YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gül: Açıklıkla söylüyorum...
Cumhurbaşkanı Gül: 20-30 yıl önce yaşadıklarımız ortada...
Gül: Açıklıkla söylüyorum...
21 Ocak 2010 / 15:05 Güncelleme: 21 Ocak 2010 / 15:08

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "İstikrar tabi ki gereklidir. Ama şu anlama gelmez: Herşeyin çok otoriter bir şekilde yönetileceği anlamına gelmez. İstikrar; sadece ülkenin önünün görülebilir olması demektir. Ve ülkenin meselelerini soğukkanlılıkla alıp, konuşabilmesi, tartışabilmesi ve bunları tartışırken de alabora olmaması demektir" dedi.  

Gül, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) Genişletilmiş Meclis Toplantısı'nda konuştu. Bir ülkenin önüne açan ve kapatan şeyin 'istikrar' olduğuna işaret eden Gül, istikrarı çok geniş anlamda ifade ettiğini ve istikrarın 'bir ülkenin önünün görülür olması' olduğunu belirtti. "Yakın tarihimize baktığımızda bunun analizini eminim ki en iyi sizler yapacaksınız. Çünkü sizler eli taşın altına olan insanlarsınız" diyen Gül, "İstikrar tabi ki gereklidir, ama şu anlama gelmez: Herşeyin çok otoriter bir şekilde yönetileceği anlamına gelmez. İstikrar; sadece ülkenin önünün görülebilir olması demektir. Ve ülkenin meselelerini soğukkanlılıkla alıp, konuşabilmesi, tartışabilmesi ve bunları tartışırken de alabora olmaması demektir" diye konuştu.  
Türkiye'nin demokrasinin güçlenmesi ve derinleşmesiyle gurur duyduklarını ve konularda alınması gereken mesafeler olduğuna inandığını dile getiren Gül, şunları kaydetti: 

"Bunu açıklıkla söylüyorum. Ama hepimiz şu olgunluğu da göstermemiz gerekir. Türkiye'nin hükümetlerüstü karşılaşacağı bazı konular vardır. Bu önemli konuları soğukkanlılıkla almak, tartışmak, bunlarla ilgili farklı fikirler varsa bunlardan karşılıklı faydalanabilmek ve bu meseleleri çözüp Türkiye'nin yoluna devam etmesi gerektiğine de çok inanıyorum. Cumhurbaşkanlığı makamında olan biri olarak, Türkiye'nin meselelerini görmemezlikten gelemem. Bunu açık söyleyeyim. Tabi ki Türkiye'yi yöneten hükümet vardır, sorumlusu odur. Ama Türkiye'nin hükümetlerüstü meseleleriyle de yakından ilgilenmek benim görevimdir. Eğer meseleleri görmez, kapının arkasına saklar, halının altına süpürürsek gelecek nesillere bunları yük olarak taşırız." 
 
'GEÇMİŞTEN DERS ALMALIYIZ' 

Bugünkü birçok meselenin geçmiş yıllarda daha kolay çözülebileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, "Problemler küçükken ve toplumu taraflara ayırmadan eğer ele alınır ve gayet gerçekçi, modern dünyanın ulaştığı seviye dikkate alınarak çözülürse, bundan o ülke, o toplum karlı çıkar. Ama bunları 'aman saklayalım, konuşmayalım' dediğimiz de, gelecek nesillerimiz çok daha problemler kronikleşmiş şekilde yüz yüze gelir" şeklinde konuştu. "O açıdan meselelerimizi kendi inisiyatifimizle hep halletmek zorundayız" diyen Gül, şöyle devam etti: 

"Bugün dünya küçük dünyadır. Herkes birbirine karışıyor, uğraşıyor. Herkes birbirinin zayıf tarafını bulursa, onu yeri geldiğinde istismar ediyor. Bu söylediklerimi kimse yanlışa çekmesin, gayet açık. Yine 20-30 sene geriye gittiğimizde neler yaşadığımız herkesin hafızasında tazedir. Onun için bizler, bunları büyük milli meseleler olarak görmemiz lazım ve bu meselelerde başta şüphesiz ki siyasi partilerimiz olmak üzere, toplumun bütün kesimleri buna kafa yorması gerekir ve yapıcı bir şekilde ele alarak götürmemiz gerektiği kanaatindeyim. Yoksa daha önce yaşadığımız şeyleri tekrarlamış oluruz. Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi, 'Geçmişten ders almamış' oluruz." 
 
'FARKLILIKLARIMIZ, ZENGİNLİĞİMİZDİR. AYRIŞMA UNSURU GÖRÜLMEMELİDİR' 

Dünyanın geldiği son durumda, Türkiye ve dünyanın şeffaflaşmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Gül, "Böyle bir ortam içerisinde tabi ki eski alışkanlıklarda devam etmez. Onun için hepimiz ülkemizin kıymetini bilmemiz gerekir" dedi. Gül, Türkiye'nin büyüklüğünden kaynaklanan çeşitli farklılıklar bulunduğunu ve bu farklılıkların ülkenin zenginliği olduğuna işaret ederek, "Bunları ayrışma unsuru olarak görmememiz gerekir. Yoksa bunların acısını hep beraber çekeriz. Bu konularda benim hassasiyetim gayet açıktır. Aslında ben herkesin hassasiyetinin aynı olduğu kanaatindeyim ama ifade ederken bazen, 'yapıcı mı ifade ediyoruz' yoksa 'yapıcı olmayan bir şekilde mi ifade ediliyor. Meselenin burada olduğu kanaatindeyim" dedi.  

Bir ülkeyi güçlü ve kuvvetli yapanın o ülkenin müteşşebisi olduğunu ifade eden Gül, Türkiye'nin ulaştığı seviyeye özel sektörün katkısının büyük olduğunu vurguladı. Türkiye'nin daha da iyileşme ve özel sektörün önünün açılması için hukuk devletinin olması gerektiğini belirten Gül, bu noktada Türkiye'de köklü reformlar yapıldığını ve 'yapılması gereken çok şeyin de bulunduğunu' kaydetti.   
 
ASO BAŞKANI ÖZDEBİR

ASO Başkanı Nurettin Özdebir de yaptığı konuşmada, karşılıklar yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin süresinin Mart ayında sona ereceğini belirterek, "Ekonomik düze çıkana kadar bu süre uzatılmalıdır" dedi. Ekonomik krizde en ağır darbeyi sanayinin aldığını ifade eden Özdebir, "Biz her hafta 2-3 üyenin kaydını silmekteyiz. Kapanan işletmelerin yeniden faaliyete geçmesi çok zordur. Bu nedenle sanayimizdeki mevcut kapasiteyi korumak için sektörü destekleyecek tedbirler alınmalıdır" dedi.  
Toplantıda, sektör temsilcisi üyelerde söz alarak, yaşadıkları sorunlar hakkında bilgi verdiler.  

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler