YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Fenerbahçe'ye destek verdi
Fenerbahçe'ye destek verdi
25 Ağustos 2011 23:35
Devlet Bahçeli Ankara Ülkü Ocakları'nın düzenlediği iftara katıldı. Bahçeli iftar sonrası yaptığı konuşmada ses kayıtlarından Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere kadar birçok konuda açıklama yaptı. MHP lideri soruşturma bitmeden Fenerbahçe'nin zan altında bır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanı sıfatı ile eski dostlarını yüzüstü bırakırken, bu mübarek ayda vefa duygularından ne kadar mahrum olduğunu açıkça göstermiştir. Dün 'dostum, kardeşim' dediği otokrat kişiler, Batının yeni konsepti çerçevesinde görevlerinden uzaklaştırılırken Başbakan, rol çalma ve Büyük Ortadoğu Projesi'ni hazmettirmek amacıyla hepsine sırtını dönmüştür'' dedi.

Bahçeli, Ankara Ülkü Ocakları'nın Karşıyaka İş Merkezi'nde düzenlediği iftara katıldı.

İftarın ardından yaptığı konuşmada, yaşanan çağda savaşların, sosyal krizler, etnik temelli sorunlar, çevre felaketleri ve terörün istikrarsızlık yarattığını anlatan Bahçeli, 1096'da başlayan Haçlı Seferleri'nin hala tam olarak amacına ulaşamadığını ve ısrarını sürdürdüğünü söyledi.

Tunus'ta başlayan halk hareketini ''kasırga'' olarak niteleyen Bahçeli, bu kasırganın Libya'yı vurduğunu ve Şam'ın kapısına dayandığını, bundan sonra hangi ülkeleri kapsamına alacağının da az çok belirlik kazandığını bildirdi.

Libya'da Kaddafi'nin yaşadıklarının ibretlik ve ders niteliğinde olduğuna işaret eden Bahçeli, NATO'nun yol açması ile muhaliflerin önemli yerleri ele geçirdiğini ve sözde özgürlük ve demokrasi adı altında şekillenen Libya'da muhaliflerin sevinç gösterilerini ABD ve Fransa bayraklarını öperek gösterdiğini anımsatan Bahçeli, benzer görüntülerin daha önce Irak işgalinde görüldüğünü, arkasından da ülkede büyük karışılıklar yaşandığını kaydetti.

Müslüman toplumların adeta Batının oyun alanı haline geldiğini ifade eden Bahçeli, şöyle dedi:

''Müslüman toplumların, ayaklarına vurulan prangalara sessiz kalması ve uluslararası stratejik hesaplara kurban edilmesi telafisi çok zor olacak bir alçalma ve hezimettir. Müslüman Arap ülkelerinin uzaktan kumanda ile yönetilmeleri, insani değerleri Batılılarının penceresinden ele almaları ve doğal kaynaklarından dolayı tahakküme maruz kalmaları bizim açımızdan üzüntü vericidir.''

Suriye'nin durumuna işaret eden Bahçeli, bundan sonra Ortadoğu'nun denkleminin yeniden kurulacağını bildirdi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

''Bu gelişmeler karşısında AKP hükümetinin aldığı pozisyon ve içine girdiği çarpık ilişkiler ağı, ülkemizi yeni sıkıntıların içerisine sürükleyecektir. Başbakan Erdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanı sıfatı ile eski dostlarını yüzüstü bırakırken, bu mübarek ayda vefa duygularından ne kadar mahrum olduğunu açıkça göstermiştir. Dün 'dostum, kardeşim' dediği otokrat kişiler Batının yeni konsepti çerçevesinde görevlerinden uzaklaştırılırken Başbakan, rol çalma ve Büyük Ortadoğu Projesi'ni hazmettirmek amacıyla hepsine sırtını dönmüştür. Küresel güç merkezlerinin planları, komşu coğrafyalara uzanırken Başbakan Erdoğan'ın buna mihmandarlık yapması ve kraldan çok kralcı kesilmesi ülkemizin saygınlığı ve milletimizin yüksek erdemi bakımından utanç vericidir.

Gerek Suriye, gerekse Libya muhaliflerinin Türkiye'de ağırlanması, destek verilmesi ve hatta parasal yardımda bulunulması kabul edilemez bir durum ve hesabı mutlaka sorulacak iki yüzlülüktür. Bizim için öncelikle komşu coğrafyaların istikrarı ve bütünlüğü önemli olmalıdır ve her ülke kendi meselesini kendi sosyal ve ekonomik dinamizmi ile çözebilmelidir. Eğer Suriye veya Libya'ya değişim gerekli ve mümkünse bunun yolu iç dinamiklerin harekete geçmesi ve yöneticilerin bu ihtiyaca açıkça cevap vermelerinden geçecektir.''

ORTADOĞU'NUN BULANIK VE DİPSİZ KUYUSU

MHP lideri, ''Türkiye'yi Ortadoğu'nun bulanık ve dipsiz kuyusuna Batının sesi ve mayın tarayıcısı olarak indirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur'' dedi.

AK Parti hükümetinin, Müslüman Arap toplumunu sırtından bıçakladığını ileri süren Bahçeli, şunları kaydetti:

''Başbakan Erdoğan, komşu ülkelerin iç sorunlarına küresel güçlerin yanında hizalanarak bu kadar taraf olmuşken, bundan böyle ülke olarak bölgesel itibar ve inandırıcılığımızdan nasıl bahsedebilecektir? İflas eden dış politika ile Türkiye'nin hak ve hukukunu muhataplarına karşı nasıl savunacaktır? Başkalarının iç karışılıklarına bu kadar açık müdahil olduktan sonra kendi içimizdeki meselelere taraf olmaya çalışacak ülkelere tutarlılık adına ne söyleyecektir ve nasıl duruş serileyecektir?

Türkiye'yi Ortadoğu'nun bulanık ve dipsiz kuyusuna Batının sesi ve mayın tarayıcısı olarak indirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu itibarla Dışişleri Bakanının Trablus'un muhaliflerce ele geçirilmesi üzerine hemen destek vermek amacıyla Bingazi'ye gitmesi ve Batının planları doğrultusunda mesajlar vermesi sorunludur ve başka problemlere kapı aralayacaktır. Gerçekten de komşu coğrafyalardaki depremlerin ülkemizin etnik ve mezhep fay hattını çatlatması büyük badirelere neden olabilecektir. Üstelik Tunus'ta başlayarak Akdeniz kıyı şeridi boyunca ilarleyen Ortadoğu kaousunun yoluna en sonunda İran ve Türkiye çıkacaktır. 940 yıldır Türk milletinin Anadolu'yu yurt tutmasını içine sindiremeyenler, yavaş yavaş emellerine muaffak olmaktadır. Bu bariz tehlikeyi fark edemeyen AKP hükümeti ön tarafta İsrail ile kavga ederken, arka tarafta ittifak içine girmiş ve İran'ın çevresini boşaltmak için hamleler yapmıştır. Nitekim geçtiğimiz yıl NATO'nun füze savunma sistemini ülkemize konuşlandırma kararı ve hükümetin de seve seve onay vermesi buna net kanıttır.

AKP hükümeti 'One Minute'nin şişirdiği sanal kahramanlık havası ve bunun yarattığı uygun ortam eşliğinde Müslüman Arap toplumunun önce sempatisini kazanmış sonra da sırtından hançerlemiştir. Geriye dönüp baktığımızda bunun AKP'nin ve Başbakanın klasik bir alışkanlığı ve karakteri olduğu ortaya çıkacaktır. Bu günler mutlaka geçecek ve Türkiye taşıdığı yükten mutlaka kurtulacaktır. İşte o zaman gerçekler meydana çıkacak ve yüzde 50 oy almış bir zihniyetin karanlıkta kalan yüzü ve maskelenmiş niyetleri herkes tarafından anlaşılacaktır.''

''DEVLET MAHREMİYETİ VE CİDDİYETİ KALMADI''

MHP Genel Başkanı Bahçeli, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner'e ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarıyla ilgili olarak da Koşaner'in, kurmaylarına yaptığı değerlendirmenin kayıt altına alınarak yayınlanmasının devlet mahremiyetinin ve ciddiyetinin kalmadığını gösterdiğini söyledi.

Bahçeli, şöyle konuştu:

''Şüphesiz bu kayıtların muhteviyatı ayrı bir tartışma konusudur ve üzerinde mutlaka durulmalıdır. Eğer bu ülkede TSK'nın en üst makamında bulunan kişi, dinlenebiliyorsa herkesin bu tehdide açık ve muhatap olduğu kuşkusuzdur. Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere herkes dinlenmeye tabi tutulma riskiyle yüz yüzedir. İşin daha vahim tarafı ise AKP sözcülerinin bahane bulma yarışına girerek topu yabancı istihbaratlara atmalarıdır. Bu pişkinliğe göre madem Türkiye yabancı istihbaratların örtülü operasyon merkezi haline gelmiştir, o zaman AKP hükümeti ne ile meşguldür? Kime ya da hangi çevrelere hizmet etmektedir? Bu telefon dinlemelerindeki amaç nedir ve hangi hedefler gözetilmektedir? Maksat Türkiye'nin terörle mücadelesini milletimizin gözünde değersizleştirmek ve şehitliği sorgulatmak ise böyle bir alçaklığın altından AKP asla kalkamayacaktır.

Hayasızca ortam dinlenmesi yapanların ve gizli video kayıtları ile herkesi izleyenleri bulunup adalete teslim edilmesi AKP hükümetinin namus ve şeref borcudur. Aksi takdirde bu dinleme ve kayıtlardan kendisinin sorumlu olacağını telekulak rezaletleri ve siyasi röntgencilikle isminin yan yana anılacağını bilmesi gerekmektedir.''

Devletin ayaklar altında ve milletin parçalanma eşiğinde olduğunu iddia eden Bahçeli, her şeye rağmen Türk milletinin karanlık tünelden çıkacağını ve başına geçirilmek istenen ''ikinci çuvalı'' yırtıp atacağını söyledi.

FENERBAHÇE'NİN DURUMU

Konuşmasında futboldaki şike ve teşvik primi iddialarına da değinen Bahçeli, bu iddialar ile Türk futbolunun ateşe atıldığını ve asırlık kulüplere gönül veren milyonlarca taraftarı büyük bir hayal kırıklığına uğrattığını söyledi.

Temmuz ayının ilk haftasından bu yana süren adli ve idari soruşturma sürecinin sonuçlandırılamadığını belirten Bahçeli, bu tablodan en büyük zararı Türk sporunun gördüğünü kaydetti.

UEFA'nın ''baskı ve belirleyiciliği altında'' Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne katılamayacağı yönünde alınan kararın Türk futbolunun güvenilirliği ve saygınlığına gölge düşürdüğünü ifade eden Bahçeli, hukuki süreç tamamlanmadan 104 yıllık bir kulübün tamamıyla zan ve töhmet altına alınmasının kendileri açısından doğru ve yerinde olmadığını belirtti.

Spor ahlakı ile bağdaşmayan bir suça karışan kişilerin, kulüplerin kurumsal yapılarından ayrı tutulması gerektiğine işaret eden Bahçeli, ''Bu itibarla Fenerbahçe Kulübü'nü uluslararası müsabakalardan çıkarılmasını ve buna ortam hazırlayanları şiddetle kınadığımızı buradan ifade etmek istiyorum'' dedi.

Bahçeli, Türkiye Futbol Federasyonunu ''krizi yönetmede beceriksizlikle'' suçladı.

Bahçeli, partili gençlere de seslenerek tahriklere kapılmamaları uyarısında bulundu ve kendilerini sokaklarda değil, kütüphanelerde görmek istediğini belirtti.

AA

şaşırmadım
 // erol
sen hep suçlunun yanındasın bahçeli...
26 Ağustos 2011 08:24
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler