YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Haddini bildiririz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,Erdoğan, 'Kendi halkına vahşice zulmeden, halkına ait silahları acımasızca halkına çeviren, çevre ülkelere hukuksuz saldırganlık yapan her kim olursa olsun haddini bildiririz' dedi.
Haddini bildiririz
29 Haziran 2012 / 16:56 Güncelleme: 29 Haziran 2012 / 17:03

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz, tarihimizle olduğu kadar bugünümüzle, geleceğimizle büyük bir devletiz. Kendi halkına vahşice zulmeden, halkına ait silahları acımasızca halkına çeviren, çevre ülkelere hukuksuz saldırganlık yapan her kim olursa olsun, hiç tereddüt etmeden haddini bildiririz'' dedi.

Erdoğan, Yeni Erzurum Stadyumu'nda düzenlenen AK Parti Erzurum İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, 10 Haziran 2011 tarihinde Erzurum'da miting yaptıklarını anımsatarak, Erzurum'un 3 Kasım, 22 Temmuz ve 12 Haziran seçimlerinde AK Parti'yi mahcup etmediğini, Erzurum'un 12 Haziran seçimlerinde AK Parti'ye yüzde 69.2 oy oranıyla Türkiye'de en büyük desteği veren illerden biri olduğuna anlattı.

AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, ''Tüm dadaşlara, tüm Erzurumlulara AK Parti'ye verdikleri bu büyük destekten dolayı şahsım, partimin yönetimi adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Biz, bir olduk, birlik olduk, birlikte olduk ve Türkiye olduk. 9.5 yıl boyunca Erzurum bizi hiç mahcup etmedi, biz de Erzurum'u mahcup etmedik. Allah'ın izniyle Erzurum için üretmeye, gururla hizmet etmeye, Erzurum'u büyütmeye devam edeceğiz'' diye konuştu.

Erzurum'un, yakın tarihte çok büyük çileler çektiğini, işgali, mezalimi yaşadığını, insanlık dışı muameleye, katliamlara, işkencelere maruz kaldığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Ama Erzurum, Erzurumlular, dadaşlar yiğitçe, mertçe, kahramanca vatanı savundular ve unutulmaz bir bağımsızlık destanı yazdılar. Buradan Kazım Karabekir Paşa'yı rahmetle yad ediyorum, Nene Hatun'u, Kafkas Cephesi kahramanlarını, Sarıkamış kahramanlarını, Doğu Cephesi şehitlerimizi, katledilen masum Erzurumluları rahmetle anıyor, mekanları cennet olsun diyorum'' dedi.


-''Onuru, vatanı, bayrağı, kutsal değerleri için yaşayan bir milletiz''-


Başbakan Erdoğan, 1915 yılında Erzurum'un işgal edildiğinde sadece Erzurum'un değil, Türkiye'nin değil tüm İslam dünyasının gözyaşı döktüğünü belirterek, şöyle konuştu:

''Erzurum, mülkü İslam'ın kilidi olarak görülmüş, Erzurum'un işgaliyle o kilidin kırıldığı düşünülmüş, çok geniş bir coğrafyada gözyaşları içinde dualar edilmiştir. İşte bugün bizi yürekten anlayacak, gönülden anlayacak o Erzurum ile kucaklaşmaya geldik. Erzurum'un yiğit, mert, dadaş insanlarıyla hasret gidermeye, dertleşmeye geldik. Bugün Erzurum'dan sadece Erzurum'a değil, sadece Türkiye'ye değil, tüm dünyaya barış mesajlarımızı, en güçlü şekilde bir kez daha haykırmaya geldik. Erzurumlu merhum Alvarlı Efe Hazretleri diyor ki; 'Felekde hasılı insan isen bir canı incitme / Günahkar olma fahr-i alem-i zi-şanı incitme'. Bu topraklarda bizim anlayışımız işte budur. Biz, Hacı Bektaşi Veli gibi 'incinsen de incitme' tavsiyesine yürekten inanmış, ama aynı zamanda onuru için, vatanı için, bayrağı, kutsal değerleri için yaşayan bir milletiz.

Büyük Selçuklu Devleti ile Anadolu Selçuklu Devleti ile Osmanlı Cihan Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti ile biz tarihin her döneminde dostluğu, kardeşliği, barışı ve dayanışmayı savunmuş bunun bayraktarlığını üstlenmiş bir milletiz. Ancak hiç kimse bizim sağduyumuzu, itidalimizi, yumuşak başlılığımızı sınamaya kalkışmasın. Tıpkı merhum Mehmet Akif'in söylediği gibi 'Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum. Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum' biz buyuz. Bağımsızlığımız söz konusu olduğunda, istiklalimiz, istikbalimiz söz konusu olduğunda, sınırlarımız söz konusu olduğunda, hak, hukuk, adalet söz konusu olduğunda tıpkı İstiklal Marşımızın emrettiği gibi 'kükremiş sel olur, bendimizi çiğner aşarız'. Bu milleti eğer hala tanımayanlar varsa gelsinler Erzurum'a baksınlar. 12 Mart'ta bu Erzurum'un nasıl kükretiğini, nasıl bir kahramanlık destanı yazdığına baksınlar, bu ülkeyi hala tanımayanlar varsa, Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da kanla yazılan destana baksınlar.''


-''Sen, Suriye'nin BAAS partisi misin, Türkiye'nin Cumhuriyet Halk Partisi misin, nesin ''-


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin büyük bir devlet, onurlu bir millet olduğunu belirterek, ''Biz, tarihimizle olduğu kadar bugünümüzle, geleceğimizle büyük bir devletiz. Kendi halkına vahşice zulmeden, halkına ait silahları acımasızca halkına çeviren, çevre ülkelere hukuksuz saldırganlık yapan her kim olursa olsun, hiç tereddüt etmeden haddini bildiririz'' diye konuştu.

Erzurum'dan ''Türkiye içindeki BAAS sempatizanlarına ve Türkiye içindeki Esed sevdalılarına açık açık seslenmek'' istediğini vurgulayan Başbakan, şöyle devam etti:

''Türkiye'de de biliyorsunuz BAAS'cılar var. Yakın zamanda CHP Genel Başkanı'na bir tavsiyede bulundum. CHP Genel Başkanı'na, Suriye konusunda 'eteğinizdeki taşları dökün' dedim. Suriye konusunda 'ağzınızdaki baklayı çıkarın' dedim. Pazar günü biz, kendisini Başbakanlık'ta ağırladık ve düşürülen uçağımızla ilgili kendisini bilgilendirdik ve 'sorunuz varsa sorun' dedik. Generallerim kendilerini bilgilendirdi, görüntülü kendilerine brifing verdik. Dışişleri Bakanım aynı şekilde diplomatik bütün çalışmaları anlattı. Ben, aynı şekilde, 'soracağınız ne varsa sorun, tavsiyeleriniz varsa, buyurun tavsiyelerinizi de söyleyin' dedik. İnanır mısınız, 'pilotlarımız ne oldu, ondan bir haber var mı ' Bunun dışında ciddi bir soru yok. Toplantıdan çıktı, birbiriyle çelişen ifadelerle Suriye'deki dikta rejiminden ziyade kendi hükümetinin maalesef eleştirisini yaptı. Böyle bir şey olur mu  Sen, Suriye'nin BAAS partisi misin, Türkiye'nin Cumhuriyet Halk Partisi misin, nesin  Yani her talebe 'evet' diyen bir iktidar partisiyiz. Terörle mücadelede randevu talep ettiler, 'buyurun, gelin' dedik. Diğer siyasi partilerden randevu bile vermediler. Biz bu kadar hassasiyet gösteriyoruz, 'acaba iktidar, muhalefet ne yapabilir' bunun için çaba gösteriyoruz, ama bunlarda incelik, nezaket söz konusu değil. Bu ülkenin milli değerleri diye bir şey söz konusu değil. Salı günü çıktı, grup toplantısında aynı şekilde, hükümete nasıl bir fatura keseriz, askerimize nasıl bir fatura keseriz. Faturayı uçağımıza nasıl keseriz bunun gayreti içerisindeler. Önceki gün bir televizyon programına çıktı, aynı şekilde sorumsuzca, pervasızca, çelişkili ifadelerle yine hükümeti, yine dış politikamızı eleştirdi. Açık açık söylüyorum, Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bugüne kadar başına gelmiş en büyük talihsizliktir. Hala siyasetçi olamadı''


-''Biz CHP Genel Başkanı'ndan dış politika dersi alacak değiliz''-


Başbakan Erdoğan, ana muhalefet partisinin genel başkanının en azından milli bir meselede kendi ülkesinin yanında olması gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

''Suriye'ye üzeri kapalı bir eleştiri yöneltip, ardından 'ancak' diyerek Türkiye'yi, hükümeti, dış politikayı kıyasıya, acımasızca eleştirmek milli bir meselede sergilenecek milli bir duruş değildir. Sorumlu bir genel başkan, kendi ülkesine şamar oğlanı benzetmesini yapmaz, yapamaz. Kusura bakmasın, biz CHP Genel Başkanı'ndan dış politika dersi alacak değiliz. Eğer şamar oğlanı arıyorsa aynaya baksın. Haritada Şam'ın yerini bile gösteremeyecek biri, bize dış politika dersi veremez. CHP Genel Başkanı'nın Suriye meselesi, Mavi Marmara meselesi karşısındaki tavrı, çok açık net bir şeklide, en hafif tarifiyle pişkinliktir, pısırık dış politika vizyonudur. Demiyor muydu bu, 'biz olsak Mavi Marmara'ya izin vermezdik' diyen bu değil mi  9 şehidimizin olduğu yerde sesi çıkmadığı gibi, İsrail'in yanında yer alan bu değil miydi  İsrail ile bizim şu anda ilişkilerimizi koparmayı eleştiren bu değil miydi  Bütün bunların hepsi birer siyasi tavırdır, onun tavrı o; İsrail'in yanında yer almak, bizim tavrımız da bu; İsrail'in karşısında yer almak.

CHP Genel Başkanı düşürülen uçağımız karşısında Suriye rejimine yaranmaya, Esed rejiminin hoşuna gidecek ifadeler kullanamaya çalışıyor, yani BAAS rejimiyle CHP'yi yan yana koyuyor. Büyük devletlerin çekemeyenleri olur. Eğer sizin büyüme iddianız yoksa, eğer sizin güçlü olma, güçlenme iddianız yoksa, eğer sizin bölgenizde, dünyada aktif olma, söz söyleme iddianız yoksa herkese ve her şeye göz yumar, ama olduğunuz yerde de sayarsınız. CHP'nin dış politika vizyonu her zaman bu oldu, hiçbir zaman büyüme iddiasında olmadı, hiçbir zaman aktif dış politikadan yana olmadı. Bölgedeki zulümlere, bölgedeki haksızlığa, hukuksuzluğa göz yumdular, hatta kimi zaman destek verdiler. Kusura bakmasınlar bugün artık böyle bir Türkiye yok. Bizim, büyük hedeflerimiz var, bizim, büyük ideallerimiz var. Biz inşallah Türkiye'yi, Cumhuriyetimizin 100. yılında, 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri yapmanın gayreti içindeyiz.'' AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler