YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Günay gözyaşlarını tutamadı
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstiklal Marşı'nın kabulü nedeniyle düzenlenen törende gözyaşlarını tutamadı.
Günay gözyaşlarını tutamadı
12 Mart 2012 / 14:15 Güncelleme: 12 Mart 2012 / 14:21

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Birinci Meclis'te dünyada az bulunur bir destan yapıldığını belirterek, ''Gerçekten yaşanmış, insanların büyük güçlükler içinde gerçekleştirdiği gerçek bir destandır'' dedi.

Günay, Birinci Meclis'te düzenlenen İstiklal Marşı'nın kabul edildiği tarihi oturumun canlandırıldığı temsili törende yaptığı konuşmada, geçen 91 yıl içinde Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı düzeyinde çok daha geniş bir katılımla değişik etkinlikleri yapmaya çalıştıklarını söyledi.

Geçen yıla göre bu yıl kutlamalara katılımın azalmasını garipseyerek karşıladığını anlatan Günay, ''Güç mevsim koşulları içindeyiz, biliyorum ama bu Meclis'te İstiklal Marşı'nı kabul edenlerin herhalde o kabul ettikleri şartları bizim koşullarımızdan çok daha ızdırap verici, zor, dayanılması güç idi'' diye konuştu.

Milli ve manevi günlerden kopulduğu takdirde millet olmanın derinliği ve anlamını önemli bir miktar yitirme tehlikesiyle karşı karşıya gelineceğini ve bu nedenle bu değerlere sahip çıkmak ve bunların üzerinde yeniden düşünmek konusunda daha yoğun bir çabanın olması gerektiğini düşündüğünü dile getiren Günay, ''O yüzden, bizim bakanlığımızın yanısıra özellikle Milli Eğitim Bakanlığına, öğretmenlerimize, okullarımıza daha büyük görevler düştüğü kanaatindeyim'' şeklinde konuştu.

Mehmet Akif Ersoy'un Türk tarihinin mütevazı ama müstesna karakter yüceliğine sahip insanlarından olduğunu vurgulayan Günay, onun okullarda sadece İstiklal Marşı şairi olarak değil, başka bütün inanç, ahlak vasıflarıyla anlatılması ve öğretilmesi gerektiğine işaret etti. Müfredatın yeniden düzenlenmesi düşünülen bu günlerde Milli Eğitim Bakanlığının bu ihtiyacı karşılayacağını umut ettiğini ifade eden Günay, şöyle devam etti:

''Birinci Meclis binası da çok özel bir binadır. Ben buraya kaç kez geldiğimi hatırlamıyorum. Bu binaya her seferinde büyük bir manevi saygı duygusunu içimde hissederek giriyorum. Bir milletin yeniden var olduğu kutsal mekanlardan bir tanesidir. Son zamanlarda tarihe karşı eleştirel bakış öne çıkmaya başladı. Eleştirel bakış elbette olmalıdır. Elbette biz geçmişte ne olup bittiğini bilimsel biçimde öğrenmeliyiz ama eleştirel bakış bir küçümsemeye dönmemelidir düşüncesindeyim. Bu Meclis'te yapılan, dünyada az bulunur bir destandır. Gerçekten yaşanmış, insanların büyük güçlükler içinde gerçekleştirdiği gerçek bir destandır.

Bundan birkaç yıl önce Cumhuriyet Müzesi'ni gezdirdiğim bir Avrupa Bakanını Meclis binasına getirdim. Sonra onu buradaki Atatürk'ün çalışma odasını gösterdim. 'Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün çalışma odası burasıdır' dedim. 'Ciddi misiniz' dedi. 'Evet, gerçekten öyle' dedim. Bakanlar Kurulunun toplantı salonunu da gösterdim. Yüzüme baktı ve 'Ne kadar büyük bir şey başardığınızı şimdi daha iyi anladım' dedi.''

Ankara'da yıllardan beri yaşayıp da bu binayı bilmeyen öğretmenlerin, kanaat önderlerinin olduğuna dikkati çeken Günay, hayat ileriye doğru yaşansa da geriye doğru bakınca anlaşıldığının altını çizdi.


-Günay, göz yaşı döktü-


Birinci Meclis'in Ankara'dan top seslerinin duyulduğu ortamda müzakereler yaparak Ankara'yı terk etmeme kararını almış bulunan kahraman Meclis olduğunu anımsatan Günay, Meclis'i Ankara'dan Kayseri'ye taşıma tartışmaları olurken Doğu'daki Kürt aşiretlerinden birisinin temsilcisi olarak kürsüye çıkan bir vekilin, 'Biz buraya kaçmaya gelmedik. Biz buraya ölmeye, savaşmaya geldik' dediğini anlattı.

Ertuğrul Günay, ''Türk'ü ve Kürt'ü ile bu milleti millet yapan bütün unsurların, bir cephede omuz omuza durduğunun en büyük destanların yazıldığı bir Meclis'tir burası. Bu tarihi herkesin bilmesi gerekiyor. Atatürk, düşmanı bu milletin iradesine güvenerek ve bu iradeden aldığı güçle püskürten bir büyük savaşın örnek komutanıdır. Kurtuluş Savaşı ve Atatürk hakkında konuşurken, herkesin bu tarihi dikkatle bilmesi gerekir'' ifadelerini kullandı.

Birinci Meclis'te alınan kararların insanlık tarihi içinde çok özel yer tuttuğunu belirten Günay, Türk milletinin bugünkü gelişmişliği ve varlığının, bu Meclis'in yaptığı mücadeleye bağlı olduğunu vurguladı.

Mehmet Akif Ersoy'un hem cephede savaştığını hem İstiklal Marşı'nı yazdığını, hem Meclis'in üyesi olduğunu, hem de Anadolu'da meydan meydan gezerek Kurtuluş mücadelesini anlatmaya çalıştığını söyleyen Günay, şunları kaydetti:

''Ankara'nın soğuğunda bir mükafatı reddederek milletine ve Meclisine, içinden gelmiş duyguları armağan etmiş bulunan büyük insandır Akif. Akif, aynı zamanda inançlı bir insandır. İnançlarını hiçbir zaman istismar konusu yapmamış, istismar konusu yapanlara şiddetle karşı çıkmış bulunan bir insandır. Akif, inançları şekle indirmemiş, şekle indirenlere şiddetle karşı çıkmış bir insandır. Akif, bu Meclis'in en müstesna mebuslarından bir tanesi olarak, bu Meclis ve bu millet durdukça hatıramızda özel bir yer tutacaktır.''

Günay, sözlerini Mehmet Akif'in ''Allah bir daha bu millete, İstiklal Marşı yazdırmak zorunda bırakmasın ve İstiklal Marşımız milletimizle beraber sonsuza kadar barış ve esenlik içinde, milletimizin bayrağı olarak dalgalansın'' sözleriyle sonlandırdı.

Ertuğrul Günay, daha sonra İstiklal Marşı'nın kabul edildiği tarihi oturumun canlandırıldığı temsili töreni izledi. Tören boyunca duygulu anlar yaşayan ve zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan Günay, törenin bitiminde Meclis kürsüsünden sarkıtılan Türk bayrağını öptü. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler