23 Eylül 2017 Cumartesi
  • Altın145,971
  • BIST104.123
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7188
  • İstanbul21 °C
  • Ankara22 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya24 °C
  • Adana30 °C
  • Antalya30 °C
  • Diyarbakır31 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri25 °C
  • Kocaeli22 °C
  • Şanlıurfa31 °C
  • Gaziantep28 °C
  • İçel29 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergün: Uludere'de hata var
Bilim ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün, Uludere'deki meydana gelen olayla ilgili " Olayda hata var, bununla ilgili adımları atacağız"dedi.
Ergün: Uludere'de hata var
03 Şubat 2012 / 12:47 Güncelleme: 03 Şubat 2012 / 12:47

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Uludere olayıyla ilgili olarak, ''Sonuçlar ortaya çıktığında nasıl (ben teröristi çoban zannettim) diyen adama hesap soruluyorsa, (ben kaçakçıyı terörist zannettim) diyen adama da bunun hesabı muhakkak sorulacaktır'' dedi.

TGRT Haber'de katıldığı bir programda Uludere olayı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Ergün, devletin, Uludere'deki olayla ilgili, terörle mücadele yapılırken, teröristlerin etkisiz hale getirilmesiyle vatandaşların hayatını kaybetmesini aynı tutmadığını, o günden bugüne atmış olduğu adımlarla net bir şekilde gösterdiğini kaydetti. Olayın ardından bakanların hemen bölgeye gittiğini, vali ve kaymakamın da olay yerine gittiğini belirten Ergün, ''Devlet olarak bizim attığımız adımlar, hükümetimizin atmış olduğu adımlar... biz bu olayı başka türlü değerlendiriyoruz, orada bir hata var, bu hatayı araştırıyoruz ve bununla ilgili gereken adımları da atacağız, atıyoruz da nitekim'' dedi.

''Ben teröristi çoban zannettim'' diyen kişiye hesap soruluyorsa, ''ben kaçakçıyı terörist zannettim'' diyen kişiye de bunun hesabının muhakkak sorulacağını ifade eden Ergün, şunları söyledi:

''Yani soruşturmanın sonucunda böyle bir istikametine gelindiğinde onun hesabının sorulması icap edecektir ki ve sorulacaktır nihayetinde. Çünkü senin kaçakçıyı terörist zannetmenin de bir maliyeti var. Kaldı ki bunların içerisinde kaçakçı olmaları, bunların böyle bir operasyona maruz kalmalarına asla gerekçe olamaz. Ayrıca bunların içerisinde terörist bile olmuş olsaydı, 3 tanesi sızma yapmış olsaydı bile böyle bir operasyonun yapılması hem o terörle mücadele açısından mümkün değildi, gerekli de değildi. Hem de yani ahlaki açıdan da bir mücadelenin de ahlakı vardır, ahlaki açıdan da böyle bir şeyin olması mümkün değildir.

Attığımız adımlar, verilen tazminat, kişiler adına 100 bin lirayı aşkın, 122-123 bin liralık tazminat... Oraya vatandaşlarımızın taziyesine bakanlarımızın gitmesi, İnsan Hakları Komisyonunun gidip olayı yerinde tekrar bir kere daha inceleyecek olması, başbakanımızın o aileyi araması bütün bunlar aslında neyi gösteriyor  Hükümetin olaya karşı nasıl bir duyarlılık gösterdiğini, olayı hassasiyetle takip ettiğini, buradaki hatayı bulmak için ne tür çaba harcadığını ve vatandaşla terörist arasında nasıl bir ayırım yaptığını çok hassasiyetle gösteren gelişmeler bunlar.''

Bakan Ergün, terörle mücadele yapan unsurlardan sıfır hata ile performans göstermesinin beklendiğini ve onu beklediklerini vurguladı.

''En büyük güvence...''

Leyla Zana'nın açıklamalarını değerlendiren Ergün, ''(Elimizde silah olmazsa bir güvencemiz olmaz) diyor. En büyük güvence Türkiye'nin demokratikleşmesidir. Kimse Türkiye'yi silahla demokratikleşemez'' değerlendirmesinde bulundu.

Terörle mücadelenin devam edeceğini, kış şartları gibi nedenle hava harekatı yapılmamasının Uludere'deki olayla bağlanmaması gerektiğini de vurgulayan Ergün, ''Yani ortada bir hedef yoksa bugün itibariyle, durup dururken milletin hoşuna gitsin diye uçak mı kaldıracak yani Hava Kuvvetleri'' dedi.

Ankaralılaşma endişelerine cevap

Uzunca bir dönemdir, devlet adına yapılmış olan bütün yanlışların ortaya çıkmasını ve hesabını görülmesini isteyen bir hükümet bulunduğunu kaydeden Ergün, şu değerlendirmelerde bulundu:

''İşte bugün diyelim ki Menemen olayları nasıl oldu  Çok tartışmalı bir konu değil mi  Kim provake etti, kim var işin içinde, niye yaptı  Dersim'de ne oldu, niye toplumda büyük yaralar açtı  Şimdi bütün bunları sorgulayan ve devleti yeni bir istikamete, demokratik bir istikamete oturtmak isteyen bir hükümete karşı, (siz Ankaralılaşıyorsunuz) deniliyor. Biz bu Ankara'da, eski Ankara'da yapılan işlerin hepsini almışız bir yere, (ya bunları halledelim) diyoruz. Bize nasıl Ankaralılaşıyorsunuz diye itham edilebilir, gerçekten haksızlık oluyor. Türkiye'de yeni dönemde artık bir daha o eski Ankara'nın havasının olmayacağını çok net bir şekilde ifade ediyoruz.''

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler