18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul18 °C
  • Ankara4 °C
  • İzmir12 °C
  • Konya9 °C
  • Adana19 °C
  • Antalya19 °C
  • Diyarbakır17 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri5 °C
  • Kocaeli4 °C
  • Şanlıurfa18 °C
  • Gaziantep16 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Güçlü Türkiye'yi hazmedemiyorlar
Başbakan Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediyesi iftar yemeğinde konuştu.
Güçlü Türkiye'yi hazmedemiyorlar
29 Temmuz 2013 / 23:40 Güncelleme: 29 Temmuz 2013 / 23:40

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de oynanan oyun sadece içerden değil. İçeride bu işin figüranları var. Türkiye'yi dünyada hazmedemiyorlar, kabullenemiyorlar. Bunu bilmenizi istiyorum" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'de oynanan oyun sadece içerden değil, içeride bu işin figüranları var" dedi.

Başbakan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesince Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen iftarda yaptığı konuşmada, Türkiye'de kimi acı olaylarda olduğu gibi bölgedeki hadiselerde "çifte standart" sergileyenlerin olduğunu dile getirdi. Suriye'de 100 bine yakın kişinin öldüğünü, şu anda Türkiye'de 400 bin sığınmacanın bulunduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunlar bizim kardeşlerimiz. Komşumuz. Akrabalık bağlarımız var ve ramazan ayında bile acımasız bir şekilde oradaki zalim diktatör rejim ölüm kusmaya devam ediyor. Aynı şekilde Irak'ta, her ay ortalama bin kişi ölüyor. Orada da yine süreç aynı. Geliyoruz Mısır'a. İşte Mısır'daki acı tablo. O da ortada. Bütün bunlar acaba içeriden kaynaklanan bir gelişme mi? Yoksa bütün buralar, 'parçala, böl, yönet' mantığı ile dışarıdan kurgulanan bir oyun mu? Evet. İçeriden de dışarıdan organize bir oyunla başbaşayız. Değerli kardeşlerim; aynı durumla Türkiye karşı karşıya. Bakın Türkiye'de oynanan oyun da budur. Türkiye'de oynanan oyun sadece içerden değil. İçeride bu işin figüranları var. İçerideki aktörler aynen dışarıdan kurgulanarak bu oyunun içinde bilerek bilmeyerek rol almışlardır. Bütün samimiyetimle söylüyorum; bir çok olayn içini bildiğim için söylüyorum, güçlü bir Türkiye'yi dünyada hazmedemiyorlar, kabullenemiyorlar. Bunu bilmenizi istiyorum."

Sadece millet sömürülmedi, devlet de sömürüldü

Türkiye'nin 10 yıl önceye göre 3 kat güçlendiğini kaydeden Erdoğan, "Milli geliriyle bakın, bu böyle. Faize bakın. Devletin borçlanma faizinin yüzde 63 olduğu bir Türkiye vardı, bugün yüzde 7-8'lerde dolaşan bir Türkiye var. Kimin cebinden çıkıyordu bu para? Sizlerin; benim vatandaşımın cebinden çıkıyordu. Köylünün, çiftçinin, memurun, işçinin vesaire... Peki bundan kimler istifade ediyordu? Sevgili kardeşlerim; kendimizi aldatmayalım. Bu ülkede bir gecede yüzde 7 bin, yüzde 8 bin faiz kazanmak suretiyle bu milleti sömürenler oldu. Sadece millet sömürülmedi, devlet de sömürüldü" diye konuştu.

Mayıs ayında İstanbul'a üçüncü havalimanı ihalesini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle

"Bütün bunlar olurken bir şey değişiyordu Türkiye'de. İşte bir Mayıs ayı. Mayıs ayında Türkiye, dünyanın ilk üçü içinde yer alacak bir havalimanı ihalesi yapıyor. Bu havalimanı ihalesinde, yılda yüz bin yolcu kapasiteli havalimanının ihalesini yapıyoruz; Yap, işlet, devret ve buradan da 25 yıllığına burayı verirken, 30 milyar avro biz buradan gelir elde edeceğiz. Bunlara, bunların aklı almıyor? Nasıl oluyor da bunlar oluyor diye. Ekonomisinin çöktüğü bir ülkede böyle bir ihale yapabilir misiniz? Yapamazsınız. İşte buyurun üçüncü köprü yapılıyor. Birileri çıkıyor, 'Yaptırmazuk', 'İstemezük' diyor. Bunlar birinci köprüye de karşı çıktılar, ikinci köprüye de karşı çıktılar, üçüncüye de karşı çıkıyorlar. Kaldı ki bu üçüncü köprü, dört gidiş dört geliş ve ortasında da raylı sistemi olan bir üçüncü köprü. Şu anda inşaatı başladı devam ediyor. İnşallah, 2015 sonu gibi bu proje yetişecek. Aynı Boğaz'da, Boğaz'ın altından raylı sistem; Marmaray. Çok engellediler, 4 yılımızı oradan yediler ama şu anda bitme noktasına geldi. 29 Ekim Cumhuriyet kutlamalarını inşallah Marmaray'ın açılışıyla yapacağız bu yıl. Muhteşem bir eser. Pekin'i Londra'ya bağlıyoruz bununla. Türkiye böyle bir görev üstlendi. Bitmedi, onun biraz güneyine iniyoruz. Biraz daha güneyinde, iki tüp üst üste oradan da otomobil geçişlerini yapacağız. Yine deniz altından. Yani Ahırkapı'dan geleceğiz, Haydarpaşa'nın arkasından çıkacağız. Bütün bunlar niye oluyor? İstanbul'un ulaşımını çözelim, modern İstanbulumuz'u modern Türkiye'nin her zamanki gibi taçlı, taçlandırılmış bir şehri olarak inşa edelim. Bunlar hızla devam ediyor. 2015'te onu da açacağız. 2015 çok farklı bir süreç. 2023'e hazırlıklarımızın çok ciddi yürümesi lazım. Çünkü Cumhuriyetin 100. yıldönümü kutlamalarında, dünyanın ilk 10'u arasına girmiş bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bunu sizlerle yapacağız. Hep beraber yapacağız."

Erdoğan, Somali'de Türk büyükelçiliğine yapılan saldırıdan dolayı taziye ve dayanışma mesajları gönderen çok sayıda dost ve kardeş ülke ile uluslararası örgütlere de şükranlarını sunarken, "Mısır ve Suriye'de hunharca katledilen tüm kardeşlerimizi de rahmetle yad ediyor, mekanları inşallah cennet olsun diyorum" ifadesini kullandı.

Dünyada ve Türkiye'de kimi olaylarda çok ciddi bir çifte standartlı bakış açısının hakim olduğunu üzüntüyle gördüklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"İnsanların bir kısmının canlılar arasında ayrım yaptıkları yetmiyormuş gibi artık ölüler, ölümler üzerinden de ayrım yaptıklarını da görüyor, insanlık adına, vicdan adına bundan büyük üzüntü duyuyoruz. Maalesef bugün bölgemizde cereyan eden bir çok hadiseye objektif olarak bakmak, insani bir gözle, vicdan gözüyle bakmak varken, 'bizim cenazemiz', 'sizin cenazeniz', 'bizim katilimiz', 'sizin katiliniz' gibi son derece yanlış, son derece ürkütücü bir bakış açısıyla yaklaşıldığını görüyoruz. Kaybedilen her şey, yerine konur, kaybedilen her şey telafi edilir ama canın telafisi olmaz. Canla birlikte insan onurunun, insan haysiyetinin, insan şerefinin telafisi olmaz. Canlılar kaybedildiğinde onur, haysiyet, şeref kaybedildiğinde, bunların yerine başka bir şey konulamaz, bunlar ikame edilemez. Hem ulusal ölçekte hem küresel ölçekte bugün yaşadığımız hadiseler, gelir ve geçer. Yarın biz birbirimizin yüzüne bakacağız. Yarın bizim çocuklarımız, bizim torunlarımız bu topraklarda, bu coğrafyada, bütün yeryüzünde birbirlerinin yüzlerine bakacaklar.

"Cenazeler üzerinden siyaset yapan bir anlayışa sahip değiliz"

Başbakan Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un, "Geçmişten adam hisse kaparmış/ Ne masal şey/ Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? Tarihi tererrür diye tarif ediyorlar/ Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?" sözlerine atıfla, "İbret alınmadığı, ders alınmadığı, maalesef çok çabuk unutulduğu için tarihin sıkça tekerrür ettiğine, aynı hataların tekrar tekrar yapıldığına şahit oluyoruz" dedi.

Şırnak'ta Şerafettin Elçi Havalimanı'nın büyük bir coşkuyla açıldığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Açılış töreninin ardından 28 Aralık 2011'de Uludere'de hayatını kaybeden 34 kardeşimizin aileleriyle biraraya geldik, onlarla dertleştik, onlarla hasbihal ettik. O zaman da söyledim, bugün de söylüyorum: Orada hayatını kaybedenler candı, Allah'ın, yaratılmışların en şereflisi olarak yarattığı insanlardı, onlar bizim canımızdan kopan parçalardı ama unutmayın Hantepe'de askeri karakola baskın yapılarak, orada ölenler de bizim yavrumuzdu, şehidimizdi. Gediktepe'deki karakola yapılan baskında ölenler de bizim şehidimizdi. Birisinde 18, birisinde 20. Bingöl'de 33 kişinin aynı araçta ne yazık ki baskına uğrayarak şehit edilmeleri de bizim için bir faciaydı. Bunları değerlendirirken, bir tarafı yukarıya öbür tarafı aşağıya olmaz. Her tarafa adil yaklaşacağız, hepsi için de aynı ızdırabı duyacağız. Her şeyden önce onlar, bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarıydı. En başından itibaren biz, hepsine insan nazarıyla baktık, en az anneleri, babaları kadar bizler de onlar için üzüldük, bizler de gözyaşı döktük.

Biz, cenazeler üzerinden siyaset yapan bir anlayışa sahip değiliz. Biz, Hakkın huzuruna göçmüş kişiler üzerinden istismar yapan, onları kullanarak duyguları istismar eden, tahrik eden bir anlayışın içinde hiç değiliz. Her ölüm bütün boyutlarıyla, bütün ayrıntılarıyla araştırılır, soruşturulur ve bağımsız yargı bunların hesabını mutlaka sorar. Ölmüş insanların, genç yaşlarında aramızdan ayrılmış insanların üzerinden siyaset üretilmesini, istismar yapılmasını, bunun ayrımcılık vasıtası olarak kullanılmasını, insanlık dışı, vicdan dışı bulduğumuzu burada özellikle ifade ediyorum."

İstanbul'a Central Park benzeri bir park yapılması konusunda kamuoyunda çıkan söylentileri anımsatan Erdoğan, İstanbul'a Central Park benzeri bir parkın değil, bir şehir parkının yakışacağını söyledi. Erdoğan, birilerinin taklit edilmesine gerek olmadığını, gerekirse birilerinin bizi taklit etmesi gerektiğini ifade etti.

Zeytinburnu'da yapılacak şehir parkı

Erdoğan, Zeytinburnu'nda Veli Efendi Hipodromu'nun arkasında 500 dönümlük arazide yapılacak olan şehir parkı sayesinde bölgenin nefes alacağını kaydetti.

Parkın dışında söz konusu alanda ciddi bir kentsel dönüşümün de yapıldığını anımsatan Erdoğan şunları söyledi:

"Onlar da hızla devam ediyor. Bunun yanında bir yeşil alanın da olmuş olması İstanbulumuz için ayrı bir zenginlik. Hiç unutmuyorum, göreve geldiğimizde E-5'te, TEM'de ağaç görmek hak getire, yoktu. Yaptığımız kampanyalarla İstanbulumuzu E-5'inde TEM'de orta refüjlerindeki ağaçlar, hep o zamandan dikilmiş ağaçlardır. Bugün artık bakıyorum ağaçların dibinde piknikler yapılıyor. Bu hale geldik. Türkiye genelinde 2 milyar 800 milyon ağaç diktik. Bunun 2 milyarı fidandır, 800 milyonu 3 yaş ve üzeri ağaçtır. Bunları niye yapıyoruz? Yeşile olan sevdamızdan dolayı yapıyoruz. Çünkü bu ağaçlar bizim için soluktur, nefestir. Bunları yapmaya devam edeceğiz. Bunun aksi düşünülemez."

Ramazanın 20. gününün de geride kaldığını anımsatan Erdoğan, bayramın Türkiye, İslam dünyası ve herkese hayırlar getirmesini temenni ederek sözlerini noktaladı.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler