YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Evet, bir çalışma var doğru!
Başbakan Yardımcısı Bozdağ: 250. madde ile ilgili bir çalışmanın olduğu doğru...
Evet, bir çalışma var doğru!
02 Haziran 2012 / 19:56 Güncelleme: 02 Haziran 2012 / 19:59
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Ceza Muhakemesi Kanunu 250 kapsamındaki mahkemelerin durumuyla ilgili bir çalışma olduğu ama henüz sonuçlanmadığını belirterek, ''Nihayete erdiği zaman kapsamı nedir ne değildir, onu hep beraber göreceğiz. Şu anda Adalet Bakanlığı bu konuyla ilgili bir çalışma yapıyor'' dedi.

Bozdağ, çeşitli temaslar için geldiği Karadağ'ın başkenti Podgoritsa'da, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ofisinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bekir Bozdağ, hükümetin Ceze Muhakemesi Kanunu 250. madde kapsamında bir değişiklik planı olup olmadığına ilişkin soru üzerine, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi ve devamı maddelerine göre görev yapan mahkemelerin Türkiye'de tartışıldığını, tartışmaların devam ettiğini, bu konuda yapılacak her şeyin ilgi çektiğini söyledi.

TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen kanun tasarısına bakıldığında 250. madde kapsamındaki suçlar ve bunların soruşturulmasına ilişkin konularda bazı değişiklikler olduğunu, onların da yapıldığını belirten Bozdağ, tasarının Adalet Komisyonu'nda kabul edildiğini, mecliste de kabul edilirse yürürlüğe gireceğini vurguladı.

''250. maddeye ilişkin neler yapılabilir, nasıl yapılabilir, bunlara ilişkin herkesin değerlendirmesi var ama bir şey gerçek, 250. madde kapsamında kurulan mahkemeler ihtisas mahkemeleri'' diyen Bozdağ, şöyle konuştu:

''Bu mahkemeler esasında Türkiye'de olmaması gereken mahkemeler ama zaruret nedeniyle kurulmuş bulunan mahkemelerdir. İhtiyaç bulunduğu sürece de bunun devam edeceğini daha önce de ifade etmiştik. Çünkü hukuk devletinde mahkemelerin kendi içinde de bir hiyerarşisinin olmaması lazım. Mahkemelerin ona göre de bir durumunun olması son derece önemli. CMK 250 kapsamındaki mahkemelerin durumuyla alakalı bir çalışmanın olduğu doğru ama bu çalışma henüz nihayete ermedi. Nihayete erdiği zaman kapsamı nedir ne değildir, onu hep beraber göreceğiz. Şu anda Adalet Bakanlığı bu konuyla ilgili bir çalışma yapıyor.''

-''Daraltma gerektiği zaman o da yapılabilir''-

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, düzenlemenin kapsamına ilişkin soru üzerine de şunları söyledi:

''Bu düzenleme neleri kapsayacak neleri kapsamayacak, yapıldıktan sonra ortaya çıkar. Şu anda kesinleşmiş, şöyle olacak şu şekilde olacak değil. Biz 250 kapsamıyla ilgili bir adım atılması ve bu konuda bir çalışma yapılmasını sadece bugün söylemedik daha önce de söyledik. Türkiye'nin ihtiyacı var. Bu mahkemeler ihtiyaç olduğu sürece devam edecek dedik. Ama bu mahkemeleri övücü bir açıklamamız bugüne kadar olmadı. Ama bu mahkemelerin ihtiyaçtan doğmuş ihtisas mahkemeleri olduğunu söyledik. İhtiyaç ortadan kalktığında bu mahkemeler ilişkin düzenleme yapılabilir veya daraltma gerektiği zaman o da yapılabilir. Bu konularla alakalı Türkiye uzun zamandan beri tartışmalarını yapıyor. Bu konuyla ilgili de henüz ortaya çıkmış netleşmiş bir şey yok ama bir çalışmanın devam ettiği herkes tarafından biliniyor.

Bu konuyla ilgili bir çalışma var ama detayları henüz netleşmiş değil. O yüzden yapılacak yorumların hepsi yanıltıcı olabilir. Su anda bir çalışma sürüyor ne yapılacak, ne kadar yapılacak, bütün bunların hepsine bu çalışmanın sonucunda karar verilecek.''

Bozdağ, çalışmanın ne zaman biteceğine ilişkin soru üzerine de ''Bakalım. Şu an takvim verme imkanım yok. Ama çalışma devam ediyor'' dedi.

-''Birilerini affetmek veya birilerine imtiyaz sağlamak değil''-

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, 3. yargı paketine bir ekleme yapılarak 12 Eylül döneminde hüküm giymiş hükümlülerin serbest kalacağı, bundan ülkücülerin faydalanacağına ilişkin bazı haberler olduğunun anımsatılarak, böyle bir düzenleme olup olmadığına ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:

''Bu konu yanlış takdim ediliyor. Geçmişte Yargıtay'ın aynı konumda olan iki hükümlü hakkında, birisi sağcı olarak bilinen kesimden bir suç isnat edilmiş, yargılanmış hüküm giymiş, birisi de solda bulunmuş bir takım suç isnatlarıyla hüküm giymiş birisi. Geçmişte yapılan şartlı salıverme, bir takım düzenlemeler kapsamında bakıyorsunuz, sol düşüncede olanlara verilen hükümler o şartlı salıvermeden yararlandılar ve onlar tahliye oldu ama sağ düşüncede olanlarla ilgili aynı Yargıtay birisini yararlandırırken o hükümden, cezaların infazını ona göre hesap ederken, diğerleriyle ilgili aynı hesabı yapmadı, aynı uygulamayı yapmadı. Bana göre orada ideolojik bir duruş ortaya koymuş oldu. Şimdi Adalet Komisyonu'nda gündeme gelen konu esasında Yargıtay'ın mevcut mevzuat çerçevesinde düzeltmesi gerektiği halde düzeltmediği, aksine bir tarafın lehine düzeltip, diğer tarafın da aleyhine uygulayarak hukuk devletini bana göre ihlal ettiği bir hususta hukukun gereğini yapmaktır. Yoksa birilerini affetmek veya birilerini imtiyaz sağlamak değildir. Bir haksızlığa son vermektir.'' (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler