17 Aralık 2017 Pazar
  • Altın155,894
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1437
  • İstanbul16 °C
  • Ankara11 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya15 °C
  • Adana17 °C
  • Antalya18 °C
  • Diyarbakır11 °C
  • Bursa20 °C
  • Kayseri14 °C
  • Kocaeli21 °C
  • Şanlıurfa15 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hain saldırının görgü tanığı konuştu
Bingöl’de, iki polisin şehit edildiği saldırıya karıştıkları iddiasıyla dört kişinin öldürüldüğü araçtan sağ kurtulan Erhan Şenyuva önceki gün saklandığı evde yakalanarak, tutuklandı.
Hain saldırının görgü tanığı konuştu
05 Kasım 2014 / 19:26 Güncelleme: 05 Kasım 2014 / 19:43

Şenyuva, Bingöl Terörle Mücadele Şubesi’nde alınan ifadesinde, o gün üç PKK militanını Yayladere’den alıp Lice’ye götürmek üzere yola çıktıklarını, şehir merkezine hiç uğramadıklarını ve polislerin şehit edilmesi olayını yolda duyduklarını ileri sürdü. 

Genç ilçesi girişinde polis tarafından durdurulduklarını anlatan Şenyuva, teslim olmayı değerlendirirken, arkada oturan örgüt üyesinin araçtan inip elindeki silahın kolunu çektiğini ve bunun üzerine çatışma çıktığını anlattı.

Şenyuva, “Örgüt mensubu araçtan inerek, elindeki silahın kurma kolunu çekti. Bunun sesini duydum ve her taraftan ateş sesleri gelmeye başladı. Örgüt mensuplarının ne kadar ateş ettiğini, polislerin nereye ateş ettiğini görmedim. Ben o gün il merkezine hiç gitmedim. Saat 13.30’dan sonra hep il dışındaydım” dedi. 

Olay gününü anlattı

Bingöl’de, serbest meslek işi yaptığını anlatan 36 yaşındaki Şenyuva, TEM’de alınan ifadesine göre; 9 Ekim günü saat 13.00 sularında BDP üyesi Ali Bozan tarafından arandı. Ali Bozan yanına çağırdığı Şenyuva’ya, “Yayladere’de bulunan Ali Kılıçgedik’i gidip almamız gerekiyor. Benim şoförlüğüm olmadığı için aracı sen kullanırsın” dedi.

Araç kiralayan ikili, Yayladere’ye doğru yola çıktı. Kırsaldaki bir ormanlık alanda araç durdu. Ali Kılıçgedik yanında beş kişiyle geldi. Bu beş kişiden ikisi, PKK militanlarının ‘leşker’ adını verdiği giysiyi giyiyordu.

Beş kişide silahlar ve teçhizatlar vardı. İki PKK’lıdan uzun boylu olanı, yanlarındaki üç sivili göstererek, “Bunlar Suriyeli. Burada işimize yaramıyorlar. Bunları alıp Lice bölgesinde Şehit Evindar alanına götüreceksiniz” dedi.

Yaklaşık on dakika sonra, içinde Erhan Şenyuva, Ali Bozan ve üç sivilin bulunduğu araç yola çıktı. Üç kilometre önlerinde, gözcü olarak hareket eden Ali Kılıçgedik’in kullandığı araç vardı. İki araç Kiğı Baraj Gölü, Adaklı, Horhor ve Sancak köyünü dolaştı.

Öndeki Kılıçgedik ile arkadakiler arasında, “Gelin çorba ısmarlayayım” şeklinde bir parola belirlenmişti. Bu, yolda polis ya da çevirme olmadığı anlamına gelmekteydi. Doğumevi Kavşağı’na geldikleri sırada Erhan Şenyuva’yı kuzeni aradı ve “Emniyet müdürü ve beraberindekileri taramışlar” diye haber verdi.

Şenyuva bunun üzerine araçtakilere, “Araçla gitmeyelim, yürüyerek gitsinler” önerisinde bulundu. Ali Bozan’ın bu öneriyi reddetmesi üzerine yola devam edildi. Araç, Genç ilçesi girişinde yolu çeviren özel harekat polislerince durduruldu. Şenyuva’nın ifadesine göre, o an şunlar yaşandı:

Polis aracı durdurunca...

“Önümde başka araç yoktu. Genç’ten Bingöl istikametine doğru bekletilen birkaç araç gördüm. Uygulama noktasına yaklaşınca durdum. İki polis geldi. Biri benim yanımda, diğeri sol arka kapının yanında durdu. Camı yaklaşık 15-20 santimetre açtım. Gelen polisler özel harekat kıyafetli ve yüzlerinde kar maskesi vardı.

Bana ‘Kimliğini ver’ dedi. Ben de verdim. Daha sonra benim taraftaki camdan arkaya bakarak, ‘Bunlar kim, inşaat işçisi mi?’ dedi. Ali Bozan da ‘Evet, inşaat işleri yapıyoruz’ dedi.

Polis ‘Herkes kimliğini versin, araçtan inin’ dedi. Ali Bozan arka tarafa dönerek, Kürtçe olarak ‘Teslim olalım’ dedi. Ben kapıyı açtım, aşağıya inerken, Ali Bozan’ın arkasında bulunan örgüt mensubu araçtan inerek, elindeki silahın kurma kolunu çekti. Bunun sesini duydum ve her taraftan ateş sesleri gelmeye başladı.

Örgüt mensuplarının ne kadar ateş ettiğini, polislerin nereye ateş ettiğini görmedim. Hızla kendimi polislerin arasından, yolun solunda Bingöl istikametine doğru bekleyen araçların arasına attım. Kadınlar bağrışıyordu. Polisler ‘Herkes yere yatsın’ diye bağırıyordu.

Bunların arasında yattım. Çatışma 10-15 dakika sürdü. Yerde yatanlarla bekledim ve arka tarafta 2-3 kişinin Genç’e doğru gittiğini görünce onlarla gittim. Ben o gün il merkezine hiç gitmedim. Saat 13.30’dan sonra hep il dışındaydım.”

 

RADİKAL

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler