YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gazzeli Türkiye'nin selamını en iyi şekilde alır
Gazzeli Türkiye'nin selamını en iyi şekilde alır
31 Temmuz 2014 06:28
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Sessiz kalan dünya liderleri biliyorlar ki Türkiye'den Gazze'ye bir selam gittiğinde, Gazzeliler o selama selam dururlar, o selamı en iyi şekilde alırlar" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kadınhanı Belediye Spor Salonu'nda düzenlenen bayramlaşm programında yaptığı konuşmada, dünyanın neresinde ve hangi şartlarda olursa olsun, ortak kader bilinci yaşayan bütün halkların geleceğiyle ilgilendiklerini belirtti.

Millete 30 Mart seçimlerinde kaos dönemi yaşatmak isteyenlerin bulunduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Gezi provokasyonlarıyla, 17 Aralık ve 25 Aralık provokasyonlarıyla biz o zaman onlara 'siz ne yaparsanız yapın milletimiz ve Rabbimiz bizim yanımızda ise kimse bizi durduramaz' dedik. Elhamdülillah 30 Martta milletimiz sizin, bizim yanımızda olduğunu bir kez daha gösterdi" dedi.

"9 partinin hiçbiri kendine güvenmiyor"

"Şimdi bakınız adliye önünde şov yapanlar, kimlerin kimlerle bir araya geldiğini görsünler. Her fırsatta, islam dünyası ve diğer bizim için uhrevi anlamda da siyasi anlamda da önemli olan meselelerde bize saldıranlar, şimdi o şova katılıyorlar" ifadelerini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"İsimlerini zikretmek istemiyorum. Hangi milletvekillerinin orada olduğuna bakmak lazım. Kim ne derse desin şimdi 30 Mart'ta hedeflerine ulaşamayınca bu sefer cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hepsi bir araya geldiler. Üçle başladılar beş oldu, yedi oldu, dokuz parti bir çatı adayı çıkardılar. Bu şu demek; 9 partinin hiçbiri kendine güvenmiyor.

Kendi seçmeninin önüne çıkaracağı hatırı sayılı bir aday bulamadılar. Ama her işte bir hayır vardır. Bırakalım 9 değil kaç olursa olsunlar. Onların doğrudan destekleyenler ya da onlarla işbirliği yapanlar tek bir cephede buluşsalar da biz AK Parti olarak milletin cephesinde bir araya geliyoruz. Milletle buluşuyoruz ve bunun dışında da buluşacak herhangi bir makam ve mevki tanımıyoruz. İnşallah önümüzdeki 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimi yeni bir gündemin başlangıcı olur."

"Gazze halkı çok ızdıraplı günler yaşıyor"

Buradaki programın ardından Cihanbeyli ilçesine geçen Davutoğlu, Belediye Konferans Salonu'nda partililerle bir araya geldi.

Davutoğlu yaptığı konuşmada, Gazze halkının çok ızdıraplı günler yaşadığını belirterek, "Ama bizim halkımızın derin irfanı bu ızdırabı, en yakın bir şekilde hissettiği içindir ki yönlerini dönüp Türkiye'ye bakıyorlar ve diyorlar ki, 'Türkiye'nin olmadığı hiçbir masaya biz oturmayız'. Gazzeliler söylüyor, 'Türkiye'nin temsil edilmediği hiçbir yere oturmayız'. Onun için de dünyanın bütün liderleri bizi arıyor ve diyorlar ki 'Gazzeye bir tek sizin sözünüz geçer, bir tek siz konuşabilirsiniz'. Onun için bütün ateşkes çabaları Türkiye üzerinden yürüyor. O dünya liderleri, sükut eden, sessiz kalan dünya liderleri biliyorlar ki Türkiye'den Gazzeye bir selam gittiğinde, sayın Başbakanımızdan Gazzeye bir selam gittiğinde Gazzeliler o selama selam dururlar, o selamı en iyi şekilde alırlar" dedi.

"Allah bu milletten aldığımız gücü eksik etmesin"

Türkiye'de bütün vilayetlerde, bütün ilçelerde, bütün köylerde, hiçbir gerilim olmadan bayram idrak edildiğine dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Çevremizdeki 8 ülkede en azından iç çatışmalar var, gerilimler var. Peki Türkiye'deki bu huzur ve istikrarı neye borçluyuz. Tek bir şeye borçluyuz; gücünü milletten alan bir siyasi kadroya ve onun liderine.  Allah bu milletten aldığımız gücü bizden eksik etmesin. Onun için bu muhasebeyi yaparken şunu düşüneceksiniz, neden Suriye'de etnik çatışmalar yaşanıyor, mezhep çatışmaları yaşanıyor, neden Irak'ta iç çatışmalar, mezhep çatışmaları yaşanıyor?

Araplar, Kürtler, Türkmenler, Şiiler, Sünniler birbirine karşı savaşıyor. Ama Türkiye bir barış adası olarak sürüyor. Emin olun bunun sırrı tarihi kardeşlikten, ebedi kardeşlikten ilham alan bir siyasi kadronun bu ülkede hükümet olmasıdır. O kadro eğer bugün bu ülkede olmamış olsaydı çözüm süreci başarıya ulaşabilir miydi?

Çözüm süreci diye bir süreç ezeli kardeşliği, ebedi kardeşliğe dönüştürme gücünü ortaya koyabilir miydi? İşte eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki fark bu. Biz Türk, Kürt, Arap, Boşnak, Arnavut, Türkiye içinde ister Kafkasya'dan, ister Balkanlar'dan muhaceretle gelmiş olanlar olsun, ister burada onlara ev sahipliği yapmış olanlar, birlikte bir harman oluşturmuş olanlar olsun, tek bir vücut haline geldik 12 yıl içinde. İşte cumhurbaşkanlığı seçimi bunu teminat altına almak için önemli."

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler