YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gezi olayları ve ağır bilançosu
Bir darbe kalkışması olarak kayıtlara geçen Gezi olaylarının 2. yıl dönümü yaşanırken, hafızalarda şer odaklarının, devlete ve millete ödettiği bedeller kaldı. Yakılan yıkılan kamu ve özel mülklerin faturası yine devletin kasasına, milletin cebine kesildi
Gezi olayları ve ağır bilançosu
28 Mayıs 2015 / 23:09 Güncelleme: 28 Mayıs 2015 / 23:17

Hürriyet Gazetesi, Gezi olayları sırasında hayatını kaybeden ya da bir şekilde yaralananlar üzerinden mağduriyet oluşturma çabalarına devam ediyor.

KİMİN ELİNDE TAŞ, SOPA, ATEŞ VARSA HÜRRİYET ONUN YANINDA

Gezi'nin ikinci yıl dönümü sakin, olaysız geçerken, Hürriyet Gazetesi devreye girdi ve "Gezi'de 2 yılın bilançosu, 31 göz kayıp, dosyalar açık" başlığıyla bir haber dosyası hazırladı. Gazete, internet sitesinde manşetten yayınladığı haberle, olayların içinde yer almış ve yaralanmış eylemciler üzerinden yeni bir kışkırtma çabası içine girdi.

VATANDAŞIN HAKKINI KİM SAVUNACAK?

Ancak Hürriyet'in haberinde; kamu mallarının yakılıp yıkılmasına, özel mülkiyete verilen zararlara, haftalarca esnafın işyerlerini açamamasına, yağmalanan dükkanlara ve banka şubelerine, yakılan belediye otobüslerine, trafikte yollarda perişan olan vatandaşa dair hiçbir detay yer almadı.

PEKİ GEZİ'DE NE OLMUŞTU?

Mayıs 2013'te Türkiye, IMF'ye olan borcunun tamamını ödemenin ve IMF belasından artık tamamen kurtulmanın sevincini yaşarken Gezi olayları patlak vermiş, insanlar kendilerini beklenmedik bir krizin ortasında bulmuşlardı.

Sabahın erken saatlerinde, Gezi Parkı'ndaki eylemci çadırlarının yakılmasıyla başlayan olaylar haftarca sürmüştü. Ancak çadırların yakılmasıyla ilgili gerçek daha sonra ortaya çıkmıştı. Çadırların yakılmasında paralel çetenin parmağı vardı.

Daha sonraları "polis şiddeti" fotoğrafları verilebilmesi amacıyla da aynı mizanpaj sergilenmişti. Bir grup paralel polis, biber gazı, birkaç eylemci, birkaç gazeteci ve fotoğraf makineleri eşliğinde yakın mesafeden biber gazı sıkma sahneleri tertiplenmişti.

GEZİ BİR DARBE KALKIŞMASIYDI

İlk başlarda "doğa hassasiyeti" algısıyla öne çıkan olaylar, birkaç gün içinde bambaşka bir yöne evrilmişti. İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de ve birçok şehirde şaşırtıcı derecede bir organizasyonla olaylar körüklenirken, asıl amaç da çok geçmeden ortaya çıkmıştı: Hükümetin istifası.

Yani 13 yıl önce sokakta tanklar yürütülerek yapılan şey, o gün de yine sokakta yapılmak isteniyordu.

Hükümet dağıtılamazsa, karşıt görüşlü gruplar birbiriyle çatıştırılıp, çatışmaların tüm ülkeye yayılması sağlanıp, Mısır'da olduğu gibi bir darbe hesabı yapıldığı da iddialar arasında yerini almıştı.

"HALA ANLAMADINIZ MI, MESELE SADECE AĞAÇ DEĞİL"

Mehmet Ali Alabora'nın Gezi olayları esnasında attığı "hala anlamadınız mı, mesele sadece ağaç değil" twiti gerçek niyeti alenen ortaya koyarken, özellikle Taksim'de duvarlardaki Başbakan Erdoğan'a ve ailesine yönelik ağır küfürler de "eylemciler"in gözünün ne kadar döndüğünün göstergesiydi.

DOĞAN MEDYASI "GAZ" VERİYORDU

Ancak Doğan medyası ısrarla bu küfürlü duvar yazılarını "espri" şeklinde nitelemiş, vandalları da "esprili çocuklar" şeklinde tasvir ederek onların motivasyonunu artırmaya, henüz sokağa çıkmayanları sokağa çekmeye yönelik çirkin bir algı operasyonunu devreye sokmuştu.

Yani olayları asıl körükleyen polisin sıktığı biber gazı değil, halkın sırtından beslenmeye alışmış muktedirlerin, medya ve ajanlar yoluyla gençleri, çocukları galeyana getirip villalarında, yalılarında olayları seyredenlerin verdiği gazdı.

"ESPRİLİ ÇOCUKLAR"DAN ŞAKA GİBİ TALEPLER

"Esprili çocuklar"ın hükümetten talepleri ise şaşırtıyordu: Üçüncü Köprü yapılmasın, Üçüncü Havalimanı yapılmasın, Kanalistanbul iptal edilsin vb...

DÜNYA MEDYASI KOPUP GELMİŞTİ, CNN 24 SAAT CANLI YAYIN YAPIYORDU

Sadece Doğan medyası değil, ABD'deki olayları büyük bir ustalıkla gizleyen ABD medyası, İngiliz medyası, Almanya'daki sokak olaylarını hiç görmeyen Alman medyası 7/24 Gezi Parkı'ndaydı. En azimli yayın organı olarak da ,24 saat Gezi'den canlı yayın  yapan CNN göze çarpıyordu.

ALMAN ROTH GEZİ'DE TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE KARŞI "DİRENİYOR"

BND (Alman istihbaratı) ajanı olduğu iddia edilen Alman Yeşiller Partisi Başkanı Claudia Roth hemen İstanbul'a gelmiş, Gezi'de olaylara destek vermişti.

TÜRKİYE'YE "MEDENİYET" GETİREN BİKİNİLİ SARHOŞ KADIN

Bikinili bir Alman kadın Taksim'in ortasında zil zurna sarhoş halde dans etmiş, bozuk aksanıyla "size medeniyet getirdim" demişti.

"ÇAPULCU" İŞADAMLARI

Bazı işadamları ve oteller de Gezi'ye destek vererek olayların daha da büyümesinde önemli bir rol oynamışlardı.

TAKSİM'DE UYUŞTURUCU SERBEST, ALKOL SEYYAR SATICILARDA...

Taksim medyanında devlet resmen yoktu. İstanbul'un göbeğinde uyuşturucu serbestti, bira ve benzeri içkiler artık Taksim'in orta yerinde seyyar satıcılar tarafından satılıyordu.

VE DEHŞET VERİCİ GEZİ YALANLARI

Öte yandan Twitter'dan Gezi yalanları almış başını gitmişti. Google'dan dehşet verici bazı fotoğraflar derleniyor, bu görüntüler "polis şiddeti" şeklinde lanse edilerek Twitter'dan servis ediliyordu. Böylece daha çok insanın sokağa çıkması amaçlanıyordu.

ESNAFI PERİŞAN ETTİLER

Gezi'nin en büyük mağduru esnaflardı. Haftalarca kepenk indirmek zorunda kalan, dükkanını açabilse bile satış yapamayan esnaflar, camları kırılan binalar, yağmalanan dükkanlar, bankalar, yakılan belediye otobüsleri ve özel otomobiller...

HER GECE OTOBÜSLER, OTOMOBİLLER ATEŞE VERİLDİ, BANKALAR VE MAĞAZALAR YAĞMALANDI

Gazetelerin internet siteleri, her sabah önceki gece yakılan otobüslerin, otomobillerin fotoğraflarıyla doluydu. Vandallar öyle hoyratça davranıyorlardı ki, hiçbir hak, hukuk gözetilmiyordu. Gezi'nin ülke ekonomisine verdiği zarar artık milyon dolarlarla ifade edilemeyecek seviyeye ulaşmıştı.

DARBE KALKIŞMASINA BU KEZ MİLLET EL KOYDU!

Oluşturulmaya çalışılan algı, hükümetin artık halk tarafından istenmediği algısıydı. Ancak bu plan, dönemin Başbakanı Erdoğan'ın Afrika ziyaretinden döndüğü gece yine millet tarafından bozuldu. Erdoğan havalimanında öyle bir karşılandı ki, bu karşılama adeta bir sonraki buluşma olan Kazlıçeşme'nin de habercisiydi.

Erdoğan'ın Kazlıçeşme mitingine gelen 1 milyonu aşkın vatandaş Gezi olaylarını aslında oracıkta bitirmişti. Geriye kalan ise vandalları Gezi Parkı'ndan çıkarıp, yakılan yıkılan yerleri yeniden imar etmek, burayı yeniden halka açmak olmuştu.

ÇAPULCU BBC'NİN İŞGÜZARLIĞI

Kazlıçeşme'deki muhteşem kalabalık Türkiye'deki Gezicileri büyük hayal kırıklığına uğratırken, İngilizler azimlerinden hiçbir şey kaybetmemişlerdi. Mitingin fotoğrafını yayınlayan İngiliz haber kanalı BBC, fotoğrafın altına "hükümet karşıtı gösteriler" yazarak Erdoğan mitingindeki kalabalığı Erdoğan'ın aleyhine kullanabilecek kadar sınırsız bir orantısız zekaya sahipti.

1
 // 1
amma uzattıniz ya her seçimde hep aynı şeyleri koyuyosunuz. Bursa da sanayide 10 binlerce işçi ayaklandı onu geçtim yüzlerce işçi ve hanesi ailesi mağdur oldu bunları hiç haber yapmadınız helal olsun size yazıklar olsun geçmiş donemlerinizin hatırına bişi demicem size...
29 Mayıs 2015 02:00
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler