YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gediktepe sendromu: 35 ölü
Gediktepe sendromu: 35 ölü
30 Aralık 2011 07:06
Sınır köyü Ortasu'da yaşayan mazot kaçakçıları katırlarla sınırı geçmeye çalışırken İHA'lar tarafından terörist olarak değerlendirilince bombalandı. 35 kişinin öldüğü bombalamada Gediktepe deneyiminin etkili olduğu yorumu yapıldı

Şırnak'ta, önceki gece katırlarla sınırı geçmeye çalışan kalabalık bir grup bölgede uçan İHA'lar tarafından terörist olarak değerlendirilince hava harekâtı düzenlenerek gruptaki 35 kişi öldürüldü, bir kişi ağır yaralandı. Daha sonra ise grubun sınır köyü Ortasu'da yaşayan mazot kaçakçıları olduğu ortaya çıktı. Geçen yıl 11 askerin şehit olduğu Gediktepe saldırısında sınırı geçen terörist grubun kaçakçı köylüler olduğu sanılarak durdurulmadığı hatırlanınca, önceki geceki bombalama ikinci bir Gediktepe olayından duyulan korkuya bağlandı. Nitekim Genelkurmay, "Operasyon teröristlerin kamp bölgesinde yapıldı" derken, valilik soruşturma başlatıldığını açıkladı. Köylüler ise sabahın ilk ışıklarıyla sınırı geçerek cesetleri toplayıp katır sırtında köye taşıdı. Güvenlik güçleri, önceki gün Kuzey Irak'tan kalabalık bir grubun Türkiye sınırına doğru ilerlediği yönünde istihbarat alınca sınır hattında güvenlik önlemlerini artırdı. İnsansız Hava Araçları (İHA) önceki gün sınır hattında keşif uçuşu başlatırken, bölge termal kameralarla da izlenmeye başladı. İHA'lar ve termal kameralar, akşam saatlerinde; Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı olan, sınırın sıfır noktasında kurulu Ortasu köyü karşısındaki Irak topraklarında hareket halinde bir grup olduğunu belirledi. Katırlarla hareket eden grubun görüntüleri Harekât Komutanlığı'na iletildi. Grup sınıra ulaşmak üzereyken hava harekâtına karar verildi. Diyarbakır'dan 21.30'da havalanan F-16'lar yaklaşık bir saat boyunca bölgeyi ateş altına aldı.

 

 

 

 

 


"ÖLENLER KAÇAKÇI"
Ortasu ve Gülyazı köylüleri, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sınırı geçerek operasyon bölgesine ulaştı. Köylülerin katırlara yükleyerek köy meydanına taşıdığı cesetlerden 3'ü ile bir yaralı, Şırnak Devlet Hastanesi'ne, diğer cesetler ise Uludere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Köylüler vurulan grubun, Ortasu ve Gülyazı'dan giden kaçakçılar olduğunu öne sürdü. Hepsinin akrabaları olduğunu belirterek, "Mazot kaçırıyorlardı, dönüş yolundaydılar. Gece sesleri duyunca vurulduklarını anladık. Sabah giderek cesetlerini topladık" dedi. Cesetler köy meydanına getirildiğinde yakınları sinir krizi geçirdi.

CESETLER YANMIŞ
Köylüler, katır sırtlarındaki mazot bidonlarının da patlaması nedeniyle cesetlerin büyük bölümünün yandığını öne sürdü. Savcılık cenazeleri otopsi için Malatya Adli Tıp Kurumu'na göndermek istedi. Köylüler yakınlarının cenazelerini vermek istemeyince Şırnak Valiliği ile temasa geçildi. Valilik, cenazelerin yakınlarından zorla alınmasının gerilimi artıracağını hatırlatınca Adli Tıp Kurumu uzmanlarının ilçeye getirilmesi ve otopsi işleminin Uludere'de yapılması benimsendi. Malatya ve Diyarbakır'dan Adli Tıp Uzmanı getirtildi ve ölenlerin otopsilerinin Şırnak ve Uludere'de yapılacağı açıklandı. Şırnak Valiliği Kriz Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, "Irak'ın ilimiz Uludere ilçesine yakın sınırında 28 Aralık'ta gerçekleştirilen hava harekatı sonucunda 35 kişi hayatını kaybetmiş, 1 kişi yaralanmıştır. Konu ile ilgili gerekli adli ve idari tahkikat başlatılmıştır" denildi. Sabah saatlerinde olayın duyulmasının ardından BDP'liler de köylere hareket etti. BDP'li Uludere Belediye Başkanı Fehmi Yaman ölenlerin kaçakçı köylüler olduğunu söyledi. BDP Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak da beraberlerinde bölge milletvekilleriyle Ortasu köyüne gitti. Ortası ve Gülyazı köyleri ile Uludere ve Şırnak'ta yoğun güvenlik önlemi alındı.

İŞTE İLK GÖRÜNTÜLER

 

ÖLENLERDEN 29'U AYNI AİLEDEN
Şırnak'ta hava harekâtı sırasında ölenlerin 29'nunun Gülyazı köyünde yaşayan Encü ailesinden kardeş, kuzen ya da yeğen olduğu belirlendi. Ölenlerin isimleri şöyle: Seyit Enç, Özcan Uysal, Mehmet Ali Tosun, Nadir Alma, Salik Ürek, Adem And, Mehmet Encü, Nevzat Encü, Savaş Encü, Selahattin Encü, Bedran Encü, Hüseyin Encü, Aslan Encü, Cevat Encü, Erkan Encü, Selman Encü, Orhan Encü, Fadıl Encü, Vedat Encü, Cihan Encü, Fikret Encü, Hüseyin Encü, Erkan Encü, Zeydin Encü, Çetin Encü, Hamza Encü, Şervan Encü, Cemal Encü, Osman Encü, Şivan Encü, Bilal Encü, Mahsun Encü, Salih Encü, Hakiki Encü, Serhat Encü. Yaralı ise Hasan Ürek. Amca çocukları Celal, Şivan, Hamza, Adil, Ferhat, Selam ve Bedran Encü'nün babalarının köy korucusu oldu - ğu, Salih Encü'nün babası Abdulaziz Encü'nün 10 yıl önce terör örgütüyle girdiği çatışmada yaralandığı ortaya çıktı.

HELİKOPTERLE ULUDERE'YE ADLİ TIP UZMANI GETİRİLDİ
Ölenlerin cansız bedenleri köye traktörler ve katırlarla taşındı. Olay yerinden ilk görüntülerde ise köylülerin yük taşıdıkları katırların telef oldukları görüldü. Ölenlerin yakınları cenazeleri otopsi için vermeyince Valiliğin talebi üzerine Malatya ve Diyarbakır'dan Uludere'ye helikopterle Adli Tıp uzmanı gönderildi. Otopsiler Uludere'de yapıldı.

ÜRPERTEN TANIKLIK: HERKES PARAMPARÇA OLMUŞTU...
Uludere'nin Ortasu köyünde yaşanan ve 38 kişinin ölümüyle sonuçlanan sivillere yönelik saldırıda cenazeler bugün toprağa veriliyor. Otopsileri Uludere Devlet Hastanesi'nde yapılan köylülere ilişkin pek çok iddia ve soru işaretiyse hala gündemde. Çoğunlukla mazot ve gıda maddelerini yurda sokarak yaptıkları sınır ticaretiyle hayatını kazanan köylüler, karakolun da bundan haberdar olduğunu söyledi. Mazlum Der'liler Genelkurmay açıklamasını yalanlayarak olay yerinin Sinat-Haftanin olarak adlandırılan bölgeye uzak olduğunu ileri sürdüler. Saldırıdan sağ kurtulan 19 yaşındaki Hacı Encü, olay anını, öncesini ve sonrasını şöyle anlattı: "Saat 21.00'de sınıra yaklaşmıştık ki, önce etraf aydınlanma fişekleriyle gündüz gibi olduk, ardından da top atışları gibi sesler duyduk. Yükleri sınırın Irak tarafında bıraktık ve hızla karşıya geçmeye çalıştık. Sonra uçaklar geldi ve bomba yağmaya başladı. İki ayrı gruptuk. Öndeki gruptan kurtulan olmadı. Bombardıman bir saat sürdü. Biz dere yatağındaki kayaların altına sığındık. 6 kişiydik, üç kişi kurtulduk. İki saat sonra sesleri duyan köylüler gelince ortaya çıktık. Herkes paramparça olmuştu."

GEDİKTEPE'DE NE OLDU?
Geçen yıl haziran ayında, Hakkâri'nin Şemdinli ilçesine bağlı Tekeli Taburu Gediktepe üs bölgesine gece 02.00 sıralarında roketatarlar ve ağır silahlarla saldıran terörist grup, saatler süren çatışma ve sonrasında çıkan sıcak temaslarda 11 askeri şehit etmişti. Dönemin Bölge Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya ilk görüntülerin alındığını, bu bölgelere ateş edildiğini belirtmişti. Kaya, ateşe karşılık verilmediği için bu kişilerin çoban, köylü ya da kaçakçı olabileceğinin düşünüldüğünü kaydetmişti. Dağlıca ve Aktütün saldırıları öncesi de teröristlerin "kaçakçı" gibi sınırdan geçtiği, ağır silahları da kaçakçılar gibi katır sırtlarında taşıdığı ortaya çıkmıştı. (Sabah)
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler