda yaptıklarını belirterek, "Birileri tabii ki rahatsız oluyor. Rahatsız olanlar da tahrik etmek istiyor. Onlar sokağa çağırıyor, biz hizmete çağırıyoruz. Onlar sokakta olanlarla yürümek istiyor, biz milletle hizmet edenlerle yürüyoruz. Yine hizmet edenlerle daha güzel hizmet yapma adına yürüyüşümüz devam edecek. O çağrıların karşılığı yok. Onlar da onu bilsin" diye konuştu.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler