YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gizli tanıklar savaşı
Gizli tanıklar savaşı
03 Mart 2010 07:43
Savcıdan mahkeme heyetine uyarı notu: ‘Gizli tanıklar iki ateş arasında, hemen dinleyin!’

Erzincan Başsavcısı Cihaner ile Erzurum Özel Yetkili Savcısı Şanal arasında başlayıp tüm Türkiye’yi sarsan karşılıklı operasyon dalgasında gizli tanıkların kilit rol oynadığı ortaya çıktı. Gizli tanıklar iki taraftan da baskı gördüklerini öne sürünce, iddianameyi kabul eden yeni özel yetkili savcı mahkeme heyetine bu notu gönderdi

Erzurum Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği tarafından Erzincan’da yürütülen Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan 61 sayfalık iddianame önceki gün Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in “1 numaralı” sanık ve “örgüt yöneticisi” olarak yer aldığı 16 sanıklı iddianamede, tutuklu Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner de “terör örgütü üyesi” olarak yer aldı.

Munzur, X, Erzincan...

HSYK tarafından “özel yetkileri” elinden alınan Savcı Osman Şanal’ın yerine görevlendirilen Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taner Aksakal’ın imzasını taşıyan iddianamenin ana eksenini Erzincan, Can, Hazar, Taha, Kalem, X, Göyne, 1, Ethem, Çatalarmut, Munzur, Efe olmak üzere toplam 12 gizli tanığın ifadesi oluşturdu. 2007’de İsmailağa Cemaati ile ilgili başlatılan soruşturma sonrasında “yetki tartışması” ile karşı karşıya gelen Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı ile Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki çekişmeye dair “en net fotoğraf” ayrıntıları iddianamede yer alan gizli tanık ifadeleriyle ortaya çıktı.

’MİT komplo kurdu’ iddiası

İddianamede Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, Albay Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın uygulanması amacıyla “Fethullah Gülen Cemaati’ne” yönelik komplo tezgahlamakla suçlandı. Bu iş için MİT ve Jandarma ile ortaklaşa çalıştığı iddia edilen Cihaner ile birlikte çalıştığı bazı üsteğmen ve astsubayların, Özel Yetkili Erzurum Cumhuriyet Savcılığı’na ifade veren gizli tanıklardan “Munzur”, “X” ve “Erzincan” a baskı uyguladığı iddia edildi. Fakat bu gizli tanıklara baskı iddiası henüz iddianame hazırlanmadan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ile Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal arasında “tartışma” konusu olmuştu.

Cihaner: Telefon dinlediler

Gizli tanık ifadeleri üzerine tutuklanan Cihaner, yaptığı açıklamada, telefonlarının dinlendiğini ve kendisiyle irtibatlı olan gizli tanıkların bu sayede deşifre edilerek kendisi aleyhinde ifade vermek için ikna edildiğini öne sürmüştü. Bu iddianın yarattığı yankı sürerken “Gizli Tanık Munzur” un, Cihaner’in avukatları tarafından ifadesini geri alması için baskı altına alındığı iddiası gündeme geldi. Bu iddia da, iddianamede doğrulanarak tüm ayrıntılarıyla yer aldı.

Karşılıklı ’baskı’ iddiası

Gizli tanıklara uygulanan baskı iddialarını iddianamenin satır aralarında sürekli vurgulayan Savcı Taner Aksakal, imzasını attıktan sonra iddianamenin en altına bazı notlar düştü. Aksakal, 1 nolu notunda mahkeme heyetine yönelik bir uyarıyı içeren şu ifadelere yer verdi: “Gizli tanıklar üzerindeki ifadelerini değiştirmelerine yönelik baskılar devam ettiğinden, soruşturma dosyasında önemli yeri olan gizli tanık delillerinin kaybolma olasılığı bulunduğundan ve mevcut delillerin şüpheliler hakkında dava açmaya yeterli şüphe oluşturduğundan, yargılamanın selameti açısından büyük önem arzetmesi nedeniyle mahkemenizce bu tanıkların en kısa süre içerisinde dinlenmesi gerektiği düşünülmüştür.”

12 gizli tanık ifade verdi

Erzincan: Erzincan’da öğrenciydi. Okulu bitirip, kolejde öğretmen oldu.

Kalem: Erzincan’ın kardeşi

Taha: Erzincan’ın babası. Adıyaman’da yaşıyor.

Hazar: Erzincan’da işletmeci

Efe: İliç Cumhuriyet Savcısı Bayram Bozkurt olduğu iddia ediliyor.

Göyne: Erzincan merkeze bağlı bir köyle yaşıyor.

X: Erzincan merkeze bağlı bir köyde yaşıyor.

Ethem: Köylü. Ülkücü.

Çatalarmut: Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü’nde çalışıyor. Polis, istihbaratçı.

Can: Geçici Köy Korucusu. Ülkücü.

Hazar: İşletmeci. Hafız.

Munzur: Erzincan’da işletme sahibi.

HSYK BAŞKANI ÖZBEK: Dosyanın içeriğiyle kurulun ilgisi yok

Hakİmler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında dava açılmasıyla ilgili olarak, dosyanın içeriğiyle ilgili Kurulun herhangi bir değerlendirmesinin ve ilgisinin olmadığını ifade etti. Özbek, “Biz sadece usul açısından ve usulün yol açabileceği insan hakları ihlallerinin önlenmesi açısından olaya müdahil olduk. Bakacağız, değerlendireceğiz” dedi.

İDDİANAMEDEN GİZLİ TANIK İFADELERİ

‘Mühimmatı koymazsan tüm sülalelini öldürürüz’

GİZLİ TANIK ’ERZİNCAN’: “Ben Erzincan’da okurken Murat isimli bir MİT mensubu, Nurcu Kurdoğlu Grubu’nun cemaat evi ile Gülen Cemaati’ne ait bir koleje silah ve mühimmat koymamı teklif etti. Bu iş karşılığında bana 800 bin TL vereceğini söyledi. Ben reddedince beni Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’le tanıştırdı. Savcı bana kendini Hüseyin olarak tanıttı ve ’Sen niye abilerini dinlemiyorsun, dediklerini niye yapmıyorsun, ailen var, enişten var, kardeşlerin memur, yaptığın hata onların hepsinin hayatına mal olabilir, bu işin içerisine giren herkes mezara kadar bizimle gelir, önemli olan senin deşifre olmaman, seni emniyet de biz de tanıyoruz, bizimle görüştüğünü kimsenin bilmemesi lazım, cemaatte gelişmeler nasıl, kaldığın yerde askerler var mı?’dedi. Çok korktum, konuyu Adıyaman’daki babama açtım. Ama bazı istihbaratçılar beni, ’Küçük kızkardeşine kadar bütün sülaleni öldürürüz’ diye tehdit etti.” Gizli tanık ‘Erzincan’ın verdiği bu ifadeyi, babası gizli tanık ‘Taha’ ile kardeşi gizli tanık ‘Kalem’ de doğruladı.

’Yüzünü değiştiririz’

GİZLİ TANIK X: ”28 Ekim 2009 günü Kilimli yol ayırımında andarma Üsteğmen Ersin Ergut’la buluştuk. Ersin Üsteğmen benim arabama bindi, cep telefonumu aldı, bataryasını çıkardı. Çatalarmut barajında mühimmat bulunduğunu söyledi. Olay yerine Emniyetin jandarmadan önce gittiğini, bu olayda bir film olduğunu bildirdi. Benim Erzincan Başsavcısına ’Gölde bulunan mühimmatları Erzincan polisinin daha önce bana ’Sana mühimmat verelim bir yere at biz de sonra gidip bunu bulalım’ dediklerini söylememi teklif etti. Ancak kabul etmedim. Ersin üsteğmen ’Ergenekon davasını Amerika’nın desteklediği cemaatin bir komplosu, bu davanın Amerika’nın Türkiye’yi ele geçirmek için bir yol olduğunu bildirdi. Mühimmatın polis tarafından konulduğu izleniminin verilmesi için benim ‘gizli tanık’ yapılacağımı söyleyince, ’Benim çoluk çocuğum var’ dedim. Ersin üsteğmen bana ’Seni alay komutanıyla görüştüreyim. Senin yüzünü değiştiririz. Estetik ameliyat yaptırırız. Sana is buluruz. 10 bin TL para veririz. Bu tür şeyleri sen düşünme. Ancak dosya Erzurum’a gidince kimliğinin gizli kalmasını garanti edemeyiz. Çünkü Erzurum Savcısı polislere yakındır. Polisler Erzurum savcısından seni öğrenirler’ dedi.“

’İliç Savcısı’na komplo kur’

GİZLİ TANIK MUNZUR: “Erzincan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevliyken geçen yıl Kahramanmaraş’a tayini çıkan Astsubay Şenol Bozkurt, samimiyetimiz belli bir seviyeye gelince söz arasında İliç Savcısı Bayram Bozkurt ile tanışıp tanışmadığımı sordu. Ben de savcı beyin iş yerime gelip gittiğini söyleyince, Şenol komutan bana ’Bizi savcı beyle tanıştırır mısın? Bunun için bize ortam hazırlar mısın’dedi. Bunun üzerine organize ettiğim bir gün İliç Savcısı ile Şenol Komutan ve ekibini buluşturdum, beraber okey oynadılar. Bu şekilde tanışmış oldular. Aradan bir süre geçtikten sonra Şenol komutan benden bir masa donatmamı isteyerek, ’İliç Savcısı’nı mutlaka çağırmanı istiyorum’ demesi üzerine, İliç savcısını telefonla arayıp davet ettim. Savcı bey içeri girdiğinde Şenol Komutan’ın yanındaki bayanlarla beraber oturduğunu görünce bana ’Bunlar kim?’ diye sordu. Ben de ’Savcım bu bayanları Şenol Komutan getirdi. Sizinle tanıştıracakmış’ dedim. Bunun üzerine Savcı Bey Şenol Komutanın yanına hiç uğramayarak durumdan rahatsız olduğunu belirtip iş yerimden ayrıldı. Ortamlı hazırladığım sırada Şenol Komutan bana bir kalem kamera vererek ’Savcı Bey geldiğinde onun bayanlarla olan ilişkisini bu kalem kamerayla çekeceksin’ dediği için üzerimdeki kalem kamera ile Savcı Beyi karşılamıştım. Ancak Savcı Bey ortama girmeyince çekim işi de ortada kaldı. Ayrıca plan gereği Savcı Bey bayanlarla benim hazırlamış olduğum ortamda birlikte olup eğlenseydi ilerleyen saatlerde benim daha önceden ayarlamış olduğum eve götürecektik ve Şenol Komutan’ın daha önceden bana vermiş olduğu siyah renkli 14’lü diye tabir edilen tabancayı da savcı beyin eğleneceği evdeki çekyatın bir kenarına bırakmamı söyledi. ’Biz, sen silahı koyduktan ve savcı bayanlarla eğlenmeye başladıktan sonra oraya operasyon yapacağız ve savcıyı fuhuştan dolayı alacağız, ayrıca ruhsatsız silah bulundurmaktan da işlem yapacağız’ demişti.”

Vatan

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler