YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hasan Cemal'den darbe güncesi!
Hasan Cemal'den darbe güncesi!
08 Ekim 2012 21:51
Gazeteci yazar Hasan Cemal, askeri ve sivil okullarda ders kitaplarının demokrasi kültürüne uygun şekilde yeniden yazılması gerektiğini söyledi.

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma 28 Şubat Alt Komisyonu, gazeteciler Hasan Cemal ile Rıdvan Akar'ı dinledi. Hasan Cemal, komisyonda yaptığı konuşmada, 28 Şubat'ın savunulacak bir yanının olmadığını belirterek, o süreçte demokrasi ve hukukun ayaklar altına alındığını, askerin, siyasete acımasızca müdahale ettiğini söyledi. Cemal, medyanın da demokrasi adına kötü bir sınav verdiğini vurguladı. 28 Şubat'ta açık darbe isteyenlerin başarısızlığının, 2002 yılında AK Parti'nin iktidara gelmesi ile yeni darbe tertiplerinin gelişmesine yol açtığını kaydetti. Türkiye'de asker sorununun tam olarak çözülemediğine dikkat çeken Cemal, yapılması gereken anayasal ve yasal düzenlemeler bulunduğuna işaret etti.

  Askerde ve sivilde zihinsel bir dönüşümün yaşanması gerektiğini dile getiren Cemal, "Askeri ve sivil okullarda ders kitapları demokrasi kültürüne uygun şekilde yeniden yazılmalı." diye konuştu. 28 Şubat öncesinde Refah Yol hükümetinin kurulmamasından yana yazılar yazdığını söyleyen Cemal, "Refah Yol kurulursa asker siyasete fena halde girer, dedim. Kısa süre sonra Erbakan hoca başbakan oldu. Demokrasi oyunun bir parçasıdır, darbeler çare değil, dedim. Refah Partisi'nin kapatılmasına karşı çıktım. Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın yanlışları ve olmadık çıkışları, askerin medya ile oyununu hızlandırdı." dedi.

 "ASKER VE MEDYANIN TAVRINI ELEŞTİRMEDİM, BAZI KONULARDA SESSİZ KALDIM"

 O dönemde askerin ve medyanın tavrını eleştirmediğini, ne güzel de demediğine işaret eden Hasan Cemal, şunları dile getirdi: "Açık darbenin önlenmesi, parlamentonun açık kalması, demokrasinin geleceği için önem taşıyor, diye düşündüm. Refah Yol'un düşürülerek yeni bir yolun açılmasının açık darbeyi önleyeceği düşüncesindeydim. Psikolojik savaş yöntemlerine de yeterince karşı çıkmadım. Andıç ve Osman Özbek adlı generalin açık küfründeki sessizliğim beni hala rahatsız ediyor."

 "SÜLEYMAN DEMİREL'İN OYUN İÇİNDE OYUNU VARDI"

 Açık darbenin önlenmesinde, dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in rolünün göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getiren Cemal, "Askerin nizamiyeden dönmesinde Demirel'in etkisi oldu. Ancak Demirel'in oyun içinde oyunu da vardı. Yarı başkanlık sistemi ile medya ve askerle işbirliği içinde, bir süre daha Türkiye'nin başında kalmak istiyordu." dedi.

 Bir komisyon üyesinin, 70'li yılların başlarında Devrim dergisinde yazdığı yazılarla etkilediği kişiler dolayısı ile bir pişmanlık duyup duymadığını sorması üzerine Cemal, "Deniz Gezmiş'in de aralarında olduğu idamlardan duyduğum vicdan azabı kitaplarımda vardır." cevabını verdi.

CHP'Lİ VEKİL İLE YAŞANAN GERGİNLİKTEN KOMİSYONA 5 DAKİKA ARA VERLİDİ

Öte yandan, komisyonda Hasan Cemal ile CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk arasında bir gerginlik yaşandı. Ali Rıza Öztürk, "Bugün darbe tertipleyenler yargılanıyor. Siz neden yargılanmıyorsunuz?" diye sordu. Cemal, "1969-1971'den söz ediyoruz. O dönemdeki darbecilik, devrimcilik dönemini mi eleştiriyorsunuz. Aradan zaman geçmiş, ben bunları zaten kitaplarımda anlatmışım. Ben Halk Partisi'ndeki darbeci damarı anlatmaya kalkarsam, sizi çok üzerim." cevabını verdi. Bunun üzerine sinirlenen Öztürk, "Darbeci geçmişinizi CHP'ye mal edemezsiniz. Geçmişte yapacaksınız, yapacaksınız sonra pişmanım diyeceksiniz. Hiçbir konuğun CHP'yi suçlamaya hakkı yok. 27 Mayıs'ı, 12 Mart'ı, 28 Şubat'ı CHP mi yaptı? Hasan Cemal'in hangi çizgiden hangi çizgiye geldiğini tüm Türkiye biliyor." diyerek tepki gösterdi. Yaşanan bu olay dolayısı ile Komisyon Başkanı Nimet Baş, toplantıya 5 dakika ara verdi.

AKAR: TERÖR VE İRTİCA ALGISININ GÜÇLENDİRİLMESİ AMACIYLA BAŞLATILAN SÜREÇ TARİHİN EN KARANLIK SAYFASI

 Gazeteci Rıdvan Akar ise süreçle ilgili bir sabıka kaydı olmadığını söyledi. Elinden geldiği kadarıyla askeri darbelere karşı bir duruş sergilemeye çalıştığını belirten  Akar, "Günah çıkartma ihtiyacı hissetmedim." ifadesini kullandı. 28 Şubat sürecinin, 1990'lı yılların başlarından itibaren başladığını söyleyen Akar, "Terör ve irtica algısının güçlendirilmesi amacıyla yaşanan süreç cumhuriyet tarihinin en karanlık sayfalarından biridir." dedi.

Darbeler karşısında basının, en önemli sorumlular arasında yer aldığını söyleyen Akar, "Merkez medya genellikle darbecileri destekleyen ve bu darbecilerden beslenen bir tutum içine girmiştir." şeklinde konuştu. 28 Şubat sürecinde irtica ile ilgili bir illüzyon yapıldığını kaydeden Akar, "Örgütler bir anda buharlaşıp ortadan yok oldular. Tarikat şeyhleri, bütün bu radikal silahlı gruplar bugün ortada yoklar, neden o zaman kalabalıktılar." dedi. Akar, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki eğitim modelinin sorgulanması gerektiğine işaret etti. 

CHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler