YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gül'den flaş açıklama...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Türkiye'nin ne kadar caz,p bir ülke haline geldiği ile ilgili önemli açıklamalar kaydetti...
Gül'den flaş açıklama...
27 Nisan 2012 / 21:35 Güncelleme: 27 Nisan 2012 / 23:44

 Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Cumhurbaşkanınız olarak dünyayı takip ediyorum. Birçok ülkeleri ziyaret ediyorum. Birçok ülkelerin cumhurbaşkanları koşarak Türkiye'ye geliyorlar. Eğer herkesin talebine 'evet' desek inanın ben neredeyse her hafta bir cumhurbaşkanı ağırlamak durumunda kalacağım. Türkiye bu kadar cazip'' dedi.

Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gül ile Çanakkale'nin merkeze bağlı Kepez beldesindeki Kolin Hotel'de, Çanakkale Valiliği'nce verilen akşam yemeğine katıldı. Yemekte, şehit ve gazi aileleri, hayırseverler ve  iş adamları da yer aldı.

Gül çifti, salona girişte masalarına gittikleri şehit ve gazi aileleri ile yakından ilgilendi.

Yemek öncesinde Çanakkaleli hayırseverler için plaket töreni gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Gül, hayırseverlere plaketlerini verdikten sonra yaptığı konuşmada Türkiye'nin her tarafından güzellikler bulunduğunu, bunları her gittikleri yerde gördüklerini söyledi.


-''Gayet dinamik bir demokrasimiz var''-


Gül, başka ülkelerde çok büyük ekonomik sıkıntılar, çok büyük kargaşalar çekilirken, hatta Türkiye'nin güneyindeki komşularında çok büyük istikrarsızlıklar, iç mücadeleler görülürken, Türkiye'nin gayet istikrarlı bir şekilde yoluna devam ettiğine dikkat çekerek, ''Avrupa ülkelerinin büyük ekonomik bunalımlarının yanında Türkiye ekonomik büyümesine devam ediyor. Gayet dinamik bir demokrasimiz var. Her şey gayet açık seçik, insanlar tarafından tartışılıyor ve konuşulabiliyor. Bütün bunlar aslında Türkiye'nin güzellikleri ve Türkiye'nin gücünü gösteriyor. İnsanlar düşündüklerini gizli konuşsalar, insanlar düşündüklerini paylaşamasalar bu hiç iyi olmaz. Ama bugün herkes paylaşıyor, herkes konuşuyor. Kimini beğeniyoruz, kimini beğenmiyoruz. Günü geldiğinde de tabii ki hepimiz buna göre hareket ediyoruz'' şeklinde konuştu.

''Ülkemizin, memleketimizin kıymetini bilmemiz gerekir'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:

''Bu ülke doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar hepsi hepimizindir. Çanakkalelinin ne kadar Van'da oturma hakkı varsa, Van'da doğanın da Çanakkale'de oturma hakkı var. Dolayısıyla bu ülkenin her tarafından hepimizin hakkı vardır. Bu ülkenin vatandaşları olarak hepimiz birbirimize eşitiz. Noksanlıklarımız olabilir, eksikliklerimiz olabilir, şikayetlerimiz olabilir. Bunların hepsi de normaldir. Ama bunların hepsini biz el birliği içinde çalışarak gerçekleştireceğiz ki gelecek nesillere çok daha güzel bir ülke bırakalım. Bu ülkenin geçmişi ne kadar zenginse, geleceğinin de o kadar parlak ve zengin olacağına gerçekten samimi olarak inanıyorum. Cumhurbaşkanınız olarak dünyayı takip ediyorum. Birçok ülkeleri ziyaret ediyorum. Birçok ülkelerin cumhurbaşkanları koşarak Türkiye'ye geliyorlar. Eğer herkesin talebine 'evet' desek inanın ben neredeyse her hafta bir cumhurbaşkanı ağırlamak durumunda kalacağım. Türkiye bu kadar cazip. Herkes Türkiye ile beraber olmak için, ziyaret için, herkes Türk iş adamları ile iş yapmak için adeta yarış halinde. Ya da davetlerin hepsine gidecek olsam inanın her ay bir ülkeye gitmem gerekir. Her 15 günde bir, bir ülkeye gitmem gerekir. Bunlar her ülkeye nasip olmaz.''

Gül, ''Noksanlıklarımızı, eksiklerimizi hem ülke olarak, hem şehirler olarak, hem kazalarımız olarak tüm bunları gidermek için el birliği içinde çalışalım. Bu şehirde böyle bir uyumu ve heyecanı gördüm. Bugün Çanakkale'nin sokaklarında vatandaşlarımızın gösterdiği sevgi ve muhabbetten ben, eşim, tüm arkadaşlarım büyük bir mutluluk ve heyecan duyduk'' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türk milleti en değerli varlığı canını yeri geldiğinde vatanı için, milleti için, değerleri için, inançları için, dini için hiç gözünü kırpmadan vermiştir'' dedi.

Eşi Hayrünnisa Gül ile Çanakkale'nin merkeze bağlı Kepez beldesindeki Kolin Hotel'de, Çanakkale Valiliği'nce verilen akşam yemeğine katılan Cumhurbaşkanı Gül, burada yaptığı konuşmada, ''Çanakkale'' deyince akla ''şehit'' kelimesinin geldiğini söyledi.

Gül, ''Çanakkale'' deyince neredeyse 100 yıl önce burada Türklerin çok büyük bir sınavının akla geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

''Dünyaya, tarihe verdikleri çok büyük hatıralar gelir ve dünyaya verdikleri ders gelir. 18 Mart 1915'te o mücadele şahikasına ulaştı ve nihayet buraların geçilemeyeceğini bütün dünya gördü. Öyle ki bu mücadeleyi en iyi tabii ki Mehmet Akif uzun uzun anlatmıştır Çanakkale destanında. 'Şu boğaz harbi nedir- Var mı ki dünyada eşi-' diye başladığı, ondan sonra da tüm şehitlerimize hürmeten 'Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber/Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber' diyerek artık sıfatların yapacağı övgülerin, doruk noktasına çıkıp söylenecek her şeyi söylemiş. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Tabii Türk milleti en değerli varlığı canını yeri geldiğinde vatanı için, milleti için, değerleri için, inançları için, dini için hiç gözünü kırpmadan vermiştir. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerde büyük bir özenle yetiştirdiği en eğitimli gençlik ise Çanakkale Savaşları'nda feda olmuşlardır bu vatan için.''

Çanakkale Savaşları'nın dünya siyasi tarihinin yönünü değiştirdiğine işaret eden Gül, şunları kaydetti:

''Belki dünya siyasi tarihi şahit olduğumuz gibi gelişmeyecekti, başka şekilde gelişecekti. Rusya'daki devrimler, Kafkasya'daki, başka yerlerdeki gelişmeler, bütün bunlar belki başka türlü olacaktı. Dolayısıyla 100 yıl önce atalarımız gerçekten canlarını dişlerine takarak bu toprakları savundular ve savunurken de unutulmayacak izler bıraktılar. Ve o büyük mücadeleden aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin, bu yeni devletin doğmasının da temeli atıldı. Yine hepinizin bildiği gibi birçok kahramanlar, isimli isimsiz birçok kahramanlar, Çanakkale'de görev aldılar ve kendilerini gösterdiler, onlardan biri de Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk idi. İlk dikkat çektiği ve ilk öne çıktığı noktalardan birisi oldu. Bugün de milletimiz yine değerleri için, vatanı için, milleti için gözünü kırpmadan şehitler vermektedir. Bugün de yine vatanı için şehit olan tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum ve onların tüm ailelerine hepimiz şükran duygularımızı ifade ediyorum. Gazilerimize de şifalar diliyorum.''

Cumhurbaşkanı Gül, Çanakkale'nin başka özelliklerinin de bulunduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Biraz önce gördüğünüz gibi çok değerli sanayicilere, iş adamlarına, müteşebbislerimize -ki onların bir kısmını, onlara verdiğim plaketlerle hayırseverlik özelliğini hatırlıyoruz- kendi kazançlarının bir kısmını gönüllü olarak halk için, bu topraklar için, kazandıkları bölge için ayıran insanlar. Onların hepsine bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepsi birbirinden çok değerli kişiler. İnanıyorum ki onların sayıları her zaman giderek daha da artacak. Çanakkale deyince tabii ki Türkiye'nin büyük firmaları hemen akla geliyor. Tarım akla geliyor, turizm akla geliyor. Eski tarihlerden kalan Truva'nın bugünlerde daha çok fark edildiğini, Çanakkale olarak öne çıkıldığını hep beraber görüyoruz. Birçok vasıfları var Çanakkale'nin. Bugünkü ziyaretlerimde hep şunu söyledim, buralar o kadar çok zengin, bu kadar çok cazip yerler ki gerçekten insanın içinden buralara koşarak gelip yerleşmesi geliyor. Dolayısıyla burada yaşayan sizler Çanakkale'nin kıymetini çok iyi bilin. Anadolu'nun öyle parçaları vardır ki manevi değeri hepsi birbirine eşit de olsa ama maddi zenginlikleri açısından, iklim açısından, deniz açısından, ormanlık açısından baktığımızda memleketimizin bu bölgelerinin daha ayrı farklılığı vardır. Dolayısıyla bunların hepsinin değerini bilmemiz gerekir. Bugün ilinize yaptığımız ziyaretten ziyadesiyle memnun oldum.''

Gül, konuşması öncesinde Hüseyin Akif Terzioğlu Vakfı Genel Sekreteri Köksal Ustabaş, hayırseverler İbrahim Bodur, Bülend Engin, Fernur Sözen, Fikret Öztürk, Hüseyin Özcan, İsmail Veral adına Barbaros Ceylan, İsmail Bayraktar, Tevfik Başarı ile Salman Tahsildaroğlu'na plaketlerini verdi.

Yemeğe, Vali Güngör Azim Tuna, Çanakkale milletvekilleri Mehmet Daniş, İsmail Kaşdemir, Serdar Soydan ve Ali Sarıbaş, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Hasan Doğan, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile şehit ve gazi yakınları, engelliler ve çok sayıda davetli katıldı. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler