25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya6 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gölcük iddianamesi kabul edildi
Gölcük iddianamesi kabul edildi
27 Mayıs 2011 19:20
12.Ağır Ceza Mahkemesi, Gölcük'te ele geçirilen belgelere ilişkin Koramiral Kadir Sağdıç'ın da aralarında bulunduğu 10 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. İlk duruşma 23 Ağustos'ta yapılacak.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Genelkurmay Muhabere ve Elektronik Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanı Koramiral Kadir Sağdıç'ın da aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 10 kişi hakkında Gölcük Donanma Komutanlığında ele geçirilen belgelere ilişkin hazırlanan iddianameyi kabul etti.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Aksoy tarafından hazırlanan iddianame üzerindeki incelemelerini tamamladı.

İddianamenin kabulüne karar veren mahkeme heyeti, ilk duruşmaların 23 ve 26 Ağustos'ta yapılmasını hükme bağladı.

Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklardan Hüseyin Hançer hakkında da yakalama emri çıkardı.

Haklarında dava açılan sanıklardan Koramiral Kadir Sağdıç, halen ''Balyoz Planı'' davası kapsamında tutuklu bulunuyor.
 

Gölcük Donanma Komutanlığında ele geçirilen belgelere ilişkin hazırlanarak mahkemece kabul edilen iddianamede, yapılan aramada Gölcük'e ait bir kısım sandık seçmen listesi, video kasetler, mikro kasetler, ses kayıt cihazları, gizli kamera düzenekleri, kablo ve bataryaların da aralarında bulunduğu çeşitli materyaller ele geçirildiği belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 98 sayfalık iddianamede, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''ne yönelik bugüne kadar yapılan soruşturmalar sonucunda 86 şüpheli hakkında 10 Temmuz 2008, 56 şüpheli hakkında 8 Mart 2009 ve aynı soruşturmanın devamı niteliğindeki dosyada 52 şüpheli hakkında 17 Temmuz 2009 tarihlerinde davalar açıldığı, bunların İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde sürdüğü hatırlatıldı.

Danıştay saldırısı ile ilgili davanın da ''Ergenekon'' davası ile birleştiği belirtilen iddianamede, soruşturma makamlarına yapılan ihbarların değerlendirilmesi sonucu 21 Nisan 2009 tarihinde Beykoz Poyrazköy'de yapılan kazılarla başlayan, ulaşan ihbarlarla, şüphelilerde ele geçen örgütsel dokümanlarla genişletilen soruşturma sonucunda bazı sanıklar hakkında dava açıldığı kaydedildi.

''Kafes eylem planı'' ile ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'' davaları kapsamında ele geçirilen belgelere ilişkin ayrıntılı hatırlatmalar yapılan iddianamede, soruşturmanın, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 6 Aralık 2010 tarihinde gelen bir elektronik posta ihbarıyla başladığı belirtildi.

Elektonik posta ihbarının içeriğine yer verilen iddianamede, ihbar doğrultusunda 6 Aralık 2010 tarihinde Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü İstihbarat Kısım Amirliğine ait odada yapılan aramada, yer karolarının vakumlu alet yardımıyla kaldırılması sonucu zeminin altında, içerisinde çeşitli materyaller bulunan 9 adet siyah, bir adet mavi olmak üzere toplam 10 adet poşet bulunduğu ifade edildi.

İddianamede, poşetlerin incelemesi sonucu eski tarihli farklı dergiler, afişler, Gölcük'e ait bir kısım sandık seçmen listesi, not defterleri, video kasetler, mikro kasetler, ses kayıt cihazları, çeşitli elektronik malzemeler, kameralar, gizli kamera düzenekleri, kablo ve bataryalar, VHS video oynatıcı, çeşitli ara kablolar, anten, kulaklık, adaptör ve kamera bataryasının yanı sıra hard diskler ve dijital veriler ele geçirildiği belirtildi.

EMNİYETİN RAPORU

Yapılan yazışmalar sonunda, arama ve el koyma işlemi gerçekleştirilen odayı 1 Ocak 2009 ile 6 Aralık 2010 tarihleri arasında 14 askeri personelin kullandığı belirtilen iddianamede, ele geçirilen materyallere ilişkin emniyet müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemedeki tespitler anlatıldı.

İddianamede, emniyet müdürlüğü görevlilerince hazırlanan rapora atfen şunlara yer verildi: 

''Kendisine 'Kartal' kod ismi verilen Tanju Veli Aydın ile ilgili belgelere bakıldığında, 'Toplantı200308' isimli belgede, 'Kartal ve/veya gözcü iyi ilişkilerini kullanarak yüzbaşılar cami imamının ya da Değirmendere Belediyesinin imkanları ile çevredekilerin duyacakları şekilde cami hoparlörleri veya belediye hoparlörleri ile dini yayın yapılmasını veya Kur'an okunmasını sağlayacak, (en kısa zamanda) belirlenecek gün en az bir gün önce şube müdürüne iletilecek (Kartal) belirlenen gün ve saatte; Kaptan yüzbaşılar da Migros'ta bulunacak, Fener Gölcük Doğu-1 kapı yakınlarında bulunacak, Barış Gölcük Merkez Komutanlığı önlerinde bulunacak, yayının duyumunu alan ortalığı karıştırmak için polise ihbarda bulunacak, derhal sivil savcılığı da arayarak polise yaptığı ihbarı yenileyecek ve polise, donanmaya da durumu bildireceğini, bunların (AKP'yi kastederek) artık hadlerini çok aştığını ifade edecek. Yayın, imkanlar nispetinde cep telefonuna kayıt edilecek, herhangi bir başka cihaza kayıt işlemi yapılmayacak. Sivil halkla, konu hakkında yapılan yayın hakkında hiçbir görüşme ve mütalaa yapılmayacak' şeklinde ibareler bulunduğu, bu planın icra edildiği, buna dair yukarıda belirtilen ihbarın yapıldığına dair tutanağın bulunduğu.''

''Toplantı221106'' isimli belgede, ''Kartal'', ''Şahin'' ve ''Gözcü'' kod adlarını kullanan kişilerin iyi ilişkilerini kullanarak Mazlum-Der'in faaliyetlerini yakından takip etmelerinden, dernek mensuplarıyla tanışmalarından ve eylemlerine destek verilmesinden bahsedildiği kaydedilen iddianamede, Kadir Sağdıç adına imzaya açılan Ali Türkşen'e hitaben yazılan ''Arazi'' isimli belgede, Anadolu Kavağı, Poyrazköy ve Riva olarak inceleme yapılacak arazilerin belirtildiği, buraların kullanılabileceği faraziyesi ile hareket edilerek titiz bir çalışmanın yapılması, görevlendirilecek personelin güvenilirliğine dikkat edilmesi ve yapılacak çalışmada dikkat edilecek hususların belirtildiği kaydedildi.

İddianamede, Ali Türkşen tarafından verilen cevap yazısında incelemelerin kimler tarafından yapıldığı, incelenecek yerler ile ilgili olumlu ve olumsuz taraflarını belirtir çizelgenin yapıldığı ve netice olarak ''Keçilik'' mevkisinin icra edilecek faaliyet için en uygun yer olarak belirtildiği vurgulandı.

''Kilise'' ve ''Kiliseler'' isimli belgeler içerisinde yazılı bulunan kilise adreslerinin bir kısmının ''Kafes Adresler'' isimli belge içerisinde de bulunduğu, ''Kafes Adresler'' isimli belge içerisinde bulunan kilise adresleri kontrol edildiğinde daha ayrıntılı olarak yazıldığı ifade edilen iddianamede, ''Kilise'' ve ''Kiliseler'' isimli belgeler içerisinde bulunan adreslerin ''Kafes Eylem Planı'' kapsamında yapılan fizibilite çalışmalarını teşkil ettiğinin belirlendiği anlatıldı.

İddianamede, ''Kafes Operasyonu Eylem Planı çerçevesinde şüpheli Kadir Sağdıç tarafından verilen emir ile Ali Türkşen'in koordinatörlüğünde ''Azınlıklar Emir'' isimli belgede belirtildiği üzere kiliselerin tespiti noktasında çalışmaların yapıldığı, mühimmatların saklanmak üzere yapılan keşif çalışmalarına da adı geçen şüphelilerin katkıda bulunduğu, bütün bu bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde birbirini tamamlar nitelikte olduğu tespit edilmiştir'' denildi.

ÇALIŞANLAR GİZLENEN BELGELERDEN HABERDAR

Gölcük Donanma Komutanlığında ele geçirilen belgelere ilişkin hazırlanarak mahkemece kabul edilen iddianamede, Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde çalışan şüphelilerin, döşeme altında bulunan malzemelerden haberdar olduklarını, ancak içeriklerini bilmediklerini söyledikleri yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, hakkında kamu davası açılan sanıklardan Levent Bektaş'ın iş yerinde ele geçen 3 nolu DVD'deki 'Kafes Operasyonu Eylem Planı'nın eki niteliğindeki 'görev bölümü' başlıklı belgede, 'danışma kurulu' başlığı altında ''Kora.Kadir SAĞDIÇ: Başkan Yardımcısı'' şeklinde şüphelinin isminin yer aldığı belirtildi.

3 nolu DVD'deki 'gündemlerim' isimli örgütsel not ve kararları içeren belgede, ''Kadir Paşa iyi kağıt oynar (borsa). Abisi üzerinden kooperatiflerine kolaylık sağlayalım Bedrettin Dalan bu konuyu çözdü'', ''Kadir Sağdıç, müdürlüğe Tokatköy konusunda ihbar mektubu gitmiş. İzler var mı kontrol edilsin'' şeklinde ifadelerin yer aldığı aktarılan iddianamede, aynı DVD'de bulunan ''tn.txt'' isimli örgütsel dokümanda ''Marmaris'in Kafes Eylem Planı kapsamına alınıp alınmayacağı kur kd alb Şafak Yürekli ile görüşülecek alb Yürekli'nin çekinceleri varmış (bu sene terfi yılı) son kararı Kadir Paşa verecek emir bekliyoruz'' şeklindeki kayıtlarda şüphelinin isminin yer aldığı kaydedildi.

İddianamede, 6 Aralık 2010'da Kocaeli Gölcük'te bulunan Deniz Kuvvetleri Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan aramalarda ele geçen 5 nolu diskin içerisinde bulunan ''arazi'' isimli belgenin Koramiral Kadir Sağdıç imzasıyla Deniz Kurmay Kıdemli Albay Ali Türkşen'e hitaben, 2008 yılı Kasım ayında yazıldığının anlaşıldığı, içeriğinde ise Sağdıç'ın Anadolu Kavağı, Poyrazköy ve Riva mevkilerinde arazi yapısına ilişkin etüt çalışması yapılması talimatının yer aldığı öne sürüldü.

Ali Türkşen ve ekibinin de gerekli çalışmayı yaparak aynı komutana belgeler arz ettikleri, bu belgelerde Poyrazköy bölgesindeki İncirtepe mevkisinin de bulunduğu, bu bölge için de etüt çalışmalarının yapıldığı ifade edilen iddianamede, söz konusu araziyle ilgili olarak emniyet görevlilerince yapılan çalışmalarda, bahse konu raporda belirtilen hususların bire bir aynı olduğu, bölge zemininin gizlenmeye uygun bitki örtüsüne sahip bulunduğu, kazı için yumuşak zemin olduğu, karayoluyla ulaşımın bulunduğu ve trafik akışının yoğun olmadığının belirlendiği kaydedildi.

KEMALETTİN YAKAR

Şüpheli Kemalettin Yakar'ın, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan savunmasında, 1999 yılı Kasım ayından bu yana Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde İKK Kısım Amiri olarak görev yaptığını, Erdinç Yıldız'ın kendisinin yanında çalışan astsubay olduğunu, çalıştıkları odaların küçük olması sebebiyle kullanılmayan malzemelerin zeminin altındaki boşluğa konulduğunu, bu bölmelerin depo olarak kullanılmasından İstihbarat Şube Müdürü ile çalışanların haberdar olduğunu söylediği belirtilen iddianamede, Yakar'ın, kablo döşemek amacıyla zeminin bu şekilde inşa edildiğini, sonradan yapılmış bir bölme olmadığını, İstihbarat Şube Müdürlüğünün en eski personeli olduğu için karşılaşılan problemlerin kendisine iletildiğini, aramada ele geçen doküman ve hard diskler ile ilgili askeri savcılıkta yürütülen soruşturma kapsamında sorular sorulduğunu ifade ettiği aktarıldı.

Yakar'ın, söz konusu siyah poşetlerde hard diskler, ses kasetleri, video kasetler, komutana posta yoluyla gelen dergi ve kitaplar, daha önce bina içerisinde kullanılan güvenlik kameraları, DVD'ler, VHS kasetler, posta yoluyla gelmiş video kasetler, içeriğini bilmediği küçük boyutlu ses kasetlerinin bulunduğunu, ancak gizli kamera düzenekli oda parfümü kutusunun hangi maksatla kim tarafından kullanıldığını bilmediğini söylediği ifade edilen iddianamede, devam eden soruşturma ve davalarla ilgili belgeleri İstihbarat Şube Müdürlüğünde görmediğini, kullandığı bilgisayarın kullanıcı adının ''D'' olduğunu, ''k.yakar'' kullanıcı adının kendisine ait olmadığını, 5 nolu hard disk içerisinde ''yapılanma'' isimli klasörde ''k.yakar'' isimli kullanıcı tarafından oluşturulan dokümanları daha önce görmediğini, doküman içeriğinin ne anlama geldiğini bilmediğini, klasörde yer alan dokümanları kendisinin hazırlamadığını, fişleme ve adam takip etme faaliyetlerinde bulunmadığını belirttiği dile getirildi.

Şüpheli Yakar'ın, 5 nolu hard disk içerisindeki ''GNKURTAKDİM_A4_200809'' isimli dokümanı kendisinin hazırladığını, ancak sunum yapmadığını, aramada ele geçen 6 nolu torbadan çıkan TDK marka CD içerisindeki ''BİLGİ NOTU'' isimli belge ve eklerinden haberdar olmadığını, bulunan hard disklerin içerisinde ne olduğunu bilmediğini söylediği belirtilen iddianamede, hard disklerin içeriğine bakmadığını, üzerinde tarihlerin yazılı olduğu DVD'lerde bulunan el yazısının kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin anlaşıldığı ifade edildi.

Arama ve el koyma işlemi gerçekleştirilen odayı 14 askeri personelin kullandığı belirtilen iddianamede, ''Kemalettin Yakar'ın kullanımında bulunan ve imajı askeri savcılıkça gönderilen disk üzerinde yapılan incelemede 'ikkkomutan ziyaretNuh GÖNÜLTAŞ' isimli klasör içeriğinde, 2 sayfadan oluşan 'Nuh GÖNÜLTAŞ' isimli word belgesinde Nuh Gönültaş isimli gazeteciye ait ayrıntılı kişisel bilgilerin olduğu, aynı bilgisayarda, bazı sivil şahısların, ev ve araçların gizlice çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu belirlenmiştir'' denildi.

ERDİNÇ YILDIZ

Şüpheli Erdinç Yıldız'ın, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan savunmasına da yer verilen iddianamede, Yıldız'ın Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığını, Kemalettin Yakar'ın birinci sicil amiri olduğunu, aynı odada çalıştıklarını, görev yaptıkları birimin zemininde bulunan bölmeden haberi olduğunu, ancak malzemenin içerisinde detaylı olarak ne olduğunu bilmediğini söylediği anlatıldı.

Şüpheli Mehmet Cem Çağlar'ın savcılık ifadesinin de yer aldığı iddianamede, Çağlar'ın 2008'de Deniz Harp Akademisini bitirerek Donanma Komutanlığı İstihbarat Kısım Amirliğine atandığını, Ağustos 2008'den bu yana bu görevi ifa ettiğini, aramanın yapıldığı zemin altı bölmelerin, binanın mimarisiyle ilgili bir özellik olduğunu, gizli bölme olmadığını, kablolama amacıyla zeminin altının boş bırakıldığını, göreve atandıktan sonra zemin kaplamalarının tamiratı sırasında kaplamaların altında bir kısım poşetler gördüklerini, içerisinde ne olduğunu araştırırken Kemalettin Yakar'ın, İKK Kısım Amirliğine ait olduğunu söyleyerek malzemeleri teslim aldığını söylediği belirtildi.

Şüpheli Behçet Altıntaş'ın Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesine de yer verilen iddianamede, Altıntaş'ın 2 Ağustos 2010'dan bu yana Donanma Komutanlığı İstihbarat İKK ve Güvenlik Şube Müdürü olarak görev yaptığını, döşemenin altında ele geçen malzemeleri kendisinin koymadığını, koydurmadığını, 2010 yılı Ekim ayı sonu ya da Kasım ayının ilk günlerinde İstihbarat Kısım Amiri Cem Binbaşının, 'kendi kullandıkları odanın zemininde poşetler içerisinde malzemeler bulunduğunu, bu malzemeleri Kemalettin Yakar'ın koyduğunu' söylediğini, kendisinin malzemelere bakmadığını ifade ettiği belirtildi.

İddianamede, Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan aramalarda ele geçen dijital veriler üzerinde yapılan incelemelerde 5 nolu hard diskte bulunan ''arazi'' isimli belgede yazıyı yazan ve son kaydeden kişinin şüpheli Hüseyin Hançer olduğunun anlaşıldığı belirtildi.

Şüpheli İsmail Bak'ın, hakkında kamu davası açılan sanıklardan Levent Bektaş'ın iş yerinde ele geçen 3 nolu DVD'deki 'Kafes Operasyonu Eylem Planı'nın eki niteliğindeki 'görev bölümü' başlıklı belgede, 'Özel Operasyon Komutanlığı' bölümünde, 'Marmara Bölge Komutanlığı' başlığı altında ''eln. bçvş. İsmail Bak: 2'nci hücre elemanı'' şeklinde isminin yer aldığı belirtilen iddianamede, aynı DVD'de bulunan ''tn.txt'' isimli örgütsel dokümanda ''eylemlerde kullanılacak broşür ve slogan vb doküman çalışmaları başlatılsın e.u astb. b konuyu tüm bölgeler için halledecek kendisine yardım için İsmail Bak görevlendirildi (koordinasyon)'' şeklindeki kayıtlarda da şüphelinin isminin yer aldığı ifade edildi.

"DİĞER DELİLLERE GÖRE ÇOK FARKLI"

Gölcük Donanma Komutanlığında ele geçirilen belgelere ilişkin hazırlanarak mahkemece kabul edilen iddianamede, ''TSK'nın önemli karargahlarından birisi olan Donanma Komutanlığının özel seçilerek görevlendirilmiş personeli dışında kimsenin girme imkanı bulunmayan bir bölümünde, zeminin altına gizlenmiş halde bulunan belge ve kayıtların delil değerinin, diğer delillere göre çok farklı değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur'' denildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamenin ''Sonuç ve Değerlendirme'' bölümünde, ''Ergenekon Terör Örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızma ve kadrolaşma faaliyetlerini hedeflediği, soruşturma dosyasındaki delillerden örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılanma faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki irtibatlarını örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda kullanmayı amaçladıkları görülmüştür'' ifadesine yer verildi.

Levent Bektaş'ın iş yerinde yapılan aramada ele geçen DVD'de yer alan eylem planları ile ortaya çıkarılan, hakkında kamu davası açılan sanıkların da yer aldığı yapılanmanın, bir kısmı emekli TSK mensubu subaylardan yasa dışı amaçlara yönelik olarak Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan bir ekibin ''Ergenekon'' adına illegal faaliyet gösterdiği belirtilen iddianamede, şüphelilerden Kadir Sağdıç'ın ''Kafes Operasyonu Eylem Planı''nı gerçekleştirecek ekipte ''Danışma Kurulu'' başlığı altında başkan yardımcısı olarak görev aldığı kaydedildi.

DELİLLERİN BULUNDUĞU YERİN ÖNEMİ

İddianamede, şöyle denildi:

''06 Aralık 2010 tarihinde Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü İstihbarat Kısım Amirliğine ait odada yapılan aramada, yer karolarının vakumlu alet yardımıyla kaldırılması sonucu zeminin altında poşetler içerisinde yukarıda ayrıntısı anlatılan delillerin bulunması, delillerin bulunduğu yer sebebiyle özel bir önem taşımaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli karargahlarından biri olan Donanma Komutanlığının özel seçilerek görevlendirilmiş personeli dışında kimsenin girme imkanı bulunmayan bir bölümünde, zeminin altına gizlenmiş halde bulunan belge ve kayıtların delil değerinin, diğer delillere göre çok farklı değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Özellikle şüpheliler Kemalettin Yakar, Behçet Altıntaş, Mehmet Cem Çağlar ve Erdinç Yıldız'ın, delillerin içerisinde bulunduğu poşetlerle ilgili beyanları, poşetler içerisinde ele geçen materyaller, hard diskler, CD ve DVD'ler içerisinde kayıtlı bulunan dokümanların delil değerini artırmaktadır. Bu deliller ile ilgili tartışmalar, delillerin bulunduğu yer, bulunma şekli, şüpheli beyanları göz ardı edilmeksizin yapılmalıdır.''

Materyallere ilişkin Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığınca,''suç unsuru olup olmadığı, bu belgelerin kim tarafından ve hangi tarihte, hangi bilgisayarda, ne maksatla oluşturulduğuna dair'' bilirkişi incelemesi yapıldığı belirtilen iddianamede, bu incelemede ''normal kullanıcı isimlerinden farklı bir adla kaydedilmiş ve kullanıcı ifadelerinde kendilerine ait olmadığı beyan edilen, görev fonksiyonları ile bağlantısı olmayan toplam 943 dosya ve 114 klasörün tespit edildiği, teknik veriler ile desteklenen bilgilere göre 5 nolu hard diske en son kullanılma tarihi olarak beyan edilen 28 Temmuz 2009 sonrasında muhtemelen sistem tarih/saati değiştirilmiş, başka bir bilgisayardan aktarılarak kaydedilmiş olduğu değerlendirilen dosya ve klasörlerin manipülatif olduğu'' tespitine ulaşıldığı anlatıldı.

ASKERİ SAVCILIKTAKİ BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

 İddianamede, bu tespite ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:

''Hakkında terör örgütüne yardım suçlaması bulunan şüphelilerin, bilirkişiler önünde 'hard disklerde kayıtlı bulunan belgelerin kendilerine ait olmadığı' yönündeki beyanları bilirkişi raporunun dayanağını oluşturamaz, yasa dışı faaliyetinin delilleri soruşturma makamlarının eline geçen şüphelilerin beyanları, olsa olsa savunma kapsamında değerlendirilebilir.

Bilirkişi raporundaki 'kayıtlı belgelerin görev fonksiyonları ile bağlantısının bulunmadığı' yönündeki tespite de katılmak mümkün değildir. Zira Türk Silahlı Kuvvetleri gibi kuralları önceden belirlenmiş disiplinli bir kurum personeli olsa bile, yasa dışı faaliyet içerisinde yer alan şüphelilerce yürütülen faaliyete ilişkin kayıtların 'görev fonksiyonları ile bağlantısının bulunmasını' beklemek olanaksızdır. Hukuk dışı alanda faaliyet gösteren şüphelilerin içerisinde bulundukları yasal hiyerarşik düzen, disiplin, mesleki kurallar, yazışma usulleri dışına çıkması kaçınılmaz, hatta zorunludur. Belge ve kayıtların şekli ve içeriği, bir soruşturma ile karşı karşıya kalan şüphelinin savunmasında ileri sürebileceği 'belge ve kayıtların askeri yazışma kurallarına uymadığı, kendi görevi ile ilgisinin bulunmadığı' yönündeki tezini destekler mahiyette olmalıdır.

Konusu suç olan, işlenmekte olan bir suçun delili niteliğindeki kayıtların 'görev fonksiyonları ile bağlantısının bulunmaması', söz konusu faaliyeti suç haline getirmektedir.''

Bilirkişi raporundaki ''Suga ve Oraj harekat planları ile ilintili olduğu izlenimi veren toplam 144 adet dosyanın tespit edildiği, tamamının 28 Temmuz 2009 sonrasında kaydedilmiş olduğu'' yönündeki değerlendirmenin şüphelilerin durumlarına herhangi bir etkisinin bulunmayacağı kaydedilen iddianamede, şöyle denildi:

''Bilirkişi raporundaki 'teknik veriler ile desteklenen bilgilere göre 5 nolu hard diske en son kullanılma tarihi olarak beyan edilen 28 Temmuz 2009 sonrasında muhtemelen sistem tarih/saati değiştirilmiş, başka bir bilgisayardan aktarılarak kaydedilmiş olduğu değerlendirilen dosya ve klasörlerin manipülatif olduğu' yönündeki tespite katılmak mümkün değildir. Bu tespitler, ancak mahkemenizin yapacağı yargılama sonucunda vereceği kararın konusunu oluşturabilir. İzah edilen nedenlerle bilirkişi incelemesinin amacını ve sınırlarını aştığı, mahkemenizin yargılama yetkisine girilerek değerlendirme yapıldığı kanaatine varılmıştır.''

Hakkında terör örgütü üyesi olmak suçundan kamu davası açılan sanıklar Kadir Sağdıç, Ali Türkşen, Halil Cura ve İsmail Bak'ın mensubu oldukları yapılanmanın amaçları doğrultusunda Beykoz Poyrazköy'de Keçilik ve İncirtepe mevkilerinde ele geçen silah ve mühimmatın yer tespiti yapılarak gizlenmesi eylemine de katıldıkları belirtilen iddianamede, şüphelilerden Hüseyin Hançer'in de bu şüpheliler ile birlikte hareket ettiği, aynı yasa dışı yapılanma içerisinde yer aldığı kaydedildi.

TOPLUMDA KAOS YARATACAK SANSASYONEL EYLEMLER

İddianamede şu ifadelere yer verildi:

''Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurallarına aykırı olarak askeri hiyerarşi dışında Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşan yasa dışı yapılanma tarafından hazırlanan Kafes Operasyonu Eylem Planı ve ekli dokümanların, hakkında kamu davası açılan sanıklar Mustafa Dönmez ve İbrahim Şahin'de ele geçen silah, mühimmat ve suikast planları ile benzerlikler gösterdiği, Ergenekon terör örgütünün birbiri ile doğrudan bağlantısı bulunmayan eylem hücrelerini kullanarak toplumda kaos yaratacak nitelikte sansasyonel eylemler planladığı,

Bu nedenle ele geçen suikast planları ve bu planları gerçekleştirme konusunda yeterli ve elverişli silah ve mühimmatın bulundurulması, suikastları gerçekleştirecek ekiplerin oluşturulması yönündeki şüpheli değerlendirilmesi sonucunda, eylemlerinin cebir ve şiddet kullanılarak yasama ve yürütme organlarını ortadan kaldırmaya, görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs suçları olarak nitelendirmek gerektiği,

İhbar üzerine 21-24 Nisan 2009 tarihinde yapılan aramalarda ele geçen silah ve mühimmat ile 06 Aralık 2010 tarihinde Donanma Komutanlığında yapılan aramada ele geçen örgütsel nitelikli dokümanlardaki kayıtlardan yararlanılarak 18 Aralık 2010 tarihinde Beykoz Poyrazköy İncirtepe mevkinde yapılan aramada ele geçen patlayıcı madde ve mühimmatların şüphelilerden Kadir Sağdıç'ın emir ve talimatları, şüphelilerden Ali Türkşen ve Hüseyin Hançer'in koordinesinde, şüpheliler Ercan Kireçtepe, Halil Cura ve İsmail Bak tarafından yasa dışı eylemlerde kullanılmak üzere gizlendiği, şüphelilerin mensubu oldukları yasa dışı yapılanmanın amaçları doğrultusunda ruhsatsız olarak nitelikli yasak silah ve patlayıcı madde bulundurmak suçlarını işledikleri kanaatine varılmıştır.''

Soruşturma kapsamında ele geçirilen materyallerin içinde Ergenekon silahlı terör örgütü soruşturmaları, ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'', ''Kafes Eylem Planı'', ''Balyoz Planı'', ''Askeri Casusluk''  soruşturmalarıyla ilgili kayıt ve belgelerin bulunduğu belirtilen iddianamede, bu ve diğer belgelerin şüpheliler Kemalettin Yakar, Behçet Altıntaş, Mehmet Cem Çağlar ve Erdinç Yıldız tarafından Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat İKK Güvenlik Şube Müdürlüğü İstihbarat Kısım Amirliğinin zemin kaplamaları altında muhafaza edildiği kaydedildi.

İddianamede, bu şüphelilerin halen yargılaması devam etmekte olan terör örgütü soruşturmalarına ilişkin belge ve kayıtları, yasa dışı faaliyetlerde kullanılan cihazları, herhangi bir kimsenin, askeri personelin bilemeyeceği, yasal belge ve kayıtların muhafaza edilmeyeceği gizli bölümde muhafaza etmek suretiyle terör örgütüne yardım suçunu işledikleri ifade edildi.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler