YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ermeni lidere suikast planı Ergenekon tezgâhı
Ermeni lidere suikast planı Ergenekon tezgâhı
09 Ekim 2010 07:02
Sivas'taki Ermeni vatandaşların lideri olduğu belirtilen Minas Durmazgüler'e suikast yapılacağı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında dava açıldı.

Sivas'ta kuyumculuk yapan Minas Durmazgüler'e suikast yapılacağı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sanıklar Emrah Gönenci ile bir dönem Sivas Ülkü Ocakları Dergi Temsilciliğini yapan Bekir Çelik'in, ikinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıkları Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin, Oğuz Bulut ve Ersin Gönenci ile bağlantıları olduğu belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Kasım İlimoğlu tarafından hazırlanan iddianamede, İbrahim Şahin'in elemanlarından olan, ikinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Ersin Gönenci'nin Kepenek Caddesi üzerinde faaliyet gösteren Güler Kuyumculuk isimli iş yerinin sahibi Ermeni kökenli mağdur Minas Durmazgüler'e suikast girişiminde bulunulacağı yönünde istihbarı bilgiler edinilmesi üzerine Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Yapılan teknik takip sonunda, Gönenci'nin, Şahin ile yakın ilişki içerisinde olduğu, ondan talimatlar aldığı, talimatlar doğrultusunda özellikle mağdur Minas Durmazgüler hakkında bilgi toplayarak, kendisine ilettiği belirtildi. Şahin'in, zaman zaman Sivas'a geldiğinde, Gönenci'nin evinde kaldığı ve birlikte Kayseri ve Tokat'a gittikleri ifade edilen iddianamede, Gönenci ve Şahin'in irtibatlı olduğu kişiler hakkında da alınan mahkeme kararları gereğince teknik takip çalışmaları yapıldığı belirtildi.

Araştırmalar sonucunda, Şahin'in, Sivas, Tokat ve Kayseri'ye sık sık ziyarete geldiği, bu amaçla Sivas'ta özellikle ikinci davanın tutuklu sanığı Oğuz Bulut ve Ersin Gönenci ile ilişki ve irtibat içerisinde olduğu dile getirilen iddianamede, Şahin'in ''Ergenekon'' örgütünün taşra yapılanmasını oluşturmaya çalıştığı, yine bu yapılanma ve yapılanmanın faaliyetleri konusunda da yine ikinci davanın tutuklu sanığı Fatma Cengiz ile yakın diyalog içerisinde olduğu vurgulandı.

İddianamede, ''Ergenekon'' adına yapılanma içerisinde olan bu kişilerin Sivas'ta örgütlenme çalışmaları yürüttükleri, örgüt adına faaliyette bulundukları belirtilerek, bu kapsamda Sivas'ta ulusal ve uluslararası kamuoyunda ses getirecek Ermeni bir vatandaşa suikast girişimi içerisinde bulunulduğu anlatıldı.

KALEM TABANCA SUİKAST SİLAHI

İddianameye konu olan olayın ikinci ''Ergenekon'' iddianamesinde de anlatıldığı ve bir kısım sanıkların yargılanmasının bu kapsamda devam ettiği vurgulanan iddianamede, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasının, İstanbul'a gönderildiği kaydedildi.

İddianamede, sanık Bekir Çelik'in öğretmen olduğu ve Sivas Ülkü Ocakları Dergi Temsilciliğini yaptığı, ikametgahında yapılan aramada bir adet turuncu beyaz renkli, 6.35 milimetre çaplı, markası belli olmayan kalem tabanca ile 1 adet MP ibareli, 6.35 milimetre çaplı fişek, bir adet yarım otomatik yavuz marka tüfek, bir adet maraton marka tam otomatik tüfeğin ele geçirildiği, kalem tabancanın ise suikast silahı olarak kullanıldığı anlatıldı.

İddianamede, sanık Emrah Gönenci'nin ise Ersin Gönenci'nin kardeşi olduğu, İbrahim Şahin ile birlikte fotoğraflarının bulunduğu dile getirildi.

MAĞDUR VE SANIKLARIN İFADELERİ

O bölgedeki Ermeni asıllı vatandaşların ruhani lideri konumunda bulunan mağdur Minas Durmazgüler'in, emniyet ifadesine de yer verilen iddianamede, mağdurun ''Uzun yıllardır gümüş işçiliği ile uğraştığını, kendisine ait dükkanı olduğunu, Sivas'ta yaklaşık 20 hane Ermeni vatandaşı bulunduğunu, bu kişilerle sürekli görüştüklerini, hiç kimseyle herhangi bir probleminin olmadığını, 2008 yılının sonlarında emniyet görevlisinin kendisine yönelik bir eylem hazırlığı olduğunu söyleyerek kendisini koruma altına aldığını, Ersin Gönenci'yi tanımadığını, kendisine hangi amaçla eylem tertip ettiklerini bilmediğini, eylem hazırlığı içerisindeki kişilerden şikayetçi olduğunu'' söylediği kaydedildi.

Bekir Çelik'in savcılık ifadesinde de özetle, ''Yaklaşık 8 yıl Sivas Ülkü Ocağı Dergi Temsilciliği görevini yaptığını, 2001 yılında bu görevi bıraktığını, 10 yıldır aynı cep telefonunu kullandığını, mağdur Durmazgüler'i tanımadığını, aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığını, Ersin Gönenci'yi dergi temsilciliği yaptığı dönemden beri yaklaşık 12 yıldır tanıdığını, fazla samimi olmadığını, dergi temsilciliğini bıraktıktan sonra diyaloğunu asgariye indirdiğini, yılda en fazla 1 veya 2 kez görüştüğünü, İbrahim Şahin'i Budaklı Hırdavat dükkanında gördüğünü, samimiyeti olmadığını, evindeki aramada bulunan kalem tabancayı 6 yıl kadar önce birlikte ava gittiği bir arkadaşının hediye ettiğini'' söylediği belirtildi.

Emrah Gönenci'nin polis ifadesinde ise ''2003 yılında yaralama suçundan gözaltına alındığını, ağabeyi Ersin Gönenci'nin kendisine 'Kepenek Caddesi üzerinde bulunan tatlı su çeşmesinin orada bir kuyumcu var, senin arkadaşın olan gümüşçü Serdar'a sorsana, bu şahsın ismi neymiş' demesi üzerine ağabeyinin agresif yapısını bildiğinden sebebini sormadan talebini yerine getirdiğini, kuyumcu Serdar'ın şahsı tanımadığını ifade etmesi üzerine ağabeyinin de tamam dediğini ve konunun bir daha açılmadığını'' belirttiği dile getirildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İddianamede, Bekir Çelik ve Emrah Gönenci'nin, Sivas Ülkü Ocağı çatısı altındaki eylemleri ve bağlantılarından ziyade, haklarında kamu davası açılan sanıklar İbrahim Şahin, Oğuz Bulut ve Ersin Gönenci ile bağlantıları olduğu belirtilerek, mağdur Durmazgüler'in adresinin araştırılmasında şüpheli Emrah Gönenci'nin katkısı bulunduğu, Bekir Çelik'in hiyerarşik yapıda sanık Ersin Gönenci'nin üzerinde olduğu ve ona başkanım diyerek hitap ettiği ifade edildi.

Bekir Çelik'in evinde yakın suikast silahı olarak tabir edilen 6.35 milimetre çaplı tabancanın bulunduğu, Ersin Gönenci'nin İbrahim Şahin'in yönlendirmesi ile mağdur Minas Durmazgüler'e yönelik suikast hazırlığında kardeşi şüpheli Emrah Gönenci'yi kullandığı, Gönenci'nin de bu bağlamda adresi araştırdığı anlatılan iddianamede, sanığın terör örgütünün varlığını, eylemlerini tam olarak bilememekle birlikte istenilen bilgilerin hayatın olağan akışı ile uyumlu olmadığı ve saldırı olasılığının bulunduğuna dikkat çekildi.

İddianamede, İbrahim Şahin, Ersin Gönenci, Oğuz Bulut ve Fatma Cengiz hakkında terör örgütü yöneticisi ve üyesi olmak suçlarından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamaların devam ettiği hatırlatılarak, iddianamelerin bütünlüğü ve eylemler arasındaki kuvvetli hukuki ve fiili bağlantı dikkate alınarak, Bekir Çelik ve Emrah Gönenci'nin de ''Ergenekon Terör Örgütü'' olarak iddia olunan yapılanmanın'' üyeleri olarak terör örgütü ile organik bağlantı içinde bulunduklarının anlaşıldığı kaydedildi. (A.A.)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler