YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Fethullah Gülen'den ses getirecek 'MGK' yorumu
Fethullah Gülen'in son sohbeti herkul.org'dan yayınlandı. Gülen, önemli değerlendirmelerde bulundu.
Fethullah Gülen'den ses getirecek 'MGK' yorumu
11 Aralık 2013 / 09:04 Güncelleme: 11 Aralık 2013 / 09:11

Son günlerin en çok tartışılan konularından biri olan 2004 MGK'sındaki 'yok hükmündeki' kararla ilgili olarak Fethullah Gülen 'konjonktür gereği' yorumunda bulundu. Gülen, daha önce yaptığı "Kolum kanadım kırıldı!" sözlerine de açıklık getirdi.

İşte Fethullah Gülen'in konuyla ilgili açıklamaları:

*MGK-2004 kararıyla ilgili Hudeybiye teşbihi yaparken, o arkadaşların askerlerle ve o günkü idarede bulunan kimselerle beraber o meseleye imza atmalarını, şartlar ve konjonktürün gereği olarak, tıpkı Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gaileyi ucuz atlatma adına geriye adım atması gibi ele aldım.

Hem de şu cümleyle dedim: "Bazen geriye bir adım atmak, ileriye on adım atma değerindedir." Mesele siyakı ve sibakıyla ele alındığı zaman görülecektir ki, esasen orada imza atan arkadaşları korumaya ve mazur görmeye matuf bir ifade tarzıydı o.

*Evet, o sohbette "Kolum kanadım kırıldı!" da dedim; zira o imzadan sonra birileri, bazı işgüzarlar, o meseleyi uygulayıp durmuşlar, fişler falan olmuş, devam etmiş. Keşke orada Allah'ın izniyle makul atlatıldıktan sonra bu mesele devam etmeseydi; duyduğumda "Kolum kanadım kırıldı!" dedim, bunu da başka türlü anladılar. Bu Hudeybiye örneğinde, MGK'da "imza atanlar"ı, "müşrik" olarak anlamak mümkün müdür? Peygamber kim orada? Oysa ki, orada onlara Peygamber yolunda hareket ediyor gibi bir bakma vardı. Takdir edileceği yerde, yine bir kısım, kara ruhlu, kara düşünceli, kara kalbli, karanlık yaşayan insanlar -keşke öyle olmasaydı- ortada fitne dellalları, bu meseleyi bu şekilde işâa etmek (yaymak) suretiyle toplumun değişik kesimlerini birbiriyle vuruşturma, karşı karşıya getirme gibi bir gayretkeşlik içindeler.

MGK içtihadi bir kurum değilmiydi?!
 // Yahya RAMİ
MGK'nın, "içtihat" yapabilen ve bu içtihatlarında da isabet ederse 1 etmezse 2 sevap olan "içtihadi bir kurum" olduğu fikri bizzat "hocaefendi"ye ait değil mi? Her halükarda sevap alabileceği hayırlı işler yapan bir kurumun bu yaptığı faaliyet gerçekten yapılmışsa ya da yapılcaksa bundan özellikle de "hocaefendi"nin hiç gocunmaması lazım değil mi?...
11 Aralık 2013 Çarşamba 15:40
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler