YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Fulya Hanım derhal çekil"
Eski Bakan Seyfi Oktay ile anayasa değişiklik paketinin iptali için görüştüğü ortaya çıkan Anayasa Mahkemesi üyesi Kantarcıoğlu’na net çağrı
"Fulya Hanım derhal çekil"
15 Haziran 2010 / 07:38 Güncelleme: 15 Haziran 2010 / 07:56

Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu ile Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay’ın reform paketi ile ilgili yasal dinlemeye takılan görüşmeleri hukukçular tarafından “İhsas-ı Rey” olarak değerlendirildi. Hukukçular bu görüşmeyi sert bir şekilde eleştirdi.

İşte o görüşler:

TARAFSIZLIĞINI KAYBETTİ

** Emekli savcı Gültekin Avcı: Tüm Türkiye’nin gündeminde olan bir yargılama süreci devam ederken, Anayasa Mahkemesi üyesinin bu tür görüşmelerden şiddetle kaçınması gerekir. Ama buna rağmen böyle bir görüşme gerçekleşti ise bu tabii ki ihsas- ı rey manasını taşır. Seyfi Oktay’ın konumu bellidir. Ergenekon soruşturması kapsamında soruşturulan kritik bir hedeftir. Buna rağmen siz kilit noktada bir insanla görüşüyorsanız tabii ki tarafsızlığınızı kaybetmişsinizdir demektir. Bu aşamada mevcut davaya Fulya Kantarcıoğlu’nun katılmaması gerekir. Tarafsızlığını kaybetmiştir. İhsas-ı reyde bulunmuştur. Onunla birlikte Osman Paksüt’te böyle bir oylamaya katılmamalıdır. O da mevcut Ergenekon soruşturmasındaki sanıklarla irtibatlı .

REDDİ HAKİM İSTESİNLER

** Doç. Dr. Mustafa Şentop: Açık bir şekilde önceden ihsas-ı rey’de bulunmuştur. Kantarcıoğlu’nun oylama yapıldığı takdirde ne karar vereceğini hepimiz öğrenmiş olduk. Kendisinin bu dava dosyasından çekilmesi gerekir. Eğer çekilmezse, Cumhurbaşkanı, Başbakan veya Meclis Başkanı reddi hâkim talebinde bulunabilir. Böyle bir düzenleme yoktur. Fakat ortada Anayasal düzenleme var. Parti kapatma davalarında belli bir taraf bir muhatap vardı. Peki, anayasal düzenlemenin muhatabı kim? Bu konuda belli bir taraf yok. Ancak, buna oy veren milletvekilleri bir talepte bulunabilirler. Açık bir düzenleme yoktur. Ancak kıyas yolu ile söylüyorum. Milletvekillerinin başvurması daha doğru olabilir. Eğer 110 Milletvekili dava açıyorsa (CHP’yi kastediyor) buna sembolik olarak imza ile 110 Milletvekili Kantarcıoğlu ile Osman Paksüt için reddi hâkim talebinde bulunsun. Yanlış hatırlamıyorsam Turgut Özal, başörtüsü düzenlemesi konusunda Yekta Güngör Özden ile ilgili reddi hâkim talebinde bulunacağını açıklamıştı. Bunun üzerine Yekta Güngör Özden ise davaya katılmamıştır.

HUKUK DIŞI YETKİ 

** Doç. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez: Konuşmalarda kukukun vermediği bir yetkiyi yani “yürütmeyi durdurma yetkisini” Anayasa Mahkemesi’nin ihsasla kabul etmesi sonrasında ortaya çıkan sorunların itirafı vardır. “Yürürlüğü durdurma yetkisini” 1993’ten bu yana kullanan Yüksek Mahkeme’ye, 1971’de 1978’de ve 1985’te yürütmeyi durdurması için talepte bulunuldu. Dedi ki, “Ben bunu kullanamam, benim böyle bir yetkim yoktur.” Fakat 1993’te Mümtaz Soysal’ın talebi ile mahkemeye bir konuda iptal davası açıldı. Hem iptal için hem de yürürlüğü durdurmak için. Soysal’ın sunduğu dilekçede senin iptal ve yürürlüğü durdurma yetkin var ibaresi yer alıyordu. Anayasa Mahkemesi de kendisinde böyle bir yetki olduğuna karar verdi. 1993’te “Bu yetki bende var. Benim kararlarımın anlamlı olması için yürütmeyi durdurma kararını kullanacağım” dedi. Ondan sonra da iptaline yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Yürürlüğü durdurma yetkisi Anayasa Mahkemesi’ne ne Anayasa ile ne de kanunlarla verildi. Mahkeme bu yetkiyi 1993’te yorum yolu ile elde etti. Hukuk dışı bir yetkidir.

YARGIYA MÜDAHELE 

** Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu: Bir eski bakan ile Anayasa Mahkemesi üyesinin konuşmaları yargıya resmen yön vermektir. Konuşmalarda yürütmeyi durdurma yetkilerinin olmadığının itirafı vardır. İrtibatların ne kadar vahim olduğu ortada. Bu yargıya bal gibi müdahaledir. Yargıya telkin ve tavsiyede bulunmaktır. Anayasa Mahkemesi bu konunun gereğini yapmalıdır. Anayasa Mahkemesi üyesinin ihsas- ı rey olup olmadığına karar vermelidir. Bu karardan sonra gereği de yapılmalıdır.

Can: Asıl kaos mahkemenin kararıyla başlar

Anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi iptal ederse Meclis kararı yok saysın” diyen Yüksek Mahkeme’nin raportörü Osman Can, “Asıl kaos mahkemenin kararıyla başlar” dedi. NTV’ye konuşan Can, “Anayasa değişikliklerinde Anayasa Mahkemesi’ne yine Anayasa’nın yasakladığı bir alana girmek suretiyle bir iptal kararının verilmesi durumunda ağır hukuk ve Anayasa ihlali ortaya çıkacak”diyerek şöyle devam etti: “Böyle ağır bir Anayasa ihlalinde öncelikle mahkeme kararının yok hükmünde olacağını söylemeye çalışıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’yı ihlal ederek alacağı bir karar zaten kaosun başlangıcıdır, bu bir realite. O yüzden Meclis’in kararı yok saymasından doğacak kaostan endişe etmiyorum. Kaosu politikadan beklemek doğru değildir, kurumlardan bekleyelim. Her bir darbe bir kaostur ve bunu kurumlar yapıyor.” (Bugün)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler