YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gerçeker'den 'Arka bahçe değiliz' çıkışı
Adli Yıl'ın açılış töreninde gözler Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'deydi. Gerçeker mesajını satır aralarından verdi: Yargı kimsenin arka bahçesi değil!
Gerçeker'den 'Arka bahçe değiliz' çıkışı
06 Eylül 2010 / 10:39 Güncelleme: 06 Eylül 2010 / 15:05

 

Adli Yıl açılışında nasıl bir konuşma yapacağı merak konusu olan Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, "Yargı kimsenin arka bahçesi değildir" diyerek iktidara mesaj verdi.

Gerçeker'in konuşmasından satır başlıkları şöyle:

Yargı kimsenin ne arka ne ön ne de yan bahçesidir. Meslek saygınlığını her şeyin üstünde tutarak görev yapan Türk yargıçları buna asla izin vermeyecektir. Yargı bir toplumun en büyük değerini oluşturmaktadır. Yargı bağımsızlığına toplumun her kesimini ilgilendiren bir görevdir.

YÜKSEK MAHKEMELERİN ETKİSİ AZALTILDI

Kurula üye atama yetkisinin, Cumhurbaşkanı’na verilmesi ise eleştirilmektedir. Raporlarda, kurul kararlarına karşı etkin bir başvuruda bulunulması için, anayasa değişikliğinde, farklı bütçe ve yazmanlığa sahip olması, teftiş kuruluna bağlı olması ön görülmektedir. Anayasa değişikliğiyle Yargıtay ve Danıştay’ın üye sayısı azaltılmış, yüksek mahkemelerin etkileri yok denecek kadar azaltılmıştır.

Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6’ncı maddesinin, adil yargılanmanın en önemli unsurunun bağımsız yargı olduğu hükme bağlanmıştır.

Yasama ve yürütmenin yetki alanına girilmemelidir. Bununla birlikte yargının siyasallaşması ortaya çıkar.

İnsan hakları evrensel beyannamesinin 10 ve Avrupa İnsan hakları sözleşmesinin 6’ncı maddelerinde, adil yargılanma için bağımsız ve tarafsız yargının varlığı temel şart olarak görülmüştür. Hakim, diğer hakimlere karlşı da bağımsız olmalıdır. Hakim, yargılananlar için tarafsızlığın bir teminatıdır.  Hakim bağımsızlığının teminatı hukuk devleti olmanın temelini oluşturmaktadır.

YETERSİZLİKLER YARGITAY'I ENDİŞELENDİRİYOR

Personel, bütçe yetersizliği gibi sorunların çözülememesi Yargıtay’ı endişelendirmektedir. Davaların uzaması konusunda, manevi sorunlarının yargıya yüklenmesinin yanlış olacağı dile getirilmektedir. Yargı devlet sisteminde asla hafife alınmamalıdır. Yasama ve yürütmenin etkisine girmeden karar vermelidir. Bu kavram zedelendiğinde, adaletin siyasallaşacağı bundan en fazla devletin ve milletin zarar göreceği bilinmelidir. Yeterli istihdam halinde, kararlara ulaşılabilmesi konusunda sorun kalmayacaktır

Yargıtay bugün iş yükü bakımından ilk derece mahkeme gibi çalışmaktadır. Yargıtay’daki 2009 yılına ilişkin dosya sayısı 1.5 milyonu aşmış durumundadır.

Adli iş yükünün azaltılması için gerekli önlemler alınmalıdır. Sürekli artış gösteren nüfus oranı, hakim ve savcının yetersizliği, maddi hukuka ilişkin bazı yasalarda usül kurallarına yer verilmiş olması da yargıda da sağlıklı sonuçlara ulaşmakta engel olmakta ve davaların uzamasına engel olmaktadır.

Tutuklu sayısının hükümlü sayısından fazla olması toplumda eleştirilmektedir. Büyükşehirlerde, dava sayısının fazla hakim ve savcının az olması, yargısal etkinliği azalttığı gibi hukuk davalarının sürekli artmasına neden olmaktadır. Uyuşmazlıkları önleyici nitelikteki tedbirlerin etkin hale gelmesi sağlanmalıdır.

VİCDANLAR İNSANLARIN MAHKEMESİDİR

Vicdanlar insanların içindeki mahkemelerdir. Soyut kurallar vicdanla somutlaştırılacaktır. Çağdaş dünyanın benimsediği, kuvvetler ayrılığı ilkesi bizim de en temel değerlerimizden biridir. Yasama ve yürütmenin birbirinden bağımsız çalışmalıdır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bir hukuk devletinin bütün kurumlarıyla var olması ve yaşatılması öncelikle adil ve tarafsız bir yargı sistemiyle mümkündür. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni de ancak böyle bir yargı sistemiyle yaşatabilir ve geleceğe taşıyabiliriz” dedi.

Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, 2010–2011 Adli Yıl Açılışı nedeniyle Yargıtay Birinci Başkanı Hasan Gerçeker'e bir kutlama mesajı gönderdi.

Erdoğan, mesajda şunları kaydetti:

“Bir hukuk devletinin bütün kurumlarıyla var olması ve yaşatılması öncelikle adil ve tarafsız bir yargı sistemiyle mümkündür. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni de ancak böyle bir yargı sistemiyle yaşatabilir ve geleceğe taşıyabiliriz.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'Adalet, mülkün temelidir' diyerek adil ve tarafsız bir yargı sisteminin önemini çok veciz bir şekilde ifade etmiştir. Unutmamalıyız ki adalet, hukuk devletinin olduğu kadar hakların, özgürlüklerin ve toplumsal barışın da en güçlü teminatıdır.

Yargı mekanizmalarının, hukukun üstünlüğü ve tarafsızlık ilkesine bağlı kalarak hızlı ve uyum içinde çalışması, toplumda yargı kurumlarına, dolayısıyla adalete olan güveni de güçlendirecektir. Devletimizin yasama ve yürütme gibi temel kurumlarından biri olan yargı organı; hakimleri, savcıları, avukatları ve diğer çalışanlarıyla bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek için çaba göstermektedir. Hükümet olarak, adalet sistemimizdeki sorunların bir bütün halinde ele alınarak kalıcı çözümler üretilmesine büyük önem veriyoruz.”


Yargı kurumlarının çağın ve hizmetin gereklerine uygun olarak donatılması ve bütün hukukçuların en iyi şartlarda ve en iyi imkanlarla çalışması için gerekli düzenlemeleri yapmaya devam ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan, 2010–2011 Adli Yılı açılışını kutlayarak, başta yüksek mahkemelerin başkan ve üyeleri olmak üzere hakim, savcı ve avukatlar ile tüm yargı çalışanlarına başarılar diledi.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, “çağın koşullarına uygun, insan hak ve özgürlüklerini üstün tutan güçlü bir hukuk sitemine kavuşmak için daha atılması gereken adımların olduğunu” kaydetti.

Şahin, 2010-2011 adli yılının açılışı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Hukukun üstünlüğüne dayanan Türkiye Cumhuriyeti'nin, bütün kurum ve kuruluşlarıyla demokrasiyi milletin vazgeçilmez hayat tarzı haline getirdiğini kaydeden Şahin, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak görev yapan yargı organlarının, çağdaş demokratik sistemlerin ayrılmaz unsurları olduğunu ifade etti.

TBMM Başkanı Şahin, mesajında şunları kaydetti:

“Hukukun üstünlüğü, devletin hukuka bağlılığını, yasama ve yürütme erkleri ile yönetimin işlem ve eylemlerinin bağımsız yargı tarafından denetimini sağlar; temel hak ve özgürlüklerin güvencesini oluşturur. Adaletin sağlanmasında yargının bağımsız ve tarafsız bir şekilde işlevini yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır. Bu, aynı zamanda halkın adalete duyduğu güveni pekiştirmektedir.

Ülkemizde son yıllarda AB üyeliği hedefi doğrultusunda demokratikleşme, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında önemli düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Ancak, evrensel değerler ışığında, çağın koşullarına uygun, insan hak ve özgürlüklerini üstün tutan güçlü bir hukuk sitemine kavuşmak için daha atılması gereken adımların olduğu da açıktır.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün hepimize gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyini yakalama hedefine ulaşmamız için yargı alanında yapılacak çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Başta yargı olmak üzere tüm kurumların bu yöndeki çalışmalara katkı sağlaması demokrasi ve hukuk devletinin bütün kurumlarıyla yaşatılarak daha ileriye taşınmasına yardımcı olacaktır.

Bu duygularla yeni adli yılın, başta yüksek mahkemelerin başkan ve üyeleri ile yargıç ve savcılar olmak üzere, tüm yargı çalışanlarına hayırlı olmasını diliyorum.” (İnternethaber)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler