YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gül'den Ortadoğu için çağrı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ortadoğu'da kitle imha silahlarından (KİS) arındırılmış bölge oluşturma yönündeki çabaların yoğunlaştırılma çağrısında bulundu.
Gül'den Ortadoğu için çağrı
23 Eylül 2010 / 21:29 Güncelleme: 23 Eylül 2010 / 21:36

65. dönem BM Genel Kurulu Genel Görüşmelerinin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Gül, Birleşmiş Milletlerin (BM) misyonunun tüm insanların saygınlık, güvenlik ve refahını korumak olduğunu, bu nedenle barış, güvenlik, istikrar ve refahın Türkiye'nin BM kapsamındaki çalışma ve eylemlerinin temel akidelerini oluşturduğunu söyledi.

Genel Kurulun, Türkiye'yi Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için olağanüstü yüksek bir destekle yetkilendirmesinden bu yana, uluslararası toplumun barış, güvenlik ve refahına katkıda bulunmak amacıyla samimi, nesnel ve etkin bir biçimde çok çalıştığını bildiren Gül, bu iki yıl içinde, Türkiye'nin çeşitli küresel ve bölgesel konular ele alınırken adil ve ilkeli bir tarzda kendi katma değerini ortaya koymaya çalıştığını söyledi.

Türkiye'nin kendi açısından her zaman yüksek öncelik taşıyan bir konu olan barışı koruma ve barışın inşası hakkında Konsey'de cereyan eden görüşmelerde ilerleme sağlanması amacıyla çaba gösterdiğini belirten Gül, ''Bu konuda en üst siyasi düzeyde görüş ve fikir teatisinde bulunulması amacıyla bugün öğleden sonra bir Güvenlik Konseyi Zirvesi oturumu düzenleyeceğiz. Ayrıca, önümüzdeki Pazartesi günü, Terörizmle Mücadele konusunda Güvenlik Konseyinde tematik bir toplantı tertipleyeceğiz'' dedi.

Terörizmin uluslararası toplum için acil ve en önde gelen küresel bir tehdit olduğunu belirten Gül, samimi, etkin, uyumlu ve somut uluslararası işbirliği olmaksızın terörizmle başa çıkılamayacağını, sözde siyasi, ideolojik, etnik veya dini amaçları ne olursa olsun, tüm terör örgütleriyle aynı şekilde savaşılmadığı sürece, terörizme karşı mücadelenin başarısızlığa mahkum olduğunu belirtti.

Günümüzün en ciddi sıkıntılarından birine ortak yanıt verilmesinin başarılı örneklerinden birini de Medeniyetler İttifakı'nın oluşturduğunu belirten Gül, İspanya ve Türkiye'nin girişimiyle oluşturulan ve bugün 122 üyesi bulunan İttifak'ın, BM'den sonra ikinci en büyük uluslararası platform haline geldiğini, bunun da uluslararası toplumun bağnazlık ve çatışma yerine uyum, diyalog ve işbirliğini tercih ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.


-ORTA DOĞU'DA KİS'TEN ARINDIRILMIŞ BÖLGE OLUŞTURULMASI ÇAĞRISI-


Kitle imha silahlarının yayılmasının çağdaş dünyanın karşı karşıya olduğu risklerden birini oluşturduğunu belirten Gül, nükleer silaha sahip olan ülkeler de dahil olmak üzere, tüm üye devletlerin, kendi politikalarında adil ve ilkeli bir yaklaşım benimsemedikleri sürece bu tehdidin üstesinden gelinemeyeceğini söyledi.

Gül şöyle konuştu:

''En hassas bölgelerin merkezindeki bazı ülkelerde nükleer silahların fiilen mevcut olduğu gerçeği göz ardı edildiği sürece, küresel düzeyde inandırıcı bir yayılmanın önlenmesi rejiminin oluşturulması mümkün olamayacaktır. Bu bağlamda, tüm üye devletlere, 1991 tarih ve 687 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararında öngörüldüğü ve Genel Kurul tarafından da defalarca bu yönde çağrıda bulunulduğu üzere, Orta Doğu'da Kitle İmha Silahlarından (KİS) Arındırılmış Bölge oluşturulması yönündeki çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulunmak istiyorum.''

Türkiye'nin, bu yıl Mayıs ayında New York'ta düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması Gözden Geçirme Konferansında, Orta Doğu'da KİS'lerden Arındırılmış Bölge teşkili amacıyla 2012 yılında bir konferans düzenlenmesi yönünde yapılan çağrıları da desteklediğini vurgulayan Gül, bu ilk adımın, dünyanın diğer bölgelerindeki yayılmanın önlenmesi girişimleri açısından da bir "olmazsa olmaz" teşkil edeceğine inandığını söyledi.


-''KRİZİN ETKİLERİ''-


Küresel sorunların, tek taraflı, ikili veya benzer düşüncelere sahip ülkelerin oluşturdukları küçük gruplar tarafından çözülemeyeceğinin akılda tutulması gerektiğini belirten Gül, ''Bu nedenle, küresel sorunlarla ilgili olarak çok taraflı bir yaklaşım benimsememiz, bugün her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır'' dedi.

Küresel ekonomik krizin bu tür sorunlardan biri olduğunu belirten Gül şöyle konuştu:

''Yavaş bir iyileşme sürecinde olmamıza rağmen, krizin etkileri bugün hala hissedilmektedir. Gelecekte benzer şokların tekrar yaşanmasını önlemek için, bu küresel krizden doğru dersleri çıkarmamız gerekmektedir. Bu krize en gelişmiş pazarlardaki bazı finansal kurumların sorumsuz davranışları neden olmuştur. Gelişmiş ülkelerdeki küçük bir kesimin hatalarından dolayı sıradan insanlar en ağır bedelleri ödemiştir. Halihazırdaki ekonomik kriz, sorumsuz finans kurumları üzerinde etkin yönetişim ve denetimden yoksun bulunan mevcut küresel ve ulusal mali ve ekonomik mimarilerin zafiyet ve eksikliklerini bir kez daha göstermiştir.''

Türkiye'nin ekonomisinin daha önce alınan kapsamlı ekonomik ve mali önlemler sayesinde dünya ekonomik krizine rağmen rotasında kalmayı başardığını belirten Gül, ''G-20 bünyesinde, küresel büyümeyi tekrar tesis etmeye ve finansal uygulamaları düzene sokmaya yönelik uluslararası çabaları güçlü biçimde destekliyoruz. G-20'nin bu yönde doğru politika ve tedbirlerin belirlenmesinde merkezi rol oynamaya devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler