YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Halkıyla mücadele eden hiç kimse yaşamayacak"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, halkıyla mücadele eden hiç kimsenin yaşayamayacağını söyledi.
"Halkıyla mücadele eden hiç kimse yaşamayacak"
27 Şubat 2013 / 07:06 Güncelleme: 27 Şubat 2013 / 07:26

Davutoğlu, AK Parti Ankara İl Başkanlığı Siyaset Akademisi'nde düzenlenen, ''Lider Ülke Türkiye Yerel Yönetimler 2'' başlıklı programın açılışında yaptığı konuşmada, Ankara'nın son başkent olmasına rağmen, daha önceki bütün başkentlere ilham vermiş manevi bir mirası bulunduğunu belirterek, İstanbul'un, fethin manevi mimarı Akşemseddin Hazretleri'nin manevi terbiyesini Hacı Bayram Veli'nin çilehanesinde aldığını hatırlattı.

Geçen hafta Ankara'da bulunan Libya Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdülcelil ile Hacı Bayram'ın çilehanesine gittiklerini ve orada Akşemseddin'i anlattığını ifade eden Davutoğlu, Abdülcelil'in gözlerinin dolduğunu kaydetti.

Davutoğlu, Ankara Savaşı kaybedildiğinde devletin Fetret Dönemi'ne girdiğini, yine Ankara'da yeni bir meclis kurulduğunda yeni bir devletin ortaya çıktığını dile getirerek, bunun bir tesadüf olmadığını söyledi.

''Biz geçici muharebeleri kaybedebiliriz ama emin olun kalıcı savaşları hiçbir zaman kaybetmeyiz, kaybedemeyiz'' diyen Davutoğlu, Ankara'nın, milletin hem manevi hamurunu temsil ettiğini hem de siyaseten başının eğilemeyeceğinin siyasi anlamını ifade ettiğini kaydetti.

Davutoğlu, Hacı Bayram'ın, Akşemseddin'in izinden yürüyenlerin, kullara tabi olmayı kabul edemeyeceğini vurgularken, ''Bu kişilerin siyasetlerinin temeli ahlak ve vicdandır. Hiçbir zaman çıkarı ve geçici mekanları siyasetin amacı haline getirmezler. Onun için Fatih olmadan önce Akşemseddin'in dizinin dibine çökmek lazım, Akşemseddin olmak için de Hacı Bayram'ın'' diye konuştu.
    
'Tarihin arkasından koşmak üzere siyasete girmedik''

''Stratejik Derinlik'' adlı kitabında, ülkelerin ''coğrafya ve tarih'' parametrelerini değiştiremeyeceklerini belirttiğini ifade eden Davutoğlu, Anadolu coğrafyasının hangi harita baz alınırsa alınsın merkezi niteliğini kaybetmeyen bir coğrafya olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin tek boyutlu dış politikasının olamayacağına işaret eden Davutoğlu, böylesine merkezde bir coğrafyada yaşayanların daima çok boyutlu düşünmeleri gerektiğini belirtti.

Davutoğlu, tarihin arkasından koşmak üzere siyasete girmediklerini ifade ederek, ''Tarih akacaksa önce içinde biz akacağız ve bizimle birlikte tarih akacak. Buna inanmadıkça bu ülkenin siyasetini geleceğe taşıyamazsınız'' dedi. Tarihteki rolleri bağlamında iki grup ülke olduğunu kaydeden Davutoğlu, ''Birincisi tarihte özne olmuş devletlerdir, diğerleri ise akış içinde şekillenmiş devletlerdir. Bizim milletimiz, tarihte özne olmuş bir millettir. Tarihte özne olmuş bir millet bir daha sıradanlaştırılamaz'' ifadesini kullandı.

İddialı olmadan bu coğrafyada var olunamayacağının altını çizen Davutoğlu, AK Parti hükümetleri döneminde hiçbir zaman ''bekle-gör'' esasına dayalı dış politika takip edilmeyeceğini, hiçbir uluslararası sorunun Türkiye olmadan konuşulamayacağını belirtti.

''Ortadoğu rejimleri kendi haklarıyla mücadele ettikleri için çöktü''

Davutoğlu, Ortadoğu rejimlerinin kendi haklarıyla mücadele ettikleri için çöktüklerini anlatarak, ''Halkıyla mücadele eden hiç kimse yaşayamaz. Bu kaçınılmaz bir kaderdir. Bizim gücümüzün temel odağı milletimizin harekete geçmesidir. Kendi milletiyle, halkıyla yürüyen bir liderlik var. Halkı kendine düşman olarak gördüğünde, aslında kendi atardamarlarını kesiyorsun demektir'' diye konuştu.

Hiçbir olumsuz senaryonun özgürlüklerin yok edilmesinden daha kötü bir sonuç doğuramayacağını belirten Davutoğlu, ''Çünkü özgürlük insanlık onurudur. Halkından korkanlar o onura saygı göstermezler. İşte Suriye rejiminin düştüğü durum, bu sebeple onursuzluktur'' dedi.

Türkiye'nin bölgesel açılımlarının ekonomiye de önemli katkıda bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

''Afrika'ya açılma kararı aldığımız 2005 yılında, Etiyopya'da 50 milyon dolar yatırımı olan sadece bir Türk şirketi vardı. Şimdi ise toplam 3 milyar dolarlık yatırım sağlayan 341 Türk şirketi var. Şu anda tüm Afrika ülkelerinden gelen taleple uğraşıyoruz. Bu bir öngörü meselesidir. O zaman Afrika'ya açılımımızı 'eksen kayması' olarak nitelendirenlerin dünyaları tek boyuta endeksli. Bizim ise boyut ve sınır tanımayan bir dünyamız var ve aramızdaki anlaşmazlığın da temel sebebi bu. Onlar kendilerine giydirilmiş at gözlüğüyle düşünüyorlar. Biz ise gözlüğü, gözü tanımıyoruz, çünkü gönül gözüyle düşünüyoruz.''

Bu arada Davutoğlu'na, doğum günü olması sebebiyle etkinlikte pasta kesilirken, AK Parti Siyaset Akademisi'nden bir kız öğrencinin Erasmus programı kapsamında yurtdışına gidebilmek için Davutoğlu'ndan yardım istemesi, salonda bulunanların tebessüm etmesine neden oldu.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler