YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gerekçeli karar açıklandı
Gerekçeli karar açıklandı
23 Şubat 2012 11:17
Dink Davası'nda gerekçeli karar açıklandı

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin gerekçeli kararında, ''Örgüt var ise nerede, ne zaman, hangi amaç ile kurulduğu tespit edilememiştir. Örgütü kuranların karşılıklı iradelerinin hangi prensip ve suçlar etrafında oluştuğu tespit edilememiştir. Devamlılık gösteren bir yapı var ise 19 Ocak 2007 tarihinden sonra ne tür eylemler içerisinde olduğu bilgisi elde edilememiştir'' denildi.

Kararda, ''Örgüt yöneticileri ya da üyeleri tespit edilememiştir. Örgütün amaç suçları işlemek üzere gerekli araç ve gereçlere sahip olduğunu gösterir delil elde edilememiştir. İddia edilen örgüt üyelerinin gizlilik ilkesine uymadıkları ortadadır. Örgüte yardım ettiği iddia edilen sanıklar Alper Esirgemez, İrfan Özkan, Osman Alpay, Erbil Susaman, Numan Şişman, Şenol Akduman, Veysel Toprak isimli sanıkların örgüte yardım etme suçunu oluşturma ihtimaliyle tartışılması gerekli eylemlerine dahi rastlanmamıştır'' ifadelerine yer verildi.

Gerekçeli kararında, ''Ortada yalnızca bu kadar siyasi sonuçları doğuran bir cinayeti örgüt olmadan sanıkların işlemeye karar vermesi ve işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması durumu vardır. Bu durum da şüphe oluşturur. Şüphe, sanık lehine yorumlanması gereken bir ceza hukuku kuralıdır. Tüm bu nedenlerle sanıkların örgüt kurma, yönetme, üye olma, yardım etme suçları dosyadaki deliller ile kesin, net, şüpheden uzak ve duraksamaya yer bırakmayacak somut olgu ve delillerle kanıtlanmadığından sanıkların delil yetersizliği nedeniyle beraatlerine karar verilmesi gerekmiştir'' denildi.

 ''Sanık Erhan'ın, Ogün'ün cinayeti işlemesi sürecinde eylemleri somut olgu ve delillerle kanıtlanamadığından 'faal nedamet' (suçtan vazgeçme) durumundan da söz etmek gerekmektedir. Suçtan dönen sanık döndüğü ana kadar gerçekleştirdiği icra hareketleri suç oluşturuyorsa bu hareketlerden sanık sorumlu tutulur. Cinayetin tetikçisi Zeynel Abidin Yavuz olmadığından sanığın sorumluluğundan bahsedilemez. Sanığın cinayetin azmettiricisi suçu noktasında şüphe oluşmuştur'' ifadelerine yer verildi.

Mahkemenin hazırladığı gerekçeli kararda, sanıklar Tuncay Uzundal, Zeynel Abidin Yavuz, Yasin Hayal'in savunmalarından Erhan Tuncel'in Yasin Hayal ile birlikte Hrant Dink'i öldürmek için karar aldıklarının anlaşıldığı kaydedildi.

Tuncay Uzundal'ın, Erhan Tuncel'in 2006 yılı başlarında bir cinayeti önlediğini, cinayeti kendisinin planladığını anlattığını söylediği belirtilen kararda, Erhan Tuncel'in 17 Şubat 2006 ve 7 Nisan 2006 tarihlerinde planlanan cinayet ile ilgili Trabzon Emniyetine bilgi verdiğinin gelen yazılardan anlaşıldığı ifade edildi.

Erhan Tuncel'in Yasin Hayal ile birlikte 2006 yılının ilk aylarında cinayetle ilgili karar aldıktan sonra Hayal'in tetikçi olarak Zeynel Abidin Yavuz'u bulduğu belirtilen kararda, Erhan Tuncel'in de tetikçi olarak bulunan Yavuz ile görüştüğü ve maktulün ''Türk düşmanı'' olduğu yönünde propaganda yaptığı, maktulün öldürülmesi gerektiği konusunda sanık Yavuz'u azmettirdiği anlatıldı.

Tuncel'in cinayet için gerekli Hrant Dink'in fotoğraflarını internet kafeden indirdiği ve bir markete bıraktığı, Yavuz'un da bunları alarak Hayal'e getirdiği anlatılan gerekçeli kararda şu ifadelere yer verildi:

''Sanık Zeynel, ağabeyi Kurtuluş Yavuz tarafından İzmit'e çalışmak üzere götürülmesinden sonra maktulün öldürülmesi konusunda Yasin ile temasa geçtiği yönünde dosyada yalnızca İrfan Özkan ve Tuncay Uzundal'ın beyanı vardır. İrfan Özkan Ogün ve Yasin'in, Erhan'ın odasına geçtiklerini ve ne konuştuklarını bilmediğini beyan etmiştir. Tuncay Uzundal, bir ara odaya girdiğinde masanın üzerinde Hrant Dink'in fotoğraflarını gördüğünü Erhan'ın Hrant için 'kafir' dediğini duyduğunu, ardından odadan çıktığı için diğer konuşmaları duymadığını belirtmiştir. Yani azmettirme olayının varlığından bahsetmemiştir. Sanık Erhan'ın tetikçi olarak Ogün'ün tespit edilmesinden sonra cinayet için Ogün ve Yasin ile temasa geçtiği, suçun işlenmesi için azmettirdiği konusunda başkaca delile ulaşılamamıştır. Sanık Erhan'ın telefon konuşmalarından cinayetin işleneceği konusunda bilgisi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bilgisi olması, sanık Zeynel Abidin Yavuz'un tetikçi olarak belirlendiği süreçten mi kaynaklanıyor yoksa Ogün'ün tetikçi olarak belirlenmesi sürecine katılmasından mı kaynaklanıyor telefon görüşmelerinden net olarak anlaşılamamaktadır. Sanık Erhan'ın, Ogün'ün cinayeti işlemesi sürecinde eylemleri somut olgu ve delillerle kanıtlanamadığından 'faal nedamet' (suçtan vazgeçme) durumundan da söz etmek gerekmektedir. Suçtan dönen sanık, döndüğü ana kadar gerçekleştirdiği icra hareketleri suç oluşturuyorsa bu hareketlerden sanık sorumlu tutulur. Cinayetin tetikçisi Zeynel Abidin Yavuz olmadığından sanığın sorumluluğundan bahsedilemez. Sanığın cinayetin azmettiricisi suçu noktasında şüphe oluşmuştur. 'Şüphe sanık lehine yorumlanmalıdır' ilkesi gereğince sanık hakkında cinayete azmettirmek suçundan aşağıda belirtildiği şekilde delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi gerektiği vicdani kanıya varılmıştır.''

Gerekçeli kararda, ''Erhan Tuncel savunmalarında sanık Yasin'in 'suç işlemesini önlemek, insanlara zarar vermesini önlemek, gazını almak' gibi tabirlerle Yasin'i kontrol etmeye çalıştığını savunmuş ise de internetten maktulün fotoğraflarını indirmesi, Yasin'e vermesi, sanık Zeynel Abidin Yavuz'un tetikçi olarak tespit edilmesi sürecine aktif olarak katıldığından, hiçbir istihbaratçının suç işleme lüksü olmadığından Erhan'ın bu savunmalarına itibar edilmemiştir'' denildi.

Mahkemece hazırlanan gerekçeli kararda, Yasin Hayal'in Mc Donald's'ın bombalanması eyleminden dolayı cezaevine girip çıktıktan sonra Erhan Tuncel ile görüşmeye devam ettiği anlatılarak, Hayal'in Tuncel ile sohbetleri sırasında ''suç işlemenin kendisine verdiği itibar ve çevresine saldığı korku ile birlikte yeni suç işleme noktasında iradesini ortaya koyduğu'' kaydedildi.

Hayal'in, Çeçenistan'a geçmek amacıyla Azerbaycan'a gittiği, bunu başaramayınca Türkiye'ye geri döndüğü ve Dink'in öldürülmesi konusunda Tuncel ile konuştuğu ifade edilen kararda, şöyle denildi:

''Sanık Erhan Tuncel savunmalarında bu konuşmayı sanık Yasin'in 'suç işlemesini önlemek, insanlara zarar vermesini önlemek, gazını almak' gibi tabirlerle Yasin'i kontrol etmeye çalıştığını savunmuş ise de internetten maktulün fotoğraflarını indirmesi, Yasin'e vermesi, sanık Zeynel Abidin Yavuz'un tetikçi olarak tespit edilmesi sürecine aktif olarak katıldığından, hiçbir istihbaratçının suç işleme lüksü olmadığından Erhan'ın bu savunmalarına itibar edilmemiştir. Ancak tetikçi Ogün'ün tespit edilmesi ve cinayetin işlenmesi aşamasında sanık Erhan'ın suçla bağı koptuğundan adam öldürme suçundan beraat kararı verilmiştir.''

Yasin Hayal'in tetikçi olarak seçtiği Zeynel Abidin Yavuz'un İzmit'e gitmesinin ardından yeni bir tetikçi aramaya başladığı ve futbol takımından tanıdığı Ogün Samast'ı seçtiği belirtilen kararda, Hayal'in Samast'a Hrant Dink'i öldürmesi için Dink'in yazılarından bahsettiği, Samast'a maktulün internetten indirdiği fotoğraflarını göstererek cinayeti nasıl işleyeceğini anlattığı vurgulandı.

Hayal'in, Samast'a cinayet silahını nasıl kullanacağını da öğrettiğine yer verilen kararda, Hayal'in 17 Ocak 2007 tarihinde buluştuğu Ogün Samast'a 180 lira para ile Ahmet İskender'in dükkanında sakladığı 7.65 milimetre çaplı el yapımı tabanca ve bir kutu mermi verdiği anlatıldı.

Sanıklardan Ersin Yolcu'nun da Ogün Samast'ı Trabzon Otogarına götürdüğü ve İstanbul'a gitmek üzere otobüse bindirdiği belirtilen kararda, şöyle denildi:

''Sanık Ogün, İstanbul'a vardıktan sonra sanık Yasin'in kendisine verdiği talimatlar doğrultusunda Ahmet İskender'i telefonundan arayarak cinayetin öncesinde ve sonrasında sanık Yasin'e bilgi verdiği bir defa da telefona sanık Ersin'in çıkmasından dolayı Ersin'e yine bilgi verdiği anlaşılmaktadır. Sanık Yasin, cinayet işlenmezden önce sanık Ogün'e Agos Gazetesi önünde maktulü beklemesini söylemiş, cinayet işlendikten sonra ise hemen Trabzon'a gelmemesini, bir süre İstanbul'da kalarak saklanmasını bildirmiştir. Anlatılan nedenlerden dolayı sanık Yasin Hayal'in sanık Ogün'ü maktul Hrant Dink'i öldürmesi konusunda azmettirdiği ve adam öldürmeye azmettirme suçunun bu oluş üzere gerçekleştiği vicdani kanaatine varılmıştır.''

Hayal'in, Dink'in öldürüldüğü el yapımı tabancayı bulundurduğu belirlendiğinden ''6136 sayılı yasasa muhalefet ettiği'' kanaatine varıldığı anlatılan karada, ''Sanık Yasin Hayal, 24 Ocak 2007 günü Hrant Dink'in öldürülmesinden kısa bir süre sonra ve olayla ilgili gözaltına alındığı sırada 'Orhan Pamuk akıllı olsun' diyerek üzerine atılı müşteki Ferit Orhan Pamuk'u tehdit ettiği dosya kapsamından sabit görülmüştür. Sanığın olayı işleme şekli, yeri ve zamanı kastının yoğunluğunu gösterdiğinden teşdiden ceza verilmesini gerektirmiştir'' denildi.

Kararda, Hayal'in duruşmalar boyunca defalarca disiplini bozduğunu, suç işlemezden önce kurduğu sosyal ilişkileri, sabıka durumu göz önüne alındığında, verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, cezanın ıslah edici ve caydırıcı olması ilkeleri nedenleriyle mahkemede olumlu kanaat oluşmadığı belirtilerek, sanık hakkında indirim öngören TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığı kaydedildi. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler