YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hakarete varan ifadeler
Hakarete varan ifadeler
01 Nisan 2010 19:53
Panelde konuşan Kanadoğlu, Özden ve Çölaşan kişiler, kurumlar ve halk hakkında hakarete varan ifadeler kullanıldı

Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, referandumda halkın 'evet' dediği bir Anayasa değişikliğini hiçbir partinin Anayasa Mahkemesi'ne götürmeye cesaret edemeyeceğini söyledi.

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden ise, halkoylamasından sonra kararın Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesinin mümkün olmadığını belirtti.
 

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ve Eski Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, Atılım Üniversitesi'nde "Anayasa Değişiklik Tasarısı" konulu panele katıldı.
 

Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunçer Karamustafaoğlu'nun oturum başkanlığını yaptığı panelde, Başbakan'dan Anayasa Mahkemesi Başkanı'na, Meclis Başkanı ve vatandaştan Cumhurbaşkanı'nın davetine icabet eden hukukçulara kadar hakaret içeren ifadeler kullanıldı.
 

ÇÖLAŞAN: SESİM NİYE AZ ÇIKIYOR?
Amacın, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu (HSYK) siyasete bağlamak olduğunu savunan Çölaşan, diğer amaçların süsleme olduğunu ileri sürdü.

 ÇÖLAŞAN: MECLİS BAŞKANI, İSMİNİ UNUTTUĞUM ŞAHIS
Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi halinde "1982 Anayasası'nın mumla aranacağını" iddia eden Çölaşan, değişikliğin toplumsal uzlaşmayla hazırlanmadığını savundu.
 

 Anayasa değişikliği paketi teklifinde imzası olduğu iddia edilen TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'i 'particilikle' suçlayan ve hakaret eden Çölaşan, "Oy vermemesi gereken Meclis Başkanı, tarafsız olması gereken Meclis Başkanı, ismini unuttuğum şahıs, bu kişi imza atmış teklife. AKP'li olmaktan sınırlayamamış kendini. Hâlbuki Meclis Başkanı tarafsız, oyu yok; ama çünkü Bakanlar Kurulu'nun oyları önceden alınmış. Önceden alınınca oraya nedense herhalde 'herkes atıyor ben de atayım' diye düşünmüş ve de imzalamış. Bakın böyle hazırlanmış bir şeyin önce demokratik olma durumu yok." dedi.

 "AKILSIZ, CAHİL BİR HALKA DUYDUKLARI GÜVEN..."
 "Yargı konusunda halkın cahil, akılsız; çok affedersiniz bunu söylemek zorundayım. Benim kanaatim değil. Bu yönetenlerin halk hakkındaki kanaatleri. Akılsız, cahil bir halka, ben onu yalan yanlış anlatırım, alırım oyunu diye duydukları güven." diyen Çölaşan, değişiklik konusunda görüşler alındığını; ama yerine getirilmediğini ileri sürdü.

 KANADOĞLU, HÜKÜMETİ KUTLADI

Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ise, sözlerine, siyasi iktidarı kutlayarak başladı. Kanadoğlu, dünyada hiçbir hükümetin bu hükümet kadar gündemi değiştirmede başarılı olmadığını savunarak, hükümeti bu nedenle kutladığını söyledi. Anayasa değişiklik teklifinin halktan geldiğine inanmadığını dile getiren Kanadoğlu, Avrupa Birliği'nin istediğinin de "koca bir yalan" olduğunu iddia etti.
 

Türkiye'de geçerli olan rejimin adının doğru konulması gerektiğini anlatan Kanadoğlu, demokrasi olduğunu söylemenin halkın aklıyla alay etmek olacağını savundu.
 

Venedik Komisyonu'nun bağlayıcılığının olmadığını savunan Kanadoğlu, her demokrasinin kendini korumaya yönelik önlemler alacağını kaydetti. Sözü Anayasa Mahkemesi'ne getiren Kanadoğlu, hakimi olmayanın mahkeme olamayacağını; hukukçu olmayanın ise hakim olamayacağını iddia etti.
 

Yürütmeye bağlı yargı istendiğini savunan Kanadoğlu, bunun adının demokrasi değil "dikta, tek kişi sultası" olduğunu ileri sürdü.
 

"KENDİ İFADELERİ İLE HAP HAZIRLANDI"

Kendi ifadeleriyle bir hap hazırlandığını ve bunun yutturulmak istendiğini iddia eden Kanadoğlu, "İşte 'hapı yuttu' sözü herhalde bizim toplumumuza böyle sunulan hapların nasıl sonuç getireceğini ortaya koymak için güzel bir örnektir. Onun için halkımıza 'hapı yutmayın' deme bizim ve sizin de görevi olmaktadır." diye konuştu.

 ÖZDEN: REFERANDUMDAN SONRA ANAYASA MAHKEMESİNE GİDİLEMEZ
Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden de, Anayasa değişiklik taslağının 1876 Teşkilatı Esasiye'den daha kötü olduğunu iddia etti.
 

1982 Anayasası'nın 1961 Anayasası'nın çok kötü bir kopyası olduğunu ve askerin bunu kendisi için yaptığını dile getiren Özden, değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.
 

Halkoyuna gidildikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamayacağını söyleyen Özden, bu yolun kapalı olduğunu ifade etti. Siyaset adamlarının kültürleri, terbiyeleri, siyasal etik yönünden de Anayasa taslağına yansıdığı gibi yeterli olmadığını iddia eden Özden, kendilerini kendilerinden kötülerinin yönettiğini ileri sürdü.
 

Anayasa'nın geçici 15. maddesinin kaldırılmasının hiçbir işe yaramayacağını savunan Özden, "Halk partisinin lideri söyledi, 28 Şubat darbedir. Niye darbe olsun? Bizim dışımızda oldu, sonradan öğrendik. Cumhurbaşkanı'nın başkanlık ettiği kuruldaki üyelerin başına silah mı dayadılar karar alınması için. Hayır, karar alındı, 11'i de imza attı. Bakanlar Kurulu'na gitti, bakanlıklara bu kararlara uyun dendi. Peki, neresi bunun darbe? Halkı kandırmak için, ister muhalefette olun ister iktidarda olun yanlış yola saparsanız bunun sonu karanlıktır." şeklinde konuştu.
 

"Kendi dışında kimseye güvenemez hale geldiğini" anlatan Özden, yargının yüreğinin rahatsız edilmeye çalışıldığını belirtti. Başbakan'ın sözlerini hatırlatarak 'halk dalkavukluğu' yapıldığını ileri süren Özden, modern Hitler türediğini iddia etti.
 Bir öğrencinin, "Türkiye'yi iyileştirmek için illa bir darbe mi yapmak gerekir?" sorusuna eski Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, her şeye rağmen demokrasi istenmesi gerektiğini belirterek, halkın aydınlatılması, uyandırılması gerektiğini savundu.

"27 MAYIS DEVRİM"

İhtilallerin çağdışı olduğunu dile getiren Özden ise, 27 Mayıs'ı devrim olarak nitelediğini; ancak şimdi keşke olmasaydı dediğini aktardı. İlla darbe gerekmediğini bakış ve duruşlarla etkileyebilineceğini vurgulayan Özden, kendi konferanslarına katılımın az olduğunu belirterek 'sıkma başlıların' toplantılarına katılanların ise kaldırımlara kadar taştığını söyledi.
  CHA

etlikler
 // engin öz
bence bu etliklerin her söylediğini haber yapmaya bile değmez..
adamlar hazımsız izansız kuvvacı artıkları siz gündemde tutarsanız onlarda kusmaya devam ederler....
01 Nisan 2010 21:06
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler