23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,897
  • BIST107.826
  • Dolar3,7047
  • Euro4,3489
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8724
  • İstanbul19 °C
  • Ankara16 °C
  • İzmir21 °C
  • Konya16 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya23 °C
  • Diyarbakır21 °C
  • Bursa20 °C
  • Kayseri17 °C
  • Kocaeli17 °C
  • Şanlıurfa26 °C
  • Gaziantep22 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Eşim 28 Şubat’ta üniversiteden atıldı"
"Eşim 28 Şubat’ta üniversiteden atıldı"
11 Şubat 2010 16:00
Kanal A'da "Görüş Farkı" programına konuk olan SP lideri Numan Kurtulmuş ilginç açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, iktidara geldiklerinde fakirlere 800 TL yardım yapacakları vaadinde bulundu

Gazeteci Ömer Şahin’in hazırlayıp sunduğu Kanal A’daki “Görüş Farkı” programına katılan SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, birbirinden çarpıcı açıklamalar yaptı.

Genel Başkan olduktan sonra Cumhurbaşkanı Gül, Meclis Başkanı Şahin, Başbakan Erdoğan’ın kendisine “hayırlı olsun” diye ne telefon ettiğini, ne de mesaj gönderdiğini söyledi. Çocukları ve kendisinin “Gemisi de, cipi de olmayacağı”sözünü veren Kurtulmuş, iktidara gelmeleri durumunda herkese 800 TL vaad etti. Kurtulmuş, son dönemde siyasette yaşanan gerginliği de 2012 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine bağlayarak, “ Cumhurbaşkanı’nı halka seçtirmek istemiyorlar. Kavgaları buna bağlıyorum. Bunu yapanların defteri ebediyen dürülür”dedi.

Ömer Şahin’le beraber gazeteciler Erkan Tan (TV 8 Programcısı) ve Abdulkadir Selvi (Y.Şafak Ankara Temsilcisi)’nin de sorularını cevaplandıran SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un yaptığı açıklamalar şöyle:

Siyasette gerilim had safhada. Bu kavgayı neye bağlıyor sunuz?

Bakın bu zamana kadar hükümetin yaptığı millet iradesi bakımında en başarılı adım cumhurbaşkanını halk tarafından seçtirilmesiŞimdi bu son zamanlarda yaşadığımız tartışmaların arkasında, belki bunu söylemeye çoğu kimse cesaret edemez ama ben şimdiden söyleyeyim, şöyle bir meseleyi de görüyorum. Efendim 2012’de Cumhurbaşkanını halk tarafından seçeceğiz. Bu cumhurbaşkanı seçiminin halk tarafından yapılmasını engellemek isteyen bazı çevreler, bir takım siyasi gerginlikler, kamplaşmalar, kutuplaşmalar oluşturarak ‘Bakın bu hava içerisinde cumhurbaşkanı seçmeyin, tekrar bir anayasa değişikliği yapıyor muyuz, bu değişikliğin içine cumhurbaşkanını tekrar parlamento seçsin maddesi koyalım, meclis seçsin’ diyecekler. Bundan endişe ediyorum.  Kavganın, gürültünün  esas nedeni budur.  Şunu çok açık söylüyorum, kim cumhurbaşkanını halkın seçmesini engellemeye yönelik bir adım atarsa millet tarafından ebediyyen defteri dürülür, bir kenara koyulur.

Danıştay o  katsayı kararını Başbakan İHL’li olduğu için mi verdi?

Yok zannetmiyorum, o başbakanın  çok hissi bir tavrıydı. Öyle olduğunu zannetmiyorum. Diyelim ki herhangi bir liseli  başbakan olsaydı, Danıştayi bugünkü verilerle konuşursak, öyle görülüyor ki Danıştay aynı kararı verecekti. 

Siz İHL’li misiniz? Çocuklarınız nerede okuyor?

Ben, İHL mezunuyum. Çocuklarım İmam Hatip’te okumuyor

RP, İHL’leri “arka bahçe” olarak gördü mü?

- Böyle bir sözü  kimse söylemedi, o dönem böyle bir algı  ortaya çıktı. RP camiası kimse böyle görmez, görmemesi de gerekir. Hiçbir aklı başında siyasetçi de böyle davranmaz.

Cumhurbaşanı Gül, Anayasa değişikliği için fırsatın kaçtığı düşüncesinde…

Cumhurbaşkanımızın söylediği sözü fevkalade yadırgadığımı  ifade etmek isterim. Sayın  cumhurbaşkanını da bu parlamento seçti. “Bu parlamento anayasa değişikliği yeteneğini kaybetmiştir” demek herhalde maksadını aşan bir sözdür. Zaten bugün yanlış anlaşıldım manasında bir düzeltme yaptı. Şimdi bu parlamentonun hiçbir şekilde mazeret üretme imkanı yoktur. Özellikle iktidar partisinin böyle bir imkânı yoktur. 22 Temmuz’dan bu yana milletin verdiği bir numaralı görev yeni bir anayasa yapma görevidir.  Bunun açık yöntemlerle değil, bir takım yan yollarla yapılmaya tevessül edileceğini tahmin ediyorum, böyle bir sezgi bu...

SP’nin Erbakan Hocayı aday gösterme ihtimali var mı?

Bugünden bunları  konuşmanın hiçbir anlamı yok. Önce Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı  seçimi sürecini görmesi lazım, o süreç  içerisinde toparlayacak , kavgayı gürültüyü değil, birliği beraberliği sağlayacak bir yöne gideceğini ümit ediyoruz. 
Erdoğan -Gül ya da AK Parti’li başka bir aday, destekleme ihtimaliniz olur mu?
Bunlar bu günden konuşulacak konular değil. Mühim olan Ahmetin Mehmetin cumhurbaşkanı  olmasından ziyade seçimin nasıl olacağıdır.

Meclis’te yaşanan “Peygamber Kavgası”nda suç kimin?

Sayın Osman Durmuş’un maalesef seçilmiş bir milletvekili olarak kürsüde adeta “oh ne iyi oldu bak sizi GATA’ya almadılar”  şeklinde konuşması en nazik  ifadeyle çirkin bir tavırdır. Kaldı ki sadece Emine Erdoğan değil, GATA’da bir çok olayın olduğunu duyuyoruz. Seçilmiş bir milletvekiline bunu söylemek düşmez. Genel kurmay başkanı çıktı GATA’ya almamışsak bu savunulamaz dedi Nusret Demiral ezanla ilgili sözlerini söylediği zaman MHP’nin oyları o seçimde baş aşağı düştü. MHP’ye oy veren insanların büyük kısmı dini değerlere saygılı insanlardır.

EMASYA’nın kaldırılması 28 Şubat’ın tamamen bittiği anlamına gelir mi?

Ben 28 Şubatı sadece 28 Şubat olarak almayı  başından itibaren doğru bulmam. 28 Şubat, 1960’tan bu yana süren ama özellikle 1980’le kurgulanmış olan senaryonun sadece safhalarından biridir. Bun anlamda 24 Ocak 1980 kararları... 12 Eylül, 24 Ocak’ın mıntıka temizliğidir., saha temizliğidir.  Türkiye’nin ekonomik sisteminin yapısının değiştirilmesi ve Türkiye’nin küresel finans kapitalizmine entegrasyonu sürecidir. Onun önündeki bütün direnç unsurları tasfiye edilmiştir. Ve 12 Eylül’de memleket çok açık bir şekilde siyasi olarak değiştirilmeye sokulmuştur. Olağanüstü bir depolitzasyon süreci, bütün fatura politikaya çıkarılmıştır. 28 Şubat 1997 ise 12 Eylül’den farklı olarak Türkiye’nin siyasetini değil sosyolojisini dizayn etmiştir. Sosyolojiyi etkilemek anlamında 28 Şubat darbelerin en etkilisidir. 

28 Şubat’ta sizin mağduriyetiniz var mı?

Eşim İstanbul Üniverisitesi’nde öğretim üyesiydi.Doçentti. İlk başörtüsü  yüzünden mağdur olanlardan biriydi. İktisatta beraber aynı fakültedeydik. O zaman İ.Ü’de dosyaların tutulduğu, açıkça fişlemelerin yapıldığı bir dönemdi.  Dün gibi hatırlıyorum.  Uzaklaştırma yazısını odacılar ilk bana getirdiler. Okuduğumda hakikaten çok üzüldüm bir de o doktora doçentlik akademik kısmın en zor zamanlarındaki süreçleri beraber yaşadık. 2 çocuğumuzun olduğu ve gece yarılarına kadar çalışarak zorluklarla geldiği bir nokta. Kendisi biliyordu ben açıklarken itiraf edeyim ki ben den daha metin bir şekilde karşıladı. Benden ve eşimden hiçbir şekilde intikam içeren bir söz söylerken kimse duymamdı. 

Yani 28 Şubat’ı, Darbeleri gündeme getirmeye sıcak bakmıyor musunuz?

Şimdi 28 Şubat’ı, 12 Eylül’ü, 60 ihtilalini, 27 Mayıs’ı bir kan davası güder gibi konuşmayı yanlış buluyorum. 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 ... Bunlar geride kaldı. 60 ihtilali de geride kaldı. Önümüze bakmak zorundayız. Bu önümüze konulan yasal ya da anayasal tuzaklar neler. Sivil siyaset olarak görevimiz bunu ortaya koymaktır.  

Başbakan’la en son ne zaman konuştunuz?

En son 29 Ekim resepsiyonunda ayaküstü selamlaştık. Bazen düğünlerde falan karşılaştığımız olur.

Genel Başkan seçilince sizi aradılar mı?

Maalesef hiç birisi tebrik için aramadı. Karşılaştığımızda tebrik oldu ama resmen telefonla, mektup telgrafla tebrik eden olmadı. Sadece geçmiş Meclis başkanı Toptan aradı. 

Başbakan AK Parti’ye davet etmişti; gitmediniz. Küs müsünüz?

Hayır benim için bir problem yok.  Gecen gün Cumhurbaşkanını ziyaret ettik. Projemizi teslim ettik. Bunu her zaman açık olarak belirtirim bu anayasa çalışması ne olmalıdır hazırlığımız var. Bitince Başbakanımızdan randevu talep edip projemizi aktaracağız ve diyeceğiz ki bu konuda adım a tar ve samimi olursanız her türlü siyasi ve fikri desteği veririz. 

Hepiniz aynı Hoca’nın talebeleri değil misiniz? Oyları bölmüyor musunuz?

Bu fevkalade yanlış bir siyasi polemiktir. 72 milyon kişi aynı milletin çocuklarıyız, aynı medeniyetin çocuklarıyız.Siyaseten farklı kulvardayız.Bunu geçmişte Demirel’de kullandı. Bu soğuk savaş dilidir.

Farkınız ne? Siz de muhafazakâr partisiniz?

Biz muhafazakâr değil maneviyatçıyız. Farkı şu: Muhafazakarlık Türkiye içinde din gibi anlaşılıyor . bu yanlış bir şeydir. Biz maneviyatçı biz partiyiz. Ne demek bu eline tespih alıp köşeye çekilen çok dindarız demek mi hayır değil. Bu dünyanın birde öte dünyası  var diye bilmek ve millete kamu hizmeti verirken bu korku ve kaygı  ile hareket etmektir. 
Alevilere bakışınız nedir? Sadece başörtülülerin hakkını mı savunuyor sunuz?
Alevi yurttaşımız şehit oldu cemevinde kılınacak müsaade edilmedi oradan alınıp öyle resmi bir tören o zaman yapıldı. Başörtüsü üniversite kapılarından dönen kızın hakkını nasıl arıyorsak cem evindeki insan içinde aynı mücadeleyi vermeliyiz. Herkesin kendi düşüncesi hayat tarzı içinde özgürleştirmek gerekiyor.

Siz Türbanlıların cipe binmesine karşı mısınız?

Orada bunu derken cip simgesel bir şeydi.  Bizim çocukluğumuzda zenginliğin alameti kırmızı  Mercedes’ti . Sonradan görme yeni zengin, sınıf atma alameti olan ciptir. Tiyatrodaki oyunun oyuncularını  değiştirerek senaryoyu değiştiremezsiniz. Birileri işsizleşecek, yoksullaşacak, aç-biilaç hale gelecek bunlar bizim insanlarımız. Bazıları da zengin olacak sınıf atlayacak. Sınıf atlayanların arasına son dönemdeki iktidarın tırnak içinde  “muhafazakâr bir iktidar “ olmasıyla sınıf atladılar. Bunun gösteriş alameti de cip oldu. Bizim kimsenin helal kazancına karıştığımız yok. İsterse ciple değil helikopterle gitsin. Bunu bir gösteriş zagedanlık olarak cipi gösteriyorsa.   Gemilerimizde ciplerimizde olmayacak bizim.

Erbakan Hoca’nın yaşlı adamları  bu partiyi size bırakmaz. Arkanızdan çekerler hep onlar vitrine gelmek istiyorlar diyorlar. 

Göreve geleli 15 ay oldu. Erbakan Hoca bu memlekete faydalı olmak için tırnakları ile kazarak bir yerlere gelmiş, Türkiye’ye büyük katkıları faydaları olmuş biri. 15 aydır genel başkanım açık bir şekilde söyleyeyim; Erbakan hiçbir şekilde doğrudan yada dolaylı imalı bunu şöyle yap diye bir şey demedi. 

Erbakan dönemi kapandı mı  Saadet’te?

Bunlar çok klişe tartışmalar. Bu tartışmalara girmek doğru değil. Sayın Erbakan’ın ve değerli tüm siyasetçilerinden fikirlerinden yararlanmak akıllıca bir iştir. Ayrıca Erbakan Hocamız milletin hayrına kendi görüşlerini farklı platformlarda dile getirir. 

Baykal herkese 300 TL verecekmiş. Sizin vaadiniz var mı?

Vatandaşlık maaşını 800 olarak öngörüyoruz bunun kaynağı olarak da …. Forumdan oluşturacağız, 24 katrilyonluk bir kaynaktır.3,5 milyon aileyi kapsamaktadır. Bunu yaparken de 300 TL geliri olanı 800’e tamamlayacağız bir başka ailenin hiç geliri yok ona 800 vereceğiz.

14 Şubatta sevgililer gününde eşinize hediye alacak mısınız? Planınız var mı?

O gün 2 programımız var inşallah yaparız. Bu tür  şeyler kendi için de aile içinde sevgilerini artırmak muhabbetlerini artırmak için vesile olan güzel teşebbüsler olarak değerlendirmek gerekir. 

HABERİN VİDEOSU

Kanalahaber.com

Deve
 // Alper
Sen jipe binme deveye bin. Tövbe estağfirullah. Müslümanlar bu geri kafalar yüzünden her konuda geri bırakıldı ya. Hala mı gözlerin açılmadı Numan? Veya kime hizmey ediyorsun?...
12 Şubat 2010 04:51
NUMAN BEY VE ÖMER ŞAHİN
 // Yeşim Güçlü
Programı sıkılmadan izledim. Erkan Tan stand up yaptı.Ömer Şahin kalitesini konuşturdu. Öbür gazeteci de kibardı. Numan Kurtulmuş,güven veriyor .Siyasete seviye katacak gibi...
11 Şubat 2010 18:48
Başbakan olacak adam...
 // SEMİH TURAN
Numan Kurtulmuş'u akşam sonuna kadar dinledim. Daha önceleri de görmüştüm ekranlarda.
Geleceğin başbakanı karizmatik bir adam. Ayakları yere basan akılcı çözümler üretiyor.

Tayyibin defterini dürecek tek adam. Önceki seçimlerde bu partiye oy vermemiştim ama Numan'ı dinledikten sonra böyle bir adamın bu ülkenin başına geçmesi gerekiyor diye düşünüyorum.

Artık yeter tayyipten çektiklerimiz. Gel kurtar bizi kurtulmuş.....
11 Şubat 2010 17:02
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler