YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Hamas ile El Fetih'in uzlaşması için çalışıyoruz"
Bakan Davutoğlu, Türkiye'nin Irak politikası, Pakistan'daki gelişmeler ile Filistinli Hamas ve El Fetih grupları arasında uzlaşı sağlanması için yürütülen görüşmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
"Hamas ile El Fetih'in uzlaşması için çalışıyoruz"
19 Ocak 2013 / 10:05 Güncelleme: 19 Ocak 2013 / 11:15

 

Hamas ile El Fetih arasındaki görüşmelere, Türkiye'nin sunduğu katkıyla ilgili soruyu yanıtlayan Davutoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hamas lideri Halid Meşal ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile söz konusu müzakerelere ilişkin görüşme yaptığını, Türkiye olarak bu meselenin bir an önce çözülmesi için çaba gösterdiklerini söyledi.
 
Hamas ile El Fetih arasında başından beri yürütülen her görüşme sürecine aktif katkı sağladıklarını vurgulayan Davutoğlu, ''İhtilafların 2008'de başladığı ilk andan itibaren, bugüne kadar hemen hemen her önemli aşamada, Türkiye'nin katkısı oldu. Son olarak geçen sene de Kahire'de, El Fetih ile Hamas arasında mutabakat sağlandığında, orada bulunan tek dışişleri bakanıydım, Mısır ve Filistin dışişleri bakanı dışında. Biz bu desteği sürdüreceğiz'' şeklinde konuştu.
 
Filistin söz konusu olduğunda, Filistin davasının kimin tarafından savunulduğundan çok nasıl savunulduğuna baktıklarına dikkati çeken Davutoğlu, ''Doğru atılan her adımın yanında oluruz. Bu konuda bir ayrım gözetmeyiz. Gazze savaşında Hamas ile temaslarımızı sürdürdük, ateşkesin sağlanması için birlikte çalıştık. Filistin'in üye olmayan gözlemci devlet statüsünü kazandığı süreçte, Birleşmiş Milletler zemininde Sayın Abbas ile temaslarımız sürdü, birlikte çalıştık. İki hafta arayla bunlar oldu. Bu anlamda Filistinli bütün kardeşlerimizin yapacağı çalışmaların içinde yer aldık. Yürütülen müzakerelerde inşallah başarılı netice alınır'' ifadelerini kullandı.
 
Filistinlilerin en fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğuna işaret eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
''İsrail'in şimdiye kadar istismar ettiği şey, Filistinliler arasındaki ayrılıktı. Ortadoğu'da kalıcı barışın temeli, Filistinlilerin birlik ve beraberliğinin tesisi ile İsrail'in BM kararları çerçevesinde bir barışa zorlanmasıdır, yönlendirilmesidir. Müzakerelerle ilgili, bu konuda ümitliyiz. Son birkaç gün içerisinde ümidimiz daha da arttı. İnşallah önümüzdeki günlerde daha pozitif, daha güzel neticeler göreceğiz.''
 
''Pakistan'da yaşananları da yakından takip ediyoruz''
 
Pakistan'daki gelişmeleri de yakından izlediklerini belirten Davutoğlu, ''Pakistan ile Türkiye'nin ne kadar yakın olduğu dünyada herkesin malumudur. Pakistan'da bir yaprak kımıldasa bizim gönlümüzde fırtına kopar. Onun için Pakistan'ın huzurunun, istikrarının demokratik süreç içinde refahının sağlanması için beraber olduk, beraber çalıştık. Son bir hafta içerisinde, Pakistan'da yaşananları da yakından kaygıyla takip ediyoruz, taraflarla görüşmeler yapıyoruz. Sükunetle bu meselenin çözülmesine büyük önem veriyoruz'' diye konuştu.
 
Pakistan Başbakanının tutuklandığına dair verilen haberlerde, bu ülkedeki bir Türk şirketiyle bağlantı kurulmasına da değinen Davutoğlu, ''Sanki Pakistan Başbakanına dönük olarak yürütülen hukuki sorunda, temel konu bir Türk şirketiyle ilgili konuymuş gibi algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu doğru değil. Tabi Türk şirketinin orada hukuki ihtilafı var ama bunu Pakistan Başbakanının tutuklanması kararına giden tek sebepmiş gibi yanlış bir haber yayınlandı, bu doğru değil'' şeklinde konuştu.
 
''Irak'ın bütünüyle ekonomik işbirliğine girmek istiyoruz''
 
Türkiye'nin Irak politikasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, ''Bizim için Irak'taki bütün taraflar, bütün şehirler, bütün bölgeler aynı ölçüde, kardeşlik duygusuna sahip olduğumuz kesimlerdir'' dedi.
 
Türkiye'nin, herhangi bir bölgeyle diğerlerinin aleyhine yoğun ilişkilere girdiği iddialarının doğru olmadığının altını çizen Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
''Ancak Kuzey Irak bölgesi, Türkiye'nin Irak'a açılan bir kapısıdır. Bu bölgeye de tam bir ekonomik işbirliği sürecine girilmesinden daha doğru bir durum yok. Biz Irak'ın bütününe açılan kapı olarak Kuzey Irak'ta ekonomik, kültür, enerji işbirliğimizi artırarak sürdüreceğiz. Bu, Irak'ın hukuki normları içerisinde yürüyen ilişkilerdir. Kimsenin bundan rahatsızlık duymasını gerektirecek bir durum değildir. Onlarca ülke, Kuzey Irak'ta benzer projeler için çalışmalar yapıyor. Başkaları için normal olan hususun, Türkiye için anormal gibi gösterilmesi iyi niyetten yoksundur. Biz Irak'ın bütünüyle, Erbil ile olduğu kadar Basra ile de en yoğun ekonomik işbirliğine girmek istiyoruz. Bunun için de Sayın Maliki ile ortak kabine toplantısı yaparken de perspektifimiz buydu.''
''Kuzey Irak ile geliştirilen ilişkiler, enerji konusundaki işbirliğimiz hiçbir kesime karşı değil'' diyen Davutoğlu, ''Aslında bu işbirliği, Irak'ın zenginliğine katkıda bulunacak ilişkilerdir, Irak'ta şu anki kurallara, normlara, yasalara uygun çerçevede geliştirilen ilişkilerdir. Aslına bakarsanız Irak'ta şu anda yapılması gereken acil işlerden birisi, Hidrokarbon Yasası'nın bir an önce çıkarılıp Irak'ın bütün kaynaklarının Irak'ın bütünü için kullanılmasının önünü açmaktır. Irak büyük bir hazine üzerinde oturuyor ama içerideki siyasi ihtilaflar sebebiyle bu en etkili şekilde değerlendirilmiyor'' diye konuştu.
 
Suriye'de rehin tutulan Lübnanlılar
 
Davutoğlu, Suriye'de rehin tutulan Lübnanlılar ile ilgili bir soru üzerine de şunları söyledi:
 
''Lübnan'ın bizim dış politikamızda özel bir yeri vardır. Geçmişte Lübnan'daki krizde olduğu gibi son dönemde Lübnan'ın karşı karşıya kaldığı her sıkıntıda, Lübnan'ın yanındayız. Lübnan'daki bütün kesimlerin yanındayız. Bu sebeple Lübnanlı bazı vatandaşların Suriye'de kaybolmasından sonra gece gündüz, hem diplomatik hem de istihbarat kanallarımızla onların yerini tespit ve salıverilmeleri konusunda büyük çaba sarf ettik. Şu anda büyük bir çaba sarf ediyoruz. Bütün kurumlarımızla, ümit ederiz ki, geçmişte Türkiye üzerinden ailelerine kavuşan iki kardeşimiz gibi geri kalan kardeşlerimiz de ailelerine kavuşur. Türkiye elinden gelen her çabayı gösterecektir.''
Lübnanlı rehinelerle ilgili meselede, Türkiye'nin Lübnan'daki imajını bozmak isteyen, Türkiye'ye karşı provokasyon yapmak isteyen çevreler olduğuna da işaret eden Davutoğlu, bu çevrelere fırsat verilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
 
 
AA
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler