YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon'dan tutuklanan rektörlerin ifadeleri
Aralarında dört rektörün de bulunduğu sekiz kişi dün tutuklanmıştı
Ergenekon'dan tutuklanan rektörlerin ifadeleri
18 Nisan 2009 / 08:55 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Son Ergenekon dalgasında gözaltına alınan 39 kişiden, aralarında dört rektörün de bulunduğu sekiz kişi tutuklandı. Sanıklara, Ergenekon tutuklularıyla ilişkileri soruldu.


Metris Cezaevi’ne götürülen Prof. Mehmet Haberal ve üç eski rektör ile Cumhuriyet yazarı Prof. Erol Manisalı örgüt üyeliğinin yanı sıra darbeye teşebbüs ile suçlanıyor.


TERÖR örgütü olduğu iddia edilen Ergenekon yapılanmasının ‘Sarıkız’ isimli darbe planında, emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon ile birlikte hareket ettikleri iddia edilen rektörler tutuklandı.


2003’te Ankara’da yapılan ve ‘Ordu Göreve’ pankartının açıldığı gösterilere destek vermek ve öğrencileri kışkırtmakla suçlanan rektörler Prof. Fatih Hilmioğlu, Prof. Mustafa Yurtkuran, ve Prof. Ferit Bernay, ‘halkı hükümete tahrik, terör örgütüne üye olmak ve örgüte bilerek destek vermek’ten yargılanacak.


DÖRDÜ REKTÖR 8 KİŞİ TUTUKLU


ERGENEKON soruşturmasının 12. dalga operasyonu kapsamında gözaltına alınan 39 kişinin emniyetteki ifade alma ve mahkeme süreci, dün sabah saatlerinde sona erdi. Aralarında Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski İnönü Üniversitesi Rektörü Fatih Hilmioğlu, eski 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Ferit Bernay, eski Uludağ Üniversitesi Rektörü ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Vekili Mustafa Yurtkuran, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Erol Manisalı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Yüksel, Ömer Sadun Okyaltırık ve Osman Gökhan Ecevit, çıkarıldıkları İstanbul Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tutuklandı. Diğer şüpheliler ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.


‘DARBEYE DESTEK’ SUÇLAMASI


Tutuklanan rektör ve akademisyenlere, 23 Ekim 2003’te Ankara’da yapılan ve ‘Ordu Göreve’ pankartının açıldığı eylem ile Ergenekon sanıkları Eruygur ve Tolon ile olan ilişkilerin sorulduğu öğrenildi. Prof. Manisalı ile 3 eski rektörün, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs’ ve ‘yasa dışı terör örgütü üyesi olmak’ suçlarını işledikleri yönünde ‘kuvvetli suç şüphesi varlığını gösteren olgular bulunduğu’ gerekçesiyle tutuklandıkları öğrenildi. Ergnekon ikinci iddianamesinde, tutuklu sanıklar Eruygur ve Tolon’un, ‘Sarıkız’ darbe planı kapsamına bu rektörlerle işbirliği içine gittiği iddia ediliyordu. Prof. Dr. Ayşe Yüksel, Ömer Sadun Okyıltırık ve Hamdi Gökhan Ecevit’in ise ‘yasa dışı terör örgütü üyesi olmak suç şüphesi’ gerekçesiyle tutuklandıkları öğrenildi. HİKMET ERGİN


Miting için sınav erteledi


TUTUKLANAN veya tutuksuz yargılanmasına karar verilen zanlılar, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde düzenlenen Cumhuriyet mitinglerindeki rolleriyle dikkat çekmişti. Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, mitinge öğrencileri götürmek için sınavları ertelemişti. Öğrenciler ve öğretim üyeleri, rektörlüğün kiraladığı otobüslerle Ankara Tandoğan, İzmir Gündoğdu ve İstanbul Çağlayan’daki mitinglere taşınmıştı. İsmi Özden Örnek’in darbe planlarını içeren günlüklerinde geçen Mustafa Yurtkuran’ın başında bulunduğu Bursa Uludağ Üniversitesi, 14 Nisan 2007’de Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen mitinge götüreceği öğretim üyeleri için listeler hazırlatmıştı.


Heyecanlı rektörler iddianameye girmişti


‘Paşam emrinize amadeyim’


TUTUKLANAN veya gözaltına alınıp tutuksuz yargılanmasına karar verilen rektörlerin ismi, 2. Ergenekon İddianamesi’nde ‘darbe planları’nın tertipleyicileri arasında yer almasıyla dikkat çekiyor. Mustafa Balbay’a ait olduğu iddia edilen darbe günlüklerinde, Şener Eruygur’un darbe planlarında kullandığı rektörlere ilişkin şu cümle yer alıyor: ‘Evet onlar karşımızda ama bizim de gücümüz var. Dayandığımız bir güç var. Buna inanıyoruz. Bunu harekete geçirmek lazım. Biz kimlerle görüştük, bilgi verelim. Malatya, İstanbul, Samsun, 9 Eylül Rektörleri. Onlar çok heyecanlı. Malatya falan bir görseniz, bu işi yarına bırakmayalım diyecek kadar heyecanlı. Buna yeni rektörler de katılabilir. Artık bilen bilir, gören görür, biz yola çıktık..’ Giresun Üniversitesi’nin emekli binbaşı Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk’ün de Ergenekon tutuklu sanığı Veli Küçük’e ‘Her zaman emrinize amadeyim’ dediği ortaya çıkmıştı.


ARTIK GÖZÜMÜZÜ KARARTMALIYIZ


Ergenekon sanıkları Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’dan ele geçirilen dokümanlara göre Eruygur’un komutanlığı döneminde rektörlerle Jandarma Genel Komutanlığı’nda toplantılar yapılmış. Bu toplantıda 15-20 rektörün ‘Kubilay’ olmaya hazır olduklarını ifade ettikleri ve ‘Yeni ve önemli bir döneme giriyoruz. Üniversiteler açılıyor. Bu dönemde gözümüzü karartmalıyız’ diye mesajlar verdikleri belirtiliyor.


‘Tesadüfen bırakıldım’


Sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere yurtdışı yasağı konularak serbest bırakılan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Metin Öztürk, ‘11 bin öğrenciye, 500 personele hizmet eden bir üniversitenin en başındaki isim olarak, böyle bir organizasyonda adımın geçmesinden dolayı çok üzgünüm’ dedi. Öztürk, Giresun ve İstanbul emniyetinde çok iyi ağırlandıklarını dile getirdi. Tutuksuz yargılanmasına karar verilen diğer şüpheli 68’liler Vakfı Genel Sekreteri Namık Kemal Boya ise ‘Ben tesadüfen bırakıldığımı düşünüyorum’ dedi.


‘Ergenekon sanıklarını kamudan tanıyoruz’


MAHKMEDE haklarındaki iddiaları reddeden Ergenekon sanıkları ifadelerinde şunları söylediler:


Prof. Erol Manisalı: Bazıları somut görülse bile bunlar herhangi bir yemekte karşılıklı sohbet esnasında sarfettiğim sözler. Darbe aleyhine birçok yazı yazmama rağmen, Ergenekon ile ilişkilendirilemeye çalışılıyorum.


Prof. Fatih Hilmioğlu: Görevde olduğum süre boyunca PKK ve Hizbullah ile mücadele ettim. Babam da aşırı sol örgütler tarafından öldürüldü. Terör mağduru bir ailenin ferdi olarak yasadışı terör örgütünün içinde olmam mümkün değil.


Prof. Ferit Bernay: Bana sorulan isimlerin bir kısmını hiç tanımam. Kamu görevlisi olduğum için aralarında tanıdıklarım var. Bunlardan biri sayın Şener Eruygur ve benzerleri.


Prof. Mustafa Yurtkuran: Ergenekon soruşturmasında adı geçen bazı kişiler ile rektörlük yaptığım dönemde kamu görevim nedeniyle tanıştım.


‘Ata evleri’ Ergenekon’da


ERGENEKON’UN TSK içinde yapılanmaya çalıştığı ‘Karargah Evleri’nin ardından ‘Ata’ ve ‘Cumhuriyet’ evleri adlı iki ayrı yapılanma da soruşturmaya dahil edildi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde (ÇYDD) ele geçen belgeler doğrultusunda 12. dalga operasyonda gözaltına alınan Türkiye Gençlik Birliği üyesi ve Çağdaş Eğitim Vakfı’ndan (ÇEV) burs alan dört öğrenciye ‘Cumhuriyet Evi Projesi’ ve ‘Ata evleri’ ile ilgili sorular sorulduğu öğrenildi. Gözaltına alınan öğrenciler, C.E, S.K, A.E. ve M.Y’nin ‘Cumhuriyet Evi’ni ilk kez duyduklarını söyledi. ‘Cumhuriyet Evi’ projesinin ÇYDD içerisinde kurulmuş bir hücre yapılanması olduğu iddia edildi. Bu arada ‘Ata evleri’ndeki 20 öğrencinin PKK ile ilişkisi olduğu ileri sürüldü. 20 isim gözaltındakilere tek tek soruldu. HELİN ŞAHİN


Cizre’deki kazılar yeniden başladı


ŞIRNAK’IN Cizre ilçesinde Ergenekon soruşturması kapsamında yeniden kazı çalışması başlatıldı. Şırnak Barosu’nun talebi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla başlatılan kazıda, 1994 yılında kayıp olan İzzet Badır ile Abdullah Özdemir’in cesetlerinin arandığı belirtildi. Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, yaklaşık 2 ay önce bir kayıp yakınlarının kendilerine başvurduğunu ve Konak Mahallesindeki alana 2 kişinin cesedinin gömüldüğünü bildirdiğini söyledi. Elçi bunun üzçerine savcılığa başvurduklarını kaydetti. ŞUYAP ŞAN


Harbiyeliler etnik kimlikten bihaber


GENELKURMAY eski Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, emekli orgeneral Hurşit Tolon ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’den sonra Orgeneral Aytaç Yalman’a ait olduğu iddia edilen yeni bir ses kaydı ortaya çıktı. Dün video paylaşım sitelerine düşen ve ne şekilde kaydedildiği belli olmayan ses kaydında Orgeneral Yalman’ın Harp Okulları’nda öğrencilerin Türkiye’de sadece Türkler’in yaşadığı yönünde eğitim aldığını, mezun olduktan sonra ise 27 etnik grubun Türkiye’de yaşadığını öğrendiğinde şaşkına döndüğünü söylüyor. HABER MERKEZİ


Soruşturma açan Bakanlığı suçladı


ADALET Bakanlığı’nın 4 ayrı soruşturma nedeniyle savunmasını istediği Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu dün bir basın toplantısı düzenleyerek Bakanlığı suçladı. Eminağaoğlu, kendisi hakkında soruşturma açma yetkisinin Adalet Bakanlığı değil, Sincan Başsavcılığı’nda olduğunu öne sürdü. Eminağaoğlu, hakkında 2 adli ve 2 idari soruşturma açıldığını belirterek, ‘Ben Yargıtay savcısıyım. Yargıtay’da bağımsızlığı gözetilerek geçmişte bile hiç bir şekilde adalet müffetişi görevlendirilmedi. Hepsi muhakkik görevlendirdi. Gelinen noktada Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yargıtay’a el uzatmıştır. Bu kabul edilemez’ diye konuştu. Adalet Bakanlığı Eminağaoğlu’dan, Yargıtay ek binasında yaptığı basın toplantısının derneklerin kamuya ait bir yerde açıklama yapma yasağına aykırı davranması ve ‘Ergenekon’ davası başta olmak üzere hukuki konularda açıklamalarda bulunması nedeniyle yürütülen adli soruşturmada savunmasını istedi.


ÇEV ‘şantaj kaseti’ ile de gündeme geldi


ERGENEKON 12. dalga operasyonunda adı geçen Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) merkezinde, polisin 2002 yılında yaptığı bir aramada dönemin DGM Başsavcısı Nuh Mete Yüksel’e yönelik şantaj kaseti ele geçirilmişti. Yüksel’in görev aldığı Fethullah Gülen davasına müdahil olan ÇEV’in, savcıya porno kaset vasıtasıyla şantaj yaparak davanın seyri konusunda baskı uygulamaya çalıştığı öne sürülmüştü. 2002 yılında İstanbul polisinin PKK ile ÇEV arasında varolduğu dile getirilen ilişkiyi ortaya çıkarmak üzere vakfa yaptığı baskında söz konusu kaset ele geçirilmişti. Nuh Mete Yüksel’e ait kasetin bir kopyasının da vakıf adresinden kendisine ulaştırıldığı öne sürülmüştü. CİHAN


CHP liderine suç duyurusu


ANKARA Barosu avukatlarından Murat Araç, Süleyman Sallı ve Mehmet Emin Küçük, partisinin Meclis Grubu’nda yaptığı konuşmayla ilgili olarak CHP lideri Deniz Baykal hakkına suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan suç duyurusu dilekçesinde Baykal’ın 14 Nisan’daki parti grubunda Ergenekon operasyonu için ‘Bu bir darbedir. Elbette siyasal bir darbedir, bir AK Parti darbesidir ama daha da acısı bu bir savcılık darbesidir’ dediği hatırlatıldı. STAR

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler