YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Genelde salak salak bakardı'
'Genelde salak salak bakardı'
26 Şubat 2010 21:06
Karakayalı: Cem Garipoğlu, genelde uyuşturucu almış gibi salak salak bakardı.

Münevver Karabulut cinayeti davasının tutuklu sanıklarından Ahmet Batur, ''Ferdi'' adlı kişinin, ifadesini değiştirmesi konusunda kendisine telkinde bulunduğunu öne sürdü.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunması alınan sanıklardan Ahmet Batur, hazırlık aşamasında verdiği ifadeleri tekrarladığını bildirdi.

Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Mevlüt Bayraktaroğlu, Batur'a hazırlık aşamasında verdiği ifadeleri okudu.

Bayraktaroğlu, Batur'a, olay günü sabah saatlerinden akşam geç saatlere kadar Mehmet Nida Garipoğlu'nun şoförlüğünü yaptığını söylediğini hatırlattı.

Ahmet Batur'un, akşam eve gittikten sonra Mehmet Karakayalı tarafından telefonla aranarak Beylikdüzü'ndeki lojmanlara çağrıldığını söylediğini belirten Bayraktaroğlu, Batur'un burada misafirler için kullanılan dairede bir süre Cem Garipoğlu ile kaldığını, daha sonra Hayyam Garipoğlu ve Mehmet Nida Garipoğlu'nun da geldiğini kaydettiğini anlattı.

Başkan Bayraktaroğlu, Batur'a, Mehmet Nida Garipoğlu'nun oğlu Cem'i amcası Hayyam Garipoğlu'nun aracına bindirerek gönderdiğinin, kendisinin de başka bir araçla lojmanlardan ayrıldığının, Hayyam Garipoğlu'nun, ''Soran olursa beni görmedin. Geldi dolaştı gitti dersin'' dediğinin ifadesinde yer aldığını hatırlattı.

Ahmet Batur, hatırlatılan bu ifadeleri kabul ettiğini bildirdi.


-''İFADENİ DEĞİŞTİR'' TELKİNİ-


Söz alan Batur'un avukatı Mehmet Fazıl Uçar, ''Müvekkilim, bu ifadelerinden sonra, özellikle Hayyam Garipoğlu'nun adını verdikten sonra baskıya maruz kalmış mı? İfadesini değiştirmesi yönünde telkinde bulunulmuş mu?'' diye sordu.

Batur da, ''Evet efendim. Cezaevine gelen şirket avukatlarından soyadını bilmediğim Ferdi isimli kişi, benden ifademi değiştirmemi istedi. 'Hayyam Garipoğlu'nu görmediğini söyle' dedi. 'Siyah bir arabanın geldiğini söylersin o kadar. Hayyam Garipoğlu'nun adını söyleme' dedi. Ben kabul etmedim'' diye cevap verdi.

Mehmet Karakayalı da Habip Kurt ile birlikte Beylikdüzü'ndeki lojmanlarda kaldığını, olay günü Mehmet Nida Garipoğlu'nun 1. kattaki dairenin anahtarını istediğini söyledi.

Bu dairenin anahtarı Ahmet Batur'da olduğundan onu çağırdığını belirten Karakayalı, Batur gelene kadar Cem Garipoğlu'nun kendisinin evinde kaldığını kaydetti.

Karakayalı, Mehmet Nida Garipoğlu'nun, oğlu Cem'in bir arkadaşıyla kavga ettiğini, Ahmet Batur geldiğinde onunla 1. kattaki daireye inmesini söylediğini anlattı.


-KARAKAYALI: ''UYSAL BİR ÇOCUKTU''-


Cem Garipoğlu'nun halinde bir değişiklik sezmediğini belirten Karakayalı, ''Hazırlık aşamasında belirttiğim gibi Cem Garipoğlu, genelde uyuşturucu almış gibi salak salak bakardı. Uysal bir çocuktu, benim kanaatime göre Cem böyle bir cinayeti tek başına işleyecek bir çocuk değildi'' diye konuştu.

Karakayalı, Ahmet Batur'un gelmesi üzerine Cem Garipoğlu'nun onunla birlikte alt kata indiğini, Hayyam Garipoğlu'nu da görmediğini bildirdi.

Habip Kurt da iddianamede yer alan suçlamaların doğru olmadığını savunarak, ''Cem'i saklamaya yönelik herhangi bir fiilim ve düşüncem olmamıştır'' dedi.


-ANNE VE BABA KARABULUT-


Şikayeti sorulan Nagihan Karabulut, sanıkların tamamından şikayetçi olduğunu, hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini bildirdi.

Nagihan Karabulut, bir de sanıklardan Tülay Makbule Karabulut'un da bulunmasını istediğini kaydetti.

Süreyya Karabulut da sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini bildirdi. Karabulut, 197 gün boyunca Cem Garipoğlu'nun kaçmasına yardım edenlerin ortaya çıkmasını istediğini, Hayyam Garipoğlu'nun da neden tutuklanmadığını merak ettiğini söyledi.

Müdahil avukatı Rezan Epözdemir de Mehmet Nida Garipoğlu'nun beyanlarının özellikle Hayyam Garipoğlu ve diğer sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik olduğunu öne sürdü.

Aynı durumdaki bazı sanıklar tutuklu olmasına rağmen Hayyam Garipoğlu'nun serbest olduğunu savunan avukat Epözdemir, Hayyam Garipoğlu'nun tutuklanmasını, Tülay Makbule Garipoğlu hakkında da yakalama emri çıkarılmasını talep etti.

Söz alan Cem Garipoğlu'nun avukatı Aytekin Kaya, müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini istedi.


-DEDENİN TEPKİSİ-


Bunun üzerine duruşma salonunda bulunan Münevver Karabulut'un dedesi Mehmet Karabulut, ''Allah bin türlü belanı versin. Allah çoluğunu, çocuğunu da böyle yapsın. Arabalar altında kalasın. Vicdanlı avukatlık yapın'' diye bağırdı.

Mehmet Karabulut, polis memurları tarafından salondan çıkarıldı.

Mehmet Nida Garipoğlu'nun avukatı Metin Feyzioğlu ise dava dosyasında müvekkili aleyhine delil bulunmadığını kaydetti.

Müvekkilinin tutukluluğunun çok ağır bir mağduriyete neden olduğunu savunan Feyzioğlu, ''Müvekkilim bu hunharca işlenmiş cinayete iştirak etmiş gibi algılanmıştır. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum'' dedi.

Hayyam Garipoğlu'nun avukatı Orhan Kaya da müvekkilinin rahatsız olduğundan duruşmaya gelemediğini, raporunu mahkemeye sunduklarını belirterek, bir dahaki celseye katılacağını kaydetti.

Aytekin Kaya da Tülay Makbule Garipoğlu'nun çocuklarının eğitimi için yurt dışında bulunduğunu, bir dahaki duruşmaya katılacağını bildirdi.

Cumhuriyet Savcısı Suat Baki Başkan, sanıklardan Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt'un tahliyesine karar verilmesini talep etti.

Kendisini kötü hisseden Süreyya Karabulut, bir süre duruşma salonundan çıkıp daha sonra tekrar geldi. Nagihan Karabulut'un da zaman zaman gözlerinin dolduğu görüldü. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler