YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Gezi ve Ergonekon'u anlamak için olimpiyata bakın"
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen 12. Bölge Toplantısı, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın da katılımıyla Samsun'da gerçekleştirildi.
"Gezi ve Ergonekon'u anlamak için olimpiyata bakın"
15 Eylül 2013 / 15:31 Güncelleme: 15 Eylül 2013 / 15:37

Atakum Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantının açılışında konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, "2020 final gecesinde tırnak içerisinde söylüyor Türkiye kaybetti. O dakikadan itibaren sosyal medyada adeta kıyamet koptu. Şöyle bir baktığımızda gördük ki, gördük ve kahrolduk ki, Türkiye’nin kaybetmesinden büyük sevinç duyanlar var.

İşte ‘Gezi’ olayları nedir?, ‘Ergenekon’ nedir? Sokakları karıştırmak isteyenlerin amaç ve hedefleri nedir? Gayeleri nedir? Anlamak isteyenlerin geçen Cumartesi’ye dönüp, gece yarısından itibaren sosyal medyada nelerin yapılmak istendiğine bakmaları kâfidir. Ana başlık şuydu; ‘Taksim Kazandı Tayyip Kaybetti’ Hazirandan beri bizim de söylediğimiz şu değilmiydi. Hedef AK Parti değil, hedef AK Parti hükümeti değil, hedef milletin gönül tahtına yerleşen ve milletin hissiyatına tercüman olan sesiz milyonların sesi olan Recep Tayyip Erdoğan. Başından itibaren görünen apaçık tablo bu idi.

Türkiye kaybettiğinde bizim en şiddetli muhaliflerimiz bile bizimle birlikte üzülmesini beklerdim. Türkiye kaybettiğinde bizi hiç sevmeyenlerin bile adeta şefkatle derdimize ortak olmalarını beklerdim. Türkiye kaybettiğinde bizimle birlikte diğerlerinin de gözyaşlarımızı paylaşmasını bizimle birlikte kaygıya ve üzüntüye ortak olmalarını beklerdim. İstanbul kaybetti sevinenler oldu. Türkiye kaybetti sevinenler oldu. Fakat bu Türkiye’de son 11 yılda ilk defa yaşanan bir hadise değil. Geçmişte de hayatın ve siyasetin değişik devlerinde son 11 yıllık zaman dilimi içerisinde Türkiye kaybettiğinde sevinenler oldu. Türkiye kaybettiğinde alkış tutanlar oldu.

Türkiye kaybettiğinde kutlayanlar oldu. Türkiye kaybetsin diye sokakları karıştıranlar oldu. Şantiyeler yakıldığında gizli gizli kıvanç duyanlar oldu. Oysa biz bu anlayış çok uzağındayız. Biz bu duyguları anlayamadık. Türkiye kaybettiğinde biz sevinme duygusunu anlayamadık. Türkiye kaybettiğinde biz sevinme duygusunu biz hayatımızın hiçbir döneminde yaşamadık. Allah’ta yaşatmasın." dedi.

'Saygılı' yerine 'dayalı'

Otumun başkanlığını yürüten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ise "Biz, 'Türkiye, insan haklarına dayalı bir Cumhuriyettir' diyoruz. Ama anayasa 'saygılı' diyor. Saygılı ile dayalı arasında fark vardır. Arkadaşlar diyoruz 'bu saygılı kelimesini çıkartalım 'dayalı' kelimesini koyalım' diyoruz. Onlarda 'haklısınız ama biz bunu kırmızı çizgi olarak ilan ettik bir kelimeyi bile değiştiremeyiz' Ne olacak saygılı kelimesi yerine dayalı kelimesini yazsanız. Daha güçlendirmiş olmuyor musunuz?

1982 anayasası bu milleti ve ülkeyi devletin milletin bir ülkesi olarak görüyor. Türkiye 'devleti ülkesi ve devleti ile bölünmez bir bütündür' diyor. Yani 'bu millet ve ülkede bu milletindir' diyor. Biz diyoruz ki, 'hayır bu devlette ve ülkede bu millete aittir' diyoruz. Milletin devleti ve milletin ülkesi anlamına gelen bir değişiklik yapalım. 'Türkiye devleti ülkenin millet olarak bölünmez bir bütündür' yazalım. Bu daha doğrudur. Hem 1920 anayasası hem de 1923 anayasası egemenliğin kayıtsız şartsız millete aittir olduğu ve TBMM tarafından bu egemenliğin kullanılacağını düzenlemiştir.

Ama gerek 1961, gerek 1982 anayasası egemenliği bölüştürmüştür. Yetkili organlar bölüştürülmüştür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet bu egemenlik haklarını yetkili organları eliyle kullanır. Bu yetkili organların bir tanesi TBMM aynı yetkilere sahip Türk Silahlı Kuvvetleri, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay gibi ne kadar devlet kurumu varsa hepsi de egemenlik hakkını kullanıyor. O nedenle birileri darbe teşebbüsü kullanınca 'niye böyle bir teşebbüste bulundun' diye sorulduğunda 'ben millet adına egemenlik hakkına kullanıyorum' diyor.

Halbuki egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet egemenlik hakkını seçtiği organların eliyle hakkıyla kullanır. Anayasaya bunun yasılması lazım. İşte bizim önerimiz budur. Bu konuda özellikle CHP ve MHP ile anlaşamıyoruz. AK Parti olarak mutlaka bu milletin beklentisine uygun bir anayasa ortaya koyacağız. Ama mutlaka 2015 seçimlerine doğru giderken, bizim her yönüyle millet tarafından bilinen sivil, çağdaş bir anayasayı milletin önüne koyup 'ey halkım ey millet sizin için düşündüğümüz yeni anayasanız budur. Bunun için sizden bunu parlamentodan geçirecek desteği istiyoruz' diyeceğiz. Çünkü Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Halkımız 12 Eylül 2010 tarihinde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu referandumda göstermiştir." diye konuştu.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler