YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Fethullah Gülen'den Erdoğan'a 'paralel' yanıtı
Fethullah Gülen, yazılarının yayınlandığı Herkul.org'dan 'paralel iddialarına' ilişkin ilk kez cevap verdi. Bize paralel dediler, sülük dediler diyen Gülen, "Kim paralelse, Allah onun belasını versin" dedi.
Fethullah Gülen'den Erdoğan'a 'paralel' yanıtı
04 Ağustos 2014 / 11:49 Güncelleme: 04 Ağustos 2014 / 11:58

Fethullah Gülen'in yeni sohbeti Herkul.org sitesinde paylaşıldı. "İmtihan ve Hakta Sebât" başlıklı yeni sohbetinde Gülen, 'paralel' iddiasına ilk kez ve çok sert yanıt verdi.

"Biraz rahatsızlığımdan, biraz da bunlara cevap vermemek için, aylardan beri burada sizin karşınıza çıkmadım" diyen Gülen, paralel iddialarına "Kim paralelse, Allah onun belasını versin" sözleriyle yanıt verdi.

Bize paralel dediler, sülük dediler...

Gülen'in sohbetinin ilgili kısmı şöyle:

Şeytan sürekli aleyhimizdeki bazı şeyleri önümüze sürer, “Haydi siz de bir şey söyleyin bunlara karşı, hep sükût mu edeceksiniz?” der. Belki bazen sûret-i haktan da görünerek bir şeyler dürtükler; biz de hiç farkına varmadan onun dürtüklediği şeyleri söyleriz. Mesela “paralel” dediler bize. “Paralel” paranoyanın nesebi gayr-ı sahih veledidir. Biz de onlara diyelim: “Siz paralelsiniz!” Hayır, böyle mukabele etmemeli!..

Kim paralelse Allah onun belasını versin

Mesela, “sülük” dediler. Nedir? Kanı emen! Hakikaten birileri milletin kanını emiyor, kansız bırakıyor onu. Fakat mukâbele-i bi’l-misil kâide-i zâlimânesine girerek “Kan emen sülükler sizsiniz!” dememeli!.. İlle de bir şey demek istiyorsanız; karbondioksit atma manasında, şöyle dersiniz: “Kim paralelse, Allah onun belasını versin. Kim sülükse, Allah onun bin belasını versin. Sülüklerin evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Bizsek yani. Kim çeteyse… kim örgütse… kim silahlı örgütse… kim milletine kötülük yapmak istiyorsa… kim milletin hakkı olan arpa kadar bir haram yemişse, Allah onun belasını versin!” Bunu söylerken kendi adınıza söyleyin!

Densizliğin her türlüsünü söylediler

Densiz demeyi bile terbiyeme, saygıma uygun bulmadım. Onlar densizliğin her türlüsünü söylediler. Dedikleri ettikleri şeyleri saydılar, yakın tarihe kadar 200 tane küfür, tel’în, lanet lafından bahsettiler. Hepsini hatırımda tutmadım. Orada da Cenab-ı Hakk’ın bana verdiği nisyan hakkını kullandım. Demedik şey, atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan ve sizi uğratmadıkları gadr bırakmamışlar.. etmedikleri emanete hıyanet bırakmamışlar. Fakat bütün bunları -Halk ifadesiyle, onu demek de doğru mu? Nezaketmizle telif edilebilir mi? Karakterimizin sesi soluğu olur mu? Değilse Allah bizi affetsin, mâşerî vicdan da bizi bağışlasın- buldukları bir günah keçisine yüklediler.

Centilmence davranmak düşer

Bir gün insanlık cennete gitme yoluna girse, sıratı da geçse, orada bir şeye takılsa, “Hele durun size bir şey soracağız!” dense, yine onların o paranoyasından doğan nesebi gayr-ı sahih paralel mülahazasına verecek ve diyecekler ki, “Bunların yüzünden oldu!” Şimdi öyle bir mantık ve öyle bir felsefe, zedelenmiş, yaralanmış, bir yönüyle ayıp örtme duygusuyla kıvranıp duran insanların ruhuna öyle hâkim olmuş ki, bütün mesâvîyi birilerine yüklemeyi o işin içinden sıyrılmanın tek yolu olarak görüyorlar. Fakat, bütün bunlara karşı centilmence davranmak size düşüyor.

Beş para etmeyen insanlar

Biraz rahatsızlığımdan, biraz da bunlara cevap vermemek için, aylardan beri burada sizin karşınıza çıkmadım.

Şayet sizin karşınıza çıkarken, birilerinin yaptığı fenalıklar karşısında hislerimi işin içine katarak konuşursam, bu marz-ı ilâhîye uygun düşmez, ihlasa muvafık düşmez, ihsan şuuruyla telif edilemez, yakîn ile telif edilemez; böyle olmayınca da o beş para etmez.

Beş para etmeyen insanlar gayr-ı merğûb metâlarını her gün maşerî vicdan pazarlarına, panayırlarına sürseler bile, bize bu mevzuda yine karakterimizin gereğini ortaya koymak düşer. Karakterinizi bozmanız, onun gereğine göre laf etmemeniz, öyle bir davranışta bulunmamanız, kendi namusunuza dokunmak kadar çirkin ve şenî’ bir şeydir. Başkaları da kendi karakterlerinin gereğini sergiliyorlarmış, o bizi alakadar etmez.

 

İNTERNETHABER.COM

10:56
 // Maliki
Şimdi bizde mukâbele-i bi’l-misil kâide-i zâlimânesine girerek hırsız da yalancıda sizsiniz dememek için bir gün köprüyü sürat ı yarılasanız ve o an ı vakitte
Uhdemize sorulsa tanırmısınız bu zat ı şahane leri diye bizki avazımızın çıktığı kadar ve hatta arş ı ala yı inlerecek kadar bilesiniz ki şu tek kelimeyi haykırmaktan hiç vazgeçmeyeceğiz
PARALEL...
05 Ağustos 2014 10:56
dua - beddua-mulaane
 // kara murat derki!
ilk seferinde beddua degil mulaane demislerdi, eger biz yaptiysak carpilalim ama yapmadiysak siz secimi kaybedin falan gibi. aradan gecen zaman herkese biraz birseyler ogretmis simdi sadece kendilerine sartlandirilmali yari beddua yari mulaane ediyor, "(bedduayi) soylerken kendi adiniza soyleyin" diyerek. iyi bir gelisme diyebilirim....
05 Ağustos 2014 Salı 08:45
23:50
 // MUHAFIZ
Milletin yatak odalarına kadar dinlettin,kadınlara çocuklara beddua ettin,en az 60 yıllık arkadaşın olan latif erdoğan'a bile güvenmediğin için dinlettin,amerika'da tutuklattın,ananas siparişi verip durdun iş adamlarına,bütün bunları yaptığına dair onlarca delil varken,yaptığın pislikler ortaya çıkmaya başlayınca kırmızı bülten korkusu oluşunca şimdide milyonlarca defa yeminde etsen nafile...!!!!...
04 Ağustos 2014 23:50
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler