YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Esad'ı ziyarete giden Ulusalcıların cevabını merak ediyorum"
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Doğu Perinçek başkanlığında Suriye'ye diktatör Esad'ı ziyarete giden ulusalcılara," 'PYD'ye Türk askerine neden saldırmadın' diyen adamla barış konuşmaya gittiniz. Ne cevap vereceksiniz merak ediyorum!" dedi.
"Esad'ı ziyarete giden Ulusalcıların cevabını merak ediyorum"
28 Şubat 2015 / 05:29 Güncelleme: 28 Şubat 2015 / 06:17

Kanal A'da yayınlanan ve Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan'ın moderatörlüğünde gerçekleşen 'Sivil Düşünce' programında Alper Tan, Doğu Perinçek başkanlığında Suriye'ye Katil Esad'ı ziyarete giden ulusalcılara sert çıktı.

Tan ayrıca, Çözüm sürecinde HDP'nin silah bırakma konusunda takındığı tavrı eleştiririken, Katar Emiri'nin Obama'ya hitap ederk yazdığı mektubun yeni bir 'One Minute' tepkisi olduğunu söyledi.

"Çözüm süreci aslında amacına ulaşmış görünüyor"

"Demirtaş'ın açıkladığı 10 maddede silahla ilgili hiç bir şey yok. Şimdi aslında çözüm süreci amacına ulaşmış görünüyor. Çünkü MHP 12 Eylül darbesi öncesinde, CHP tabanı ile çarpışıyordu, sağ-sol çatışmalarında... Ama 1999'da çarpıştıkları partinin siyasi kadroları ile ortak hükümet kurdular. İşte son 30 senedir MHP, HDP ve PKK''yi bölücü olarak görüyordu. Fakat, şimdi mecliste aynı cephede iç güvenlik yasasının çıkmaması için mücadele etmeye devam ediyorlar. Dolayısıyla bu birliktelikte sağlanmış olduğuna göre, çözüm süreci, bayağı bir amacına ulaşmıştır aslında. Bu da önemli bir şey yani... Bir taraftan eleştirdiğimiz yönler var ama bir taraftan da iki partinin de aynı cephede siyaset yapmaya başlıyor olmaları, en azından belli konularda her konuda diyemeyiz. Bu da bir şeydir. Bir kazanımdır Türkiye için...

Ulusalcılar TSK'ya neden saldırmadın diyen Esad'ın yanına gittiler

"Şah Fırat Operasyonunda Kobani'deki PYD'liler belli ki önceden temas kurulmuş sessiz kalıyorlar. Ve Esad diyor ki, neden TSK'ya saldırmadın. Bunun anlamı budur aslında. Bunu diyen Esad'a... Esad Türk Ordusuna saldırılmasını isterken, bizim ulusalcılarımız kim onlar? Doğu Perinçek, Süheyl Batum, Birgül Ayman Güler, Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Eski Savunma Bakanı Barlas Doğu, Şule Perinçek, Ümit Akkoyunlu, Başbakan Yardımcılığı yapmış Abdüllatif Şener, Türkiye-Suriye dostluk komitesi Genel Koordinatörü, Prof. Mehmet Yuva, Beşar Esad'a destek vermek, ve parantez içinde Esad ile terör meselelerini konuşmak için yanına gidiyorlar...."

"Bundan rahatsız olan Ulusalcılar var içimizde. Bizim askerimiz Kobani'den geçerken PYD neden sessiz kaldı diye eleştiren kişiler var. Yani oradan güya siz ne vaat ettiniz, ne verdiniz de onlar sessiz kaldı demeye getiren bir eda ve üslupla verdiler. Ama aslında onların sessiz kalmasından bir rahatsızlık duydukları anlaşılıyor. Mesela onlar bizim askere saldırsa, bir zarar verselerdi, bir çatışma çıksaydı mutlu olacaklardı. Çözüm sürecini de bozabileceklerdi. Bu malzeme çıkmadığı için bu dediğin olumlu gelişme, onları rahatsız ediyor enteresan bir biçimde...

Ne diyecekler merak ediyorum?

"Ne diyecekler ben merak ediyorum. Mesela Doğu Perinçek başkanlığında saydığım kişiler, Süheyl Batum, Şule Perinçek, Birgül Ayman Güler, Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Barlas Doğu, Yunus Soner, Ümit Akkoyunlu, Abdüllatif Şener neden gittiler. Fotoğraf mı çektirecekler? Bu iç kamuoyuna dönük şu mudur? Ey halkım seçime gidiyoruz. Bakın biz ne güzel gittik 350 bin vatandaşını katleden, 10 milyona yakın vatandaşını göçmen haline getiren, kendi ülkesini yerle bir eden Beşar Esad'a destek verdik. Bakın ne kadar güzel bir iş yaptık. Sandıkta bize oy verin.... Bu mesajı mı vermek istiyorlar... Biz de mi bir ahmaklık var? Biz mi yanlış anlıyoruz? Tamam da ben Esad ile birlikte çözmek istiyorsunuz da. Gezide kırmızı fistanlı kıza gaz sıkıldığında kıyamet kopmuştu diktatörlük geliyordu. Esad 350 bin insanı katledip o kadar milyon kendi vatandaşını göçmen haline getirdi,  biz bunu mu istiyoruz? Eğer bunu istiyor isek, kırmızı fistanlı kıza biber gazı sıkan polise neden kızıyoruz, Tayyip Erdoğan'a neden diktatör diyoruz? Sayın perinçek?  

Katar Emiri'nin Obama'ya mesajı çok net

"Şimdi Obama nasıl bu noktaya geldi? Sadece bundan ibaret değil tabii de..  Türkiye başta olmak üzere bazı İslam ülkelerinin tavırlarının önemli olduğunu düşünüyorum, hem Avrupa'nın hem de ABD'nin yavaş yavaş farklı fikirler edinmeye başlamasında. 24 Şubat tarihinde Katar Emiri Tamim, Obama ile görüşmek üzere Washington'a gitti. Gittiği günde New York Times'ta bir makalesi yayınlandı. Makalesi Barack Obama'ya açık mektup şeklinde yayınlanmıştı. Bunun içinde önemli mesajlar var. Bir şey dikkatimi çekti ümitsizlikten bahsediyor. Suç İslam'da değil ümitsizlikte. Bu ümitsizlikte de sizin payınız var diyor aslında.... Avrupa'nın ve ABD'nin büyük kentlerinde ki, yoksul mahallelerinde gördüğümüz ümitsizlik aynısı diyor siz de de var... Bu üstü kapalı bir mesaj aslında. Terörü tanımlarken, ülke ya da din ayrımı yapmayalım diyor. Mermiler ve bombalarla bu terörü önleyemezsiniz diyor. Terörle mücadele altında yapılan mücadele diktatörlerin varlığını sürdürmesine yol açıyor diyor. Suriye'de Uluslararası toplum kılını kıpırdatmadı diyor. Kirli güç politikalarının gölgesinde kaldı diyor. En büyük kirli güç politikasını kim yürütmüştür? Amerika yürütmüştür. Bunu bir avuç Katar'ın başındaki adam söylüyor. Umudumuzu koruyoruz ama diyor, son paragraf bence çok daha anlamlı...  Ancak biz o ümidini kaybetmiş gençleri dikkate almaz ve o arap baharındaki mücadelelerine destek vermezsek umutlar fazla sürmeyecektir. Burada çok açık bir mesaj var.

 

"Bu çıkış çok ciddi bir mesajdır. Değişik bir 'One Minute' olayıdır aslında. Bu sözler tek başına bir avuç Katar'ı yöneten birine ait olduğunu düşünmüyorum ben açıkçası. Daha büyük bir aklın bir yansıması, İslam ülkelerindeki derlenip toparlanmanın bir yansıması...

28 Şubat'ta İslam korkusu İslam düşmanlığına dönüştü

"28 Şubat'ta İslam korkusu İslam düşmanlığına dönüştü ve darbe oldu. Şimdi o darbede mağdur pozisyonunda olan, şikeli mağdur diyebiliriz belki veya diyebilir miyiz? Şevket Kazan, 28 Şubat davası ile ilgili mahkemeye ifade verdi. Hayır ben şikayetçi değilim ben vicdanlı bir adamım dedi. Demek ki bu darbe yapanlar çok vicdanlı adamlarmış ve bu darbe yapılan kişiler çok vicdansız adamlarmış. Şevket Bey vicdanlı olduğu için şikayetçi bile olmadı. Halkı hedef alan bir harekete karşı sizin, "Ben vicdanlı bir adamım deme hakkınız var mıdır?" Sizin oy aldığınız ve iktidarı kazanmak için size destek veren insanların yanında tavır almanız gerekmez mi?

 

 

KANALAHABER / ÖZEL İÇERİK

 

Düşman dışarda değil aramızda!!!
 // Halîme Gözüpek
Düşünüyorum da; millet olarak hangi "neden" makûl bir gerekçe olabilir düşmanı dışarda aramamızda, o düşman ki chp rumuzuyla yaşıyor iken aramızda!!!...
28 Şubat 2015 Cumartesi 12:34
OLMAZ DOSTLAR V'ALLAHİ OLMAZ!(2)
 // Halîme Gözüpek
İnciliz, kinciliz, sinsiliz, ingilizDehâsıyla, kurdukları lâikCumburiyet'in başına, adına chp denilen öylesine amansızDermansız bir başBelâsı beresi örüp geçirdiler ki; bu millet, bu illetten kurtulmadıkca bu ülke iflah olmaz vallahi olmaz, billahi olmaz!!! ...
28 Şubat 2015 Cumartesi 11:41
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler