YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Generallere dönüş yolunu kapattı
Başbakan Erdoğan, üç generalin açığa alınması konusunda net konuştu: "Siyasi iradenin tercihi ortada. Gerekirse yasa çıkartırız."
Generallere dönüş yolunu kapattı
27 Kasım 2010 / 08:05 Güncelleme: 27 Kasım 2010 / 08:08

Başbakan Tayyip Erdoğan açığa alınan üç generalle ilgili son noktayı koydu. Erdoğan, "Siyasi iradenin tercihi ortada. Gerekirse yasa çıkartırız" dedi. İki günlük Lübnan ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan Balyoz sanığı üç generalle ilgili YAŞ'ta gerekeni yaptıklarım fakat kendi tercihlerinin farklı yollarla aşılmaya çalışıldığını söyledi.

30 Ağustos itibarıyla emekli olmaları yönünde irade beyan ettiklerini hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu: "Askeri Şûra'da biz gerekeni yaptık. Terfi istendiği halde terfi ettirmedik. Ben, MSB ve İçişleri Bakanlarımın ortak kanaati 30 Ağustos'ta bu üç arkadaşın emekli olması istikametindeydi. Çünkü terfi almadılar. Biliyorsunuz generallerde bekleme süresi 4 yıldır. Eğer 4 yılda terfi etmezlerse süreyi doldurunca emekli olurlar. Bugüne kadar böyle uygulandı. Bugün ilk kez böyle bir | karar çıktı. Bize düşen görev de kanunların verdiği yetkili kullanmaktı. Arkadaşlarımız onu uyguladılar, açığa aldılar. Eğer açığa aldıktan sonra farklı adım atılırsa bizim de atacağımız adım var."

Gerekirse yasa çıkartırız

Erdoğan atacakları adım konusunda da bilgi verdi. Başbakan, "Bir kere şunu bilmek lazım; sivil irade karar vermiştir. Sivil iradenin verdiği bu karar farklı yollarda aşılmaya çalışılırsa sivil iradenin de bu noktada atabileceği yasalar çerçevesinde veya yasama organıyla birçok adımlar vardır, bu adımı atar" dedi. Erdoğan gazetecilerin yasama organının atacağı adımlara ilişkin sorusu üzerine "Gerekirse yasa çıkartırız" dedi.

Yargıdaki iki başlılık kalkacak

Erdoğan terfilerine sıcak bakmadıkları isimlerin zorla terfi ettirilmeye çalışılmasına anlam veremediğini söyledi. Gazetecilerin 'Bu ısrarlarını size nasıl açıkladılar?' şeklindeki soru üzerine "Bir açıklaması yok zaten. Tabii ki kendilerine göre iyi olduklarını söylüyorlar. Bizde tabi ki yaşadığımız süreci değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Erdoğan gazetecilerin 'Son olayda olduğu gibi yargıdaki iki başlı sistem çok tartışılıyor. Bu konuda bir çalışmanız var mı' şeklindeki sorusuna ise "Bu çalışmayı yeni anayasada değerlendireceğiz. Yeni anayasaya hepsi girecek" karşılığını verdi.

Sözümü bulun istifa edeyim

Erdoğan 'yeni anayasa tartışmaları'nı değerlendirirken önemli bir ifade kullandı. Seçim öncesinde anayasa sözü vermediğini belirten Erdoğan "Aksi sözümü bulsunlar bulunduğum yeri bırakırım" dedi.

'İktidar yeni anayasa için ipe un seriyor' şeklinde eleştiriler olduğunu hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu: "Bizim böyle bir sözümüz oldu mu? 12 Eylül'ün akşamı da söyledim. Hemen çalışmaları başlatalım. Hazirandaki seçime kadar bitsin. Uzlaşma komisyonu kuralım. Kuramıyorsak herkes kendi çalışmasını yapsın. Haziran sonu yeni anayasayı çıkaralım. Aksi sözümü bulsunlar bulunduğum yeri bırakırım. Bir kere halkımıza sözümüz var. Uyum yasalarını çıkaracağız. AYM ile ilgili çalışmalar bitti. HSYK ile ilgili çalışma Meclis'e gönderildi. Sayıştay kanunu var seçim öncesi gündemimizde. Yetişirse 2B'yi getirmek istiyoruz. Böyle 8-9 kanun var."

Anayasa beyannamede

İki ekip halinde çalışıldığını anlatan Başbakan, parti içinde ve sivil toplum örgütleriyle temasa geçtiklerini dile getirdi. Erdoğan, "Bir anayasa yapmak artık anayasacıların ya da hukukçuların salt işi değil. Halkın değişik katmanlarından oluşan bir katılım.. Bununla ilgili girişimler yaptı arkadaşlar. Kısa zamanda ortaya çıkacak. Yeni anayasa seçim beyannamesinde önemli yer tutacaktır" dedi.

Acı çektirenle devam etmeyiz

Başbakan 'seçim stratejileri ve Meclis grubunun yarısının tekrar aday yapılmayacağı yönündeki spekülasyonların' hatırlatılması üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Vekil olmanın kendi tasarrufunda olmadığını belirten Erdoğan şöyle devam etti: "Süreç, en alt kademede ilçe teşkilatlarında başlar. Aday adayları içinde birinci eleme yapılır. Her ile yönelik görevliler adaylar üzerinde ayrıca çalışır. Puanlama yapar bize bildirirler. Sonra sekiz kişilik ekip onlar üzerinde tek tek çalışma yapar. Sonra da o ilimizde kimlerin aday olacağına karar veririz. Tabi ki genel başkan olarak ihtiyaca göre şu alanda şu arkadaşı tavsiye ediyorum demişimdir. O kadar hakkımız da olur. Mevcut kadroda elenenler tabiî ki olacaktır. Devamsızlık yapanlar elenecektir. 336 kişi olacaksın yeri gelecek toplantı yeter sayısı olmayacak. Bize bu acıyı çektirenlerle yola devam edemeyiz. 25- 30 yaş arası birkaç genci parlamentoya sokacağız. Daha çok bayanı parlamentoya taşıyacağız."

Erdoğan gazetecilerin 'Başörtülü bir vekil görebilir miyiz?' sorusuna ise 'Bu yolu siz açacaksınız' cevabını verdi. Gazetecilerin 'Yani olabilir mi?' yönündeki ısrarı üzerine de "Seçime 6 ay var. Ama siyasette 24 saat bile uzun süredir. Her şey olabilir" dedi.

Yargıtay ve Danıştay'ın iş yükünü kaldırmak şart

Erdoğan, gazetecilerin 'Meclis gündemine gelecek 8-9 kanundan bahsettiniz. Bunların içinde Yargıtay ve Danıştay'ın yapısıyla ilgili çalışma var m?' şeklindeki sorusuna şu karşılığı vercll "Adalet Bakanlığı bir çalışma yapacak. Geçmişte Yargıtay Başkanı'nın talepleri vardı daire sayısının artırılma ilgili 6 -7 daire kurmamız lazım diy°ıiardı. Aynı şey Danıştay için de geçerli Bu süreçte onların hazırlığı yapılacaktır. Gecikmiş adalet adalet değildir. Ciddi bir sayıda dosya zaman aşımına uğruyor. Buna hakkınız var mı? Böyle olunca vatandan yargıya olan güveni sarsılıyor. Bir diğer şey de komedi unsuru oluyor bunlar. Dosyalar yarım saatte okunup geçiliyor."

Sözlerini tutmadılar, görüşmüyorum

Erdoğan'a, Kürt sorunuyla ilgili gelişmeler de soruldu. Bu yönde attıkları adımların görünmemesinden yakınan Erdoğan şunları dile getirdi:

"Biz dayattık onlar verdi diyorlar. Görüşme noktasında zaten bir sıkıntı yok. Zaten arkadaşlar görüşüyor. Görüştüğümüz kişiler sözlerinde sadık kalmayınca bir daha neden görüşeyim? Arkadaşlara 'siz görüşün' diyorum. Ben görüşünce mesafe almalıyım. Alamıyor-sam kayıp zamandır. Diyorlar ki niçin devlet görüşüyor ? Devlet her yerle görüşür sadece Imralı değil normal cezaevleriyle de görüşür.

Tarihte hep görüşmüşler

Sorunu çözeceksek bu işin tarihine baktığımızda hep görüşmüşler. Bizim dönemimizde neden yapılıyor ? Avukatı her şeyi gidiyor. Ailesinin dışında. Bütün bunlar oluyor oradan belli yerlere belli mesajlar da veriliyor. Devlet görüşünce niye görüşüyor ? Siyasetçi görüşürse durup düşüneceksin. Biz hükümet olarak devleti yönetiyoruz. Yönetirken de bütün enstrümanları kullanırız. Şu anda yaptığımız da odur. Benim Kürt kökenli vatandaşlarla sorunumuz yok ki. Gerekeni gider yaparız. Diplomatik alanda ne gerekiyorsa yaparız ama özellikle de milli birlik ve kardeşlik projesi de sürdürmeye devam edecek. Ondan da geri adım atamayız. Ülkemizin birliğine gölge düşürecek adımlara da müsaade etmeyiz. Fakat olay öyle bir şeye getiriliyor ki. Benim ülkem de sadece Kürtler'in sorunu yok ki. Türk'ün de, Laz'ın da sorunu var. Kalkıp ta önümüze bir çok şeyi başlık olarak getirirlerse bu dayatmadır."

Başbakan, bir gazetecinin 'PKK'yı dağdan indirecek' adımlarla ilgili sorusuna ise şu karşılığı verdi: "Bizim mesajımız çok açık, net. Silahı bırak dağdan in. 221. madde bu işin önünü çok açıyor. Kalkıp ta birileri PKK ağzıyla ordumun silah bırakmasını istemesi haksızlık değil mi?"

Çekirdeği sağlam tutup herkese açılıyoruz

Erdoğan, 'Bir konuşmanızda AK Parti çatı partisidir dediniz. Bununla neyi kastettiniz" şeklindeki soru üzerine şu ifadeleri kullandı:

"Bazıları diyor ki Milli Görüş'ün devamıdır. Halbuki defalarca ifade ettik. Milli Görüş'le ilgisi yok. 'O gömleği çoktan çıkardık' dedik. Dolayısıyla solun merkeze yakınları da sağın merkeze yakınları da aramıza katılmıştır. Biz siyasetin tam merkezindeyiz. Merkezde yürütme suretiyle de uçlar hariç merkeze yakın olan herkesi çatımızın altına alırız. İnanç grupları, mezhepsel farklılıklar.. Azda olsa var. İşin bir de çekirdeği var ki o çekirdeği de sağlam tutmak zorundayız. 336 kişilik bir grubumuz var. Bugüne kadar tutabilmişsek bu çekirdeği sağlam tuttuğumuzun delilidir."

Davos Türkiye'yi popüler yapmış

Başbakan, 2006 yılında da Lübnan'ı ziyaret etmişti. İki gezi arasındaki farkı şöyle açıkladı: "Bölge epeyce toparlandı. Her yer harabeydi. Hatta havalimanında çukurlar vardı. İlgi açısından da çok farklı. Davos baya etkilemiş. Arkasından Gazze olaylarındaki tutumumuz.. Bunlar anlıyor da bizim ülkedekiler anlamıyor. Füze kalkanı meselesinde de bizim ortaya koyduğumuz tavrı, duruşu bölge anlıyor.

Nereden biliyorsun?

Hazırlanan metinlerde bunlar açık net ortada. Ama Türkiye'deki emekli büyükelçiler bir yerlere çekiyor. Türkiye bekleneni alamadı filan. Onlar Türkiye'nin beklediği ne onu bilmezler. Füze Türkiye'ye yerleşecek filan. Nereden biliyorsunuz? Metinlerde var mı? Olmayan şeyi göstermeye çalışıyorlar." Lübnan'da 8 ayrı liderle görüştüklerini anlatan Başbakan, hükümetin sağlıklı bir denkleme kavuşmasını temenni etti. (Bugün)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler