YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hasarlı binaların elektrikleri kesiliyor
Hasarlı binaların elektrikleri kesiliyor
07 Aralık 2011 11:40
1999 depreminde 20 bin konutun orta hasar aldığı Sakarya'da onarılmayan bin 300 orta hasarlı konutun elektrik ve suları kesilmeye başlandı.

1999 Marmara Depremi'nin ardından yaklaşık 20 bin konutun orta hasar aldığı Sakarya'da, 12 yıllık süre uzatımına rağmen onarımı yapılmayan bin 300 orta hasarlı konutun elektrik ve suları kesilmeye başlandı.

Sakarya Valiliğinin kararı gereği, 5 Aralık'tan itibaren orta hasarlı konutlara kamu hizmeti verilmemeye başlandı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ (SEDAŞ) ekiplerinin kesim işlemlerini tamamlamasının ardından güçlendirme ruhsatı bulunmayan orta hasarlı konutların yıkımına başlanacak.

Sakarya Valisi Mustafa Büyük, yaptığı açıklamada, orta hasarlı binalar üzerinde önemle durulması gereken bir sorun olduğunu ve çözülmesi gerektiğini ifade etti. 12 yıllık sorunu gidereceklerini vurgulayan Büyük, ''Uzun uyarılar, ikazlar ve verilen sürelerin ardından 12 yıllık süre sonucunda bugün oralarda yaşanmasını ve ikamet edilmesinin önlenmesinin ardından bu binaların yıkılması gerektiğini ortaya koyduk. Sosyal güvencesi olmayan mağdur vatandaşlarımıza her türlü yardım yapmayı da sağlamaya devam ediyoruz ama bu iş birebir hak sahipliği meselesi değil'' şeklinde konuştu.

Büyük, Sakarya'da yaşanan depremde 20 bin binada orta hasarlı meydana geldiğine işaret ederek, 12 yıl içinde orta hasarlı konut sorununun bin civarına düştüğünü bildirdi.

Sürecin daha fazla uzatılmaması gerektiğini anlatan Büyük, ''Her geçen gün depreme biraz daha yaklaşıyoruz. Deprem açısından güvenliği olmayan binalarda vatandaşlarımızın yaşaması yanlışından dönülmesini sağlamaya çalışıyoruz. Tek başımıza yapmıyoruz. Bütün yerel yönetimler bu işin içinde. İtirazlar varsa yerel yönetimlerde itiraz mekanizmaları var. Buralarda değerlendiriliyor. 'Vatandaşın binası güvenli ve sağlamsa onu yıkacağız' diye bir şey yok. Orta hasarlıysa ve güçlendirilmesi yapılıp sağlam hale gelmemişse bu binalardan insanlar çıkmalı ve bu binalar yıkılmalı'' dedi.

Büyük, zorunlu bir uygulama yaptıklarını anlatarak, mağdur olan ev sakinlerine her türlü imkanı sağlamaya çalıştıklarını ve problemin el birliğiyle çözülmesi gerektiğini vurguladı.

''Yargıya müracaatlar var''

Orta hasarlı binalara kamu hizmetlerinin verilmemesi nedeniyle bazı ev sahiplerinin yargıya müracaat ettiğini ifade eden Büyük, binaların güvenli olduğunun ortaya çıkarılması durumunda yargının vereceği karara saygı duyacaklarını belirtti.

Büyük, orta hasarlı binaların hemen yıkılmayacağını kaydederek, ''Yargıya müracaatlar var. Tehlikeli olmadığı ortaya çıkarsa buna da saygılıyız. Zaten hemen yıkıma başlamıyoruz. Yani ilk önce insanların içinde yaşamasını önleyip kamu hizmetlerini durduruyoruz. Sonra kişilere uyarıda bulunacağız. Kararlar vereceğiz, tebligatlar yapacağız. Belgelendirip ruhsatlı hale getiremiyorsa vatandaşımızdan bu binaları yıkmalarını isteyeceğiz. Bunlarda İmar Kanunu için verilmiş süreler uygulanacak. Yeni onarım süreleri verme şansımız yok. 12 yıldır zaten o süreler veriliyordu. Öyle bir imkan yok'' şeklinde konuştu.

Adapazarı'nın sıvılaşan bir zemine sahip olduğuna dikkati çeken büyük, şunları dile getirdi:

''Aynı anda bütün binaları yıkma şansımız olmadığı için teknik olarak mümkün olan süreci uyguluyoruz. Burada her belediyenin de imkanları aynı değil. Bazı belediyelerimizde az sayıda bina var. Yani sonuç itibariyle bir şehiriz. Zeminimiz deprem konusunda maalesef bize güven vermiyor. Sıvılaşma olan bir zemine sahibiz ve deprem öncesinde yapılmış, depremde de orta hasarlı olmuş binalarımızı artık koruma şansımız yok. Hatta depremde hasar görmemiş binalarımızı incelememiz lazım. Bunların güvensiz olanları üzerinde yeni işlemler yapmamız lazım.''

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Toçoğlu

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu da depremin ardından 20 bin civarında olan orta hasarlı sayısının 12 yılın ardından bin 300'e gerilediğini belirtti.

Toçoğlu, depremin ardından çok üzücü bir süreç yaşadıklarını kaydederek, ''Sakarya'da bir deprem oldu. Türkiye'de yürekleri dağlayan bir süreç yaşadık. Bu süreçte orta hasarlı olarak belirlenen bu binaların bir yıl içinde onarılması ve güçlendirilmesi gerekiyordu. Tabii 20 bin civarında bir bina bu şekildeydi. 19 bini vatandaşlarımız tarafından süresi içinde onarıldı. Ancak bin 300 tanesi bağımsız daire olarak, üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen onarılmadı. Bunlar kanunen iskan edilmesi yasak olan binalardır'' dedi.

Toçoğlu, Sakarya'nın her an depremin yaşanabileceği bir bölgede olduğunu anımsatarak, orta hasarlı binalarda yaşayan vatandaşların büyük bir risk altında olduğunu savundu.

Vatandaşların can güvenliği için tahliye işleminin yapıldığını aktaran Toçoğlu, şöyle devam etti:

''Bu işi bu mevsimde çok da gönüllü olarak yapmıyoruz ama bu nereye kadar sürecek  11 yıldır binasını onaramayan, kiraya veren, belki kendi oturan insanlar daha ne kadar bu riskle yaşayacaklar  Buna önlem almamız lazım. Buna müsaade etmemiz söz konusu değil. Valiliğimizin başkanlığında, yerel yöneticilere zaten yasalar da böyle bir zorunluluk getiriyor. İlk etapta kamu hizmetlerini engelliyoruz. Daha sonra belediyelerimiz vasıtasıyla bu binaların tahliyelerini sağlayacağız. Elektriğini, suyunu ve doğalgazını kestiğimiz binalarda hala insanlar oturuyor, yaşamaya çalışıyorsa bunları boşaltacağız, iskan edilmesini önleyeceğiz. Ondan sonra belirli bir periyotla onarılmamış ve insan hayatı için tehlike saçan binaların yıkımını sağlayacağız.''

'Geç kalınmış bir çalışma''

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı ve Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün ise uygulamanın geç kalınmış bir çalışma olduğunu anlattı.

Üstün,  yaptığı açıklamada, can güvenliğinin önemine dikkati çekerek, ''Şimdi burada maalesef bütün basında yazdığı gibi bütün insanlarımızın can güvenliği konusunda bir tehlike var. İşte Bayram Otel'de başımıza gelenleri gördük. Oradaki yanlış bir değerlendirme nelere mal oldu, gördük'' dedi.

Depremin ne zaman olacağının bilinemeyeceğini, ancak nerede olacağının bilindiğine dikkati çeken Üstün, bu doğrultuda Sakarya'nın riskli bir bölge olduğuna işaret etti.

Marmara depreminin üzerinden 12 yıl geçtiğini ve ''orta hasarlı konut sorununun'' halen devam ettiğini ifade eden Üstün, şöyle devam etti:

''Değişik sebeplerle ya da bahanelerle bu binalar tamir edilmemiş. Şimdi bu nedenle birtakım insan vicdanını rahatsız eden yollara gitmek yanlış. En önemli şey yaşam hakkıdır. Bu hakkı sıkıntıya sokacak bir adım atmamamız lazım. Burada mağdur durumda olan kiracılar da olabilir. Bu vatandaşlarımıza belediyelerimiz sahip çıkmalıdır. Onlara bu dönemde belki kira yardımı yapılabilir. Çeşitli sosyal yardımlarda bulunulabilir. Artık geldiğimiz noktadan dönmemiz mümkün değil. Tüm kurumlarımız konu üzerindeki duyarlılığını sürdürmelidir. Bizim için en önemli şey can güvenliğidir.''

Üstün, orta hasarlı konutların yıkımının ardından yüksek katlı binalarla ilgilenilmesi gerektiğini kaydederek, depremin ardından Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclisinde alınan kararla iki kat sınırlaması getirildiğini söyledi.

Mevcut binalara 'kazanılmış hak' olduğu gerekçesiyle dokunulamadığına dikkati çeken Üstün, şöyle devam etti:

''Bu binalar deprem görmüş binalar. Bu binalar yoruldu. Allah göstermesin, deprem olduğunda yüksek katlı binalar da büyük tehlike arz ediyor. Bu yüzden Sakarya'da yüksek katlı bina olmamalıdır. Bu doğrultuda çok güzel bir karar almışız, Marmara Depremi'nin ardından. Özellikle insanların oturacağı binalar yüksek katlı olmamalı. Tabii iş merkezi olur, hastane olur, bunlar olabilir. İnsanların can güvenliğinin tehlike altında olmaması için yüksek katlı bina olmamalı. Özellikle merkezde yüksek katlı binalar olmamalı. Buna izin vermememiz lazım.''

SAÜ Rektörü Prof. Dr. Elmas

SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise orta hasarlıların 10 yıldan beri Sakarya'nın kanayan yarası olduğunu söyledi.

Orta hasarlılar konusunda bir şekilde sonuca varılması gerektiğini belirterek, ''Bütün kesimlerin desteğinin olmasında yarar var. Bireysel olunca halk da tepki gösteriyor. Açıkça bu konuda kanun hükümleri var. Sosyal boyutu da var. 10 senedir bu tebliğler yapılıyordu, demek ki her şeyin bir sonu olacak. Sakarya bu konuda normal binalarıyla ilgili de sorunu çözmeli, kaldı ki orta hasarlılar tartışılmaz'' dedi.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler