19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,204
  • BIST108.162
  • Dolar3,6561
  • Euro4,3295
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8221
  • İstanbul22 °C
  • Ankara21 °C
  • İzmir26 °C
  • Konya21 °C
  • Adana31 °C
  • Antalya26 °C
  • Diyarbakır24 °C
  • Bursa25 °C
  • Kayseri21 °C
  • Kocaeli25 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep25 °C
  • İçel29 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Görüşmeler memnun etmedi!
Görüşmeler memnun etmedi!
08 Şubat 2011 08:24
Görüşmeler göstericileri memnun etmedi

Mısır'da önceki gün Devlet Başkanı Yardımcısı Ömer Süleyman ile muhalif gruplar arasında siyasi krizi çözmek üzere yapılan görüşmeler göstericileri tatmin etmedi.
 

Tahrir Meydanı'na kamp kuran protestocular, Mübarek görevde kaldığı sürece eylemlerine devam edeceklerini vurgularken, bir yandan da ülkede hayat normale dönmeye başladı. Dün dükkanların bir kısmı açılırken vatandaşlar alışveriş için sokaklara koştu.

Pazar günü yapılan müzakerelerde anayasa değişikliği için bir komitenin kurulması konusunda anlaşmaya varılmış ancak Süleyman, muhalefetin 'Mübarek'in görevi bırakması ve yetkilerini devretmesi' yönündeki talebini ise reddetmişti. Bunun üzerine sol muhalefetin önde gelen partilerinden birisi olan Nasırcı Parti dün diyalog sürecine devam etmeyeceğini açıkladı.

Dün, dükkanların büyük bir kısmı açılırken, günlerdir evlerini terk edemeyen kalabalıkların alışveriş için sokaklara koşması dikkat çekti. Sokaklara yeniden dönmeye başlayan polisler ise askerlerin gölgesinde görev yapıyor. İki hafta önce başlayan gösterilerde izlediği tarafsız tutumunu sürdüren askerler de yavaş yavaş sokakları terk ederken, ağırlıklı olarak hükümet kurumları ve önemli yolların güvenliğini sağlıyor. Bankaların önündeki kuyruklar devam ederken, Mısır ekonomisinin ne kadar zarar gördüğü pazar günü açılacak olan borsa ile test edilecek. 27 Ocak'tan beri kapalı olan borsa, gösterilerin başladığı 25 Ocak'tan itibaren iki gün içinde yüzde 17 değer kaybetmişti.

Tahrir Meydanı'nı mesire yerine çeviren protestocular, yeni göstericileri ve medya mensuplarını ud eşliğinde söyledikleri şarkılarla karşılıyor. Tahrir günlükleri de hazırlayan muhalif gruplar, duvar gazeteleri ve panolarıyla da gelişmeleri meydandakilere anında iletiyor. Günlerdir birlikte olan göstericiler arasındaki dayanışma da dikkat çekiyor. Gençler meydanların temizliğini yaparken, gönüllü doktorlar da yaralanan ya da rahatsızlanan göstericilerin tedavisini yapıyor.

Aralarında Müslüman Kardeşler'in de bulunduğu 6 siyasi partinin yönetimle görüşmesinin kendileri için bir anlam ifade etmediğini belirten meydandaki protestoculardan Selma el Terzi, devrimin partiler tarafından değil, halk ve gençlerce gerçekleştirildiğini söylüyor. Daha önce göstericiler aldıkları karar doğrultusunda salı, cuma ve pazar günleri, "milyonların yürüyüşü" eylemlerini sürdüreceklerini belirtiyor. Ancak hayatın hızla normale dönmesi, göstericilerin sayısındaki düşüş ve yorgunluğun bundan sonraki gösterileri nasıl etkileyeceği merak ediliyor. Göstericilerden Semia el Atraş, meydandaki göstericilerin demokrasi yanlılarının en büyük güvencesi olduğunu, meydanları terk etmeleri durumunda rejimin kaldığı yerden devam edeceğini öne sürüyor. İki haftalık aranın ardından dün ilk toplantısını gerçekleştiren kabine memur maaşlarını iyileştirme kararı aldı. Hükümet, memur maaşlarına yüzde 15 zam yapacak. Yaklaşık 6 milyon memurun, nisan ayı maaşlarını zamlı alacağı belirtildi. Mübarek karşıtı gösterilerin sebepleri arasında yoksulluk ve yüksek işsizlik oranı yer alıyor.

Bu arada Fransa'nın ardından Almanya da Mısır'a silah satışını durdurdu. Alman Ekonomi Bakanlığı, insan hakları ihlalleri endişesi sebebiyle Mısır'a yeni silah ihracatı taleplerini onaylamayacağını açıkladı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, silah satışlarının ikinci bir duyuruya kadar durdurulduğu belirtildi. Önceden onaylanan silah sevkiyatlarının da durdurulması bekleniyor. Alman kanunları, insan hakları ihlali iddialarının olduğu ülkelere silah satışını yasaklıyor. Fransa da Mısır yönetimine karşı geçtiğimiz hafta benzer bir önlem aldığını açıklamıştı.

'Mısır Gazze, İhvan da Hamas değil'

İsrailli İhtiyat Tümgeneral Yom-Tov Samia, Mısır halkının bölgenin diğer halklarından farklı olduğunu söyledi. Haaretz gazetesinde yayımlanan değerlendirmesinde Samia, "Mısır Gazze, Müslüman Kardeşler de Hamas değil" ifadelerini kullandı. "Mısırlılar ne Filistinliler, ne de Lübnan'daki Şiiler gibidir. Bölgede yayılan İslami devrimlere rağmen, dini fanatizmin asla esiri olmamış gururlu ve mütevazı insanlardır." diyen Samia, Mısır'ın İran olacağı yönündeki iddialara kesinlikle katılmadığını vurguladı. Mısır'daki dindarlığın, başka Arap ülkelerinde olduğu gibi siyasi gelişmelere yol açmayacağını kaydeden İsrailli general, ordunun rejimin yanında kalması durumunda "Kitlesel gösterilerin gücü gerçekte okyanusta bir damla gibidir." ifadesini kullandı. Samia, Mübarek'in eylül ayına kadar koltuğunda kalarak Müslüman Kardeşler'in iktidara gelmesinin önlenmesi gerektiğini de söyledi. Bu arada İsrail hükümetinin, geçen hafta Mısır'ın Sina'ya daha fazla askeri güç konuşlandırılması talebini reddederken, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kasabasının Mısır tarafındaki bir karakola saldırı düzenlendi. Olayda bir polisi ile bir Bedevi'nin yaralandığı bildirildi.
 

Mısır, Türkiye'ye değil Pakistan'a dönüşebilir

Dünya basınında ardı ardına, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e karşı protestoların sürdüğü Mısır için demokrasi ve İslam'ı bütünleştirmiş Türkiye'nin en uygun model olduğuna ilişkin yazılar yayımlanıyor. Ancak ünlü gazeteci yazar Fareed Zakaria, Mısır'ın Türkiye'ye değil, Pakistan'a dönüşebileceği uyarısında bulundu. Zakaria, Washington Post gazetesinde dün yayınlanan yazısında ABD'nin, Mısır'da ordunun gücünü koruyacak bir çözümden kaçınması gerektiğini belirtti. Mısır'ın İran gibi teokratik bir İslami cumhuriyete dönüşeceğine dair senaryolara katılmayan yazar, ancak bu yöndeki korkularının, dikkatini, Mısır'ın gerçek sorunu olan "askeri diktatörlük" sorunundan uzaklaştırdığına, oysa ordunun, gücünü sağlamlaştırmakta olduğuna dikkat çekti. Mübarek'in 2004'ten bu yana kabineye sivilleri getirme çabalarının son bir haftada tersine döndüğünü, ülkeyi şu an yöneten üç kişinin -devlet başkan yardımcısı, başbakan ve savunma bakanının- ordudan geldiğini hatırlattı. Kabinenin yarısının da ordu kökenli olduğunu kaydetti.

Aynı zamanda Time dergisi editörlüğünü yapan Hint asıllı yazar, Mısır ordusunun Mübarek'i kurban etmeye hazır gibi göründüğünü ancak kendi gücünü korumak amacıyla aslında değişim sürecini yönlendirmeye çalıştığını öne sürerek şöyle yazdı: "Birçok yorumcu, askerlerin ülkenin modernleştirilmesinde hayati bir rol oynadığı Türkiye ile bir paralellik çizdi. Ancak Türkiye'de ordu, gücünü çok isteksizce ve sadece AB'nin, siyasetteki rolünü zayıflatma amacıyla ısrarla baskı yaptığı için teslim etti. Tehlike, Mısır'ın, Türkiye'ye değil, gerçek gücün, sahne arkasında generallerin ellerinde olduğu hileli bir demokrasi olan Pakistan'a dönüşmesidir." Arapların ABD'yi acımasız diktatörlüklerini destekleyen bir güç olarak gördüklerine dikkat çeken Zakaria, Washington'un Mısır'da askeri diktatörlüğün iktidarda tutacak bir anlaşmanın arabulucusu olarak algılanması halinde Kahire sokaklarında derin bir hayal kırıklığı oluşturacağı uyarısında bulundu.

Türkiye'den sonra güney komşu Sudan da Kahire'yi uyardı

"Mısır'daki karışıklıklar bu ülkenin içişleri olmaktan çıktı." sözleriyle Mısır Devlet Başkanı Yardımcısı Ömer Süleyman'ın "İçişlerimize karışmasın dost ülkeler" açıklamasına tepki koymasıyla gündeme gelen Devlet Bakanı Faruk Çelik, Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir'in, "Mısır'da geçiş bir an önce sağlanmazsa, bölge kaosa gider." uyarısında bulunduğunu söyledi.

Pazar akşamı Hartum'da Türk bakanı kabul eden El-Beşir, Mısır konusundaki endişelerini paylaştı. Çelik, uçakta gazetecilere görüşmenin detaylarını aktardı. Mısır'da olayların bu boyuta gelmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan El-Beşir, sürekli baskıcı bir rejim, problemli seçimler, halkın ve muhalefetin taleplerinin göz ardı edilmesinin bu sonucu doğurduğunun altını çizdi. "Eğer bu sorun çözülmezse, bütün bölgeye olumsuzlukları olacak." diyen Sudan Devlet Başkanı, 'Mısır halkının taleplerinin doğal karşılanması gerektiğini' vurguladı. Mısır'ın İsrail ile olan ilişkilerinde de kamuoyu algılaması açısından sorunlu olduğuna dikkat çeken El-Beşir, "Bu zaten var olan gerginliği daha da tırmandırmıştır." şeklinde konuştu. Çelik, Mısır'daki geçiş sürecinin uzaması durumunda ise bunun bölgeye büyük olumsuzlukları olacağı kaygısını kendisine ilettiğini de kaydetti.

Bakan Çelik, ayrıca Türkiye'nin Mısır'da net tavır ortaya koyarken, Darfur konusu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama kararı bulunan El-Beşir'e aynı hassasiyeti göstermediği yönündeki eleştirilerin doğru olmadığını belirtti. Çelik şöyle devam etti: "Öncelikle burada yürüyen bir süreç var. Geçmişte çok olumsuzluklar oldu. Katliamlar oldu kabileler arasında. Ama bugün hem Darfur'da hem de Güney Sudan'ın ayrılması konusunda işleyen bir süreç var. Buna katkıda bulunmak ve baltalamamak lazım. Benim edindiğim intiba, Sayın El-Beşir'in bu konuda kararlılıkla çözüme odaklı olduğu şeklinde. Rahat ve memnun görünüyor. Süreci başlatan zaten kendisi." Güney Sudan'ın resmen bölünmesi ve ayrı devlet olmasının kendilerini etkilemeyeceğini de vurgulayan Bakan Çelik, "Biz yardımlarımızı bu bölgede yapmaya devam edeceğiz. Irk ve din ayrımı yapmaksızın bu çalışmalar sürecek." şeklinde konuştu. (Zaman)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler